Gümrük konusuyla çok ilgilendim, uğraştım vs. Cimer şikayetleri, kamu denetçisine şikayetler... Sonuç: Koskoca bir hiç oldu. Üstüne üstlük bir de "İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü" araştırmasına konu olmuşum... Biz devlet ve o devletin memurları, çalışanları açısından aciz, bireyleriz. yeri geldiğinde devletin memurları hakkını arayanın hakkından gelmek ve korkutmak için ellerinden geleni de yapabilirler. Haklı olsanız bile (%100) memurun keyfi olmadıktan sonra hakkınızı alamaz, savunamazsınız. sonuçta vatandaşlar olarak potansiyel suçlularız.. Olağan şüpheli..
- Eğer maddi durumunuz çok geniş ve rahat değilse (pire için yorgan yakacak seviyede...10 USD'lik şey için yer geldiğinde gümrük müşavirine 1000lerce TL verecek kadar), yurtdışından bir şey aldığınızda eline geçmeyeceğini düşünerek, bunu öngörerek alışveriş yapmanızda fayda var. Gelirse sizindir, gelmezse hiç sizin olmamıştır gibi. Ürünler gümrükte kalmaz. Aynen geri gider. Satıcı insaflıysa ödediğiniz miktarı iade eder ya da tekrar şansınızı deneyebilirsiniz. Şansınızı denemekten kasıt, gümrükte işler keyfiyetle yürüdüğünden ya da formal bir yapı olmadığından birbirinin tıpa tıp aynısı 2 üründen biri takılırken, diğeri kapınıza kadar gelebilir. Şansınızı deneyip, ısrarla, aynı ürünü 1-2 defa tekrar yollatabilirsiniz. İlkinde takılıp, gümrüğe gelmelisiniz denilen ürünlerin, bir sonrasında direkt eve geldiğini görebilirsiniz. Eğlenceli ve heycanlı yaşam için ideal bir ülkeyiz

Kumarla, bahisle işim olmaz demeyin, şansınızı deneyin

CİMER, Kamu Denetçisi gibi kurumlarıyla sistemin düzelmesi için çaba sarf edebilirsiniz. Ama kanımca boşuna zaman kaybı.
İmkanı olanın bu işlerden uzak durması, mümkünse devletle, memurlarıyla asgari ilişki içerisinde yaşayacağı, hobiler ve yaşam tarzı edinmesini öneririm...Yurt dışına yerleşmek hep karşı çıkmama rağmen, güzel bir seçenek...
- en büyük derdimiz bunlar olsun. Sizin ve sevdiklerinizin sağlıkları, huzurları yerinde olsun...