commodore.gen.tr

Genel Kategori => Genel Sohbet => Konuyu başlatan: avukatka üzerinde Mart 13, 2025, 23:31:07 ÖS



Konu Başlığı: Bıkkınlık hissi
Gönderen: avukatka üzerinde Mart 13, 2025, 23:31:07 ÖS
Merhaba.  Yıllar önce Commodore 64,  sonra Amiga ve sonrasında da Atari ST'lere Dünya Yazılım, Metro Yazılım, Joker ve Nokta isimleri ile eğitim programları ile  Atom, Oksijen serisi oyunları yarattıktan sonra uzak kaldığım bu dünyaya pandemı öncesi dönemde aranıza katılarak tekrar dönmüştüm. O süreçte aranızdan bir çok dostlar edindim, sizlerle sohbeti bu forumda vakit geçirmeyi çok sevdim. Bir çoğunuzla tanıştım, buluştum çok sayıda retro cihazınıza teklif verdim, satın aldım. bazılarını buradan sattım. Yunanistan'da sahibi olduğum şirket nedeniyle ebay gibi sitelerden gümrüksüz, sıkıntısız ürün topladım. bu arada bazı dostlarla da ne yazık ki tatsızlıklarda yaşadım.Sonra o bıkkınlık hissi çöktü  Elimdeki kutulu Amiga CD32 Amiga CDTV, Amiga 2000, Amiga 4000 gibi bir çok değerli cihazların  bir kısmını tek bir seferde kapıya kamyon gönderen gruptan bir arkadaşımıza teslim ettim. Yine de elimde hala evin iki odasını tıka basa dolduracak retro var. O bıkkınlık hissinin geçmesini, yine zevk alacağımı düşündüm. Mesela bugün itibariyle elimde Apple Vision Pro gibi son sistem cihazlar var ama çantasında duruyor odamda... hiç bir oyunda hiç bir cihazda o yıllarda oynadığım River Raid'in Donkey Kong'un Impossible Mission'un Cannon Fodder'in zevkini almıyorum. Playstaion 5 Pro cihazım var ama  FC25'i açmak içimden bile gelmiyor. Eskiden Dino Dini'nin KİCK OFF'unu oynarken sabaha kadar başında oturur ertesi gün okula gidemezdim...Şimdi Amiga'mı kurup Kick Off oynayayım desem,  artık ondan da zevk almıyorum. Sanırım bu iki oda dolusu malzemeyi de elden çıkaracağım. Ne dersiniz ? Bu bıkkınlık geçici olabilir mi ? Satışa koyup kurtulayım mı bu "virüs"ten yoksa bugün 5'e sattığımı yarın 15 geri alır mıyım ? Bu bıkkınlık sadece bana mı özgü yoksa sizde de var mı ?


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: feuer üzerinde Mart 13, 2025, 23:37:37 ÖS
Bende genel olarak herşeyden bıkkınlık hissi var. Uğraşlarımın çoğu hatta hiçbiri keyif vermiyor. Oyun, müzik, sinema, kitap vs...
Siz de yıllarca birikim yapmışsınız bence bu süreç gelip geçicidir sonra elden çıkardığınıza pişmanlık duymayın bir süre bekleyin derim.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: arne_saknussemm üzerinde Mart 14, 2025, 00:17:46 ÖÖ
'her şeyin fazlası zarar' sözü kendini acımasızca gerçekleştiriyor maalesef. Bende de aynı durum var. Kur ve gümrük sorununun o konuda az yararı oldu bana, sürekli bir şeyler alasım vardı, sitelerde ürün kovalıyordum derken bıçak gibi kesildi her şey. Tamam dedim dur burda. Daha ileri gidersem sıkıntı olacak, hobinin ötesine bir belirsizliğe ulaşacak durum.

Etrafım oyun kaynağı dolu ama elim gitmez oluyor bazen. Bataryalı konsolları, batarya boşalmasın diye şarj edip geri kutusuna koyuyorum. Sonra diyorum içimden 'ben bunları oynamak için almıştım?'. Gençlikteki çok bir şey düşünmeden eğlenceye keyfe odaklanma şimdi kalmadı. Konsolun, PC'nin başına geçiyorum ama o eski heyecan yok.

Gündeme dair her kategoriden gelişmeyi takip etme alışkanlığım var, bu da internet bağımlılığı demek. Bu yüzden kitap okuma alışkanlığım da iyice azaldı. Keşke diyorum elektrik kesilse de şu teknolojik kaostan az uzaklaşıp kitap okusam, o derece.

Yine de başka uğraş buluyorum. Evde düzeltilmesi gereken bi arıza oluyor ona bakıyorum. Yakın arkadaşlar, tanıdıklar notebook bırakıyor format için, ya da detaylı iç temizlik için, komple söküp detaylı temizlik yapıyorum. Ekran kırıksa, SSD-işlemci vs. yükseltme gerekse onları sipariş ediyorum, sıkıntıları gideriyorum filan, böyle az keyifli vakit geçiyor yine. Terapi gibi.

Cihaz konusuna gelirsek de, ciddi bir çabanız olmuş belli ki, bir kalemde silmeyin derim. Hani kurtulmak istiyorsanız da gerçekten temiz bir örnek kalsın bir üründen kutulu veya kutusuz. Fazlalıktan, karmaşadan her şeyden kurtulun. Zihinsel ferahlık daha önemli.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: onursapci üzerinde Mart 14, 2025, 02:43:29 ÖÖ
Evet Kaan :) receteni yazayım o zaman. Sat abi elindeki herşeyi. Hatta satınca tekrar alamayacağını düşündüğün, senin için çok değerli olan cihazı da sat. Zaten onlar ulaşılmaz olduğu zamanlar bize kendini özlettiriyor. Bakarsın birkaç yıla kadar içinde bir şeyler pır pır eder o zaman tekrar alırsın yeni bir aşkla ;) en guzel aşk zor olandır


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: fort_apocalypse üzerinde Mart 14, 2025, 04:15:20 ÖÖ
Cihazlar durduğu yerde sizi rahatsız etmiyorsa, parasına da ihtiyacınız yoksa, satmayın, dursunlar.

Bıkkınlık hissi sanırım herkeste oluyor. Ben bu hissi yeni projelerle uğraşarak aşmaya çalışıyorum. Oyun oynamak dışında, yazılım, donanım, arşiv oluşturma... gibi yeni projeler belirleyip, boş zamanlarınızda o projelerle uğraşabilirsiniz.

Bence; satın almanın ve sahip olmanın vereceği mutluluk, bir şeyler üretmenin yaşatacağı haz ile kıyaslanmaz.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: atlantis üzerinde Mart 14, 2025, 08:15:20 ÖÖ
Ben şahsen ilgilenemediğim ve anlamadığım cihazları elden çıkarıp işimi yarayanları bıraktım. Ara ara gelip giden istekler nedeniyle bende odamda bekletiyorum cihazlarımı ama kalanları elden çıkarmayı hiç düşünmüyorum artık.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Mart 14, 2025, 09:39:01 ÖÖ
O zaman tekrar anımsatalım :)

https://www.commodore.gen.tr/forum/index.php?topic=16904.0 (https://www.commodore.gen.tr/forum/index.php?topic=16904.0)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: ibo1973 üzerinde Mart 14, 2025, 09:45:24 ÖÖ
bıkkınlık bendede var gençlik yıllarımda aldığım keyfi oyun zevkini yaşam zevkini bugünlerde arada bir buluyorum bunun sebebi olarak şöyle düşünüyorum gençliğin verdiği o keyif bu zamanda bu yaşlarda çok zor deneyimlediğim tecrübelerime göre sevdiğim herhangi bir işi yaparken ki bu benim bugünlerde çoğu zaman laptop tamiri yapmak oluyor vakit su gibi akıyor tavsiyem sevdiğiniz işlere yönelin

Evde amigam ve c64 üm masamda kurulu durur nadirende olsa açarım çoğu zaman 5 dakka 10 dakka dediğiniz gibi o eski günlerdeki keyifi almıyorum ama bir ara satmıştım elimdekileri sonra özleyip geri aldım olmadanda olmuyor bence yani bence para sıkıntıınız yoksa satmayın.

hayatın olumlu yönlerine bakmak lazım karamsar olmamak lazım elimizdekileri iyi anlayıp değerlendirmek lazım şükretmek lazım

Birde eğer mümkünse o çok sevdiğimiz para veya mal mülk gibi maddi değerlerimizle öncelikle yakın akrabalarımıza sonra çevremizdekilere imkanımız nisbetinde yardımcı olmak lazım eğer dar durumda olan bir akrabamız varsa veya yakından tanıdığımız biri dar zamanında elimizden geldiği kadar maddi manevi destek olmak bu bana ruhen büyük keyif veriyor huzur veriyor şiddetle tavsiye ederim.

yazdıklarım benim için geçerlidir ama bence çoğu kişi içinde geçerli olabilir.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: gergozen üzerinde Mart 14, 2025, 11:18:18 ÖÖ
Aynı durum bende de var. Ps4'übile pek sık açmıyorum. Akşamları valorant oynuyorum. Ama sadece bıkkınlık da değil, vergiler ve maliyetler aşırı yükseldi. 15 yıl önce nintendocu zamanlarında camiada çoğunluk para derdine düşmemişti ve bir çok temiz cihazı uygun fiyatla rafımıza koyabiliyorduk. Şimdi elimizdekilerle idare ediyoruz, ilerlemeyince de geriliyoruz aslında. cam dolap alıp olanlarla güzelce bir sergi yapayım kendime diyorum, raf maliyeti 20-30 bini geçiyor. Kısacası sanırım hem biz yaşlanıyoruz, hem her yönden maliyetlerdeki artış bir çok kişiyi bezdirdi.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: sertacarslan üzerinde Mart 14, 2025, 14:13:52 ÖS
Bence bu sorunun ana nedenlerinden biri, ortalama dopamin seviyemiz.
Biz yetişkinlerin gündelik hayatında ama çoğunlukla iş ortamında girdiğimiz aktiviteler ve bunların sonunda elde edilen "kabul edilebilir ve üzeri" seviyedeki sonuçlar nedeniyle dopamin seviyemiz yeterli bir seviyede seyrediyor. Dopamin seviyemiz dengedeyse, beynimiz dopamin seviyesini daha da artırmanın yolunu aramıyor, artıracak aktivitelere de reaksiyon göstermiyor.
Eski güzel günlerde, yapacak çok bir işimiz yoktu. Beynimiz bizi, dopamin salgılatacak aktivitelere bugünkünden daha çok yöneltiyordu. Oyun olur, dizi-film izlemek olur, sokakta tek kale maç olur, herhangi bir aktivite.

Bence gerçek anlamda emekli olabilirsek ve iş dünyamızdan uzaklaşabilirsek, dopamin seviyemizi ihtiyaç duyulan seviyeye çıkaracak aktivitelere yeniden yöneleceğiz ve onlardan eskiden aldığımız hazzı yeniden alacağız.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Najaz üzerinde Mart 14, 2025, 19:06:45 ÖS
https://www.youtube.com/watch?v=Nl46y8nvCDc (https://www.youtube.com/watch?v=Nl46y8nvCDc)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 15, 2025, 11:48:33 ÖÖ
"Oğuzhan'ın yazısı bence durumumuzu çok iyi özetliyor (Diderot Etkisi).

@Arne_saknussemm'in dedikleri de bende büyük bir etki yaratıyor. Bilmiyorum sizde de öyle mi?

Acayip bir internet bağımlılığı yaşıyorum. Sürekli elimde telefon veya bilgisayar ekranı, bitmek bilmeyen merakım ve tutkularımın peşinde koşturuyorum. Restorasyon videoları izleyip resmen tatmin oluyorum. Öğrendiğimi sanıyorum ama uygulamaya geçmeyince ne anlamı kalıyor ki? Sürekli izlemekle yetiniyorum.

Yapay zeka beni çok endişelendiriyor. Mesleki birikimimin yapay zeka karşısında günden güne erimesini izlemek üzücü. Yakın zamanda mesleğimin değersizleşeceğini görüyorum. Üretime geçmem gerektiğini hissediyorum, bu da konfor alanımın bozulması demek. Yıllarca uğraşıp biriktirdiğim tecrübenin çöp olması anlamına geliyor. (Neyse, buda başka bir konu başlığı olur :D )

Çok saçma bir girdaba girdiğimi düşünüyorum. Komik videolar, alışveriş derken sürekli bu cihazlarla vakit geçiriyorum.

Şimdi gelelim retro cihazlarıma. Avukatka'nın dediği gibi, benzer bir his bende de var. Çoğu cihaz kurulu ve raflarda duruyor. Ancak oynamaktan çok (bu arada eski oyunlar beni çok zorluyor :D ) onların bakımlarını, restorasyonlarını yapmak beni daha çok tatmin ediyor. Ya da sizin gibi değerli dostlarla bir araya gelip bu cihazlar hakkında sohbet etmek, toplanmak beni çok daha mutlu ediyor.

(Bende de var demek güzel bir duygu.) Bir araya gelip de "Bende Amiga yok" desem olmaz, gerçekten olmaz. Bazen arkadaşlar arasında şaka yapıyorum, "Şunu alayım da rafta güzel dursun" diye. Yanımda olması beni mutlu ediyor. Cihazları sık sık açıp oynamıyorum. Amiga için yeni çıkan oyunları takip ediyorum, bazılarını alıp arada nostalji yapıp kapatıyorum. Sonra yine telefona dönüyorum bir bağımlı olarak :D

Bu arada Meta 3 VR aldım, benim için hayal ötesi bir cihazdı ama şimdi kutusunda duruyor :D Birkaç kez açtım ama çok mutlu olmadım. Güzel oyunlar oynadım ama mide bulantısı yaptı. Satmadım, duruyor. Belki bir gün VR gerektiren harika bir oyun çıkar.

Çocuklu bir baba ve bir aile sahibi olmak da etkili oluyor. Örneğin, evde konsol oynamak istesem televizyon boş kalmıyor. Odaya alıp oynasam, "Beraber bir şeyler yapmayacak mıyız?" sorusuyla karşılaşıyorum. Misafirler, sorumluluklar derken retro hobisinden uzaklaşıyorum.

Bu dönemde iş yapmak, çalışmak, para kazanmak da kafamı çok meşgul ediyor. Enerjimin çoğu oraya akıyor. Ne yapmalıyım, nasıl yapmalıyım, şunu yetiştireyim derken zaman kalmıyor. Pandemi zamanındaki belirsizlik ve evde kalma durumu belki de bu cihazlara olan ilgimizi tazeledi.

Ben de bazı cihazları kaldırdım, mesela PS1 ve 2, 3 tane CRT'yi tek bir taneye indirdim. Hiç açmadıklarımı kaldırdım. Arada açtıklarım masaüstümde duruyor. Onları açmasam da yanımda olmaları beni mutlu ediyor.

Geçenlerde bir videoya denk geldim (link aşağıda).
https://www.instagram.com/zihindenkalbe/reel/DC5DtT7NDW5/ (https://www.instagram.com/zihindenkalbe/reel/DC5DtT7NDW5/)

Bu videodan sonra benzer bir durumu yaşadığımı hissettim ve yalnız, maddi kaygılarla dolu dünyamdan biraz uzaklaşıp sosyal çevremi genişletmeye, çevremdekilere yardımcı olmaya karar verdim. Tamir işlerinden anlıyorum (geçen UFO tamir ettim mesela). İş yerindeki arkadaşlarımla ortak hareket ederek bir paylaşım ortamı oluşturmaya çalışıyorum. Bu video beni bu yönde motive etti.

Yaşım 43, artık birilerine dokunup yardımcı olabilir miyim, daha farklı neler yapabilirim, hem çevreme hem de kendime ne katabilirim diye sorguluyorum. Çünkü çok çalışıp birçok şeye sahip olmaya başladıkça, tahmin ettiğim kadar mutluluk getirmediğini gördüm.

Konudan biraz saptım ama içimi döktüm. Konu başlığı çok güzel. Duygularını samimi bir şekilde paylaştığı için Avukatka'ya teşekkür ederim. Sevgiler herkese :D


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Simon (Özay Turay) üzerinde Mart 15, 2025, 14:50:35 ÖS
Bence; satın almanın ve sahip olmanın vereceği mutluluk, bir şeyler üretmenin yaşatacağı haz ile kıyaslanmaz.

En doğrusunu Sinan abi söylemiş. Bir şeylere sahip olmak kısa süreli haz verse de bir şeyler üretmek apayrı bir şey. ;)

Bıkkınlık konusuna gelirsek o hepimizde var. Hayat maalesef çok karmaşıklaştı ve uyaran sayısı fazla olunca da gariban beynimiz buna yetişemiyor. Her şeye yetişeceğim derken de hiçbir şeyi düzgün yapamıyoruz ve böyle tuhaf hislere kapılıyoruz. Mutlu olmanın sırrı hayatını mümkün olduğunca basitleştirmekten geçiyor bence. Köye mi yerleşsek acaba? :-\


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 15, 2025, 16:31:53 ÖS
Bence; satın almanın ve sahip olmanın vereceği mutluluk, bir şeyler üretmenin yaşatacağı haz ile kıyaslanmaz.

En doğrusunu Sinan abi söylemiş. Bir şeylere sahip olmak kısa süreli haz verse de bir şeyler üretmek apayrı bir şey. ;)

Bıkkınlık konusuna gelirsek o hepimizde var. Hayat maalesef çok karmaşıklaştı ve uyaran sayısı fazla olunca da gariban beynimiz buna yetişemiyor. Her şeye yetişeceğim derken de hiçbir şeyi düzgün yapamıyoruz ve böyle tuhaf hislere kapılıyoruz. Mutlu olmanın sırrı hayatını mümkün olduğunca basitleştirmekten geçiyor bence. Köye mi yerleşsek acaba? :-\
Köyde de hiç konfor yok abi ya :( ama modern bir köy olabilir. Kendi enerjisini suyunu üreten interneti olan felan ama oda çok zor :D


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Mart 15, 2025, 22:43:12 ÖS
oooo felsefi yaklaşımlar, alırım bi dal, ben de bir şeyler karalayayım bari, ama biraz dürüstçe olacak, kızmaca darılmaca yok :)

kimi diderot etkisi der, kimi rahat batıyor der, kimi tükenmişlik sendromu (magazin dili, ahah) der, kimi de "oha egoya bak (ego tatmini), bu nasıl iş?" der. Milletin ne dediğindense, kişinin ne hissettiği değil midir önemli olan? Ama doğru ama yanlış..

Yukarıdaki herkese akıl vermiş, ayrımı yapmak kişinin elinde, yapamıyorsa vardır illa bi sıkıntısı ya da yüzleşemediği/kabullenemediği bir gerçeklik.

Şahsi kanaatim de bu durumun, diğer çirkin şeylere (adam kazıklama, böbürlenme, ukalalık yapma, vb.) girmeden, bir nevi "anlamsızlaşma", "yitip gitme" ya da "somut->soyut geçişi" ile alakalı olabileceğini düşündürüyor...

Ha yok mudur aramızda aşağılık kompleksi olan, dürtülerini kontrol edemeyen, ya da devamlı "ben şöleyim, böleyim, bende bu var, şu var, vb.." diyen? illa ki vardır, onları tenzih ederek (yok tenzih etmiyorum) konuya devam edelim.

Yahu kazık kadar heriflersiniz, evli, barklı çoluklu çocuklusunuz, burada görüyorum çoğu zaman, zamanınızdan feragat edip birşeyler yapmaya çalışıyorsunuz, üretmeye, satın almaya vb. eee? sonuç peki? Kabul edelim ki bazılarınızdaki yaklaşım bu hobi konseptinin önüne geçmiş durumda. Bir sürü arkadaşın odalarca, depolarca birbirinin aynı alet edevatı var, eskici gaspar gibi topluyorlar, niye yahu? Sebep nedir? Elinizde 10 c64 olsa nolur, 20 tane 1541-II ile 30 tane amiga olsa nolur? Bunun sonu nedir? ya da şöyle sorayım amacı nedir? Bu nasıl bir tatminsizliktir?

Delikanlı gibi "lan olm ben bunları millete satıp para kazanmak için stokluyorum" deseniz amenna. Bunun haricinde Gökhan mesela çok güzel toparlıyor alet edevatları, umarım doğru bir şekilde değerlendirilir. Keza Merlin Murat; topladı topladı, mis gibi müzesini de yaptı etti, ama ne oldu sonra? Devamı geldi mi gelmedi mi bilmiyorum. Kadıköy antika pazarında tezgahı var, süper mesela, ama müzedekileri tezgaha koyup vazgeçtiyse, e yazık günah değil mi? Ne içindi o kadar efor?

Sertaç dopamin etkisi (bence serotonin dese daha doğru olurdu) demiş, Eşref yapay zeka, meslek, bağımlılık gibi şeylerin üzerinde durmuş..

Dopamin kısmına nispeten katılıyorum, ama teknoloji de geliştiği gibi insan da gelişiyor, değişiyor. Burada asıl önemli olan, eskiden yapılan şeylerin yerine yenisini koyabilip öyle ilerleyebilmek, çünkü devamlı kafayı arkaya çevirip eski hazzı yakalamaya çalışırsak, kısır döngü içerisine gireriz ve birçok şeyi kaçırabiliriz, bu da bir süre sonra "yaaa off, hiçbir şey keyif vermiyor, çok sıkıcı, ığğğğğğ, vb.."
gibi durumlara yol açar.

Gördüğüm başka bir durum ise, günlük hayatın zorluğu, geçim derdi vb. gibi şeyler yetmezmiş gibi bunun üzerine insanlar da kendi kendilerine veya arkadaşlarıyla birlikte bir nevi problem/kafa ütüleyici şeyler/konular üreterek (yani tüy dikerek) çözümü olmayan şeyler üzerine (din, siyaset, futbol, vb) konuşup iyice kendilerini aşağı çekiyor?

Neden abi? Yapılan o sohbetlerin kenar köşe kahve sohbetlerinden ne farkı var? Birbirlerine neyi empoze etmeye çalışıyorlar? Bir şeyleri mi kurtardıklarını düşünüyorlar? Bu konseptte normal başlayan hiçbir muhabbetin ben sakin bir biçimde sonuçlandığını görmedim, ya "burada keselim artık, yoksa birbirimizi kıracağız" modu oluyor ya da "asla kabul etmiyorum, tartışmaya kapalı" diyip duvar çekiyorlar. Ulen o zaman ne skime konuşuyorlar? Zaten azıcık kalmış serotonin seviyelerini iyice düşürüyorlar? Buna harcanacak zamanı hobilere, (al mesela sana hobi, git bu konuşmaları podcast yap yayınla, nooldu yemez ama dimi?, çünkü bilip bilmeden atıp tutmak daha kolay küçük bir alan içerisinde) eşe, dosta, çocuğa ayırsalar, belki 2-3 tık yükseltirler ibreyi...

Gelelim yapay zekaya; Eşref, meslektaşın olarak gram endişe duymana gerek yok diyorum, çünkü senin yön verdiğin bir şeyin senin ana mesleğini elinden alması pek mümkün değil. Örneğin bizim müşterilerimizin isteklerini (evet düz indesign, artboard'lu photoshop banner paketleri, html5 animated banner'lar, vb..) hiçbir Ai modeli düzgün yap(a)mıyor, yapamayacak da. Müşteriler uzun zamandır yeni şeylerden ziyade, mevcut problemlerini, görsel ihtiyaçlarını, platform uyumluluklarını en uyumlu düzeye çıkartacak şekilde taleplerle geliyor. Elbet bunların dışında Ai'lerden yararlanılıyor ama kullanım oranı %30 bile değil, en iyilerinden olan e-ticaret sitesi bile geçtiğimiz ay site verilerini Ai ile yorumlatıp sepet sayfasını UX açısından daha kullanılabilir hale getirtmeye çalıştı. Bir ikinci ekip de aynı şeyi kendisi hazırladı, A/B testlerindeki sonuç ise çok komikti; çocukların hazırladığı sistem %32,4 fark ile daha uyumlu/kolay/anlaşılır çıktı ve çocukların dosyaları ile ilerlendi. Dolayısıyla endişeye mahal yok, zaten bu Ai pompalanması elbet yavaşlayacak. Sen hizmet yelpazeni bunlara göre analiz edip güncellersen hiçbir şey olmaz...

Velhasıl kelam, önce kafayı iki elin arasına alarak aşağıdaki şekilde bir başlangıç yapmak iyi gelecektir. Geç olsun, güç olmasın demişler...
"bi dakka yahu, ben napıyorum, kendimi yeterince tanıyor muyum, ne istiyorum? ne istemiyorum? yeni bir harita mı çizmek lazım?, mevcut durumu toparlamak için bazı özellikleri mi güncellemeli miyim?"


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 15, 2025, 23:06:40 ÖS
@CaiSSoN sende benim gibi dertliymişsin abi :) baya yazmışsın eline sağlık :)

Yapay zekadan endişem sadece mesleki açıdan değil abi. Ülke ekonomilerini de etkiliyor olması. (Bu arada bunlar kendi yorumlarım tabi :) Kendi bakış açımın sığ yansımaları diyebiliriz. Tümünü kapsamak bu kadar bilgi dağarcığı ile imkansız.)

Birde düşüncelerimiz zamana, duruma ve yaşananlara göre değişkenlik gösterebilir. Yani bu doğrudur bu yanlıştır demek bence zaten çok mantıklı bir şey değil.

Şunu demek istiyordum :) Yani Yapay Zekanın sadece görsel sanatlar üzerinden etkisi değil abi. Global pazardaki etkisi ile savrulan ekonomiden de endişeliyim. Yapay zekanın getirdiği yeni teknolojilere çok fazla yatırım yapılıyor ve bu alan için yer açılmaya başlanıyor bence :)

Eee mesleğini nasıl etkiliyor o zaman diyeceksin, şöyle abi firmalarda artık küçülmeye ve verimli hareket etmeye başladılar. Elinden geldiğince az bütçe ve kolay yolla işlerini çözmeye gayret ediyorlar. Yani benim müşteri çevremde ciddi bir daralma var. Çokta kapatan yer oldu. (İflas eden :( )

Birde bu yapay zekayı çok basite almamak lazım. Şuan mevcutta olanın ben göstermelik olduğunu düşünüyorum. Bizden çok daha fazlasını yapacağı günler çok uzak değil. Bir pirimat olarak kendimizi çok büyüttüğümüzü düşünüyorum.

Tabiii bunlar benim küçük fikirlerim. Kimseyi kırmak için yazmadım. Bu arada tatlı tatlı tartışmak güzeldir. Herkes fikirlerini beyan ediyor sonuçta gerçekler sadece bizim gerçeklerimiz :) Tekrar emeğine sağlık abi. Keyifle okudum.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Mart 16, 2025, 11:31:38 ÖÖ
Keza Merlin Murat; topladı topladı, mis gibi müzesini de yaptı etti, ama ne oldu sonra? Devamı geldi mi gelmedi mi bilmiyorum. Kadıköy antika pazarında tezgahı var, süper mesela, ama müzedekileri tezgaha koyup vazgeçtiyse, e yazık günah değil mi? Ne içindi o kadar efor?

Müze Projesi hiç bir zaman gerçekleşmedi diye biliyorum.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 16, 2025, 13:06:36 ÖS
Herkes çok güzel konulara değinmiş içini dökmüş, keyifle okudum.
Uzun uzun yazmaktansa ben de aklıma geleni şu şekilde ifade edeyim:

Tekrar ulaşmamızın imkansız olduğu çocukluğumuzun peşinden koşmakla başlıyor herşey.
Bir ümit aldıkça alıyoruz. Belki şu cihazı ve oyunu da alırsam o eski günlerdeki heyecanı biraz yaşabilirim diye ümit ediyoruz ama işin sonunda o hissin anca kırıntılarını toplayabildiğimizi fark ediyoruz.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 16, 2025, 13:10:41 ÖS
Satacağım hepsini :P şaka şaka. İnsanın satasıda gelmiyor.

Ben o kadar olumsuz değilim. Yanımda olmaları da hoşuma gidiyor. 3.5 bir diskete dokunmak arada açıp üflemek :D

Bende aldım tüh bitti (pişmanlıktan ziyade) rafta güzel duruyor be oluyor :D Yani çok elleşmiyorum cihazlara.

Bu durum herşeyi alayımdan ziyade, değer verdiğim şeyleri alayıma döndü bende ilk zamanlarda tabi bir abandım oda olsun buda olsun diye:)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 16, 2025, 13:19:56 ÖS
Ben de sadece benim için özel anlamı olan şeyleri toplama taraftarıyım.
Arada ipin ucunu biraz kaçırsam da elimdekileri satmak beni çok üzer.
Belki ilerde fikirlerim değişir ama kendimi daha çok anı topluyormuş gibi hissediyorum :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Mart 17, 2025, 02:04:40 ÖÖ

Yapay zekadan endişem sadece mesleki açıdan değil abi. Ülke ekonomilerini de etkiliyor olması. (Bu arada bunlar kendi yorumlarım tabi :) Kendi bakış açımın sığ yansımaları diyebiliriz. Tümünü kapsamak bu kadar bilgi dağarcığı ile imkansız.)

Yo hayır, kesinlikle sığ bir yansıma değil, fakat; ülke ekonomilerini etkilemesi seni rahatsız edebilir ama, bunu çok düşünüp hayatına negatif etki ettirmemelisin, çünkü bu durumu kimse kontrol edemez ya da engelleyemez, sadece bu durumun verdiği çıktıya göre kendi yaşamını/şartlarını günceller.

Şunu demek istiyordum :) Yani Yapay Zekanın sadece görsel sanatlar üzerinden etkisi değil abi. Global pazardaki etkisi ile savrulan ekonomiden de endişeliyim. Yapay zekanın getirdiği yeni teknolojilere çok fazla yatırım yapılıyor ve bu alan için yer açılmaya başlanıyor bence :)

Peki, bununla ilgili ne yapabiliriz? engelleyebilir miyiz?, değiştirebilir miyiz? yok edebilir miyiz? HAYIR! Dolayısıyla endişeyi minimalde tutup yukarıda yazdığım şekilde yeni sonuçlara göre kendi yaşantımızı, şartlarımızı güncelleyebiliriz. Neticede hayat seçimlerden ibaret, değil mi :) 

Birde bu yapay zekayı çok basite almamak lazım. Şuan mevcutta olanın ben göstermelik olduğunu düşünüyorum. Bizden çok daha fazlasını yapacağı günler çok uzak değil. Bir pirimat olarak kendimizi çok büyüttüğümüzü düşünüyorum.

Buna da peki :) ama sen şu an doğmamış çocuğa (göstermelik dediğin için bu şekilde betimledim) bez biçme derdindesin, haberin olsun. Tamam, göstermelik olsun, bizden çok daha fazlasını yapacak olsun, hatta yapsın. En fazla ne olabilir? O dönemde biz var mıyız? Olacak mıyız? Sanmam. Ama şu an böyle bir şey var mı? YOK. Haliyle beynini kurcalayıp, karıncalandırarak gözlerine perde indirme derim :)

Tekrar ulaşmamızın imkansız olduğu çocukluğumuzun peşinden koşmakla başlıyor herşey. Bir ümit aldıkça alıyoruz. Belki şu cihazı ve oyunu da alırsam o eski günlerdeki heyecanı biraz yaşabilirim diye ümit ediyoruz ama işin sonunda o hissin anca kırıntılarını toplayabildiğimizi fark ediyoruz.

Çocukluk herkesin içerisinde farklı imprint'ler ile kodlanmış bir şey... Duyu organları ile yakalandığında beyne iletilen bir sinyal ile anı dolabınızdan zihne yansıtılan görüntü öbeği, kimyasal bir reaksiyon, elektriksel aktivite vb. ama bunun da bokunu çıkarmamak lazım sanki. Mesela benim için;
- kaseti kalemle sararken çıkan ses,
- çift kaşarlı sandviç tost ile şişede schweppes mandalina,
- sonbahar ve kış döneminde havadaki kömür/nemli kükürt kokusu, kar yağışı öncesi gelen koku.
- Belirli looney tunes çizgi filmleri
- c64/1541/action replay/oyunlar, diye liste uzar gider.

Sonunda aradığımız o hissi veremeyen onlarca cihaz ve oyun ile dolu bir odada buluyoruz kendimizi.

Önemli olan, bu gerçek ile yüzleştikten sonra ne yapıldığı? Halen aynı sisteme devam ediyorsanız, çok büyük sıkıntı... ki bazılarımız gördüğüm kadarı ile bunun peşinde, abi müptezel misiniz? yapmayın etmeyin :)

Belki ilerde fikirlerim değişir ama kendimi daha çok anı topluyormuş gibi hissediyorum :)
Anıları zaten zamanında topladık, görevlerini yerine getirdiler ve sonlandı. Asıl dert bence anı değil, o anıların içerisindeki mutluluğun (eşyadan bağımsız, çünkü eşyaları toplayarak bunun yakalanmadığı fark edilmiş) peşinde koşarak tekrar bu şekilde mutlu olmak istemek..

Eğer durum bundan ibaret ise bu tehlike arz ediyor kanımca, çünkü;

"bizi mutsuz eden şey nedir?" sorusunun cevabını bularak (ki o cevaplar o kadar basit değil, eşeledikçe neler çıkıyor neler) sorunlar ile yüzleşmek ve şartlar/imkanlar el verdiğince durumu lehimize çevirmeye çalışıp adapte olarak hayata devam etmeye çalışmak yerine buraya kaçmak istenmesi hafiften "acaba artık profesyonel bir destek alma zamanı mı geliyor/geldi?" sorusunu sordurur...

Ha bu halinden memnun olanlar varsa, yapacak bir şey yok, aynı şekilde devam edebilirler, ama o zaman da "memnunsun madem, niye şikayet ediyosun?" diye sorarlar. Paradoksa girmeden çözülecektir diye ümit ederim en fazla :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 17, 2025, 10:44:23 ÖÖ
AI ile ilgili ufak bir eklenti yapayım.

Yakın bir tarihte Elon Musk'ın şu şekilde bir açıklaması oldu: “The cumulative sum of human knowledge has been exhausted in AI training. That happened basically last year,”
Yani şöyle diyor: "AI eğitiminde kullanılan toplam insan bilgi dağarcığı tamamen tüketildi. Bu geçen sene gerçekleşti."

Makalenin orijinlanili okumak isteyenler için link: https://www.theguardian.com/technology/2025/jan/09/elon-musk-data-ai-training-artificial-intelligence (https://www.theguardian.com/technology/2025/jan/09/elon-musk-data-ai-training-artificial-intelligence)

İnternette bedavaya yüklenen her kaynak izin alınmadan şirketler tarafından çalındı ve AI eğitimi için bedavaya kullanıldı. Günümüzde daha gelişmiş AI training işlemleri için daha fazla ve daha nitelikli "big data" ihtiyacı var ancak bunu elde etmenin bir yolu yok. Kullanılan bütün veriler internetin ilk yıllarından günümüze kadar biriken verilerdi. Bu boyutta verilerin kısa sürede oluşturulması imkansız. Makalede sentetik data ile eğitilen AI sistemlerinin yaşayacağı büyük engellerden de bahsediliyor.

AI neural networklerinin karşısındaki iki büyük teknik problemden bir tanesi bu gerçek data ile training problemi, ikincisi de AI sistemlerinin harcadığı elektrik enerjisinin astronomik boyutlara ulaşması.

Özellikle training konusunda bir yavaşlama yaşanması bekleniyor ancak AI artık göz ardı edilemez bir gerçek ve gelecekte AI'yı yöneten şirketler ve devletler dünyayı da yönetecektir.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: fort_apocalypse üzerinde Mart 17, 2025, 13:00:38 ÖS
Tekerleğin icadından bu güne kadar, her teknolojik gelişme insan emeğinin kullanımını azaltmakta.
Metallerin işlenmesiyle kesici aletler yapılması, Hayvanların evcilleştirilmesi, buhar tribünü, benzinli motorlar, bilgisayarlar... insan kas ve beyin gücünün yerini aldı.
Yapay zeka da bu gelişmelerden sadece birisi, daha fazla insan işsiz kalacak, belki yeni iş alanları açılacak...
Mesela taksi ve dolmuş şöförlerinin otonom yapay zeka olduğu bir dünya benim açımdan daha güzel olurdu ama birçok iş kolu bundan etkilenirdi.

Bence asıl sorun; emeğin yerini alan teknoloji ve insanın yerini alan makinalar ihtiyaçların üretimini yaparken, tüketimde adalet nasıl sağlanacak?


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 17, 2025, 13:14:14 ÖS
@Theoden (CYON4D) Onun içinde girişimler var abi. Baya bir kaynak akıyor ai'ye gelecek onda bence kokusunu aldı firmalar. Bence yavaştan insan kaynağı azaltılacak.

Microsoft ai belicek ve daha az karbon salınımı yapacağını düşündüğü nükleer santral kurulumu için araştırmalara başlamıştı 2023'te muhtamelen bu projede hayata geçecek.

https://www.ntv.com.tr/teknoloji/microsoft-yapay-zekayi-desteklemek-icin-nukleer-enerji-ekibi-kuracak,qa5RuUuCekeKKcqNwL5-_Q (https://www.ntv.com.tr/teknoloji/microsoft-yapay-zekayi-desteklemek-icin-nukleer-enerji-ekibi-kuracak,qa5RuUuCekeKKcqNwL5-_Q)

Eğitim konusunda mesela nvidia şöyle yapıyor. Bu dünyanın ikinci bir kopyasını oluşturuyor dijital olarak. Bunu nasıl yapıyor. Cihazlardaki sensör ve kamera datalarını (Örneğin araç kameraları, elektrikli süpürge sensörleri aklınıza ne geliyorsa.) Mevcut dünyanın birebir kopyasını oluşturuyor. Gerçek zamanlı olaylar ile simülasyonda olan olayların sonuçlarını eşleştirip. Yapay zekayı fizik yasalarını öğretiyorlar.

@CaiSSoN Korkmaya gerek yok tabi akışa bırakmak lazım. Bu tarz olaylara fazla takılırsanız anksiyeteniz tetiklenir. Hayatı bütüncül akışı ile kabullenip, önümüze bakmak tabiki de yapabileceğimiz bizim için en sağlıklı şey.

Ama durum şu olacak ileride nasıl Afrika kabileleri kendi içinde bir hiyerarşide yaşıyorsa mutlu mutsuz. Bizde kendi hiyerarşimizde aynı şekilde yaşayacağız. Dengeleri bozacak bir güncellemeden bahsediyoruz. Atıyorum ai'ye sahip olan ülkeler dna analizi yapıp sorunu ilaçsız çözerken biz ilaç almaya devam etmek durumunda kalabiliriz. Ya da biz eşek gibi sırtımızda tuğla taşırken adamlar robotları ile işçilik problemini aşabilir.

Yoksa bende rahatım elden ne gelir :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 17, 2025, 13:34:07 ÖS
@AmigaEsref

Nvidia'nın yaptığı simülasyonlar Elon Musk'ın kastettiği sentetik data kategorisinde zaten.
Gerçek nitelikli etkileşimin yerini tutabilecek tek şey gerçek veri.

Ama sonuç değişmez, eninde sonunda AI bütün alanları ele geçirip yoluna devam edecek biz de arkasından bakacağız :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Mart 17, 2025, 14:39:07 ÖS
Saygısızlık yapmak istemem ama, Musk benim için Jet Fadıl'ın Amerika versiyonundan hallice olduğu için, yazının sonrasını okumadım :)

Düşüncelerinizi, kaygılarınızı anlayabiliyorum fakat hiç kafaya takmamak lazım. hayvan gibi data var evet, bu sürede bu data toplandıysa bi de bunun ayıklaması var, iyice eşleşmesi var, o var bu var şu var. Geçirsin ele, gelsin bana da soksun kabloyu ağzımdan kıçımdan çıkartsın :) Negzel işte, matriks ahah. keza konumuz zaten Ai değil :) "Bıkkınlık hissi" bunun üzerine gidelim, karakterlerimizi masaya yatıralım eğer çözmek ya da bi nevi rahatlamak istiyorsak, ne dersiniz? :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: onursapci üzerinde Mart 17, 2025, 14:56:33 ÖS
Kaan karar verebildin mi   :D


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 17, 2025, 14:56:56 ÖS
"Bıkkınlık hissi" bunun üzerine gidelim, karakterlerimizi masaya yatıralım eğer çözmek ya da bi nevi rahatlamak istiyorsak, ne dersiniz? :)

Evet konuya dönelim. Burada amaç birşeyleri çözmek mi emin değilim ama paylaşıp ortak noktaları görmüş oluyoruz en azından :)
Sizde bu eşya toplama durumları nasıl?


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: commander64 üzerinde Mart 17, 2025, 17:02:58 ÖS
Ne oldu piyasada alacak malzeme mi kalmadı? Deli danalar gibi saldırıyordunuz 3 kuruş etmeyecek cihazlara, ilanlara, bit pazarlarına vs. vs.
Odalar dolusu cihazın insanı mutlu etmeyeceğini yeni mi anladınız yoksa?
İstifleyin turşusunu kurun ama sakın kullanmayın, sakın paylaşmayın yoksa gururunuz incinir.
Benim bıkacak bir durumum yok. Çoğunuzun görmediği cihazlar elime geçti kullandım. Bundan sonra da keyfime bakarım. Yakında seri ilanlar başlar anladığım kadarıyla . Ben kaçar...


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Mart 17, 2025, 18:21:22 ÖS
Evet konuya dönelim. Burada amaç birşeyleri çözmek mi emin değilim ama paylaşıp ortak noktaları görmüş oluyoruz en azından :)

Aslında çözmekten önce durumu tespit etmeye çalışıp onunla yüzleşmek olabilir. Çözülebilirse ne ala tabii ki, de zannetmiyorum bu olgunlukta olunduğunu. Dürüst olup kabullenmek, kendine itiraf edip, başkalarının da bunu görmesini sağlamak, şeffaf olabilmek her babayiğidin yapabileceği ya da amiyane tabir ile kıvırabileceği bir şey değil açıkçası.

Sizde bu eşya toplama durumları nasıl?

Ben sadece c64 orijinal kutulu disk oyunları topladım zamanında, 80-90 tane var, duruyordu dolaplarda. Sonra bazı finansal durumlardan ötürü elimden çıkartmak istedim, anlaştım yakın bir arkadaşımla da, bir süre geçti bununla ilgili ama sonuca bağlayamadık açıkçası, ben de o sırada durumu toparladım. Şimdi kolide duruyorlar. Halen aradığım 5-6 oyun var, bulursam alırım durur, ama onun dışında abartmaya gerek yok.

Ne oldu piyasada alacak malzeme mi kalmadı? Deli danalar gibi saldırıyordunuz 3 kuruş etmeyecek cihazlara, ilanlara, bit pazarlarına vs. vs.
Odalar dolusu cihazın insanı mutlu etmeyeceğini yeni mi anladınız yoksa?
İstifleyin turşusunu kurun ama sakın kullanmayın, sakın paylaşmayın yoksa gururunuz incinir.
Benim bıkacak bir durumum yok. Çoğunuzun görmediği cihazlar elime geçti kullandım. Bundan sonra da keyfime bakarım. Yakında seri ilanlar başlar anladığım kadarıyla . Ben kaçar...

ooo sinir püskürmesi, güzeeel :) saygımız var tabi her türlü düşünceye. benim ilk mesajımdaki durumun bir tık daha agresyonlu versiyonu, yakışır.. Başka yazanlar da olursa, bakalım onun üzerinden devam ederiz...



Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: freedom üzerinde Mart 17, 2025, 18:34:26 ÖS
Bıkkınlık mi? Retro dan mi? zerre bıkkınlık yok. Durumum var ise almak istediklerimi alırım. Yoksa da üzülecek bir durum yok. Herseye sahip olunacak diye birsey yok. Sahip olunduğunda tatmini sağlamak yeterli. Bazılarından gerekli olduğunda ayrilmakta normal. Sağlık olsun yeter. :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 17, 2025, 23:04:14 ÖS
Bıkkınlık mi? Retro dan mi? zerre bıkkınlık yok. Durumum var ise almak istediklerimi alırım. Yoksa da üzülecek bir durum yok. Herseye sahip olunacak diye birsey yok. Sahip olunduğunda tatmini sağlamak yeterli. Bazılarından gerekli olduğunda ayrilmakta normal. Sağlık olsun yeter. :)
Forumun en yakışıklı güzel abiside her zamanki gibi bütün pozitifliği ile aramıza gelmiş :) Süpersin abi olay budur :) Biz seviyoruz retroyu onunla var oluyoruz. Takılıyoruz :) Ben bu ara oyuncaklarımı tamir ediyorum. Eski retro oyuncaklar alıp 3d printer ile çıktı alıp onları boyayıp, onarıp hayattan zevk almaya bakıyorum. Alıyorumda :)

Resin printerlar bu işte çok iyi ama zehirli olduğu için normal 3d yazıcı kullanıyorum. Ofisteki yazıcıya 2mm uç aldım gayet detaylı basıyor :)

Bu arada aldığım he-man oyuncaklarıda raflarda çok güzel duruyor. Onlarıda seviyorum :)

İllüstrasyonları farklı yaratıklar hayal dünyamı harekete geçiriyor.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 17, 2025, 23:40:08 ÖS
Dürüst olup kabullenmek, kendine itiraf edip, başkalarının da bunu görmesini sağlamak, şeffaf olabilmek

Zaten konuya yazan arkadaşlarımızın da yaptığı tam olarak bu. Herkes kendi tecrübesini ve düşüncesini samimi ve güzel bir şekilde paylaşmış zaten.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 17, 2025, 23:42:11 ÖS
Bıkkınlık mi? Retro dan mi? zerre bıkkınlık yok. Durumum var ise almak istediklerimi alırım. Yoksa da üzülecek bir durum yok. Herseye sahip olunacak diye birsey yok. Sahip olunduğunda tatmini sağlamak yeterli. Bazılarından gerekli olduğunda ayrilmakta normal. Sağlık olsun yeter. :)

Kesinlikle katılıyorum :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: allen üzerinde Mart 18, 2025, 04:01:04 ÖÖ
Bıkkınlık hissi şöyle var. donanım kaynaklımı bilemiyorum fakat bazen harddisk ten yüklediğimin oyunların birden donup reset atması, bir türlü stabil bir sistem kuramadım, işte bu yüzden bıkıp üzün bir süre uzak kalabiliyorum. her şey tıkır tıkır işlese bu hissiyatın olacağını sanmıyorum. benim hayalim ileride çocuklarımla benim çocukken keyif aldığım oyunları onlara gösterip beraber oynayıp. onların duyduğu heyecanı paylaşıp tekrar o heyecanları hissedebilip eğlenmekti :) uzun süredir açmasam da orada hazır bulunması bana huzur veriyor. hatta elimde hiç elektrik verilmemiş bir A1200 mevcut.

 insan farklı yaşlarda farklı şeylere ilgi duyabiliyor. Mesela pandemi döneminde ağaç aşılama, budama işlerini öğrendim. ağaçlara aşı yaparak daha güzel türlere çeviriyorum. farklı domates türleri bulup yetiştiriyorum ve bundan çok keyif alıyorum. Fakat 20li yaşlarda hayatta böyle işlerle uğraşmazdım :)
 
  Son olarak sensible soccer ı harddiskten yünleyince 060 da oyunun bazı anlarda yavaşlamasıda baya bir canımı sıkıyordu. bilemiyorum uzun süredir bakamadım belki bu probleme bir çözüm getirmişlerdir.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 18, 2025, 11:16:00 ÖÖ
Bıkkınlık hissi şöyle var. donanım kaynaklımı bilemiyorum fakat bazen harddisk ten yüklediğimin oyunların birden donup reset atması, bir türlü stabil bir sistem kuramadım, işte bu yüzden bıkıp üzün bir süre uzak kalabiliyorum. her şey tıkır tıkır işlese bu hissiyatın olacağını sanmıyorum. benim hayalim ileride çocuklarımla benim çocukken keyif aldığım oyunları onlara gösterip beraber oynayıp. onların duyduğu heyecanı paylaşıp tekrar o heyecanları hissedebilip eğlenmekti :) uzun süredir açmasam da orada hazır bulunması bana huzur veriyor. hatta elimde hiç elektrik verilmemiş bir A1200 mevcut.

 insan farklı yaşlarda farklı şeylere ilgi duyabiliyor. Mesela pandemi döneminde ağaç aşılama, budama işlerini öğrendim. ağaçlara aşı yaparak daha güzel türlere çeviriyorum. farklı domates türleri bulup yetiştiriyorum ve bundan çok keyif alıyorum. Fakat 20li yaşlarda hayatta böyle işlerle uğraşmazdım :)
  
  Son olarak sensible soccer ı harddiskten yünleyince 060 da oyunun bazı anlarda yavaşlamasıda baya bir canımı sıkıyordu. bilemiyorum uzun süredir bakamadım belki bu probleme bir çözüm getirmişlerdir.
A1200'e stabil bir sistem kurmak zor gerçekten. Disk ebadına göre uygun partition değerini girip, kurmak gerekiyor. Yoksa sürekli donma, kilitlenme vs bitmiyor. Ben deffleppard'dan destek almıştım. O kurdu saolsun. Sorunsuz çalışıyor şuan bende ellemiyorum :D Turbo kartlarda bazı oyunlarda malesef uyumsuzluktan mıdır nedir. Oyunlarda takılmalar oluyor. Genelde sanırım OCS veya ECS formatlarında oluyor. O yunları Amiga 500'de oynayınca takılmıyor. Alper abi ile denemiştik. A1200 Turbo kartta SilkWorm açıyoruz takılıyor. A500'de aynı sahne takılmıyor. Öyle bilgi vereyim dedim :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: fort_apocalypse üzerinde Mart 18, 2025, 13:33:54 ÖS
Oyun oynarken takılıyorsa, ekran donuyorsa bu çok can sıkıcı bir durum, insanın bütün keyfini kaçırır.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 19, 2025, 00:09:05 ÖÖ
A1200'de A500 oyunların da çok sık görülmese de oluyor arada. Ama kasmayan oyun sayısı çok.

A500'de oyunlar takılmadan güzel oynanıyor. A500 tam bir oyun makinası :) O yüzden onu ayrı seviyorum. Tak disketi yana herkes kendi yolunaaa :D :D


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: leventp üzerinde Mart 19, 2025, 01:25:23 ÖÖ
İlgi alanınızı daraltıp, bir iki konuya odaklanmadığınız için böyle oluyor, bence. Ben şahsen ilgi alanım olan Commodore ürünleri dışındaki cihazları toplamıyorum, işim gereği elime geçenleri de işi bitince elden çıkartıyorum. Büyük olasılıkla bu sayede bıkkınlık hissim yok, her gün emulatörden de olsa C-64 ve Amiga ile mutlaka uğraşıyorum.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: leventp üzerinde Mart 19, 2025, 01:27:36 ÖÖ
Bıkkınlık hissi şöyle var. donanım kaynaklımı bilemiyorum fakat bazen harddisk ten yüklediğimin oyunların birden donup reset atması, bir türlü stabil bir sistem kuramadım, işte bu yüzden bıkıp üzün bir süre uzak kalabiliyorum. her şey tıkır tıkır işlese bu hissiyatın olacağını sanmıyorum. benim hayalim ileride çocuklarımla benim çocukken keyif aldığım oyunları onlara gösterip beraber oynayıp. onların duyduğu heyecanı paylaşıp tekrar o heyecanları hissedebilip eğlenmekti :) uzun süredir açmasam da orada hazır bulunması bana huzur veriyor. hatta elimde hiç elektrik verilmemiş bir A1200 mevcut.

 insan farklı yaşlarda farklı şeylere ilgi duyabiliyor. Mesela pandemi döneminde ağaç aşılama, budama işlerini öğrendim. ağaçlara aşı yaparak daha güzel türlere çeviriyorum. farklı domates türleri bulup yetiştiriyorum ve bundan çok keyif alıyorum. Fakat 20li yaşlarda hayatta böyle işlerle uğraşmazdım :)
  
  Son olarak sensible soccer ı harddiskten yünleyince 060 da oyunun bazı anlarda yavaşlamasıda baya bir canımı sıkıyordu. bilemiyorum uzun süredir bakamadım belki bu probleme bir çözüm getirmişlerdir.
A1200'e stabil bir sistem kurmak zor gerçekten. Disk ebadına göre uygun partition değerini girip, kurmak gerekiyor. Yoksa sürekli donma, kilitlenme vs bitmiyor. Ben deffleppard'dan destek almıştım. O kurdu saolsun. Sorunsuz çalışıyor şuan bende ellemiyorum :D Turbo kartlarda bazı oyunlarda malesef uyumsuzluktan mıdır nedir. Oyunlarda takılmalar oluyor. Genelde sanırım OCS veya ECS formatlarında oluyor. O yunları Amiga 500'de oynayınca takılmıyor. Alper abi ile denemiştik. A1200 Turbo kartta SilkWorm açıyoruz takılıyor. A500'de aynı sahne takılmıyor. Öyle bilgi vereyim dedim :)

Sorun bir tür fetiş haline gelmiş o turbo kartlarda. Oyunlarda hiçbir işe yaramıyor o kartlar, takmanıza hiçbir gerek yok. Takmayın, rahat edin. Konu hakkında bilgisi olmayan insanlara "Turbo kart olmazsa olmaz" diye tavsiye veriliyor. Alakası yok, hiçbir şekilde lazım değil o kartlar, amaç sadece oyunsa.

(Şimdi kimse gelip bana "bilmemne oyununda işe yarıyor" diye binlerce oyunluk kütüphaneden tek bir oyunu, iki oyunu istisna göstermesin. Hikaye hepsi.)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Def Leppard üzerinde Mart 20, 2025, 14:59:38 ÖS
LP; Son yorumunuz maalesef gerçekleri kesinlikle yansıtmıyor ve bu yoruma asla katılmam mümkün değil. Konusu geçen Amiga 1200 ve turbo kartları A1200 için candır. Standart A500 ile disket ile oyun oynanır bu konuda bir şey diyemem.  Ama A1200 de AGA var ve en önemlisi Workbench kurup WHDLOAD oyun oynamak mümkün. Bunları yapmak içinde en az 8mb ram kartı veya Turbo kart şart. Amiga 1200 için en stabil turbo kartları 030 olanlardır ve ben bir kaç istisna dışında hiçbir sorun görmedim.
 
Turbo kartları suçlu, oyunlarda hiçbir işe yaramıyor demek yerine "Ben bu işi beceremiyorum " demek daha doğru olurdu. A1200 ile birlikte o yıllarda turbo kartları boş yere piyasaya çıkmadı sanırım. Son yıllarda bende dahil yeni nesil turbo kartları üretimi yaptık. Binlerce turbo kartı satıldı bunları alanlar "hiç gerek yoksa" neden aldılar acaba?  WHDLOAD neden yapıldı?  

A1200 ü olup da turbo kartı takmayıp yalın kullanan birine de ben "A1200 ü neden aldın ? A500 alıp standart kullansaydın " derim. A1200 için Turbo kart olmazsa olmaz bunuda her türlü size kanıtlayabilirim.

Bu konunun açılan başlık ile ilgisi de yok belki başka bir başlık altında toplanabilir.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Mart 20, 2025, 15:12:29 ÖS
A1200 özellikle AGA oyunları için minimumda 8 MB bir ram kart istiyor.

Daha gelişmiş olan 3d Aga oyunları ise Turbo Kartsız oynamak çok keyifsiz gerçekten. Bende Turbo Kart var. Para biriktirip Def Leppard'an aldım :) saolsun insaflı fiyatlardan sattığı içinde. (Gönülden de yapıyor) Benimde bir turbo kartım oldu. Bende çok memnunum bu arada.

Takılan oyun bende çok görmedim ama olan var mı var. Daha çok A500'oyunlarında görülebiliyor bu durum. O da hepsinde değil veya her sahnede değil. Takılan oyunların güncel WHDLOAD versiyoları kullanılarak aşılabilir diye düşünüyorum.

Bu arada gerçekten stabil bir A1200 kurulumu yapmak meşakatli bir iş. Ben çok anlamadığım için konunun uzmanlarından (Def Leppard) destek almayı tercih ediyorum.

Şu ara A1200'um stabil durumda, bir tek floopsini bozdum :( Geçen söktüm. Belki onarırım ama vaktimde olmadı. Onun dışında baya stabil oldu diyebilirim. :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Jax üzerinde Mart 20, 2025, 15:49:24 ÖS
Whdload sorunlu oyunları %100 uyumlu hale getirmek için söz konusu oyun hangi OS (1.3, 3.0, 3.1 ) ile düzgün çalışıyorsa onu kullanıyor. Böylece A500 de çalışan oyun 1200 de de sorunsuz çalışıyor.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: CaiSSoN üzerinde Mart 21, 2025, 09:04:44 ÖÖ
Ben de WHD'ler compatibility içindi diye hatırlıyorum, keza bildiğim kadarı ile native AGA için de toplasan max 400 tane oyun vardır (kaynak lemon amiga) bu kadar tantanaya değmez, taksanız nolur takmasanız ne olur.

Bu arada Amiga için konuşacak olursak en iyi cihaz en sade olanıdır. Düz 500 (ekstra ram'li tabii) bir de belki ekstra bir disk drive (Willy beamish, Monkey Island 2, vb gibi çok disketliler için) yok plus'mış, yok 600, yok 1200, 2000, 3000, 4000, tırt.

Aynı şey C64 için de geçerli. Salt bir C64C, 8580 SID'li, (breadbin de değil, 6581 SID de değil), 1 ya da 2 1541-II (belki 1541 Ultimate, ama tartışılır) bir tane de Action Replay 6. Yok dolphindos, yok jiffydos, 1571, 1581, fd2000, mmc, retro-replay, chameleon'muş, alayının köküne kibrit suyu.

hayır konuyu yine saptırdınız, tanımasam sizi (gerçi eski tayfam hariç çoğunuzu tanımıyorum ahah) bıkkınlık muhabbeti ile yüzleşemiyosunuz diye perdeleme, mandallama yapıyosunuz diyecem. aha dedim. hahhah.

Neticede, herkes kendi hayatından sorumludur, ne yaparsa kendine yapar.
Konu ile alakalı konuşmak isteyen gelir, istemeyen gelmez :)
Selametle...


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Oğuzhan üzerinde Mart 21, 2025, 09:58:48 ÖÖ
Ben de WHD'ler compatibility içindi diye hatırlıyorum

WHDLOAD oyunları diskten oynayabilmek için gerekli.

Piyasaya çıkmış oyunların belki sadece %5'inin installer'ı mevcut. Bir çok çok disketli oyunun bile installer'ı yok.

WHDLOAD bu sorunu çözüp oyunları diskete ihtiyaç kalmadan disket değiştirme derdi olmadan oynatabilme yeteneğine sahip. Aynı zamanda "ilave olarak" belli ram boyutunda çalışmayan, belli Kickstartlar ile çalışmayan, belli CPU'lar ile çalışmayan oyunları da her ortamda çalışabilir hale getiriyor.

Bu lüksü yaşamak isteyenler için de "en azından" ram kartı gerekiyor.

Yoksa Stock WB yüklü A1200 ile oyun bile açamazsınız. WB ram'in çoğunu yer.

Yani A1200 alıyorsan turbosuz kullanman gerçekten manasız.

Bıkkınlık konusu ise şu

Her insanın dönem dönem ilgilendiği hobiler değişebilir. Bazı hobiler asla değişmez kalır, bazıları gerekli ilgiyi kaybeder ama durur, bazıları da hiç geri gelmez.

O geri gelmeyen şey aslında sizin hobiniz değil hevesinizdir. Farklı bir hobiye yönelmek lazım böyle bir durumda.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: haydar_abi üzerinde Mart 21, 2025, 11:44:27 ÖÖ
Sadece 1200 değil diğer amigalarda da en azından 1mb çipram, 4mb kart ve hardiskle WHDload çalıştırmak mümkün. Bu amaçla bir çok çözüm bulduk. Yapımı kolay olan ram kart ayrı harddisk modülü ayrı kartlarla bu konfigürasyonu elde ettik. En kompakt olanlardan biri de Def Leppard arkadaşımızın yaptığı Spitfire kartı.
Çipramı 2mb olan 500+ ve 600 bu iş için biçilmiş kaftan.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: tastan.b üzerinde Mart 24, 2025, 05:48:41 ÖÖ
Ben forumu sanırım 2016'da buldum. Ve bir şey yazmasam da hergün beni onlie üyeler arasında görebilirsiniz.

Commodore ile de kendimi bildim bileli tanışığım. Bu arada 1985 doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum, annem, babam yani ailem Ankara'da yaşıyor.

Benim "Are you keeping up with the Commodore" diye reklam cıngılını evde söylememden bıkan kardeşim bir gün bana sürpriz yapıp eski evin bodrumundan atıl duran Commodore'u sadece adaptörüyle getirdi. Ve benim maceram başladı.

Her gün Forum'a bakmak benim için bir refleks oldu. Her fırsatta bakıyorum, yeni bir şey var mı diye. Son zamanlarda da biraz durgunluk görüyorum. Aslında üzücü ama bende de olan bir durum galiba.

Ankara'da aile evinde bir Commodore 64 setup'ım var. İstanbul'a taşıyamadığım. Ama burada da çok istediğim için bir tane Ekmek Kasa, bir tane de görünce dayanamadığım Long Board C64C (Benimki Short Board ve özel karakterlerin üste yazıldığı ver.) aldım. Sonra Ebay, Sarı site vs. orjinal bir şeyler aradım bir şeyler de buldum. Bunların hepsi ruhumu besliyordu.

Ta ki aşağıda fotoğraflarını koyacağım Commodore 64 setup'ımı ofise gelen hiç kimsenin farketmemesi ve ilgilenmemesini anlayana kadar. Bu hobimle ilgili konuşacak kimsen olmadığını farkedene kadar.

Bu arada da kendim disket etiketleri, kartuş etiketleri basarak. 3D printer ile basılan baskıları pürüzsüzleştirmek için saatlerce zımparalayarak ve Ekmek Kasa'nın kırık çıkığını macunlayıp boyayarak çok güzel vakit geçirdim.

Sonra çevremde bu konu ile ilgili "aaa bu masadaki ne" diyen bir arkadaşım bile olmadığını farkedince ve biraz da maddi zorluklar başlayınca bütün Commodoreları satmaya karar verdim.

Ankara'daki 1084S'li ilk çocukluğumun Commodore'u hariç.

Ara ara satıp minimal yaşama isteğim oluyor ama Commodore.gen.tr'yi hergün ziyaret ettikçe kendime "Satma bu dursun, sen durmazsın takrar heves edersin. Daha pahalıya tekrar alırsın" diyerek satmaktan vazgeçtim.

Şimdi işlerim biraz durulsa da Ankara'ya gidip biraz Commodore'u kurcalasam diyorum.

Yani özetle bende bir bıkkınlık oluyor ama geçici bir bıkkınlık.

Bu arada forumdan takip ederek bulduğum aldığım;

*IRQ Hack, (Forumdan ilk aldığım proje, beni Ipod üzerinden datasette ile yükleme yapmaktan kurtardı) Nejat Bey

*1581 - Def Leppard (Sağ olsun, 1351 aradığımı söyleyince converter gönderdi. Ayrıca çok ilgilendi.)

*Wifi modem, Power Saver, Fastload, Cupcake vs.bir çok proje - Kaan Akkurt'a
Bu heyecanımızı bu projelerle diri tuttukları için çok teşekkürler.

İsimlerde bir yanlışlık olduysa veya ismini anmayı unuttuğum birisi varsa affetsin.

Biraz uzun bir yazı oldu farkındayım. Umarım sıkılmamaışsınızdır.

Bu arada neden sadece okuyup yazmadığımı da anlamışsınızdır sanıyorum :)

Çünkü Commodore.gen.tr dışında bunları anlatabileceğim kimse yok.

Teşekkürler foruma katkı koyan herkese.

https://drive.google.com/drive/folders/1KJf7N2hfQUPYP0gF64Q8LWum4RcC-WjI

Merak edenler linkten bahsettiğim setupların fotoğraflarına bakabilir.

Edit: Bu arada Amiga almamak için kendimi zor tutuyorum. Almamak için gerekçem ise hiç Amiga kullanamadan 486 bir PC'ye geçmek. Commodore kullandığımız zaman hatılarımda hep Amiga'ya heves ettiğimiz var. Amiga ile ilgili hiç hatıram yok yok. Alınca ne ile uğraşacağımdan emin değilim.

Fikir verip beni Amiga almaya ikna edebilecek olan varsa fikirlere açığım :)

Bu arada Amiga'yı ilk canlı canlı bir TV kanalında KJ (title, logo, vs ekran üstü grafikler) için kullanıldığınd görmüştüm. Bir Amiga 1200'dü. Sene 2001 di. O zaman Amiga ile 3D animasyonlar falan yapıldığını öğrenip çok şaşırmıştım.

Bu arada 24 yıldır kurgu yapıyorum. Tvl'lerde başladım şuanda freelance çalışıyorum.

Daha sonra Kıbrıs'ta yaşamaya başladım. Orada başka bir kanalda çalışan bir yayın yönetmenini ziyaret ettiğimde orada da Amiga 1200 kullanıldığını gördüm. Ve 2009'a kadar TV'de KJ'ler Amiga 1200 üzerinden basıldı.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: onursapci üzerinde Mart 24, 2025, 06:00:55 ÖÖ
Çok güzel bir yazı olmuş :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: tastan.b üzerinde Mart 24, 2025, 06:18:15 ÖÖ
Çok güzel bir yazı olmuş :)

Sıkılmadan okuduysanız ne mutlu. Teşekkürler.

Benim de bıkamamın sebebi olan bu forum ve değerli üyeleri için kendimce " Çok elzem bir durum değilse sosyalleşmeme kararımı (Sorun da diyebilirsiniz ama bu benim tercihim:)"

Bozarak böyle bir yazı yazma gereği duydum.

Bıkmayalım lütfen yoksa ben de bıkarım. Zaten eli yüzü düzgün bir tane hobim var. O da bu "Forum" sayesinde yaşıyor :)

Bu da uzun oldu. Sabrınız için teşekkürler.

Not: Bu arada siz beni tanımıyorsunuz ama ben sizi gayet iyi tanıyorum. Çok iyi bir "Forum Stalker" oldum.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: onursapci üzerinde Mart 24, 2025, 06:30:01 ÖÖ
Eyvah eyvah :) umarım iyi biliyorsunuzdur :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mart 24, 2025, 16:41:40 ÖS
@tastan.b:

Çok güzel bir yazı olmuş. Eminim bu yaşadıklarınızın benzerlerini çoğumuz yaşamışızdır.
Retro bilgisayar/konsol/oyun tutkusu Türkiye'de çok yaygın sayılmaz ama bazen aynı kafadaki insanlarla denk gelebiliyoruz.

Benim de ofisimde CRT monitöre bağlı retro bir Windows 98/DOS masaüstü IBM sistemim ve Windows 98 yüklü retro bir IBM ThinkPad laptopum hep kurulu dururdu. Ancak sonradan çok vakit ayıramadığım için iki PC'yi de eve götürdüm. Konu Windows 3.x, 95, 98 ve DOS olunca o dönem PC kullanmış insanlara denk gelmek nispeten daha kolay oluyor. Arada masamdaki eski PC'yi soran tanıdıklar ve müşterilerim oluyordu. Bir kere çalıştırıp bakabilir miyim diye soranlar da oldu :) Bu tip ufak paylaşımlar insanı gerçekten mutlu ediyor.

Bıkkınlık hissi sarmaması için olabildiğince az şey alarak sadece benim için özel anlam taşıyan ürünleri toplamaya çalışıyorum. Odayı çok doldurmak istemiyorum.

Benim için Windows95/98/3dfx/DOS IBM bilgisayarlar çok nostaljik ve değerli. Bahsettiğim gibi bir de retro IBM Thinkpad laptopum var. Ayrıca PS1'i de çok sevdiğim ve nostaljik bulduğum için zamanında ondan da bir tane almıştım. Bayadır açmasam da o gri fat kasa modeli görmek bile beni mutlu ediyor. PS2 de PS1'in yanında kenarda duruyor. Bunların üstüne bir de salonda TV'ye bağlı duran Retropie emülatörüm var. Onu da genelde Arcade oyunları oynamak için kullanıyorum. Ayrıca denk geldikçe 90'lardan PC oyunları (big box ve CD) ve müzik CD'leri toplamaya devam ediyorum. Bunların çoğunu nadiren kullansam da elimden asla çıkarmak istemediğim ürünler ve varlıkları bile beni multu etmeye yetiyor :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: lunarstrain üzerinde Mart 24, 2025, 19:40:20 ÖS
Bu cihazların bendeki anlamı sadece oyunları, görüntüleri, sesleri vs detaylardan ibaret değil. Bu cihazlarla ilk tanıştığım zamanlar çocukluğumdu, ve belki de hayatımın genelini değerlendirdiğimde kendimi en mutlu hissettiğim dönemdi. İlkokul biter, yaz tatili başlar, ki bunun bendeki göstergesi, o zaman yaşadığımız Bomonti semtindeki kebapçıdan döner kebap alırdı annem, sadece karnemi aldığım günlerde ama. O gün yediğim kebabın lezzetini hiçbir yerde almıyorum mesela. Veya o yıllarda içtiğim limonataların, yediğim frigoların tadını da. İlk gittiğim sinema salonundaki seslere, görüntünün büyüklüğüne hayran oluşumu. Bu duyguları artık yaşayamıyorum.

Bu cihazlar ise sanki bir şekilde o günlerle bugünüm arasında bir köprü işlevi görüyor benim için. O günlerde en çok vakit geçirdiğim oyunları açıp oynuyorum, hatta bazen sırf commodore 64'ü açıp o mavi ekranı, Amiga'yı açıp o disket ikonunu izliyorum. Sırf biraz olsun kendimi o günlere geri döndürebileyim diye.

Her gün açmasak da, her gün dokunmasak da bu cihazların yeri ayrı, bıkmak benim özelimde söz konusu olmayacak.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: onursapci üzerinde Mart 24, 2025, 19:46:36 ÖS
Bu cihazların bendeki anlamı sadece oyunları, görüntüleri, sesleri vs detaylardan ibaret değil. Bu cihazlarla ilk tanıştığım zamanlar çocukluğumdu, ve belki de hayatımın genelini değerlendirdiğimde kendimi en mutlu hissettiğim dönemdi. İlkokul biter, yaz tatili başlar, ki bunun bendeki göstergesi, o zaman yaşadığımız Bomonti semtindeki kebapçıdan döner kebap alırdı annem, sadece karnemi aldığım günlerde ama. O gün yediğim kebabın lezzetini hiçbir yerde almıyorum mesela. Veya o yıllarda içtiğim limonataların, yediğim frigoların tadını da. İlk gittiğim sinema salonundaki seslere, görüntünün büyüklüğüne hayran oluşumu. Bu duyguları artık yaşayamıyorum.

Bu cihazlar ise sanki bir şekilde o günlerle bugünüm arasında bir köprü işlevi görüyor benim için. O günlerde en çok vakit geçirdiğim oyunları açıp oynuyorum, hatta bazen sırf commodore 64'ü açıp o mavi ekranı, Amiga'yı açıp o disket ikonunu izliyorum. Sırf biraz olsun kendimi o günlere geri döndürebileyim diye.

Her gün açmasak da, her gün dokunmasak da bu cihazların yeri ayrı, bıkmak benim özelimde söz konusu olmayacak.

Çok güzel özet . Benim için de aynı


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Solomon üzerinde Nisan 10, 2025, 00:20:16 ÖÖ
Birkaç aydır foruma girmiyordum. Bıktığımdan değil, monotonlaştığından belki. Eskiden üyeler arasında atışmalar oluyordu, uç noktalara gitmedikçe heyecanla izlerdik. Şimdi o da pek yok :)


Konuşulan konulara bir iki de ben değineyim dedim.

Materyalist gözle bakınca birkaç iş adamının idealleri, hırsları ve çekişmeleri sonunda ortaya çıkan Commodore, Atari, Sinclair gibi markalaşmış ticari emtialar aslında retro dediğimiz şeyler.

Jack Tramiel Commodore'u çıkarırken insanların duygusal bağlar kuracakları bir dünya yaratmayı hedeflemiyordu muhtemelen.

Hitler rejimi de Volkswagen'i çiçek çocukların dünya barışı simgelerinden biri olarak çıkartmamıştı.

Posta pulları da ilk basıldığında bir ödeme yöntemiydi sadece.

Bu ticari emtialara asıl değer katanlar onları kullanan kişiler ve topluluklar oldu. Herhalde yapay zeka ile ayrışan en önemli özelliklerimizden biri birşeylere anlam katma ve bu anlamı yaşama becerimizdir. Bu anlam geçmişte yaşadığımız güzel anılarla ilişkilendirildiğinde doğal olarak kopamıyor veya bıkamıyoruz.

Bugün hangi çocuğa verseniz iki dakikada sıkılır ama Myth oynarken aldığım zevki hiç bir yeni oyun bana vermez. Çünkü o oyunlarla birlikte tekrar yaşamayı istediğimiz bir çok anımız da o günlerde kaldı.

Ben de muhtemelen geçmişimle ilgili bağlarından dolayı retroyu bırakacağımı düşünmüyorum. Ofisteki odamda PET ile SX64 bile var, çoğunluğun dikkatini çekmiyor bile. Ayda 1-2 kere evde oynuyorum sadece. Yine de hergün retro odasına göz atmak bile keyif verici. Artık hangi anılarımı canlandırıyorsa...

Zamanla değişen heves ve ilgilere gelince herhalde bu da yapay zekadan farklı olan bir yanımızdır. Gün geçtikçe daha kaliteli zaman geçirme isteği artıyor ve yeni arayışlara giriyoruz belki. Ben son birkaç yıldır farklı alanlarda uzmanlaşmış insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Hem yurt içi hem yurt dışında çok değişik insanlarla tanışma şansım oldu. Kendi alanınız dışına çıkınca beyniniz de monotonluktan kurtuluyor. Vakit ayırabilirseniz bunu denemenizi şiddetle öneririm. Hem kendinize hem de işinize çok faydası olacaktır.

Konuyu açan Avukatka'ya teşekkürler, foruma hareket geldi. Her birimizin anlatacağı ne güzel hikayeler varmış. Umarım bir daha covid ve kamyon hikayesi yaşamaz.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Musti82 üzerinde Nisan 16, 2025, 16:47:40 ÖS
Arkadaşlar anlaşılan hepimiz benzer hisler taşıyormuşuz.:) Bende ilk retro arayışına başladığımda,eskiyi hatırlamaktan ziyade merak vardı içimde. Çocukluğum 1990 larda geçti ve o günlerde yapmak yada almak istediğim şeylere bir bakayım dedim. Emin olun 8 sene geçti üstünden,bir türlü bırakamıyorum.
Hele NFS 1 oyununu ilk açtığımda resmen ağlaycaktım,gece tek başıma odamda idim 7 sene önce,gözlerimden yaş geldi. Sonra dedim kendi kendime Allahtan kimse görmedi halimi. Şimdi bakıyorum da aslında even o günleri hepimiz çok özlemişiz.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Nisan 16, 2025, 18:15:54 ÖS
@tastan.b iyiki yazmışsın, Manowar konserinden yeni çıkmış gibi bir etki içine girdim :D

Uzun yazıları bu arada forum seviyor. Özellikle yavuzg ve son dönemlerde Oğuzhan'nın tamirat yazıları adeta bir çizgi roman hevesinde okunuyor ve devamı bekleniyor.

Ayrıca ben forumdaki çoğu insanın benzer duygusallıkta ve duyguda olduğunu düşünüyorum. Yazdıklarınızı okuduğumda her bir cümlede kendi yansımamı görüyor gibi oluyorum.

Benimde Ofiste Amiga 500'üm kurulu duruyordu. Ama seninde dediğin gibi kimseden ilgi görmeyince bende eve getirdim. Birazda üzülüyordum ya hiç mi merak etmiyorsunuz :)

Yeni planım google mapte bir Bursa Amiga Disket Çekim Merkezi şeklinde bir sayfa yapmak. Belki böylece ilgili insanlarla tanışma ve sohbet etme şansım olur diye düşünüyorum. Oyun çekme işini ilegal olarak hiç sevmesem de ticari kar amaçlı yapmıyorum diyerek azda olsa kendimi teselli edebilirim belki. (Mevcut oyunları mutlaka lisanslı alın)

Cihazları açmak temizlemek, tamir etmeye çalışmakta ayrı bir keyif. Ben Bir cihaz alıyorsam ilk önce onu kozmetik olarak temiz ve bakımlı hale getirmeye çalışıyorum. Retro Bright umduğum etkiyi vermedi keşke verseydi o konuda çok hayal kırıklığı yaşıyorum. İlk bakımlarını yaptığımda cihazlar çicek gibiydi. Sonra gene sarardılar :(

Boyadım felan ama çok iyi olmadı, içim parçalandı, kaplama mı yapsam felan derken, iş kurma macerası geçim derdi aldı kopardı benide biraz bu işlerden.

Hala çabalama içindeyim bir düzen oturtamadım istediğim gibi.(Ama bu koşullarda zaten oturtmakta zor gibi) Dünya yeni bir döngüye girdi. Artık ai insanların yapacaklarına kefil durumda ve hızlıca gelişiyor. Alım gücümüz etki altında. :(

Boş zamanım oldukça tamir ve toparlama işine geri döneceğim. Heyecanla bekliyorum.

Amiga konusunda bence sakin ol abi :) Çok gereksiz pahalandı. Hobiden ziyade koleksiyon değeri daha ön plana çıktı gibi. Allahtan annem A500'ümü atmamış çöpe :) Şimdi alayım desen aman Allahım :) A1200 forumdan saolsun arkadaşların desteği ile ancak aldım.

Duygusal bağın olan cihazlara sahip olmak daha keyifli. Çok cihaz olunca da dikkati dağılıyor bence insanın.

@OnurSapci seni sevmeyen ölsün abi :D :D

Forumun evet bir odağı dağıldı. Birazda pandeminin etkisi vardı evlerdeydik. Vaktimiz vardı. Biraz şu ara insanların odağı değişti bence. Ama zamanla toparlar. Bu hobi işi kolay bitecek bir şey değil.

@Theoden CRT yazmış benim için retroda olmaz ise olmaz. Onun ışıldaması beni zaman ve mekandan bağımsız başka bir evrene götürüyor resmen.

@lunartrain aynen benzer duygular içideyiz bence forum olarak bu konuda.

Birde bende bu retro sevdasına eski alet, erdavatlardaki kalite dikkatimi çekmeye başladı. Gereksiz şekilde eski cihaz veya oyuncaklara dokunma inceleme, malzemeye bak abi şeklinde bir ilgi başladı. Kendimi zor tutuyorum :D Eski gördüğüm herşeyi toplayasım geliyor :D

Konuyu saptırıcam :D yeni arabaları beğenmemeye başladım. Hanıma şunu bile dedim. 95 model mercedes mi alsak :D hanım dövecek gibi bir baktıda :D bir daha diyemedim.

Bana kalsa eski model bir mercedes alıp bir o kadarda masraf yapıp sıfırlatırdım. Yeni araba almaktansa.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: onursapci üzerinde Nisan 16, 2025, 19:14:13 ÖS
Sağ ol Eşrefcim ♥️


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: tastan.b üzerinde Nisan 16, 2025, 23:18:00 ÖS
Teşekkürler AmigaEsref :) Senin vesilenle tekrar tüm foruma sevgiler, saygılar :)

*Araba konusunda ben de senin gibi düşünüyorum. Artık her şey birbirinin aynı gibi görünüyor bana.



Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Voltron üzerinde Nisan 18, 2025, 21:29:54 ÖS
Retro’ya gelene kadar bıkılacak o kadar çok şey var ki… sosyal medya, haberler, iş, insanlar, hastalıklar, hatta bazen çevrem der abartırım ama retro diyemem. Bılkkınlığın sebebi bambaşka bir şey iken, retro’yu günah keçisi ilan edemem.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: freedom üzerinde Nisan 18, 2025, 23:34:29 ÖS
@Voltron,

Aynen katılıyorum.

Sıkılacak bir çok başlık açılabilir, ancak RETRO bu başlıklarda sıralamaya dahi girmez. Zaten sıkıntıları, bıkkınlıkları atmak için RETRO ile uğraşmıyormuyuz.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Nisan 19, 2025, 00:19:00 ÖÖ
@Voltron,

Aynen katılıyorum.

Sıkılacak bir çok başlık açılabilir, ancak RETRO bu başlıklarda sıralamaya dahi girmez. Zaten sıkıntıları, bıkkınlıkları atmak için RETRO ile uğraşmıyormuyuz.
Valla ben onlardan biriyim. Bana terapi gibi geldi. Bir çok sıkıntıyı aşmama yardımcı oldu.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: CommodoreFan ® üzerinde Mayıs 12, 2025, 10:27:03 ÖÖ
Uzun süredir düşündüğüm ve beni biraz bıkkınlığa sürüklemiş konu ile ilgili bir podcast. Bu başlığa gelenlerin ilgisini çeker diye düşünüyorum;

https://content.production.cdn.art19.com/validation=1747121038,3f07a22d-3150-578b-b87e-cd495065908d,VBOiiYHw4efSLysTRLvVmJCUPTE/episodes/e0e69ebf-98b8-416a-91e1-28a20c5a51ca/b73cc6abe1f4ba927c5ae0fd55fd9bab4da455631a6ae22801de4a105faa85c7ce8af952ba1c42e4ce0bb84d43572149a1c20145ecb0428cd1b1df96bec0b7a0/HAYR_61_kurgu_1.mp3 (https://content.production.cdn.art19.com/validation=1747121038,3f07a22d-3150-578b-b87e-cd495065908d,VBOiiYHw4efSLysTRLvVmJCUPTE/episodes/e0e69ebf-98b8-416a-91e1-28a20c5a51ca/b73cc6abe1f4ba927c5ae0fd55fd9bab4da455631a6ae22801de4a105faa85c7ce8af952ba1c42e4ce0bb84d43572149a1c20145ecb0428cd1b1df96bec0b7a0/HAYR_61_kurgu_1.mp3)

Serdar Kuzuloğlu sitesinden;
https://www.mserdark.com/podcastler/ (https://www.mserdark.com/podcastler/)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Mayıs 12, 2025, 10:36:14 ÖÖ
Uzun süredir düşündüğüm ve beni biraz bıkkınlığa sürüklemiş konu ile ilgili bir podcast. Bu başlığa gelenlerin ilgisini çeker diye düşünüyorum;

Güzel podcast.
Eskiden Serdar Kuzuloğlu'nu dinlerdim. Şimdi sesini tekrar duyunca bayadır dinlemediğimi fark ettim.
Eşyalar onlara değer verenler olduğu sürece değerli oluyor. Aynı alana ilgi duymayan bir başkası için çöpten farksız oluyorlar.
Paylaşım için teşekkürler.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: LW3D üzerinde Mayıs 12, 2025, 19:25:08 ÖS
İlk kısım can sıkıcı. Edinmek, bulmak için emek ettiğimiz, yeri geldiğinde birbirimizi ezdiğimiz cihazlar, bir zaman sonra yakınlarımız tarafından çöpe atılacak :/ ne yazık ki.

o nedenle geç olmadan IBM 5170, NeXT Cube ya da Kaypro II'nizi, HP9825'de olur bana hediye edin :P Takasta olur :)

- Bu konuyu her zaman düşünüyorum. Yanlış bir düşünce var. Aslında maddeye, cihaza ulaşmak değil, o sırada elde edilen tecrübe, heycan, merak o hikayeyi anlamlı kılıyor. Yoksa o cihaz değil. Her cihazımın farklı hikayesi, anısı var. Bugün çok sevdiğim bir arkadaşımla şehir dışına gittik. Güzel zaman geçirdik, heycan yaşadık. Güzel bir anımız oldu. Cihazlar ? Çok önemli bile değildi. Zaten elimizde olan şeylerdi. Bugün yaşadığımız anı, güzel an bizim için daha değerli oldu...O misal. Bir gün yakınlarım haraç mezat elden çıkarırsa, onların kaybıdır. Ben kazandığımı kazandım... Güzel dostlar, anılar, zaman geçirdim...


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: fort_apocalypse üzerinde Mayıs 12, 2025, 22:23:16 ÖS
Hurda olarak geri dönüşüme gideceğine, bir özel üniversitenin, blgisayar veya elektronik bölümüne miras bırakılabilir, belki gençlerin eğitimine katkısı olur.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: CommodoreFan ® üzerinde Mayıs 13, 2025, 11:56:08 ÖÖ
Uzun yıllardır beni cezbeden şeyin ne olduğu konusunu düşünüyorum. Net cevabı henüz bulamadım. Kaç ev değiştirdim, hatta sonunda şehir bile değiştirdim ve her gittiğim yere sandıklarca donanımı taşıyıp durdum. Ve bundan cidden sıkıldım. Gelgelelim içimde bir taraf yanlış yapmaktan da korkuyor çünkü şaka maka 30 yılın emeği var. Yarın öbür gün pişmanlık duysam geri dönemeyeceğimi bilmek tedirgin ediyor. Peki konu nedir yani?

* OYUN OYNAMAK MI?
Kesinlikle hayır. Çünkü aynı oyunu laptop pc'de vice ile de oynayabiliyorum, winuae ile de oynayabiliyorum ama tat vermiyor. 

* ORJİNAL DONANIMDAN OYUN OYNAMAK MI?
Bu kısım biraz çokomelli çünkü orjinal donanım (veya benzer birşey) beni gerçekten mutlu ediyor. Yani c64 teybine kafa ayarı yapıp oyunun yüklenmesini beklemekten keyif alıyorum ama neden amiga cihazımda gotek var peki? Eskisi gibi çatır çutur disket değiştirmek neden gereksiz geliyor? Neden c64 teybime ve cpc 464'e "audio in" modu yaptım ve neden cep telefonundan veya mp3çalar'dan oyun yüklüyorum peki? Demek orjinal medyadan oyun yüklemek gibi bir takıntım yok.

* TÜM OLAY O CİHAZLARIN ELİMDE OLMASI MI?
Eğer öyleyse neden elimde çeşit çeşit c64 var? Bir takım alıp masama koyabilir ve istediğim kadar izleyebilirdim, bu da beni mutlu ederdi ama diğerleri neden saklanıyor peki? Yani olay yalnızca görsellik de değil demek ki. Farklı bir bakış açısı getireyim; çocukluğumda commodore 64'ü olan bir yan komşum vardı. Yıllar önce karşılaştığımızda ona bu cihazları topladığımı söyledim ama yıllarını geçirdiği c64'ün akibetini hatırlayamadı. Kuzenine mi vermişti, annesi bunun karşılığında mandal mı almıştı yoksa bit pazarına mı satmıştı veya kömürlükte mi kalmıştı bir türlü hatırlayamadı. O zaman uyandım ki bizim değer yüklediğimiz eşyalar, çoğu insan için hayatlarının bir dönemine eşlik eden objelerden fazlası değil. Mesela yakın zamana kadar çocukluğumda kullandığım walkman duruyordu, kaç sene saklamayı başarmışım demek ki. Çünkü atmaya kıyamadım. Ona baktıkça soğuk bir odada yorgan altında kaçak kaçak dinleyip keyif aldığım geceleri, montumun cebinde yeni türkü'nün yeşilmişik albümü çalarken kadıköy sahilinde şarap çektiğim günleri hatırlıyordum. Sanki cihazı saklamazsam o zamanları da çöpe atacakmışım gibi geliyordu. Peki bu aletler hatıra depoları mı, gerçekten böyle bir özellikleri mi var? Retro hobisinin altında bu gereksiz romantizm mi yatıyor cidden? 

* BU CİHAZLAR HATIRA DEPOLARI İSE, PEKİ NEDEN BAŞKALARINA AİT OLANLARI DA TOPLADIK?
Bu bir çeşit "mazlumun yanında olmak, işleri bitince kenara köşeye atılan değerlere sahip çıkmak" mevzusu mu? Sahipleri tarafından hevesle alınıp sonra sokağa atılan köpeklere barınak yapmak gibi birşey mi bu? Tanımadığımız çocukların zamanında geçirdiği güzel günleri (belki de kötü günleri, bilemeyiz) içinde barındıran bu kutuları elimizde tutmak için sebebimiz ne?

* KENDİMCE BULDUĞUM ANA FİKİRLER:
1) Retro cihazlar ile vakit geçirmek benim için keyifli ama karşımda kanlı canlı duruyor olmaları olmazsa olmaz bir detay. O yüzden vice, winuae falan keyif vermiyor.

2) Orjinal medyadan oyun yüklemek çok önemli değil, oyun yüklensin yeter. Hatta orjinal medya toplayacak olsam bir o kadar daha yere ihtiyacım var ve çok gereksiz. Demek sd karttan yükleme yapan icatlar, cep telefonları veya herhangi bir kaynaktan yükleme yapmak bana uyuyor, yeter ki oyunu orjinal donanıma benzer birşey açsın.

3) Bu cihazların bağlandığı görüntü kaynağı belki de en kritik detay. Günlük yaşamımızda tüplü tv'ye bakmıyoruz çünkü hayatımızdan çıkıp gideli yıllar oldu, onların yerini düz ve ince ekranlar aldı. Ama hatıralarımızdaki, daha doğrusu ilk gözümüzü açtığımızda karşılaştığımız (en azından çoğumuzun) görsel kutu, şekil itibarıyla ahşap veya plastik bir kasaya monte edilmiş bombeli cam idi. Demek bunların üstüne bir de tüplü tv eklenmesi şart.

ÖZET: Masamda hangi retro ile muhatap olmak istiyorsam onun kozmetik olarak temiz bir örneği olacak, kanlı canlı göreceğim. Yalnız önemli bir detay var, oyun veya program benden herhangi bir tuşa basmamı istediğinde aktif olarak o tuşu da kullanıyor olmam lazım. Demek klavye, joystick vs de çalışacak, demek sadece dummy olan bir kasadan bahsetmiyoruz.

Cihaz, üretildiği dönemdeki görüntü teknolojisine yani tüplü tv'ye bağlı olacak. Görüntüyü lcd panelden falan almayacağım.

Sd2iec, Gotek gibi yeni teknolojiyle eski donanımlara hayat veren icatlar kabulüm hatta ilk tercihimdir. Orjinal medya yani disket, kaset vb ile işim yok.

SONUÇ: Tüm bunlar gözönüne alındığında şu an retro işine heveslenmiş olsam, yıllar boyu elli bin parça toplayıp çalışanını çalışmayanını ayırıp saklamak, tamir etmek yerine temiz bir amiga 500 veya C64 kasası alırım ve karşıma koyarım. İçinde tüplü tv'den görüntü almak için gerekli dönüştürücüler de takılmış şekilde raspberry, mini pc, batocera tarzı bir sistem olabilir ama orjinal klavyeyi de kullanmamı sağlayacak keyrah gibi bir donanım bulunmalı. Bu sistemi tüplü tv'ye takıp, usb competition pro veya dönüştürücü ile python joystick aldım mı tamamdır, arka planda veya içeride nelerin döndüğü, hangi işlemcinin ne yaptığı beni bağlamaz. Alışkın olduğum görüntüye, oyuna ve oyun koluna ulaşmışım gerisi hikayedir. Benim için bunun en büyük ispatı, evimdeki arcade kabini. İçinde 32 bit bir laptop barındıran mame 32 sistemi ama açtığımda görüntü tüplü tv'den geliyor, oyuna başlamak için gerçek jeton atıyorum, oyun değiştirmek için ayrı bir butona basıyorum vs. E bu durumda kim bunun orjinal bir arcade kabini olmadığını söyleyebilir? Eksiği nedir?

Mesela bir ara eski bir mac monitörünün içine lcd ekran koymaya çalışan bir arkadaş vardı, pleksi kullanarak tüplü tv camı görüntüsü vermişti. Aradım ama maalesef başlığı bulamadım, bu proje taa o zaman bile aklımda bunlar olduğu için beni çok heyecanlandırmıştı. Sonu hüsran oldu diye hatırlıyorum, gerçekçi bir görüntü elde edilememişti ama belki fresnel lensler ile veya başka bir yolla geliştirilebilir. İşte bıkkınlık ve retro konusunda benim düşüncelerim böyle arkadaşlar...


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: LW3D üzerinde Mayıs 14, 2025, 23:52:37 ÖS
Çok güzel ve uzun bir mesaj yazmışsın @commodoreFan. Teşekkürler. Zevkle okuduk.

Muhakkak herkesin eski bilgisayar ya da sistemlerden beklentisi ve aldığı zevk farklı. Kendi adıma eski sistemleri beni çeken oyun oynama kısmı olmadı. Hatta düşününce sanki çok oyun oynamadım gibime geliyor. Buna rağmen eski oyunların grafikleri, sesleri heycanlanmama sebep oluyor. Dandik Atari2600'ün bildik sesleri bile heycan veriyor. Oyna desen oynamam (river raid dışında) ama şu seslere bir bakar mısınız? Gözlerinizi kapatsanız da, bu Atari 2600 diyorsunuz ve oyunları seslerinden tanıyabiliyorsunuz.


Kısacası, kafayı yemiş durumdayız :) Virüsü kapmışız bir şekilde. O anıları bize yeniden yaşatan, virüsü aktif hale getirecek, görsel, işitsel her türlü girdi heycanlanmamıza mutlu olmamızı sağlıyor. Bu nedenle cihazın çıkardığı ses kadar, çalışmasa bile görselinin zihnimizde oluşturduğu etki, bizi bu sistemlere çekiyor.

Koleksiyona ya da eski sistemlere ilk döndüğüm zaman, "benim neden C64'ün yok?" diye sormuş ve internette resimlerine baktığımda kutusunu görünce duygulanmış dalga geçmeyin ama gözlerim dolmuştu. Çocukluğumun en güzel en heycan verici dönemlerini C64 ile yaşamıştım. Diğer arkadaşları bilmem ama 80lerde C64 almak benim için çok zordu. Bulabildiğim bilgilerden tablolar oluşturuyor her cihazın iyi yönlerini ortaya çıkarıyordum. Amstrad, Sinclair, Atari800XL, SVI'lar hep aklıma kazınmış. C64 bulunca, bir Amstrad'ım olsa fena mı olur? dur bir de Atari 800XL derken... Olay abardı :) Biraz ipin ucu kaldı. Şimdi ne cihazlara ayıracak zamanım ne de saklayacak, hatta kuracak imkanım yok :/ Ama süreç içerisinde farkında olmadan başka bir hastalığa yakalandım. Yeni yeni cihazlar tanımak ve o cihazları edinmek üzerine... Atıyorum PC Engine oyun konsollarıyla hiç alakam yoktu. Ama tanıdıkça sevmeye, sevdikçe edinmeye başladım. x68000'i çok sonraları duydum. Şimdi yeni cihazlar tanıyor, onlara ulaşmak için çabalıyorum. Sürecin kendisi artık bir oyun, av-avcı serüvenine döndü gibi.

Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete misali... Hem eskileri anıyor heycanlanıyor hem de yeni şeyler öğrenip, avlamaya çalışıyoruz. Sonuç ne olur bilmem. hedeflere ulaşınca belki yeni belki de çok alakasız bir başka hedef belirleyeceğiz. Plak koleksiyonu fena olmaz gibi :P





Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: freedom üzerinde Mayıs 15, 2025, 01:34:50 ÖÖ
Yazılanlara baktığımda gördüğüm şey, herkesin heyacanlarının taptaze olduğu, kısacası bıkkınlık diye birşey yok. Her seferinde yeniden heyecanlandığımız bir hobiden, hiç oynamadan, sadece zevk alabiliyorsak halen. Ben ce herşey son sürat devam ediyor demektir. Yazılanlardan böyle anlıyorum.

En azından ben de bu durumdayım. Benimde oynadığım söylenemez. Hatta bir çoğunuzun CGTR toplantılarında isimlerini ezbere bildiğiniz o testlerde bile ben çok az isim hatırlarım. Ancak ev de c64 veya A800XL de bir oyunu ekrana getirip, sesini duymak ve ekranının hareketlerini görmek, uzaktan izlemenin hazzı herşeye değer.

Bıkkınlık filan yok yani, hatıralardan bıkılır mı hiç... ❤️


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Haziran 18, 2025, 13:49:00 ÖS
Konuyu tekrar hortlatayım.

Çocukken yaşadığımız heyecan ve mutluluğu bize yaşatacak birşey yetişkinlikte artık yok gibi. Yeni bir oyun almak kadar basit ve ulaşılabilir bir şeyden bu kadar heyecan ve mutluluk duymayı özlüyoruz. Yeni bir oyunu beklerken, sonunda oyunu alıp eve giderken ve oyunu ilk kez oynarken yaşadığımız heyecan ve mutluluğu yetişkinlikte yaşamıyoruz.

Oyun dışında birşey de olabilir bu. Çocuklar ufak şeyler için aşırı mutlu ve heyecanlı olabiliyor ancak yetişkinler için bu seviyede heyecan ve mutluluklar giderek nadirleşiyor ve seyreliyor. Yetişkinlikte bu duyguların yerini uzun sürelere yayılan bir huzur hissi alıyor.

Gerçekte özlediğimiz şey aslında o eski kafa yapısı. Belki çocukken her gün yaşadığımız heyecanı yetişkin olarak toplamda bir sene içinde bile yaşamıyoruz. Bu yüzden yetişkin olunca aynı şeyleri tekrar yapsak da aynı tadı alamıyoruz çünkü zihinlerimiz artık eskisi gibi yüksek seviye mutluluk ve heyecan üretmiyor.

Kısacası çocukken çok sık ve kolayca yaşadığımız aşırı yüksek mutluluk ve heyecan seviyelerini özlüyoruz.

Bir yetişkini sevinçten zıplayıp koşturtacak kadar heyecanlandırıp mutlu edecek ne kadar şey vardır? Yuva kurmak? Çok zengin olmak? Hayalindeki evi arabayı almak?


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: sgi üzerinde Haziran 18, 2025, 14:54:53 ÖS
Aslında Türkiye'de bu alanda güzel bir müze eksiği var. Bende bu kadar imkan ve kaynak olsa o şekilde değerlendirirdim. Bir de tüketmenin ve biriktirmenin sonu yok, sürekli tüketip biriktirmek yerine basit de olsa bir şeyler üretmek çok daha tatminkar bir deneyim.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: hayat bir oyundur üzerinde Haziran 18, 2025, 15:26:49 ÖS
önce doğarsın dünyayı merak eder keşfedersin elde edemediklerini elde etmek için çabalayıp durursun elde edersin doyarsın en son elde ettiklerinden bıkarsın her şey anlamını yitirir ve bu dünyadan gidersin geride bıraktıkların başkalarına av olur sonra aynı şeyi onlar yaşar.


https://m.youtube.com/watch?v=ZhyZVEFvXOA


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: ercanersoy üzerinde Haziran 19, 2025, 06:59:52 ÖÖ
Bence, eski elektronik aygıtlar, eski yazılımlar, eski kitaplar gibi ürünleri saklanması ve kullanılması çok önemlidir.

Aygıt konusunda zamanında çok pahalı olan ürünler günümüzde çok az kişi tarafından değeri biliniyor ve elektronik aygıtlar ve yazılımlar sürekli geliştirilerek piyasaya sürülüyor. Birçok kişi hep yeni yazılımları çalıştırsın diye sistemleri yeniliyor. Bu durum sürekli tüketime neden oluyor ve dünyada kullanılmayan donanımlar, yazılımlar gibi ürünlerin birikmesine neden oluyor. Sürekli çöpe atma durumu da dünyayı kirletiyor.

Bence, eski elektronik aygıtlar, yazılımlar günümüzde de en azından bazı işlerde kullanılabilir. 20-30-40 yıllık sistemleri ayakta tutmak için uygun maliyetli çeşitli çözümler geliştirilebilir.

Bu retro olayı da bununla da ilgili olduğunu düşünüyorum.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: onursapci üzerinde Haziran 19, 2025, 12:14:30 ÖS
Benim düşüncem herkes geçmişini özlüyor, daha güzel olduğunu düşünüyor, bu cihaz da olabilir anılar da olabilir somut ya da soyut olabilir . Geçmişten birşeyler bulmak hoşunuza gidiyorsa commodore en iyisi :)


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: HkRecai üzerinde Haziran 19, 2025, 12:44:35 ÖS
Sarf malzeme olayı bitince heyecanca bitti, özlemini duyduğum şeyler

Eve hergün gazete alınırdı herhalde son 25 senedir çok nadir gazete almışımdır

Teyp kaseti almak müzik kasetçide kaset doldurtmak dolaba sıra sıra dizmek,

Commodore 64 ve amiga 500 'te oynamak için kaset ve disket işlemleri

Dergi alıp okunmadık tek bir kelimesi kalmadan okuyup bitirmek, dolaba sıra sıra dizmek, keza yanında gelen cd dvd poster vs.

Oyun cd dvd kavramı kocaman bir dünya idi.

VHS kaset kiralayıp evde film izlemek,
Sonraki zamanlarda CD - DVD kiralayıp izlemek.

Şu an herşey bir mouse tıklamasına döndü, klik oyun, klik film, klik müzik, klik dergi gazete, devasa bir içeriğin içindeyiz, tecavüz kaçınılmaz ise zevk almasını bileceksin mantığıyla hayattan keyif almaya çalışıyorum.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: hades üzerinde Haziran 22, 2025, 18:44:19 ÖS
Bıkkınlık hissi?

Kesinlikle değil. Kiminin çocukluk, kiminin ergenlik dönemleri bu 8 bitlikler. Kendi adıma konuşacak olursam 1985'te 48K Spectrumla başlayan bu dönemim C64 ile devam etti. Commodore dergisindeki program döküm ekindeki MDE satırlarını sabırla girmek, derginin her sayfasını okumak o zamanlar için bambaşka bir dünyaydı benim için. Önce Z80 sonra 6510 makine dili öğrenmek, intro kodlamak, saatlerce uğraşmak bile ayrı bir zevkti.
Her güzel şeyin sonu olduğu gibi o günlerin de sonu geldi. Her şey zamanında yaşanınca güzel. Kısıtlı imkanlarla çok şey yapmayı öğrendi o zamanın çocukları/gençleri.
Şimdi kurulu duran bir C64 setim var. Ama en son ne zaman açtım hatırlamıyorum. Harddiskte yüzlerce C64/Spectrum dergisinin pdfleri var.Zamanında ulaşamadığımız yabancı dergiler. Halen eksiklerim var :) Bazen yavaş yavaş yazmaya başlayayım diyorum dergideki programları. Ama bakıyorum hiç bir şeye vakit kalmamış. Oysa hâlâ içimde o dönemlerden kalan çocukça bir istek var.

Bıkkınlık hissim yok ama eskisi gibi uğraşacak zamanım da yok.



Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: AmigaEsref üzerinde Haziran 22, 2025, 19:39:05 ÖS
Ben Hades'e katılıyorum. Beni de en çok boğan zaman bulamamak ve sorumluluklarım. Yoksa heyecan ve eğlencem var aslında. Çocukken sorumluluklarımız azdı beklentiler düşüktü. Seksenlerin ışıltılı dünyası vardı karşımızda. Etkilendik tabi.

Ama ben hala heyecanlanıyorum. Boş zamanım olsa Çizgi Film bile yapardım diyorum :D

Tabi yaşın getirdiği bir sakinlik var. Ama sorumluluk ve zaman bulamama bence körleştirici etki yapıyor.


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: Theoden (CYON4D) üzerinde Haziran 23, 2025, 14:21:57 ÖS
Çocukluğumda Ecstatica'yı ilk oynadığım zamanki heyecanı yaşatabilecek bir oyun varsa zaman bulurum ben hiç sorun değil :D


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: commander64 üzerinde Haziran 23, 2025, 18:02:05 ÖS
Bu konu başlığı da BIKKINLIK verdi artık :D
Çoğumuzun elinde yeterince cihaz ve imkan var. Canınız istedikçe ve fırsat buldukça, cihazları açın oynayın, ne bileyim en azından tozlarını alın, dergileri tekrardan okuyun, güzel vakit geçirin. Forumun eski başlıklarına bakın. Zaman ayıramamak bıkmak değildir. Telefonunuzun zil sesi olarak C64 müziklerini kullanmak bile sizi mutlu edecektir.
O yüzden bıktım mı yoksa bıkmadım mı? diyerek kendinize soru sormayı bırakın yahu!
Bıkmak ya ya bıkmamak işte bütün mesele bu! Bir insana insan mı denir? Bütün işi, yalnızca yemek ve uyumak olursa dünyada? :o :o :o


Konu Başlığı: Ynt: Bıkkınlık hissi
Gönderen: emarti üzerinde Haziran 24, 2025, 01:29:15 ÖÖ
Son mesajlarda geçen konuyu ben de kendi açımdan ele almak istiyorum. Hades’in söyledikleri benim için de geçerli. Eski 8 bitlik sistemlerle başlayan maceraları yeniden yaşamak istiyorum. Örneğin, sayfalarca makine diliyle 16’lık kodları MDE’ye yazmak… Kendimi bu kadar sabrımın kalıp kalmadığını görmek için sınamak istiyorum.

Bıkkınlık hissi ise bende şöyle sıralanabilir:

- Yaptığım donanım ya da yazılım için harcadığım zaman gerçekten buna değer mi sorusu,

- C64’ü bile WiFi ile internete bağlamışsak,

- Forum sayesinde bir zamanlar dergilerde hayranlıkla baktığımız 1581 sürücüsünün replikasına sahip olmuşsak,

- GEOS’u bile kurmuşsak,

- Eskiden haftasonları uzun listelerden özenle seçip kaset ya da disklere çektirdiğimiz oyunların neredeyse tamamına şimdi bir arşiv olarak sahipsek — bu, zamanında herkesin hayali olmasa da mutlaka bir kez aklından geçmiştir.

Aklıma gelen ilk başlıklar bunlar.

Bu eski cihazların, yeni teknolojilerle uyumlu hale getirilmesini sağlayan donanım ve yazılımlar aslında bilgi birikiminin bilimsel birer kanıtı gibi adeta bunu haykırıyor. Kendimden örnek verecek olursam: Programlama yaparken, C64 Assembly’de öğrendiğim bellek kullanımına gösterilen özen hâlâ benim için çok değerli. Bu yüzden günümüzde bu prensibi önemsemeyen programlama dilleri bana cazip gelmiyor. Eski alışkanlıklarımızı özlüyoruz adeta.

Bu nedenle IoT ya da gömülü sistem programlama yaparken kendimi daha mutlu hissediyorum. C ve C++’tan vazgeçemememin sebebi de bu. Hatta Rust ile programlama yaparken bile, C64 ya da Amiga döneminde kod yazarkenki gibi düşünmem gerektiği için Rust’ı tercih eder oldum.