commodore.gen.tr

Genel Kategori => Genel Sohbet => Konuyu başlatan: hakkan üzerinde Haziran 18, 2018, 14:17:41 ÖS



Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: hakkan üzerinde Haziran 18, 2018, 14:17:41 ÖS
Korsan olayına ben de karşıyım. Mümkün oldukça lisanslı ürün kullanmaya çalışırım. Ama bizim gibi refah seviyesi diğerlerinin oldukça altında olan ülkelere bu oyun satışlarında ayrı bir fiyatlandırma yapılması lazım.

Yazılımcı olarak ben de her zaman Lisanslı üründen yanayım. Amma velakin...

Belki biliyorsunuzdur, birkaç yıl önce Windows'un tek bir lisansı 360 USD civarında iken Çin Microsoft'a dedi ki;

- Benim ülkemde satın alım gücüm çok düşük, ya sadece Çince çalışan çok ucuz bir Windows yapar onu ucuza satarsın ya da kaçak windows olayına göz yumarım.

Microsoft ne yaptı dersiniz...

Biz tanesini burada 360 USD'ye alırken sadece çince çalışan Windows'u Çinde sadece 25 USD'ye satmaya başladı.

Lafın kısası bu işe devlet olarak el koymalı ve yukarıdakine benzer bir girişim yapması gerekir. Yoksa tek bir oyuna 400-500 TL vermek kesinlikle mantıksız...


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Haziran 18, 2018, 15:20:51 ÖS
Vay anam vay, neler dönmüş serhat yaaaa.....

Yazılanları okudum, her zaman olduğu gibi yine elma-armut karıştırılması yaşanmış.. Neyse;

Ticari bir beklentiniz varsa, yani para kazanma derdindeyseniz, kullandığınız ürünlerin lisansları olmak zorunda, çok basit bir kural bu. Ayrıca ihbar üzerine evlere de yapılan uygulamalar mevcut, onu da belirtmek isterim.

Bunun dışında, üret(e)meyen hanzolaştırılmış bir ülkenin vergi sisteminin de iğrençliğinden ötürü oyun ve film fiyatları yükseklerde. Devlet regüle etti de biz mi uygulamadık?? Adam gibi düzeltsinler, millet korsana ıvıra zıvıra düşmesin. Neticede, kimsenin kimseye "sen neden orijinal almıyorsun, neden korsan kullanıyorsun, neden orijinal alıyorsun?" diye sorma hakkı yok.

Eğer çıkan oyunları hemen oynamak istiyorsanız ve bütçeniz buna müsait değilse (ya da hiç olmadıysa) gidilecek adres belli. Ama "Ben beklerim, o kadar da acelem yok" diyorsanız indirimleri bekleyeceksiniz.

Konsol tarafında kişisel olarak GOW / MK / NFS ve ultra exclusive içerikler dışında para vermem, ps4pro'nun 4K'sını da gördüm, yerlerde sürünüyor. Mis gibi PC'de oynarım...

İşin bir de diğer tarafı var... bir arkadaş 100 TL bile fazla demiş. Bu yaklaşım bize pek kazandırmaz açıkçası. Neticede her bir oyun stüdyosunda yüzlerce insan it gibi çalışıyor, bunun bir karşılığı olmalı. Oyun stüdyosu kazanacak ki, çalışanlar da adam gibi maaşlarını, primlerini alsın. Devletten kaynaklanan sorunlar yüzünden sıkıntı çekiyor olunabilir ama, bunu o stüdyolara kin kusarak çözemezsiniz...


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: LW3D üzerinde Haziran 18, 2018, 15:46:34 ÖS
teşekkurler abi

Aldıysan ne mutlu. Çünkü şu anda fiyatlar yine eskiye dönmüş :)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Haziran 18, 2018, 16:07:32 ÖS
İşin bir de diğer tarafı var... bir arkadaş 100 TL bile fazla demiş. Bu yaklaşım bize pek kazandırmaz açıkçası. Neticede her bir oyun stüdyosunda yüzlerce insan it gibi çalışıyor, bunun bir karşılığı olmalı. Oyun stüdyosu kazanacak ki, çalışanlar da adam gibi maaşlarını, primlerini alsın. Devletten kaynaklanan sorunlar yüzünden sıkıntı çekiyor olunabilir ama, bunu o stüdyolara kin kusarak çözemezsiniz...

+1


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: savagery üzerinde Haziran 18, 2018, 16:42:51 ÖS
İşi siyasete çekmek istemem ama, Hükümetin ( daha doğrusu hükümetlerin ) sanata yaklaşımları uzun yıllardır belli. Kültür bakanlığından her dönem genç yeteneklere verilmesi gereken teşvik ödeneklerinin kimlere gittiği malum. Devlet kanallarında yayınlanan çizgi dizilerin kimlere peşkeş çekildiği ortada.
Bir arpa boyu yol alınmadı, alınamaz.

Sanat çalışması yapıp karnını doyuran üstüne sosyal yaşamına para ayırabilen artı birikim de :) yapabilen arkadaşlarımız yok denecek kadar az.

Kendimden örnek vereyim.
Benim tek bildiğim şey çizmek. Çizim dışında " abi şu köşede börekçi açsana çok para kazanıyorlar " deseniz o işi eminim bir ayda yüzüme gözüme bulaştırırım.

Bir ara kitap resimleyeyim dedim. Zevkli iş. Keyif de alıyorum. Özene bezene çizdim boyadım. Güzel de olduğunu düşünüyorum.
Götürdüğüm yayınevi utanmadan sıkılmadan bir A4 kompozisyon çizime 40 TL önerdi. Beynimden vurulmuşa döndüm.

Animasyonlarını yaptığım bir onurlu milletvekili arkadaştan ödememi alamadım. Halen alamıyorum.

Hadi dedim reklam piyasasına dalayım. Bir iş geliyor, 4. ajanstan bana ulaşmış. Bütçe kuşa dönmüş. gene de yapıyorsun. Sonunda ödemeyi 1-2 ay içerisinde alabilirsen ne ala.

O kadar çok verebileceğim ve bire bir yaşadığım örnekler var ki. Anlatsam sayfalar dolusu yazmam lazım.
Hem de çalıştığım müşteriler arasında bankalar otomobil firmaları vs vs gibi üst düzey markalar var.

Ama zihniyet deseniz hep aynı. Değişmiyor. Az paraya çok iş yaptırmak.

Bu durumda nasıl olur da bir konsol oyununa 300 400 tl verebilirim?
Mümkünü var mı?

Ha şöyle, çok afedersiniz insanlar haysiyetiyle şerefiyle iş yapmaya başlar herkes işini layıkıyla yerine getirirse ben de hak ettiğim, hakkım olan parayı kazanırsam hobilerime daha çok para ve zaman ayırırım.

O zaman veririm bir oyuna 300 tl. Ayda bir tane oyun alırım filan.
Ama Türkiye deki bu şartlarda konsol oyunlarının kesinlikle 100 tl yi geçmemesi gerek.

Oyun firmalarına çok iş yaptım / yapıyorum da. Türkiye pazarı onlar için ahım şahım hacmi olan bir pazar değil. Hiç bir zaman olmadı da.

Bence kesinlikle konsol oyun fiyatlarında bir düzenleme olmalı. Ama tabi dediğim gibi adamların Türkiye pazarı / oyuncuları ve onların sorunları çok umurlarında değil. 

Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış durumu yani. :)



Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: EMREZ üzerinde Haziran 18, 2018, 16:54:57 ÖS
Aynen kardeşim, son zamanlarda iyice fakirleştiğimizi emeğin ve paranın değerinin kalmadığını düşünüyorum. Osmanlının çöküş zamanını hatırlatıyor, gelenin işi de zor. hayırlısı diyelim. inşallah yeni zihniyetli medeni yatırıma teknoloji ve çağa ayak uyduracak birisi bu duruma el atar. her şeyin ucu oraya gidiyor maalesef.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Def Leppard üzerinde Haziran 18, 2018, 16:55:33 ÖS
Savagery; yazdıklarının hepsine aynen katılıyorum. Emeği ile birşeyler kazanan biri olarak benimde ekleyeceğim çok şey olur. Forumda siyasi mevzulara pek giren biri değilim vede girmek de istemiyorum. çok şeyde yazılır ve çizilir  >:(


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Haziran 18, 2018, 18:44:30 ÖS
Çizim değil ama, tasarım olarak (3d ve illüstrasyon hariç) 11 senedir reklam sektörü (dijital) içerisinde "kitabına göre" iş yapmaya çalışan biri olarak aşağıdakileri yorumlamaya çalışayım...

Bir ara kitap resimleyeyim dedim. Zevkli iş. Keyif de alıyorum. Özene bezene çizdim boyadım. Güzel de olduğunu düşünüyorum.
Götürdüğüm yayınevi utanmadan sıkılmadan bir A4 kompozisyon çizime 40 TL önerdi. Beynimden vurulmuşa döndüm.

Hemen karalar bağlamamak lazım, bu ve bu gibi durumlar bizlere her zaman tecrübe olarak geri dönecektir, iş hayatında müşteriye karşı "DURUŞ" çok önemli bir şey. ilk başlarda hepimizin şevkini kıracak şeyler olmuştur, ama yılmamak pes etmemek lazım. Okey deyip arkanızı dönüp gidebilirsiniz çok rahat bir şekilde, ve önce iş sonra fiyat değil, tam tersi önce fiyat sonra iş olmalı...

Animasyonlarını yaptığım bir onurlu milletvekili arkadaştan ödememi alamadım. Halen alamıyorum.

Bu da sizin için başka bir tecrübe olmuştur umarım, yukarıda bold olarak işaretlediğim yere dikkat etmenizi rica ederim. İş ile arkadaşlığı ayırmazsanız, sözleşmesiz iş yaparsanız, bahsettiğiniz sonuç kaçınılmaz olur ve boşa çalışmış olursunuz.

Hadi dedim reklam piyasasına dalayım. Bir iş geliyor, 4. ajanstan bana ulaşmış. Bütçe kuşa dönmüş. gene de yapıyorsun. Sonunda ödemeyi 1-2 ay içerisinde alabilirsen ne ala.

O kadar çok verebileceğim ve bire bir yaşadığım örnekler var ki. Anlatsam sayfalar dolusu yazmam lazım.
Hem de çalıştığım müşteriler arasında bankalar otomobil firmaları vs vs gibi üst düzey markalar var.

Biz işe başladığımızdan beri, reklam ajansı olsak bile tüm işler neredeyse bizlere ajanslardan gelir. Çoğu zaman ajansların tedarikçileri olarak işler yaparız, Onlar bu işleri outsource ederler çünkü. Sebebi de şu; medya planlama ajansı bütçeyi ayarlar, ana reklam ajansı konsepti oluşturur, geri kalan tüm uyarlamalar (dijital, basılı, sosyal medya) dışarıdaki tedarikçilerle çözülür. Ama arada 4 ajans olması asla bütçenin kuşa dönmesini etkilemez. Bizim de başımıza böyle durumlar çok geldi, ama bir yerden sonra eğer işinizi düzgün, hızlı yapıyorsanız, artık tercih edilen kişiler/firmalar olmaya başlıyorsunuz.

Ancak; 1-2 sene sonra da hala aynı şeylerden şikayet ediyor iseniz;
ya yaptığınız işlerde bir sorun var,
ya müşteri ile iletişiminizde bir sorun var,
ya da müşteri sizin paraya ihtiyacınız olduğunu farkedip, çeşitli manipulasyonlar ile (fiyat kırma, referans olma vb) sizi bu işi yapmaya mecbur ediyor. Burada da yukarıda bahsetmiş olduğum DURUŞ meselesi devreye giriyor.

Ama zihniyet deseniz hep aynı. Değişmiyor. Az paraya çok iş yaptırmak.

Müşteri her zaman aynıdır, "cebimden ne kadar az para çıkarsa o kadar iyidir" mantığını benimsemiştir.

"Ben sade gazoz istiyorum, ama içerisinde aroma olarak limon da olsun, vişne de olsun, elma da olsun" der. Ama bütçem 100 TL (örnek), kuruş yukarısı olmaz der. Halbuki istemiş olduğu şeyin olması gereken fiyatı 400 TL'dir, ve siz o işi günün sonunda 400 TL'ye satabiliyor olmalısınız, eğer satamıyorsanız mutlaka bir problem var demektir. (Her zaman satamayabilirsiniz, ama belirli bir süre sonunda mutlaka yapabiliyor olmalısınız)

Bu genel bir sorun ama ticaretin de bir kuralı gibi bir şey. Kendinizi müşterinin yerine koyabilirsiniz. Sizin firmanız olsa, iş yaptırırken cebinizden ne kadar az para çıkarsa o kadar iyidir ve zarar etmemiş olursunuz..

Tabii burada devreye farklı parametreler de giriyor (vergi, freelance, vb.) onları da doğru bir şekilde analiz ederek bundan sonraki yol haritanızı belirleyebileceğinizi düşünüyorum.


Ha şöyle, çok afedersiniz insanlar haysiyetiyle şerefiyle iş yapmaya başlar herkes işini layıkıyla yerine getirirse ben de hak ettiğim, hakkım olan parayı kazanırsam hobilerime daha çok para ve zaman ayırırım.

Bu kısımda ise, biraz bizlerde de hata var.. Bizlerin, istenen işi doğru bir şekilde ve yaptığımız şeyi küçümsemeden anlatmamız gerekiyor. Bir örnek vermeye çalışayım..

Arkadaşımız olan ama bizden bir iş istediği için müşteri pozisyonuna geçen biri "bana bir logo, web sitesi/animasyon" lazım dediğinde eğer biz ona fiyat konuşmadan, sözleşmeden bahsetmeden "tamam abi ya, hallederiz, 5 dakikalık iş" veya "hiç sorun değil, elim hızlıdır, 1 günde çıkartırız istediğinizi" dersek, otomatik olarak kendi yaptığımız işi değersiz görürüz ve onlara bu şekilde konuşmaları/davranmaları için zemin hazırlamış oluruz.




Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: izmirmaster üzerinde Haziran 18, 2018, 18:55:15 ÖS
Nokta atışı olmuş ALPER hocam

"Bence kesinlikle konsol oyun fiyatlarında bir düzenleme olmalı. Ama tabi dediğim gibi adamların Türkiye pazarı / oyuncuları ve onların sorunları çok umurlarında değil." 



Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Haziran 18, 2018, 19:34:07 ÖS
Bende reklam sektörüne çalışıyorum biliyorsunuz. :) İstanbul'dan Bursa'ya dönmemin tek nedi bu mantıktır. Ajansta patronum saçını başını yoluyor ben yoluyorum :) ne gerek var dedim kaçtım :) Misal şuan bile son işlerimden yanlış yazmıyım bir düşüneyim. 3 işten hala paramı bekliyorum ama ölüm sessizliği var :) Ajanslara çalışmasam muhtemelen aç kalırdım.
Biraz kazanayım diyorum olmuyor. Özellikle böyle dönemlerde yani ekonomi sıkıştığında gelen işlerden kaçıyorum. Ya da yarısını peşin istiyorum onlar kaçıyor :D Eşimle ben çalışıyoruz çok şükür. Elimden geldiğince emeğe saygı duymaya çalışıyorum. Pazarlık etmemeye, emekle yapılan bir iş varsa parasını mutlaka ödemeye gayret gösteriyorum. Maddi durumumu daha da toparlayabilirsem hiç bir şekilde korsanda kullanmak istemiyorum.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: phoenix üzerinde Haziran 18, 2018, 20:15:38 ÖS
Ödeme bekleyen grafiker . (Temsili) :D


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Alpyre üzerinde Haziran 18, 2018, 20:23:10 ÖS
@CaiSSoN (http://www.commodore.gen.tr/forum/index.php?action=profile;u=67):

Yazdıkların "serbest piyasa ekonomisi prensipleri 101" gibi olmuş ve bu prensiplerin tamamına katıldığımı da belirteyim...

...ancak savagery (http://www.commodore.gen.tr/forum/index.php?action=profile;u=682)'nin konuya "sanata olan yaklaşım" kapısından girdiğine dikkatini çekmek istiyorum.

Ben de bu ülkede sanatın bir başka dalıyla geçinmeye çalışan biri olarak söylemek zorundayım ki bizlerin düğmesine basıldığında mal üreten makineler gibi değerlendirilmesi doğru değil.

Yani "önce fiyat, sonra iş" prensibi bizim için her zaman çalışmaz. Bazen bir ideal uğruna yıllarını adayarak, bazen de birden gelen bir ilhamla oturulur daktilonun, tuvalin ya da piyanonun başına.

Fiyatta anlaşarak, siparişle yapılan hangi şey sanat eseri olur ki?
Karacaoğlan hangi türküsünü siparişle yakmış mesela? Shakespeare hangi oyunu için önceden fiyatta anlaşmış? Sabahattin Ali hangi kitabını sözleşmeyle yazmış?

Çoğu zaman eserini yapar ortaya koyarsın, değerini toplum belirler. Ama sanatçı sözcüğünü pavyon sahnelerinde mabadını sallayan soytarılara yakıştıran bir toplumda yaşıyorsan, iyi şanslar o zaman! Şansın(!) varsa Dombra'ya yazdığın kafiyeli sözcükler veya Ağaoğlu'na çektiğin son reklam filmiyle parasını peşin aldığın başyapıtlarınla(!) anılarak yaşarsın artık.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: kaptan akgun üzerinde Haziran 18, 2018, 20:41:28 ÖS
Benim maaşım ayda 2730. Esim 1500 lira alıyor. 1650 lira ev kredisi ödüyorum
Kalıyor geriye 2550.Buda aylık sabit giderler ve diğer harcamalar için. Ancak ay geciyor. Bu durumdaki bir oyuna 100 lira veremem. Oyun fiyatları ülkemiz şartlarına göre olmalı. En fazla 30 lira gibi.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Haziran 18, 2018, 21:01:21 ÖS
Benim maaşım ayda 2730. Esim 1500 lira alıyor. 1650 lira ev kredisi ödüyorum
Kalıyor geriye 2550.Buda aylık sabit giderler ve diğer harcamalar için. Ancak ay geciyor. Bu durumdaki bir oyuna 100 lira veremem. Oyun fiyatları ülkemiz şartlarına göre olmalı. En fazla 30 lira gibi.

Bence ev kredisi faizi dussun. Odedigin faizle amigadan ps4’e cok sevdigin tum oyunlari ilk ciktigi fiyatlariyla alirdin zaten.  Bu sebeple bence indirimi yanlis yerde aramayalim. Ben oyunu yine 100-200’e alirim.



Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Haziran 18, 2018, 21:05:48 ÖS
Benim maaşım ayda 2730. Esim 1500 lira alıyor. 1650 lira ev kredisi ödüyorum
Kalıyor geriye 2550.Buda aylık sabit giderler ve diğer harcamalar için. Ancak ay geciyor. Bu durumdaki bir oyuna 100 lira veremem. Oyun fiyatları ülkemiz şartlarına göre olmalı. En fazla 30 lira gibi.

Haddim değil ama asgari ucretin altında alması için bir sebep var mı? Özelse paylasmayin lutfen. Haddime değil. Sadece bir yanlis varsa belki duzeltme namına onerilerimiz olur diye dedim.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: kaptan akgun üzerinde Haziran 18, 2018, 21:13:39 ÖS
Benim maaşım ayda 2730. Esim 1500 lira alıyor. 1650 lira ev kredisi ödüyorum
Kalıyor geriye 2550.Buda aylık sabit giderler ve diğer harcamalar için. Ancak ay geciyor. Bu durumdaki bir oyuna 100 lira veremem. Oyun fiyatları ülkemiz şartlarına göre olmalı. En fazla 30 lira gibi.

Haddim değil ama asgari ucretin altında alması için bir sebep var mı? Özelse paylasmayin lutfen. Haddime değil. Sadece bir yanlis varsa belki duzeltme namına onerilerimiz olur diye dedim.
Arkadasım düşünmen için çok tesekkur ederim.Ancak Benim maas civarında ücret alan bir çok kişi var. üstelik esi çalışmayanlar var. Bunlardan kira vereni var, kredisi olanı var


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: kaptan akgun üzerinde Haziran 18, 2018, 21:15:03 ÖS
Benim maaşım ayda 2730. Esim 1500 lira alıyor. 1650 lira ev kredisi ödüyorum
Kalıyor geriye 2550.Buda aylık sabit giderler ve diğer harcamalar için. Ancak ay geciyor. Bu durumdaki bir oyuna 100 lira veremem. Oyun fiyatları ülkemiz şartlarına göre olmalı. En fazla 30 lira gibi.

Haddim değil ama asgari ucretin altında alması için bir sebep var mı? Özelse paylasmayin lutfen. Haddime değil. Sadece bir yanlis varsa belki duzeltme namına onerilerimiz olur diye dedim.
Bu arada benim esim bebekten dolayı yarı zamanlı çalışıyor. Dolayısı ile ona göre maas alıyor.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Alpyre üzerinde Haziran 18, 2018, 21:16:43 ÖS
Benim maaşım ayda 2730. Esim 1500 lira alıyor. 1650 lira ev kredisi ödüyorum
Kalıyor geriye 2550.Buda aylık sabit giderler ve diğer harcamalar için. Ancak ay geciyor. Bu durumdaki bir oyuna 100 lira veremem. Oyun fiyatları ülkemiz şartlarına göre olmalı. En fazla 30 lira gibi.

Bence ev kredisi faizi dussun. Odedigin faizle amigadan ps4’e cok sevdigin tum oyunlari ilk ciktigi fiyatlariyla alirdin zaten.  Bu sebeple bence indirimi yanlis yerde aramayalim. Ben oyunu yine 100-200’e alirim.

Bence mantığı tersten yürütüyoruz. Oyun fiyatları bizim maaşlara göre değil, bizim maaşlar oyun fiyatlarına göre olmalı.

Yani sen ülkeni düzgün yönetemiyorsun diye adam yaptığı oyunun fiyatını niye indirsin? Nitekim oyun konsolunu satarken de herhangi bir indirim yapmamasına rağmen... paşa paşa gidip alıyorsun. :)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Haziran 18, 2018, 21:17:30 ÖS
sanata olan yaklaşım kapısından bakıldığını farkediyorum, her türlü sanata ve sanatçıya emekleriyle beraber saygım da sonsuz. Ama kaçırılan bir nokta olduğunu düşünüyorum.

Bizim ülkemizin içinde bulunduğu durum, üretimin olmaması, çarpık kurallar/yasalar "sanatçı" kişilerin her zaman ilk düşmanı olmuştur. Bunun tartışmasını/kavgasını/muhabbetini üniversite yıllarımdan beri gerek akademisyenlerle gerekse diğer insanlarla yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim. Üzgünüm ama, bu ülkede sizin bahsetmiş olduğunuz şekilde sanatçı kimliği olanlar, eğer ekstra bir gelirleri yok ise (aileden zenginlik, ikinci iş vb.) ana geçim kaynağı olarak bu şekilde istenilen kazancı maalesef sağlayamıyor ve sağlayamayacak. Her zaman bir stres, her zaman bir sıkıntı baş gösteriyor. En basitinden sabit gelir olamıyor. Bu da günümüz şartları ile bakılınca çok büyük bir problem.

Bu yüzden bienalleri kimse sallamıyor, bu yüzden Contemporary'ye giden kesim, bakıp geçiyor ve gerekli reaksiyonlar, tepkiler alın(a)mıyor işleri ileri götürebilmek adına. Her zaman söylüyorum, bu tarz sanat icra eden sanatçı arkadaşlar (fotoğrafçı, ressam, müzisyen, heykeltraş, hatta mimar vb.) bu işi ana geçim kaynağı olarak benimserler ise çok büyük sıkıntı yaşarlar. Gözlemleyebildiğim kadarı ile, birçok sanatçı bu işi hobi olarak yapıyor (aileden zengin olan, sabit işi olan vb.) Hobi olarak yapmayanlara ise, sabırlar diliyorum... Ben de ideallerimin peşinden koşmayı çok isterdim, ama maalesef ülkemin içinde bulunduğu problemlerin sorumlusu ben değilim ve kapitalist düzenin kurallarını da ben koymadım.

@CaiSSoN (http://www.commodore.gen.tr/forum/index.php?action=profile;u=67):

Yazdıkların "serbest piyasa ekonomisi prensipleri 101" gibi olmuş ve bu prensiplerin tamamına katıldığımı da belirteyim...

...ancak savagery (http://www.commodore.gen.tr/forum/index.php?action=profile;u=682)'nin konuya "sanata olan yaklaşım" kapısından girdiğine dikkatini çekmek istiyorum.

Ben de bu ülkede sanatın bir başka dalıyla geçinmeye çalışan biri olarak söylemek zorundayım ki bizlerin düğmesine basıldığında mal üreten makineler gibi değerlendirilmesi doğru değil.

Yani "önce fiyat, sonra iş" prensibi bizim için her zaman çalışmaz. Bazen bir ideal uğruna yıllarını adayarak, bazen de birden gelen bir ilhamla oturulur daktilonun, tuvalin ya da piyanonun başına.

Fiyatta anlaşarak, siparişle yapılan hangi şey sanat eseri olur ki?
Karacaoğlan hangi türküsünü siparişle yakmış mesela? Shakespeare hangi oyunu için önceden fiyatta anlaşmış? Sabahattin Ali hangi kitabını sözleşmeyle yazmış?

Çoğu zaman eserini yapar ortaya koyarsın, değerini toplum belirler. Ama sanatçı sözcüğünü pavyon sahnelerinde mabadını sallayan soytarılara yakıştıran bir toplumda yaşıyorsan, iyi şanslar o zaman! Şansın(!) varsa Dombra'ya yazdığın kafiyeli sözcükler veya Ağaoğlu'na çektiğin son reklam filmiyle parasını peşin aldığın başyapıtlarınla(!) anılarak yaşarsın artık.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Haziran 18, 2018, 22:17:19 ÖS
unutmadan bir ekleme daha yapayım yanlış anlaşılmamak adına...
Savagery'nin "hadi dedim reklam piyasasına dalayım" cümlesi üzerine "sanata olan yaklaşım kapısını" bir kenara bırakarak yorumlarımı yazdım.

Ayrıca; Türkiye için konuştuğumuzu da göz önüne alırsak; inceleyebildiğim kadarı ile de, kapitalist düzen Menderes zamanında başladı (marshall yardımı), özal döneminde ayyuka çıktı ve daha da sertleşerek devam ediyor.

Karacaoğlan bildiğim kadarı ile 17.yy'da yaşamış biri,
Sabahattin Ali 1948'de vefat etti,
Shakespeare ise zaten malum...

Devir/dönem değişikliği yüzünden benim aktarmak istediğim mesaja istinaden senin vermiş olduğun örnekler maalesef günümüzle hiç örtüşmüyor...

@CaiSSoN (http://www.commodore.gen.tr/forum/index.php?action=profile;u=67):

Fiyatta anlaşarak, siparişle yapılan hangi şey sanat eseri olur ki?
Karacaoğlan hangi türküsünü siparişle yakmış mesela? Shakespeare hangi oyunu için önceden fiyatta anlaşmış? Sabahattin Ali hangi kitabını sözleşmeyle yazmış?

Çoğu zaman eserini yapar ortaya koyarsın, değerini toplum belirler. Ama sanatçı sözcüğünü pavyon sahnelerinde mabadını sallayan soytarılara yakıştıran bir toplumda yaşıyorsan, iyi şanslar o zaman! Şansın(!) varsa Dombra'ya yazdığın kafiyeli sözcükler veya Ağaoğlu'na çektiğin son reklam filmiyle parasını peşin aldığın başyapıtlarınla(!) anılarak yaşarsın artık.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Alpyre üzerinde Haziran 18, 2018, 23:04:29 ÖS
Devir/dönem değişikliği yüzünden benim aktarmak istediğim mesaja istinaden senin vermiş olduğun örnekler maalesef günümüzle hiç örtüşmüyor...

İlk cümlemde yazdığım gibi senin verdiğin mesajda yanlış bir şey yok. Sadece o prensipler sanat ile örtüşmüyor diyorum. O yüzden doğru örtüşmüyor, ben de onu diyorum zaten.  ;)

Bu son yazdığınla da "günümüzde sanat yapılamaz" gibi bir noktaya varıyoruz (ya da sanat kavramı daha dejenere edilerek yeniden tanımlanacak, bilemiyorum).

Belki bu doğru olabilir, ama günah keçisinin kapitalizm olduğunu düşünmüyorum. Modern zamanların en önemli sanatçıları da kapitalizmin beşiği denilen ülkelerden çıkıyor.
Bizden çıkanlarla kıyaslayınca insan gerçekten utanıyor. Sorun kapitalizm değil bence. Toplumsal.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: savagery üzerinde Haziran 18, 2018, 23:04:33 ÖS
Şimdi şöyle bir durum var.  

1992 yılından beri çizim yapıyorum. Takip edenler bilir. Yaklaşık 26 yıldır bu piyasanın içerisindeyim. Yani bahsettiğiniz " Karalar bağlamamak ve bize geri dönecek olan tecrübe kazanımı " kısmı maalesef küller arasında yok oldu gitti çoktan. :)

Tecrübeye her zaman aç bir amatör gibiyimdir. Ama  bu tecrübeyi bana kazandıracak karşımdaki adamın benden daha bilgili olması gerekir ki ondan bir şeyler öğrenebilelim.

Dof (alan derinliğinin ) ne olduğunu bilmeyen dizi yönetmenleri ile çalıştım maalesef.

Burada daha çok anlatmak istediğim yapılan sanatsal bir çalışmaya karşınızdaki işverenin bakış açısı.

Eğer kendimizi "Para onda, istediğini teklif eder" gibi bir yaklaşımı doğruymuş gibi kabul etmeye zorlarsak bugün çizgi romancılarımızın karikatüristlerimizin neden bir albümü yok sorusuna kadar gider iş.

Koskoca İlban Ertem usta'nın bile elle tutulur iki veya üç albümü olur.
Sonra biz de yurt dışındaki çizgi roman albümlerine bakarak " vay be adamlar ne güzel şeyler yapıyorlar " diyerek iç geçirmekle yetiniriz.

Görsel sanatların karşılığı salt para olmamalıdır. Olamaz da. Yoksa sanatçı fatura ödeyip kredi kartı asgarisini düşünmekten öte gidemeyeceği için üretemez. Dar boğaza düşer.

" Efendim herşeyi de hükümetten devletten beklemeyelim "
Peki kimden bekleyelim? Amcamdan mı?

Devlet bize, sanatçıya, yetenekli bir geliştiriciye yenilikçi bir yönetmene destek sağlayıp ivmelendirmeyecekse bunu kim yapacak?

Sonra üç beş kendini bilmez, İsrail'den aldığı balya balya kağıtları Cağaloğlu'nda satarak köşe olan yayıncı müsvetteleri senin yaptığın çizime 40 tl de verir 20 tl de.

Böylece senin kararlı olman, yaptığın işe güvenmen gibi değerlerin maalesef hiç bir karşılığı olmaz. Olamaz. Çünkü karşındaki adamın böyle bir değere saygısı yok ki. Anlamıyor.
 
Ve yine bu durumda fiyatı senin belirlemen gibi bir durum artık hayal oluyor maalesef.  

Adam pişkin pişkin diyor ki " Hocam biz her baskıda sadece kapakları değiştiriyoruz, içerideki çizmler aynı hep. Sen bize kapak yap yeter "

İstesek te istemesekte kızsakta küfür de etsek bu kitap resimleme piyasasını bu gibi hödükler domine edip belirliyor.  Durum kitap resimleme alanında böyle.

Bunları afaki. kulaktan dolma bilgilerle söylemediğime inanınız. Kitap resimliyorum ve çok ta iyi şartlarda iyi paralar kazanıyorum diyen bir kişi gösterin bana Türkiye'de lütfen.

İkinci konu, milletvekili arkadaşım ibaresi bir kinaye idi. Yani o adam arkadaşım olmadığı gibi
asla bir daha çalışmayacağım bir zat. Sanırım 24 Hazirandan sonra iyice soğuk bir bardak su içeceğim o paranın üzerine.  Öyle görünüyor.

Türkiye de sözleşme ile iş yapabiliyorsanız tebrik ederim. Ben yapamıyorum. Uzun yıllardır serbest çalışan birisi olarak bunu başaramadım. Dediğim gibi. Artık fiyat teklifini bile watssapp'tan alıp vermek isteyen güruhun giderek arttığı bir dönemde siz her işinizi sözleşme ile yapabilyorsanız gerçekten tebrik ederim.
Bu benim eksikliğim demek ki.

Reklam ajansı konusunda maalesef tümüyle yanılıyorsunuz.
Ben size sıralamayı yazayım.
Gerçek anlamda ama teoride değil. Pratikte. :)

Ana reklam ajansı konsepti buldum diye bütçenin yağlı kısmını indirir.
Müşterisini kafalayıp işi almak için masraftan kaçınmaz.

Sonra işi bir alttaki ajansa gönderir. Proje başlar.
Proje bütçesinin yağlı kısmı olan üçte ikisi çoktan gitmiştir bile.

Kalan üçte birlik kısmından ne kadar fazla para sağabilirim düşüncesiyle kucağına gelen projeyi günlerce inceler ikinci ajans. :) Hatta yetmez haftalarca inceler.

İşi kıstıkça kısar. Süper bilgili süpervizör arkadaş hemen hızlıca bir planlama yapar.
Der ki “ Abi dışarıdan xxx kişisi vardı. O güzel animasyon yapıyor. Animasyonları o yapsın. Müziği de yyyy'ye gönder.   Ama 4 günümüz var. Onu da belirt haaa!

Animasyon için 7500 TL bütçemiz var
Müzik için 3500 TL bütçemiz var.

Eğer şanslı isen 3. ayakta iş sana gelir ama şu şekilde.

Alper bi animasyon işi var ama bütçesi 7500 tl.
Abi iyi de senaryoyu filan bir gönderseydin de işin yoğunluğunu anlasaydık. Nereye yapılacak ulusal kanal mı? Kaç sn. ? 3D mi ? Karakter animasyonu var mı?
Onu yollayacağım abi. O sonraki iş.  Ama bütçe bu yani. Akşama cevap vermen lazım. İş acil. 4 günümüz var.

Haydi bakalım gel de bu adamdan sözleşme iste. :)

Yani adam diyor ki 7500 e yaparsan yap. Yapmazsan başka birine göndericem işi. Hemen akşama cevap ver.

“Ulan “dersin . Ülkenin durumu ortada. Bu parayı kaçırmayayım. Hem bankada kenarda param da yok. Serbest çalışan adamım Sigortam da yok. Bir de hasta filan olursam. Para lazım olur. Alayım bu işi.  

İşi alırsın. İşte bütün haysiyetsizlik onursuzluk alçaklık buradan sonra başlar.
Sen 7500 tl lik iş yaptığını bilirsin ya. Ona göre bir efor planlaması yaparsın.

Fakat Ana konsepti bulan süper yaratıcı dahi ekibin olduğu marka ajansı aslında işi 75.000
e satmıştır.

Bu sefer müşteri çok afedersiniz kıçına kaçan bu 75.000 TL'nin karşılığını beklediği için öyle bir nazlanır öyle bir revize ister öyle bir sapıtır ve seni öyle bir bunaltırlar ki en sonunda bu işe girdiğine lanet eder benim gibi köye yerleşip domates biber ekmeye karar verdirirler adamı. :)

Bakın bunları kulaktan dolma bilgiler ile yazmıyorum.
Çalıştığım iş yaptığım markaları yazayım işin ne boyutlarda saçma olduğunu kavrayabilmeniz için

Opet, Coca cola, Algida, Aygaz, Ülker, Sütaş, Vakıfbank, RB, Yörsan, Mondial.... Var oğlu var.
yani bu markaların ajansları ile çalıştım yıllarca.

Dolayısıyla o bahsettiğiniz tecrübe olayını yıllardır sağolsunlar iliklerime kadar hissettiriyor bu ajanstaki üst düzey bilgili arkadaşlar. Müşteri temsilcileri, süpervizörler.

Duruş olarak bahsettiğiniz değer zaten bende mevcut. Zaten elimizde bir tek o kaldı. Merak etmeyin. Zaten bu durumdan dolayı tası tarağı toplayıp köye yerleşiyorum.

Ama şunu anlamakta zorlanıyorum gerçekten.
Sanatın herhangi bir dalı ile uğraşan birisi bu kadar ekonominin, stratejinin, algının verginin içerisinde olmalı mı?
Ben bu adamların bilgisizlikleriyle, egolarıyla, şuursuzluklarıya uğraşmak savaşmak zorunda mıyım?
Ben derken kendimden bahsetmiyorum. Genel olarak soruyorum bunu.

Yurt dışındaki bir çizer, bir yazar ile anlaşma yapıp yılda iki adet kitap çizerek yıllık bir bütçe üzerinden para kazanıp rahat rahat geçinebilirken ben neden buradaki içi boş ajanslara, işverenlere bir duruş sergilemek ve hak ettiğim parayı alabilmek için strateji geliştirmek zorunda kalıyorum?


“Müşteri her zaman aynıdır, "cebimden ne kadar az para çıkarsa o kadar iyidir" mantığını benimsemiştir. “ demişsiniz.

Baştan beri yanlış olanın bu olduğunu söylüyorum. Tamam bir tarafta ticaret var. Doğru.
E be pezevenk! ( afedersiniz ) zaten tonlar para kazanıyorsun. 10 tane kitap basıyorsan bir tane de kar amacı gütmediğin, kalite, estetik kokan bir çizgi albüm yap.
Bu ülkenin yetiştirdiği, dünya çapında yeteneği kabul gömüş Engin Ergönültaş ustamız var.

Bu adamın çizdiklerini neden bir babayiğit çıkıp ta basmıyor? Para kazanmak mı tek değer? Bu çizgiler albümleştirilmez ise yok olup gidecekler. 10 sene sonra kimse bilmeyecek.
Bu çok büyük bir ayıp değil mi?

Son olarak yazdığınız paragrafa katılmamak elde değil. Arkadaş hatırına yapılan işleri geçtim.
Ben yapmıyorum. Prensibim değil.

Ama buradaki asıl tehlikeyi göremiyorsunuz.

Genelleme yapayım. Daha doğru olacak.

Bizdeki en önemli sorun maalesef liyakat, yeterlilik ve şuur eksikliğidir.

Maalesef neyi yapıp yapamayacağımızı bilmeyen bir milletiz.
Bu oto sanayide de böyle teşvikiyedeki ajansta da.

Şöyleki.
Bayramdan hemen önce bahsettiğim ana marka ajansı ile aramda geçen bir konuşmayı yazayım.
Alper bey merhaba biz gene bir Sütaş için Büyümiks animasyonu yaptıracağız. 12 sn.lik Tv reklamı.
Tabi, bu ara bir haftalık bir boşluğum var. Çalışabiliriz. Siz bana senaryo varsa storboard videoboard vs vs. gönderin fiyat vereyim.
Şey bu iş için 4500 TL bütçe ayrıldı.
Anlamadım 4500 mü?  (6 sene önce dört katına yaptığım iş bu. :) )
Kusura bakmayın. Bu fiyatlara bu iş yapmam imkansız.
Teşekkür ederler ve telefon kapanır.

Üç gün sonra stajer olarak yanımızda çalışan genç arkadaşım facebooktan yazar

   -“ Alper abi. Hani bi program vardı böyle 2d animasyon yapıyorduk ta kemik filan    giydiriyorduk karakterlere. 3D gibi. Neydi o?
Hayırdır oğlum? İş mi aldın. ?
Evet abi. Sütaşın bi  işi geldi de...O programın kreğini nerden buluruz?

O işi bizim çocuk almış 3000 TL ye de yapmış. Müşteri memnun, çocuk ta memnun.

Sussam olmuyor konuşsam gönül razı değil.

Şimdi bu çocuğa mı kızmak lazım ? Yoksa gözleri iyice dolar işretine dönüşmüş olan işverene mi bilemez bir ruh haline bürünüyor insan ister istemez :)

Neyse çok uzun yazdım ama lütfen bu piyasanın 20 küsür yıldır içerisinde olan birisine de işe yeni başlayıp piyasadan tecrübe edinmeye çalışıyormuşcasına nasihat vermeyin :)

Ha şunu dersiniz anlarım
“ Abicim sen 20 yıldır işin içindesin ama yanlış ilerlemişsin, hata sende “
Eyvallah buna saygı duyarım da...

Artık kadayıfa dönmüş birisi olarak inanın piyasayı en az sizin kadar tanıyıp sindirmişimdir .

Son bir not: Ben bu anlattıklarımı tamamen bir üretici duygusallığı ile yazdım. İşin sanat yönünden bakabiliyorum.

Uzunca bir süredir Bulgaristan'a bir çizgi dizi yapıyorum. Ve inanın bu yukarıda yazdıklarımın hiç birisini bu adamlar ile yaşamadım. Ne ödeme kısmında ne de işin işleyişi kısmında.
Adamlar o kadar işlerinde ciddiler ve karşısındakilere o kadar değer veriyorlar ki anlatamam.

Trt Çocuk kanalına 72 bölüm çizgi dizi yapmış birisi olarak bunun ne kadar önemli ve değerli bir şey olduğunu gene bu kanala  iş yapmaya çalışan talihsiz arkadaşlarım bilirler.

:)



 





Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: savagery üzerinde Haziran 18, 2018, 23:14:03 ÖS
Gece gece amma yazdırdınız bana 😊


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Haziran 18, 2018, 23:21:55 ÖS
nasihat vermek değil asla derdim, yorum yazacağım ama biraz uzun olacak :)
(bu şekilde konuşmayı özlemişim açıkçası)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: HkRecai üzerinde Haziran 18, 2018, 23:29:39 ÖS
O animasyon reklamları TV'ye reklam verseler 5 saniyesi 5000 lira, animasyona ayrılan bütçe devede pire bile değil, haksızlığın danişkası.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Haziran 19, 2018, 01:02:28 ÖÖ
Iyi oldu abi sayende bir 5 yıl daha sıçramış oldum. Ağzına sağlık. Bende sözleşmeli çalışamıyorum kendi işlerimde. Ama artık gider kalemimi de biraz azaltıp, biraz da ajanslara sırtımı dayayarak. Peşinat almadan artık iş yapmamaya karar verdim. Sonraki aşamamda da sözleşme. Zaten üstüne soğuk su içtiğim çok iş var. Ajanslara çalışarakta çok kazanamıyorum. Birde ajanslara hizmet veriyorum dediğimde. Aa bu çocuk kesin çok kazanıyor diye düşünüp benden borç isteyen o kadar fazla akraba ve arkadaşım oluyor ki. Onlara durumu anlatamamanın üzüntüsünü çok yaşıyorum. Muhtamelen pinti old. düşünüyorlardır.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Haziran 19, 2018, 01:06:17 ÖÖ
şimdi arkadaşlar kızacak bana, abi toplumun %65ten fazlası MAL, toplumun başındakiler x2 mal. E ne bekliyorsun? Her şey kopya, çal, çırp, kopyala-yapıştır, al değiştir. Hepsi bir bütün yani.. Eğitim sistemi yok, kendini eğitebilen çok yok, milletin ekonomik durumu ortada. farklı bir grafik çıksa meydana zaten şaşırırdım..

Zamanında sadece para kazanmak için ama referanslarıma koyamadığım o kadar çok iş oldu ki, anlatamam. Aynı frekansta konuşamıyorsun karşındakiyle, "para bu" diyor sana, sen de işi hazırlıyorsun "e bu paraya bu iş" diyorsun, alıp devam ediyorsun...

Alıntı
Bizden çıkanlarla kıyaslayınca insan gerçekten utanıyor. Sorun kapitalizm değil bence. Toplumsal.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Haziran 19, 2018, 01:12:16 ÖÖ
Şimdi şöyle bir durum var.  
1992 yılından beri çizim yapıyorum. Takip edenler bilir. Yaklaşık 26 yıldır bu piyasanın içerisindeyim. Yani bahsettiğiniz " Karalar bağlamamak ve bize geri dönecek olan tecrübe kazanımı " kısmı maalesef küller arasında yok oldu gitti çoktan. :)
Tecrübeye her zaman aç bir amatör gibiyimdir. Ama bu tecrübeyi bana kazandıracak karşımdaki adamın benden daha bilgili olması gerekir ki ondan bir şeyler öğrenebilelim.
Dof (alan derinliğinin ) ne olduğunu bilmeyen dizi yönetmenleri ile çalıştım maalesef.
Burada daha çok anlatmak istediğim yapılan sanatsal bir çalışmaya karşınızdaki işverenin bakış açısı.

Bakış açınızı ve o idealist yaklaşımı çok iyi görüyor ve saygı duyuyorum gerçekten, ama öncelikle asla kimseye nasihat verme derdinde değilim,
Belki biraz ukalaca anlaşılıyor olabilir yorumlarım ama, bahsedilen düzen değişeli çok oldu maalesef.
Temel derdimiz zaten işverenin bakış açısı, işi ucuza kapatmak ve sağda solda dolaşan deneyimsizlere iş yaptırarak fiyatları düşürmeleri.

Eğer kendimizi "Para onda, istediğini teklif eder" gibi bir yaklaşımı doğruymuş gibi kabul etmeye zorlarsak bugün çizgi romancılarımızın karikatüristlerimizin neden bir albümü yok sorusuna kadar gider iş.
Koskoca İlban Ertem usta'nın bile elle tutulur iki veya üç albümü olur.
Sonra biz de yurt dışındaki çizgi roman albümlerine bakarak " vay be adamlar ne güzel şeyler yapıyorlar " diyerek iç geçirmekle yetiniriz.

Bunu biz yapmadık ki, sistem bu hale getirdi maalesef. Bunun da bir çok parametresi var.


Görsel sanatların karşılığı salt para olmamalıdır. Olamaz da. Yoksa sanatçı fatura ödeyip kredi kartı asgarisini düşünmekten öte gidemeyeceği için üretemez. Dar boğaza düşer.

Günümüzdeki geçim derdi göz önüne alındığında sanatın bir çok dalında maalesef böyle ilerliyoruz, ilerlemek zorunda kalıyoruz.
Bugün işemek için bile para veriyorsak, varın gerisini siz düşünün…



" Efendim herşeyi de hükümetten devletten beklemeyelim "
Peki kimden bekleyelim? Amcamdan mı?
Devlet bize, sanatçıya, yetenekli bir geliştiriciye yenilikçi bir yönetmene destek sağlayıp ivmelendirmeyecekse bunu kim yapacak?
Sonra üç beş kendini bilmez, İsrail'den aldığı balya balya kağıtları Cağaloğlu'nda satarak köşe olan yayıncı müsvetteleri senin yaptığın çizime 40 tl de verir 20 tl de.
Böylece senin kararlı olman, yaptığın işe güvenmen gibi değerlerin maalesef hiç bir karşılığı olmaz. Olamaz. Çünkü karşındaki adamın böyle bir değere saygısı yok ki. Anlamıyor.
Ve yine bu durumda fiyatı senin belirlemen gibi bir durum artık hayal oluyor maalesef.  
Adam pişkin pişkin diyor ki " Hocam biz her baskıda sadece kapakları değiştiriyoruz, içerideki çizmler aynı hep. Sen bize kapak yap yeter "
İstesek te istemesekte kızsakta küfür de etsek bu kitap resimleme piyasasını bu gibi hödükler domine edip belirliyor.  Durum kitap resimleme alanında böyle.
Bunları afaki. kulaktan dolma bilgilerle söylemediğime inanınız. Kitap resimliyorum ve çok ta iyi şartlarda iyi paralar kazanıyorum diyen bir kişi gösterin bana Türkiye'de lütfen.

Temel problem zaten burası. O yüzden yazmış olduğum serbest piyasaya giriş 101, maalesef doğru.. bunu bizler değiştiremeyebiliriz, ama belki ileride değişir. Ha burada, seçim yapmak gerekiyor, ben genelde bu tarz durumlarda seçimimi arkamı dönüp gitmekten yana kullanıyorum. Hatta bununla ilgili Skate ile birçok kere tartışmışızdır :)
Herkes böyle yapmalı mı? Aslında evet yapmalı, ama dediğim üzere bir çok farklı parametre var. Kesinlikle kitap resimleyip iyi para kazanan bir kişi Türkiye’de bir elin parmaklarını geçmeyecektir.
Sonuna kadar katılıyorum söyleminize.


İkinci konu, milletvekili arkadaşım ibaresi bir kinaye idi. Yani o adam arkadaşım olmadığı gibi asla bir daha çalışmayacağım bir zat. Sanırım 24 Hazirandan sonra iyice soğuk bir bardak su içeceğim o paranın üzerine.  Öyle görünüyor.

Kötü olmuş, umarım tahsilat yapabilirsiniz. Örneğin bizim firma, hosting işi ile uğraşmak istemeyenlere aracılık da yaparak hosting hizmeti veriyor (gerek shared, gerekse bayi)
Ödeme ile ilgili 2-3 kere uyarıyoruz, ödemezler ise, hizmetlerini durduruyoruz ve ne hikmetse, 4saat geçmeden o para hesaba geliyor. Tamamen bir tarz değişikliği gerek, ama nasıl olur bilemiyorum.
Neticede, iş yaptırmak isteyip sonra para vereceklere ben hep süpermarket alışverişi örneğini veriyorum. (Kasiyere “ben bunları alacağım ama 30 gün sonra ödemesini yapacağım diyebiliyor musunuz?”)
Çünkü bizden aldıkları işler hemen tüketilebiliyor ve kullanılabiliyor. Sonra da kötü adam/firma ilan ediliyoruz belirli kesimlerce..


Türkiye de sözleşme ile iş yapabiliyorsanız tebrik ederim. Ben yapamıyorum. Uzun yıllardır serbest çalışan birisi olarak bunu başaramadım. Dediğim gibi. Artık fiyat teklifini bile watssapp'tan alıp vermek isteyen güruhun giderek arttığı bir dönemde siz her işinizi sözleşme ile yapabilyorsanız gerçekten tebrik ederim. Bu benim eksikliğim demek ki.

Burada affınıza sığınarak sizde bir eksiklik olduğunu belirtmek zorundayım. Asla ve asla sözleşmesiz iş yapmıyoruz, hatta telefonda ve whatsapp’da revizyon bile almıyoruz, her şeyi yazılı olarak e-posta şeklinde istiyoruz, uyanlar oluyor, uymayanlar oluyor,
Uymayanlar da bir süre sonra uymaya başlıyor, bu yüzden zaten kafayı sıyırdık, kafada saç kalmadı, ahahaha.


Reklam ajansı konusunda maalesef tümüyle yanılıyorsunuz.
Ben size sıralamayı yazayım.
Gerçek anlamda ama teoride değil. Pratikte. :)

Ana reklam ajansı konsepti buldum diye bütçenin yağlı kısmını indirir.
Müşterisini kafalayıp işi almak için masraftan kaçınmaz.

Sonra işi bir alttaki ajansa gönderir. Proje başlar.
Proje bütçesinin yağlı kısmı olan üçte ikisi çoktan gitmiştir bile.

Kalan üçte birlik kısmından ne kadar fazla para sağabilirim düşüncesiyle kucağına gelen projeyi günlerce inceler ikinci ajans. :) Hatta yetmez haftalarca inceler.

İşi kıstıkça kısar. Süper bilgili süpervizör arkadaş hemen hızlıca bir planlama yapar.
Der ki “ Abi dışarıdan xxx kişisi vardı. O güzel animasyon yapıyor. Animasyonları o yapsın. Müziği de yyyy'ye gönder.   Ama 4 günümüz var. Onu da belirt haaa!

Animasyon için 7500 TL bütçemiz var
Müzik için 3500 TL bütçemiz var.

Eğer şanslı isen 3. ayakta iş sana gelir ama şu şekilde.

Alper bi animasyon işi var ama bütçesi 7500 tl.
Abi iyi de senaryoyu filan bir gönderseydin de işin yoğunluğunu anlasaydık. Nereye yapılacak ulusal kanal mı? Kaç sn. ? 3D mi ? Karakter animasyonu var mı?
Onu yollayacağım abi. O sonraki iş.  Ama bütçe bu yani. Akşama cevap vermen lazım. İş acil. 4 günümüz var.

Biz bu şekil bir yaklaşım ile Avea, Dsmart, dışında pek karşılaşmadık açıkçası.
Karşılaştığımız yerler oldu tabii ki, ama burada da doğru bir strateji ile bazı aşamaları atlayarak işlerin hak ettiği bütçeyi alabiliyoruz çoğu zaman. (Max kaybımız %8-9 iskonto olmuştur)
Tabii buradaki en önemli unsur, içeriden birini iyi ikna edip, müşteriden açık teslim tarihini alarak, olası revizyonları da öngörüp işi hızlı teslim etmek.
Evet, uygulaması hayli zor ama, başarabiliyorsunuz..
Gerçek anlamda bahsediyorum yani, teoride değil :)


Haydi bakalım gel de bu adamdan sözleşme iste. :)
Yani adam diyor ki 7500 e yaparsan yap. Yapmazsan başka birine göndericem işi. Hemen akşama cevap ver.
“Ulan “dersin . Ülkenin durumu ortada. Bu parayı kaçırmayayım. Hem bankada kenarda param da yok. Serbest çalışan adamım Sigortam da yok. Bir de hasta filan olursam. Para lazım olur. Alayım bu işi.  
İşi alırsın. İşte bütün haysiyetsizlik onursuzluk alçaklık buradan sonra başlar.
Sen 7500 tl lik iş yaptığını bilirsin ya. Ona göre bir efor planlaması yaparsın.

Burada da işin içerisine bir önceki mesajda bahsetmeye çalıştığım “müşteri/ajans ilişkileri” giriyor.
Elinizde default bir sözleşme taslağınız olduğu anda, toplantıdan/telefondan hemen sonra ilgili yerleri doldurup müşteriden/ajanstan alabiliyorsunuz.
Dediğim gibi burada sizinle biraz ayrışıyoruz. Yaptığınız işler de önemli ama, müşteri günün sonunda yaptığınız işlere max 30sn bakıyor.
Diğer unsurlar ise; kullandığınız tablet, laptop, telefon, saat, kıyafet ve konuşma tarzınız. Yani esasen işi alıp alamayacağınızı bunlar belirliyor. Ne kadar acı değil mi? Unutmamak lazım ki, gülün dikeni, insanın da si..ni makbuldür.


Fakat Ana konsepti bulan süper yaratıcı dahi ekibin olduğu marka ajansı aslında işi 75.000 e satmıştır.
Bu sefer müşteri çok afedersiniz kıçına kaçan bu 75.000 TL'nin karşılığını beklediği için öyle bir nazlanır öyle bir revize ister öyle bir sapıtır ve seni öyle bir bunaltırlar ki en sonunda bu işe girdiğine lanet eder benim gibi köye yerleşip domates biber ekmeye karar verdirirler adamı. :)
Bakın bunları kulaktan dolma bilgiler ile yazmıyorum.
Çalıştığım iş yaptığım markaları yazayım işin ne boyutlarda saçma olduğunu kavrayabilmeniz için

Opet, Coca cola, Algida, Aygaz, Ülker, Sütaş, Vakıfbank, RB, Yörsan, Mondial.... Var oğlu var.
yani bu markaların ajansları ile çalıştım yıllarca.
Dolayısıyla o bahsettiğiniz tecrübe olayını yıllardır sağolsunlar iliklerime kadar hissettiriyor bu ajanstaki üst düzey bilgili arkadaşlar. Müşteri temsilcileri, süpervizörler.
Duruş olarak bahsettiğiniz değer zaten bende mevcut. Zaten elimizde bir tek o kaldı. Merak etmeyin. Zaten bu durumdan dolayı tası tarağı toplayıp köye yerleşiyorum.

Açıkçası, işin 75bine satılması, ne sizi ne de bizi ilgilendirir. İlgilendirmemeli. Ben bunun kavgasını ortaklarımla zamanında çok yapmıştım.
Ortaklarımdan birinin söylediği çok güzel bir cümle vardı; sen sana verilene bakacaksın, imkan dahilinde işin ederini her zaman minimum kayıpla almaya çalışacaksın ve gerisine karışmayacaksın.
Ajans senden x’e alır, ama 50x’e müşteriye satar. Zoruna gidiyorsa eğer ve becerebiliyorsan, ajansı devreden çıkartarak müşteriye sen gidersin ve o işi 50x’e satarsın.
[/i] demişti.
Ben tası tarağı toplayıp gitmiyorum valla :) sonuna kadar bunlarla mücadele edeceğim, yeri gelecek iş alamayacağım, yeri gelecek alacağım, ama asla doğru bildiğimden şaşmayacağım :)
Sonradan dijital/360 derece olan konvansiyonel denyo ajanslar illa ki bir yerde değişecek. Evet rekabet ve bahsettiğiniz para ile ilgili parametreler çok ve hiçkimse de vazgeçilmez değil, ancak bir yerde bu çarkın içine iyice girip
Kendi yolumuzu bulmamız lazım diye düşünüyorum.



Ama şunu anlamakta zorlanıyorum gerçekten.
Sanatın herhangi bir dalı ile uğraşan birisi bu kadar ekonominin, stratejinin, algının verginin içerisinde olmalı mı?
Ben bu adamların bilgisizlikleriyle, egolarıyla, şuursuzluklarıya uğraşmak savaşmak zorunda mıyım?
Ben derken kendimden bahsetmiyorum. Genel olarak soruyorum bunu.
Yurt dışındaki bir çizer, bir yazar ile anlaşma yapıp yılda iki adet kitap çizerek yıllık bir bütçe üzerinden para kazanıp rahat rahat geçinebilirken ben neden buradaki içi boş ajanslara, işverenlere bir duruş sergilemek ve hak ettiğim parayı alabilmek için strateji geliştirmek zorunda kalıyorum?

Günümüz şartları değişmezse, bazı yaptırımlar gelmezse, siz sadece bu işten para kazanıyorsanız ve de en önemlisi eğer sağlam network’ünüz yok ise, evet bunların hepsiyle uğraşmak/savaşmak zorundasınız.



“Müşteri her zaman aynıdır, "cebimden ne kadar az para çıkarsa o kadar iyidir" mantığını benimsemiştir. “ demişsiniz.
Baştan beri yanlış olanın bu olduğunu söylüyorum. Tamam bir tarafta ticaret var. Doğru.
E be pezevenk! ( afedersiniz ) zaten tonlar para kazanıyorsun. 10 tane kitap basıyorsan bir tane de kar amacı gütmediğin, kalite, estetik kokan bir çizgi albüm yap.
Bu ülkenin yetiştirdiği, dünya çapında yeteneği kabul gömüş Engin Ergönültaş ustamız var.

Bu adamın çizdiklerini neden bir babayiğit çıkıp ta basmıyor? Para kazanmak mı tek değer? Bu çizgiler albümleştirilmez ise yok olup gidecekler. 10 sene sonra kimse bilmeyecek.
Bu çok büyük bir ayıp değil mi?

Abi, kimin umrunda? Herkes borç içinde yüzüyor, krediler, kredi kartları, vb..
Adam günün sonunda “bana ne kadar para kazandırır” diye bakıyor olaya.
Açıkçası artık ben de öyle yapıyorum ve parama bakıyorum. Bu benim ayıbım değil, kimse de kusura bakmasın, sistemin dayattığı bir durumdur.
Örneklemeye çalışayım;
Bir yayıncı olsam ve bu şekilde olaya bakmazsam; aybaşı geldiği zaman Engin Ergönültaş ustanın estetik kokan bir çizgi albümü benim ne kiramı, ne faturamı, ne kredimi, ne de diğer borcumu öder.
O yüzden yemişim Engin’i (kusura bakmayın ama böyle) Bu kadar basit.


Son olarak yazdığınız paragrafa katılmamak elde değil. Arkadaş hatırına yapılan işleri geçtim.
Ben yapmıyorum. Prensibim değil.
Ama buradaki asıl tehlikeyi göremiyorsunuz.
Genelleme yapayım. Daha doğru olacak.
Bizdeki en önemli sorun maalesef liyakat, yeterlilik ve şuur eksikliğidir.
Maalesef neyi yapıp yapamayacağımızı bilmeyen bir milletiz.
Bu oto sanayide de böyle teşvikiyedeki ajansta da.

Sonuna kadar katılıyorum, Ajanslar ve müşteriler ceplerinden daha az para çıksın diye junior üzeri adam çalıştırmıyorlar,
En nefis örneği Loreal’dir bunun, halen böyle devam ediyor. Ajanslarda da durum aynı, yaptır junior’a geç. Bu bizim sorunumuz değil ama…
Aynı süreçleri biz de belirli dönemlerde yaşıyoruz ve genelde;
bize üzeri kapalı olarak “x bey biz işi patlattık (direkt olarak diyemiyorlar egolarına yenik düşmemek için), sizle bir masaya oturalım ama gerçekten çok az vaktimiz var” tadında geliyorlar.
Burada kilit nokta size geri gelmelerini sağlayabilmek.. Dediğim gibi asla nasihat vermek gibi bir huyum yok, ama yinelemem gerekirse, sizin de dediğiniz gibi teoriden değil, pratikten konuşuyorum :)



Şöyleki.
Bayramdan hemen önce bahsettiğim ana marka ajansı ile aramda geçen bir konuşmayı yazayım.
Alper bey merhaba biz gene bir Sütaş için Büyümiks animasyonu yaptıracağız. 12 sn.lik Tv reklamı.
Tabi, bu ara bir haftalık bir boşluğum var. Çalışabiliriz. Siz bana senaryo varsa storboard videoboard vs vs. gönderin fiyat vereyim.
Şey bu iş için 4500 TL bütçe ayrıldı.
Anlamadım 4500 mü?  (6 sene önce dört katına yaptığım iş bu. :) )
Kusura bakmayın. Bu fiyatlara bu iş yapmam imkansız.
Teşekkür ederler ve telefon kapanır.

Üç gün sonra stajer olarak yanımızda çalışan genç arkadaşım facebooktan yazar
   -“ Alper abi. Hani bi program vardı böyle 2d animasyon yapıyorduk ta kemik filan    giydiriyorduk karakterlere. 3D gibi. Neydi o?
Hayırdır oğlum? İş mi aldın. ?
Evet abi. Sütaşın bi  işi geldi de...O programın kreğini nerden buluruz?

O işi bizim çocuk almış 3000 TL ye de yapmış. Müşteri memnun, çocuk ta memnun.
Sussam olmuyor konuşsam gönül razı değil.
Şimdi bu çocuğa mı kızmak lazım ? Yoksa gözleri iyice dolar işretine dönüşmüş olan işverene mi bilemez bir ruh haline bürünüyor insan ister istemez :)
Neyse çok uzun yazdım ama lütfen bu piyasanın 20 küsür yıldır içerisinde olan birisine de işe yeni başlayıp piyasadan tecrübe edinmeye çalışıyormuşcasına nasihat vermeyin :)

4500lük iş yapıp gönderilebilir ama ilişkiler zedelenebilir, en güzelini yapmışsınız.
Dediğim gibi kimse vazgeçilmez değildir, önümüze bakmamız lazım, ben bir işi kaçırdığım zaman fiyat yüzünden (haklı sebeplerim olsa da)
Hiçbir şekilde arkama bakıp “ulan bee, işe bak nası kaçtı hay sizin de şirketinizin de ajansınızın da …” demiyorum. Başka şeylere saldırıyorum/saldırıyoruz.
Google optimizasyonu doğru yapılmış bir portföy sitesi ve güzel müşteri/ajans ilişkileri ile sizi es geçmelerine imkan yok.
Mesela; 2007’de kendi şirketimizi kurduk, ve şimdiye kadar sadece ve sadece 1 kere Mediacat’e ilan verdik, başka hiçbir şekilde reklam çıkmadık.
Sanırım biz duruşumuzu iyi belirledik, şöyle ki; “biz ödül peşinde koşup 50-100 kişi çalıştırma derdinde olmadan, yüksek egoları olan bir yer olmayacağız.
Doğru ve hızlı bir biçimde çalışıp, hem müşterilere hem ajanslara hizmet vereceğiz” dediğinizde önünüz biraz açılıyor.


Ha şunu dersiniz anlarım “ Abicim sen 20 yıldır işin içindesin ama yanlış ilerlemişsin, hata sende “ Eyvallah buna saygı duyarım da...
Artık kadayıfa dönmüş birisi olarak inanın piyasayı en az sizin kadar tanıyıp sindirmişimdir .

Yukarıda da dediğim gibi, sisteminizi gözden geçirmenizi söylemek durumundayım, tabii ki herkesin doğruları ve yanlışları farklıdır, reklam piyasasında da evrensel doğru diye bir şey yoktur
Tamamen “tercih edilebilir” olmaktan geçiyor sanıyorum bu işin yolu.. Ucuzcu değil de; problem çözücü, hızlı olarak yaklaşmakta belki fayda olabilir olmazsa olmazı da “müşteri/ajans ilişkileri”…
Ajanslar “haa bu adamdan/firmadan bize zarar gelmez, işlerimizi de gayet hızlı ve iyi şekilde çözüyor derse, sizleri müşterilerle bile direkt olarak muhattap edebiliyorlar (tecrübeyle sabittir)

Uzunca bir süredir Bulgaristan'a bir çizgi dizi yapıyorum. Ve inanın bu yukarıda yazdıklarımın hiç birisini bu adamlar ile yaşamadım. Ne ödeme kısmında ne de işin işleyişi kısmında.
Adamlar o kadar işlerinde ciddiler ve karşısındakilere o kadar değer veriyorlar ki anlatamam.
Tabii ki yaşamazsınız, burası Türkiye, burada her şey her yerden farklı… Burada ayakta durabiliyorsanız, dünyanın her yerinde sorunsuzca iş yapabilirsiniz, bu kadar açık ve net söyleyeyim…


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: savagery üzerinde Haziran 19, 2018, 09:32:46 ÖÖ
Sevgili Cassion, dertler aynı, hedefler benzer. Yollar farklı olabilir. Zaten öyle olmalı.
Sözlerinde katıldığım yerler var katılmadıklarım da.

Bak aslında söylemek istediğim şeyi sen uygulamışsın zaten.
Ben diyorum ki her alanda liyakat olmalı. Yeterlilik olmalı.

Sen kendini bu alanda yetiştirmişsindir bir ajans kurmuşsundur. İşleyişi biliyorsundur. Ben sana bir fiyat teklifi versem " Abi adam 10 lira istedi ama bu işin hakkı da bu " diyebilecek şuura ve yetiye sahipsindir. Benim hakkımı, seni de zarara sokmayacak ölçüde korursun.

Ama ben serbest çalışan bir sanatçının kaygılarından bahsediyorum.

Sonuçta devlet / hükümet, yeteneği olan gerçekten bir şeyler üretebilecek  insana - bu sanatçı olur mühendis olur çiftçi olur - destek vermek zorunda.
Yoksa bu iş senin benim çabalarım ile ilerlemez. Günü kurtarır geri kalanında avucumuzu yalarız. Biraz amiyane tabir oldu kusura bakmayın.

Yıllık bütçesi belli olan Trt Çocuk kanalına " abi dakikasına iyi para veriyorlarmış " deyip inşaat firmaları proje sokar ise tabi ki Türkiye bu anlamda Bulgaristan kadar olamaz.

Kişisel yetenekler başarılar hep olacaktır. Ama bir ülkenin bu alanlarda kalkınması için sürdürülebilir bir devlet desteği anlayışının yerleşmiş olması gerekir.
Bakınız G. Kore.

Neyse, uzatmak gereksiz. Görünen o ki aynı noktada birleşecek sorunlar.

Sevgiler.
:)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: deksar üzerinde Haziran 19, 2018, 09:36:09 ÖÖ
Korsan konusunda biraz firmaya göre muamele yapma taraftarıyım. EA ve UBISOFT oyunlarına para verip almak oyun sektörünün geleceği açısından korsandan daha zararlı.
+1 Bravo


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: witchdoktor üzerinde Haziran 19, 2018, 10:01:37 ÖÖ
Münazara tadında ilerleyen bu başlığı keyifle okudum doğrusu (gerçi ülkemizin her alandaki çivisi çıkmışlığı nedeniyle nasıl keyif alınabilirse). Bence 'ps4 sonunda kırıldı' bağlamından kopan bu başlığı yöneticiler uygun bir başlıkla taşırlarsa güzel olacak.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: EMREZ üzerinde Haziran 19, 2018, 10:49:40 ÖÖ
Arkadaşlar bu ülkede nasa vardı da biz mi çalışmak istemedik, yada bu ülkede transistör fabrikası varda biz mi çalışmak istemedik, yadası bitmez. iş sahası kısıtlı gelir kısıtlı üretim yok, tüketim toplumu olduk. bakalım hayırlısı. benim hep tavsiyem oyun oynayın ama aynı zamanda yazmayı da öğrenin sizde bir oyun yapın, program yazın. program yazmak keyiflidir. şimdilik 100 tl bile bir oyuna vermek insanın canını yakıyor, gelir kısıtlı olunca maalesef.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: BlitzBasic üzerinde Haziran 19, 2018, 10:59:34 ÖÖ
Lise mezunu beyin cerrahı var, nasa'ya gerek yok hocam. Boşverin konsolu monsolu bisiklete binin, ne stress kalıyor ne birşey :]


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Alpyre üzerinde Haziran 19, 2018, 11:01:27 ÖÖ
Bence 'ps4 sonunda kırıldı' bağlamından kopan bu başlığı yöneticiler uygun bir başlıkla taşırlarsa güzel olacak.

Yöneticiler bu başlığı korkarım birazdan kitler ve çöpe taşır... :)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Haziran 19, 2018, 11:06:38 ÖÖ
Münazara tadında ilerleyen bu başlığı keyifle okudum doğrusu (gerçi ülkemizin her alandaki çivisi çıkmışlığı nedeniyle nasıl keyif alınabilirse). Bence 'ps4 sonunda kırıldı' bağlamından kopan bu başlığı yöneticiler uygun bir başlıkla taşırlarsa güzel olacak.

Aslında her ne kadar konu değişmiş gibi görünse de aynı konudayız :)

Mesela ben günlerce uğraşıcam alper gibi, grafik tasarım yapacam web sitesi için. ben daha parasını alamadan bir bakacağım sayfayı kopyalayan kopyalamış. Hatta bundan para da kazanmış.

Şimdi bu olay ile benim aldığım maaşa birinin el koyması arasında fark yok bence. Birisi kesinti yapsa maaşımızdan kıyameti koparırız. Bu benim hakkımdı deriz.

Ama oyun alırken de aynı hassasiyet şart.

Klasik bir hesap vardır.

Gençken - Para yok vakit var güç var
Yaşlanınca - Para var vakit yok güç yok.

Bu hayatın dengesi böyle olmak zorunda. Düşünün maaşınız bugünün şartlarıyla 75.000 TL olsun. Bu oyunlar niye bu kadar pahalı der mi bu kişi? Emin olun demez. Ben şahsen küçük su her yerde 0,50 kuruşsa, 0,75 veya 1 hatta lüks yerlerde 2,5 lira da görsem yadırgamıyorum. 5 lira 10 lira görmedikçe. Ama iş göremez halde olsam yarı asgari alsam ona da yazar çizerim.

Aynı tartışma mercedes için hiç olmuyor. Ülkemizde daha ucuz olmasını bırakın yurtdışının 2 katı fiyatı araçlar. 4te 1i olması lazım diyor muyuz? ya da olmuyor diye çalıyor muyuz.

Konumuzun özü şu. Kopya kullananan kullanır. Kimsenin umrunda değil. Benim tartıştığım nokta şu;

Kopya kullanmayı meşrulaştırmak ve kendimizce haklı olduğumuzu gösteren sebepler sunmak doğru değil diyorum. Tek söylediğim budur.

Yukarıda aldığım ps4 oyunlarını attım. en pahalısı 75 TL GTA V.

Oyunu yıllarca bile oynayabilirsiniz. Bence 75 TL böyle bir oyun için hiç bir şey.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: onursapci üzerinde Haziran 19, 2018, 11:14:08 ÖÖ
bence herkes fikrini söylerken sunu göz arda etmemeli ;herkesin düşüncesi kendine göre haklı veya doğru olabilir ya da tek doğru olmayabilir herzaman . Hayat görüşü bile bu konuştuğumuz  konuyu etkileyebilir . Başkasının hakkına girmemek diye düşünenenlerden girer birisi konuya  diğeri de der ki suan ne adaletli ki zaten suan güçlü devletler güçsüzleri sömürüyor yapılan şey hırsızlıga girmez diyebilir . O yuzden ucu açık bu konular kolay kolay anlaşmayla sonuçlanmıyor maalesef :)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Jax üzerinde Haziran 19, 2018, 11:26:44 ÖÖ
Lise mezunu beyin cerrahı var, nasa'ya gerek yok hocam. Boşverin konsolu monsolu bisiklete binin, ne stress kalıyor ne birşey :]

İstanbul daysanız eğer bir ara beraber bisiklete binelim. :)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: BlitzBasic üzerinde Haziran 19, 2018, 11:29:16 ÖÖ
Lise mezunu beyin cerrahı var, nasa'ya gerek yok hocam. Boşverin konsolu monsolu bisiklete binin, ne stress kalıyor ne birşey :]

İstanbul daysanız eğer bir ara beraber bisiklete binelim. :)

Bisiklet toplantısı yapmak lazım aslında bir ara, geri kalan ihtiyarların kalbi kaldırırmı bilemem heheh :]


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: savagery üzerinde Haziran 19, 2018, 11:35:22 ÖÖ
Bisikletimin bakımını ben de yaptırdım. Aslında toplu sürüş yapabiliriz. Çok bisikletçi var forumda.


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Jax üzerinde Haziran 19, 2018, 11:39:51 ÖÖ
Caddebostan Dragos arası  fena olmaz :)


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: EMREZ üzerinde Haziran 19, 2018, 11:43:24 ÖÖ
açık ara dünyadan ayrışmak iyi değil. bir transistör bile üretemiyoruz diye biliyorum yanlışım varsa düzeltin.
türk marka elektronik ürünlerde hep toplama diye biliyorum, Vestel çipleri panelleri kendisi üretiyor ise hiç duymadım. bir süre sonra  adamlar iyice aşmış olacak.

Lise mezunu beyin cerrahı var, nasa'ya gerek yok hocam. Boşverin konsolu monsolu bisiklete binin, ne stress kalıyor ne birşey :]


Konu Başlığı: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: savagery üzerinde Haziran 19, 2018, 13:07:38 ÖS
Caddebostan Dragos arası  fena olmaz :)

Tam benim güzergah işte. Bostancıdayım


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: EMREZ üzerinde Haziran 19, 2018, 14:33:46 ÖS
off dolar off yine dolacak yakında. Umarım tedbir alınmıştır, yoksa faiz arttırımı vs biraz yavaşlatacaktı. cebimizdeki paralar maaşlarımız birikimlerimiz yine çalınıyor bilmem farkında mısınız...


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: ibo1973 üzerinde Haziran 19, 2018, 14:43:09 ÖS
Lise mezunu beyin cerrahı var, nasa'ya gerek yok hocam. Boşverin konsolu monsolu bisiklete binin, ne stress kalıyor ne birşey :]

İstanbul daysanız eğer bir ara beraber bisiklete binelim. :)
varsa bi organizayon geliyim bisikletimle binelim hep beraber bi spor yapalım ter atalım gezelim.

Bu konuda ne kadar konuşulsa bi sonuca bağlanmaz ancak yazanların çoğuda çoğu konuda haklılar diyip  uzatmıyım daha.


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: freedom üzerinde Haziran 19, 2018, 14:58:53 ÖS
Merhaba Arkadaşlar,

Bisiklet sürüş konusunda ben de varım.

"Kadıköy - Suadiye" veya "Eminönü-Emirgan" arası hafta sonları kullanıyorum. CUMARTESİ  veya PAZAR günü seçimden saat 14:00 sonrası uygun bir saatte Kadıköy de buluşup bunların birine çıkabiliriz.


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: EMREZ üzerinde Haziran 19, 2018, 15:18:24 ÖS
arkadaşlar pantercross arıyorum yetişkinler için 3 vites olan 4 süspansiyon motorsiklete benzeyen. çocukluk hayalim ve tam sahip olacak parayı 2 yılda biriktirdikten sonra satılmış ve bisiklet pazarında gözümün önünde başkasına an farkı ile sonuncusu satılan bu bisiklete sahip olursam değil Kadıköy İstanbul turu yaparız. hala aklımda arzuladığım bir şey.  http://www.techturkey.com/forum/sohbet/132761-bisiklet_kullananlar_-3.html (http://www.techturkey.com/forum/sohbet/132761-bisiklet_kullananlar_-3.html) burada resmi var.


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: mrmojorisin üzerinde Haziran 19, 2018, 16:30:17 ÖS
arkadaşlar pantercross arıyorum yetişkinler için 3 vites olan 4 süspansiyon motorsiklete benzeyen. çocukluk hayalim ve tam sahip olacak parayı 2 yılda biriktirdikten sonra satılmış ve bisiklet pazarında gözümün önünde başkasına an farkı ile sonuncusu satılan bu bisiklete sahip olursam değil Kadıköy İstanbul turu yaparız. hala aklımda arzuladığım bir şey.  http://www.techturkey.com/forum/sohbet/132761-bisiklet_kullananlar_-3.html (http://www.techturkey.com/forum/sohbet/132761-bisiklet_kullananlar_-3.html) burada resmi var.
BMX zamanlarında cross favori bisikletimdi :) 88 ya da 89'da vitesli Kaptan'a geçmiştim. Cross'da yazlıkta kayboldu gitti. Bulursam bende alırım ve yıllar sonra gayet demokratik bi kararla bisiklete dönerim :)


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Haziran 19, 2018, 16:40:49 ÖS
Ben bu konuyu da ayıklayıp 2ye bölsek güzel olurmuş :) Retro Bisiklet turuna katılmak isteyenler filan gibi bir konu daha açılabilir :)


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: BlitzBasic üzerinde Haziran 19, 2018, 17:10:58 ÖS
Bisiklet için bu haftasonu maalesef müsait değilim ama ondan sonra çok acil bir durum çıkmadığı sürece deniz otobüsü ile Kadıköy veya Bostancı taraflarına gelebilirim.


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: savagery üzerinde Haziran 19, 2018, 17:48:55 ÖS
Konu rastlantısal olarak bölünüyor. :)


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: witchdoktor üzerinde Haziran 19, 2018, 18:22:07 ÖS
Bir arkamı döndüm, siyasi münazarayı da sulandırdıp işi bisiklet organizasyonuna çevirdiniz, pes doğrusu. Yine bölünsün ;)


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: onursapci üzerinde Haziran 19, 2018, 18:23:07 ÖS
sürekli kırılmalar yaşanıyor  :D

Bu arada ne olacak bu Dünya kupası  :D


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: emarti üzerinde Haziran 19, 2018, 18:34:08 ÖS
Dünya kupası ne ara başladı?


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: onursapci üzerinde Haziran 19, 2018, 18:38:03 ÖS
Dünya kupası ne ara başladı?

Üstat futbolla aran yok galiba , maçlar oynanıyor şuan :P 


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: DoctorCPC üzerinde Haziran 19, 2018, 18:54:29 ÖS
herkes arabasının arkasına bisikletleri taksın şile'ye gelin şile turu yapalım :)


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Humphrey üzerinde Haziran 19, 2018, 19:13:20 ÖS
Savagery'e TRT konusunda katılıyorum, Somut örnek verirsem ; Kızımdan dolayı bir dönem takip ettiğimiz (şu an hiç bir çizgi filmini izlemiyor-uz, :) ) TRT Çocuk , maalesef (bir iki istisna dışında) hem kurgu , hem senaryo , hem çizim çok kötü, kalitesiz, yapımlar yayınlanıyor, "istanbul muhafızları" adlı çizgi filmi her zapladıkça k...r edip başka kanala dönüyorum.
Aynen bahis ettiği gibi eş dost çizgi filmci, film başına alınan ücreti duyunca geldi , inşaatçıdan çizgi filmci olurmu ? oldu ,

Neden ? Çünkü balık baştan kokar, Liyakat, Bilgi, Tecrübe, kariyer kalmadı, Eş dost akraba, hala oğlu, amcaoğlu, bizim çocuk, DAMAT , bizim yeğen mantığı son 20 yıldır geldi ülkeye, oturdu . Öncedende vardı ama son çeyrekte bu zihniyet çoğaldı.
Somut örnek verip konuyu siyasileştirmek istemiyorum.Sayfalarca yazarım.
İşi bilmeyen adamların sırf yandaş olduklarından dolayı işin başında olmalaraı ülkeye çok zarar veriyor, Bir çok meslekte malesef, Bankamatik insanlar dolaşıyor ortalıkta.

Zengin ama cimri patron konusunda ise şu an birebir örneğini yaşıyorum. Bende bir digital reklam firmasının finans yöneticisiyim ve ucuzluk adına yapılanlardan, insanların hakkının gözümün önünde yenilmesinden o kadar şikayetçiyimki , yollarımızı ayırma noktasına geldik. Resmen hem çalışanlar hem Freelancerları , hemde outsource firmaları süründürüyoruz. Kayseri Tüccarı mantığı ile Modern Digital reklam ajansı yönetmeye çalışılıyor.

Malesef, Her iki dizimdede meniskus başlangıcı olduğundan , bisikleti opsiyon olarak alamıyorum. Belkide tam tersi almalımıyım :)



Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: Alpyre üzerinde Haziran 19, 2018, 20:09:37 ÖS
TRT Çocuk , maalesef (bir iki istisna dışında) hem kurgu , hem senaryo , hem çizim çok kötü, kalitesiz, yapımlar yayınlanıyor, "istanbul muhafızları" adlı çizgi filmi her zapladıkça k...r edip başka kanala dönüyorum.

O çizgi filmde bariz siyasi beyin yıkama yapılıyor çocuklara. Hatta bir iki kere ayarı iyice kaçırıp haberlere konu da olmuşlardı. Üniversitelerdeki ikna odalarına muhalefet edenlerin, iktidara gelince yaptıkları bu, taa okul öncesi çocukların tertemiz beyinlerini yıkamaya kalkmak. Çoğu ebeveyn durumun farkında bile değil, çocuğu nasıl olsa bir çizgi film izliyor sanıyor.Tam anlamıyla namussuzluk bu. Neyse daha fazla yazıp hayatımın geri kalanını bir tutuk evinde geçirmek istemiyorum. Ettiğin küfre bir misli de ben ekliyorum, zaten başka bir şey gelmiyor eden ne yazık ki!

Malesef, Her iki dizimdede meniskus başlangıcı olduğundan , bisikleti opsiyon olarak alamıyorum. Belkide tam tersi almalımıyım

Tabii ki almalısın. Bisiklet menüsküse çok iyi gelir. Ben benimkini bisikletle iyileştirdim.


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: BlitzBasic üzerinde Haziran 19, 2018, 21:31:14 ÖS
@Humphrey

Eğer pedal çevirince dize vuruyor ise sele yüksekliği hatalıdır. Pedal en aşağıdaki iken bacağın neredeyse düz olacak şekilde olmalı sele yüksekliği. Dizin üst tarafındaki kas grubu çalışmalı (adı aklıma gelmedi)


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: LW3D üzerinde Haziran 30, 2018, 12:12:29 ÖS

Trt Çocuk kanalına 72 bölüm çizgi dizi yapmış birisi olarak bunun ne kadar önemli ve değerli bir şey olduğunu gene bu kanala  iş yapmaya çalışan talihsiz arkadaşlarım bilirler.
:)

:) 72 bölüm...Hayal gibi...Insanda nasıl bir sabır olması gerekir bilemiyorum. Kaldı ki, çalışılması en zor zamanda yaptığını da biliyorum. Sadece bu bile her türlü övgüyü hak eder :D

TRT Çocuk konusu çok farklı bir konu arkadaşlar. İşin içinde olmakla, dışardan duyulan ücretler vs. çok aldatıcı olur. Her türlü yanlış tutuma rağmen, TRT Çocuk sayesinde güzel 1-2 ekip oluştu, iyi işlerde yapıyorlar... TRT Çocuk daha iyi olmalıydı, olurdu da... Ama olmasaydı, o arkadaşlar, ekipler şimdi Alper'in sıraladığı zorluklarla piyasada uğraşıyorlardı...

Ülkemizde kanımca sıkıntı olan iyi yöneticiler, ahlaklı, adaletli, dürüst idareciler...Dünyanın dört bir yanından insanlarla çalışıyoruz. Misal ABD'den uzmanlığı bilgisayar olan, ciddi bir firmanın bilgi işlemine bakan o kadar aptal adamlarla muhatap oluyoruz ki, ABD nasıl ayakta kalıyor demeden edemiyor insan... Ama zamanında oturtulan devlet sistemi, liyakatli ve çalışkan olanı dini, dili, rengi ne olursa olsun, tepeye taşıyabiliyor. Bu sayede dünyanın cazibe merkezi haline gelmişler. Halk içerisinde ciddi anlamda dünyanın düz olduğuna inananlar olsa da, yöneticiler inanmayanlardan olunca, biri diğerinin açığını kapatıyor. Bizde ne yazık ki idareciyle, halk arasında bir fark yok. Hatta sanayii bakanının sosyal medya hesaplarını takip ederseniz, halkla simit yediğini övünerek paylaştığını görürsünüz :) Bu mevcut iktidar için falan değil, onlarca yıldır bu ülkede yönetime talip olup, yönetmiş olan hepsi için aynı... Herkes kendi işini yapmadığı, liyakatli, deneyimli insanların yöneticilerden seçilmediği sürece bir iyileşme beklemeyin...Çünkü yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkmış, henüz çözülememiş bir soru :D


Konu Başlığı: Ynt: Ucundan Azıcık Siyasi Münazara
Gönderen: EMREZ üzerinde Haziran 30, 2018, 15:07:35 ÖS
Arkadaşlar çocuklarınızın iyi bir nesil olması için çizgi film değil, televizyon hiç değil; -onlara masallar anlatın. daha da iyi bir nesil olması, insanlara daha yararlı olması için daha fazla masal anlatın.
İnanın faydası tahmin bile edemeyeceğiniz kadar fazla olacak.
Maalesef medya malum kanallar şiddet boş işler ve siyaset tellallığı dışında bir işe yaramaz.
Eğitim şuan bitmiş durumda, öğretmeyi öğrenmeyi anlamayı sevmeleri lazım. Beyin bir şeyi yaparken bunun bana ne yararı olacak diyor, kaçmaya kurtulmaya çalışıyor bilgiyi almaktan. ama biraz eğlenceli yada hayatta kalma gibi milyonlarca yılın kalıntılarını kullanıp yaparsanız öğrenmek çok kolay. bir maniya için rusça İngilizce Fransızca öğrenen görmüşsünüzdür. bu da üreme için beyin evet bu lazım diyor. liseyi zor bitirmiş ancak üniversiteyi 5 yüksek onur belgesi ile tamamlamış biri olarak söylüyorum. Beyin araştırmaları yapan bilim adamlarının seminerlerine katılmış biri olarak söylüyorum. Gerçeği farklı bakış açıları ile değerlendirdiğim ve insan olduğum düşündüşüm için söylüyorum. Hayvanlar bile öğreniyor sadece doğru açıdan düşünün. Ne dediğimi çok daha net anlayacaksınız.
Çocuklarınızı lütfen iyi yetiştirin, tablet kullanmayı değil onlara yazılım yapmayı öğrenmelerini sevdirin. teşvik edin. En iyi bilim adamları sizden farklı değil, onlarda insan.