|
Konu Başlığı: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: EMREZ üzerinde Ocak 15, 2008, 13:26:03 ÖS Bizlerde uygulayalım,
Beş yaşında idim. Babaannem rahmetli,pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi,aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyor. Çocukluk iste,'aman babaanne dedim. Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya,yorulmaya değer mi?' Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. 'Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi. 'Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?' Utancımdan kıpkırmızı olmuştum. Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu. On dokuz yıl evveldi. Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin, traş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm. Lütfen diyordu, traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu var,oraya bırakın. Bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun. Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı. İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda, radyolar, televizyonlar, bir haberi duyurur. Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız,ilgilenmediğ iniz, kullanmadığınız ne kadar kitap,dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj,kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun. Japonlar son derece sade, basit,yalın mütevazı yasayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre r uhen tekamül edememiş , hayatın manasını anlayamamış , zavallı kimselerdir. Böyleleri ile, zavallı, evini mezat salonuna çevirmiş diye eğlenirler. Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır. Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç borçlar,dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve su andan itibaren der, Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Su üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak... *Gerekmediği halde elektriği yakmakla, Suyu kapamadan bos yere akıtmakta, Gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, Yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz? *Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım. Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı,bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu.. Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım, ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız. Bunda parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır. Konu Başlığı: Ynt: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: Leon üzerinde Ocak 15, 2008, 16:14:20 ÖS Emrez, nereden alinti bu güzel yazi?
Herkesin kurtulus savasi tarihini ve bu ülkenin nasil kuruldugunu ders kitaplarinin haricinde daha ayrintili kaynaklar edinip, tekrar tekrar okumasi lazim. Bizlerin yasi belli, nasilsa okuyoruz, biliyoruz. Ama yeni yetisen nesiller okuyabilecek mi, kaygim bundandir... Konu Başlığı: Ynt: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: EMREZ üzerinde Ocak 15, 2008, 17:43:58 ÖS Bana sevdiğim bir arkadaşım mail ile gönderdi.
Konu Başlığı: Ynt: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: LW3D üzerinde Ocak 15, 2008, 17:55:40 ÖS Evet...güzelmiş..Benimde yeni dikkatimi çekti.. teşekkürler.
Konu Başlığı: Ynt: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: comozor üzerinde Ocak 16, 2008, 11:55:36 ÖÖ Paylaşımın için teşekkürler. Hakikaten çok güzel.
Konu Başlığı: Ynt: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: coze üzerinde Ocak 16, 2008, 12:11:45 ÖS guzel bir yazi. ama japonlar konusunda maalesef fazla katilamiyorum :) hergun bindigim metroda en az 10 luis vuitton canta sayiyorum. bilmeyenler icin, ne udugu belirsiz kahverengi aptal bir cantadir. ve degisik dizaynlari filanda yok yani, herkesde ayni canta. binlerce dolara alinir ve tek anlami statu sembolu olmasi. yani yeni nesil japonlar bildigimiz klasik sade japonlardan biraz degisik. gerci japonlar, turkler, isvicreliler gibi genellemeler hep bizi yanlis yerlere goturur. neyse sadece bir gozlemimi paylasmak istedim.
Konu Başlığı: Ynt: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: LW3D üzerinde Ocak 16, 2008, 12:16:59 ÖS benim bir arkadaş japonyaya gittiğinde çok şaşırmıştı.. O zamanlar modamıydı bilmiyorum ama civciv gibi saçlar sarıya boyanmış bir sürü genç görmüş. Buradan bakınca geleneklerine bağlı bir topluluk diye düşünüyoruz ama sanırım japonlar eski filmlerdeki gibi değiller artık. Çelikte değişti bu arada :P
Konu Başlığı: Ynt: çok güzel paylaşmak istedim. Gönderen: kaplan135 üzerinde Ocak 16, 2008, 16:47:22 ÖS :)paylaştıkta her şey güzel... :) :)
|