Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
commodore.gen.trArcade Sistemler ve Oyun KonsollarıArcade Sistemler (Moderatör: yavuzg)[Restorasyon] Elvira and the Party Monsters
Sayfa: 1 ... 11 12 [13] 14 15 ... 60   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: [Restorasyon] Elvira and the Party Monsters  (Okunma Sayısı 118116 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #180 : Haziran 14, 2016, 01:27:21 ÖÖ »

Yavuz kesin biliyorsun da ben de söyleyeyim dedim. Eğer tahrip olmuş o %20'lik kısmın kağıda çıktısını alıp tahtaya transferini yapabilirsen bence büyük bir yükten kurtulmuş olursun üstelik çok gerçekçi olur.

%20'nin %60'ı zaten düz tek renk alanlar, onları maskeleyip airbrush ile rötüşlaması kolay. Geri kalan yıpranmış desenleri de (örn. hayaletler, kuru kafalar, mumlar vs) waterslide decal kağıdına (sulu çıkartma kağıdı - maketçiler iyi bilir) laser çıktı alıp öyle yapıştıracağım zaten.
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #181 : Haziran 22, 2016, 01:48:24 ÖÖ »

Oyun alanının ön yüzündeki tamiratlar bittikten sonra sıra arka yüzüne geldi. Bu yüzey fabrika çıkışında ince bir vernikle (clear coat) kaplanmış ancak yılların etkisi ile hem kararmış hem de vernik yer yer yanık kıvamında gevremişti. Yıllarca solenoidlerin ısısı ve yüksek DC akımdan ötürü oluşmuş metal/karbon tozu verniğe işlemiş ve temizlik ile çıkmıyordu.

Ve zımpara



80'lik ile başlayıp 240'lıkla zımpara turumuzu 1-2 saat içinde tamamladık.



Şimdi özürleri ve dökülme/delikleri bir önceki yazımda paylaştığım şekilde (tahta talaşı ve deniz tutkalı karışımı) macunlayıp kuruduktan sonra da zımparalıyorum.



Bu özürler ilk bakışta çok hayati olmasa da bazıları vida deliklerine denk geliyordu ve parçalar yeniden vidalanırken buralarda gevşeme olabileceğini düşünerek üşenmeyip tamiratını ihmal etmedim.





Son olarak oyun alanının ön yüzeyindeki baskı olmayan düz yerleri de görsellere zarar vermeden zımparalayarak bu işlemi tamamlıyorum...

« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:08:34 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #182 : Haziran 22, 2016, 01:54:23 ÖÖ »

Zımpara işinden sonra garajda bi mıntıka temizliği yapıyorum ki bir sonraki adım için etrafta toz olmaması lazım.



Yıparnmış kabin ve elviranın sökülmüş tüm kaba parçalarını bi kenara toplayıp kendime rahat çalışabilmek için yer açıyorum.



Bir sonraki adım için kullanacağım kompresörümü de yanıbaşıma kuruyorum...



Bu kompresörü hem airbrush için hem de oyun alanı ile işim bittiğinde üzerini clear coat ile kaplamak için kullanacağım sprey boya tabancası için kullanacağım. Yoksa sadece airbrush kullanımı için hem büyük hem de gürültülü bir alet...
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:09:02 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #183 : Haziran 22, 2016, 02:14:36 ÖÖ »

Şimdi artık oyun alanının yıpranmış kısımlarını "rötüşlama" işlemlerine başlayacağım. Bu rötüşlama konusunda pinball camiasında çeşitli zıt fikirler var. Kimisi pinball oyun alanının yılların verdiği "kullanılmışlık" görüntüsünün kendine has retro tarzı olduğunu savunurken kimisi ise yıpranmış bir oyun alanının hem topun hareketini etkileyebileceğinden hem de pinball'un o renkli yapısına ters düştüğünden bahsediyor.

Tabii tamamen yıpranmış ve hem görsel hem de işlevsel olarak problem teşkil eden bir oyun alanının (benim Elvira'nın durumu mesela) onarılması konusunda herkes hem fikir.

Bendeki bazı yerlerin durumu pek retro tarzına benzemediği gibi aslında çirkin bir görünümü var. O yüzden işe en yıpranmış yerden başlıyorum; mylar'ın korumadığı topun dönüş yollarından en yoğun olan yer...



Önce bu bölgenin büyük tek renk alanlarını (siyah olan) boyayacağım. Ancak bunu münük bir fırça ile yapmak hem zor hem de fırça izi bırakacağından bu tür alanları boyamak için airbrush kullanacağım.

Airbrush ile kısmi alanları diğer renkli komşu bölgeleri kirletmeden boyamak için önce "maskeleme" yapmanız lazım. Ancak airbrush ile güzel sonuç almak istiyorsanız maskelemeyi yapı marketlerde badana boya yapmak için kullanılan sıradan kağıt maskeleme bandı ile değil airbrush işi için özel maskeleme filmi kullanmanız lazım. Buna "frisket" deniyor.



Frisket kullanmanın avantajları;

1) Boya sızıntısı yapmıyor.
2) Şeffaf olduğu için konturları görerek kesebiliyorsunuz.
3) Çıkartırken altındaki boyayı kaldırmıyor
4) Sıcak hava tabancasından etkilenmiyor.
5) Çıkartırken arkasında yapışkan bırakmıyor.

İşe boyayacağım bölge için uygun boyutta frisket filmini keserek başlıyorum.



Ve filmi arkasındaki mumlu kağıdı çıkartarak maskeleme yapacağım bölgeye seriyorum. Her yerini bastırmaya gerek yok, sadece kesip çıkartacağım kısımların üzerinden parmağımla geçiyorum.

« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:09:13 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #184 : Haziran 22, 2016, 02:28:42 ÖÖ »

Sonra boyanacak alanı (siyah alanlar) maskelenerek korunacak yerlerden ayrımak için frisketi çok ince uçlu maket bıçağı ile konturlar boyunca kesiyoruz. Düz kenarlar için çelik cetvel kullanıyoruz.



Burada dikkat etmeniz gereken 2 önemli konu var;

1) Mutlaka yeni bir uç ile işe başlayın. Kesimin hemen hemen hiç kullanmadan yapılması gerekiyor ki yıpranmış bir uç ile cebelleşerek hem sinir olmayın hem de kesim yaptığınız kontur düzgün olsun...

2) Bıçağı çok bastırmayın. Frisket'in malzemesi zaten yağ gibi kesilmek için uygun doku ve kalınlıkta olduğundan, ne bileyim anlatması zor, tahtayı bıçağın altında hissetmiyor olmanız lazım. Eğer çok bastırırsanız hem alttaki malzemeyi çizersiniz hem de kesmeye çalıştığını konturu değil bıçağın malzemeyi "çizerken" takip ettiği yollara saparsınız. Kısaca bıçağı "tatlı sert" kullanın.

Bu şekilde kısım kısım frisketi kesip çıkartıyoruz.



Bazı kısımlarda haliyle elle kesim yapmanız lazım.





Bu arada bu fotoğrafta görünmüyor ancak kıvrımlı yerleri keserken bir başka bıçağa geçtim. Bu bıçak kıvrımlarda muhteşem rahatlık sağlıyor...



Ve bölge temizlendi...



Bu şekilde tüm oyun alanını da maskelemek mümkün ancak hem boşuna yorucu bir uğraş olur hem de eninde sonunda dikkatiniz dağılır gözünüzden bir yer mutlaka kaçar...

 
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:09:23 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #185 : Haziran 22, 2016, 02:52:38 ÖÖ »

Hassas maskeleme için frisket kullandık ama hem daha geniş alanların havadaki spreyden etkilenmemesi için hem de daha fazla "pahalı" frisket kullanmamak için bölgeyi konvansiyonel yöntemlerle (sıradan maskeleme bandı ve ambalaj kağıdı) izole ediyoruz...



Maskeleme tamam, artık işin airbrush kısmına geldik. Kullandığım airbrush ve boya bunlar arkadaşlar.




Bu airbrush "hesaplı" cinsten alttan doldurmalı ama yine de dual-action olan bir model. Üstten doldurmalı olan airbrushlar aslında daha yaygın, avantajları da var (örn. daha az boya ve daha az basınçlı hava ile çalışabilmeleri gibi) ancak bu model hem hesaplı hem de boya karışımı kapalı cam şişede olduğundan çıkartıp saklanabilmesi ve hemen hızlıca başka bir şişe kullanarak renk değiştirebilmeniz açısından da pratik...

Ucuz ama külliyen de adi işe yaramaz değil, gayet güzel pratik bir airbrush. İçinizde airbrush için bir heves varsa 300 dolarlık bir IWATA yatırımı yapmadan da bununla onu rahatlıkla tatmin edebilirsiniz.

Neyse, gelelim boyamıza. Boya konusunda airbrush'ın aksine çekingen davranmadım. Bu boya piyasadaki en kaliteli airbrush boyalarından birisi olarak biliniyor. Ben pinball forumlarında oldukça fazla zaman geçirdim ve çoğunluk "Createx" boyalarını kullanıyor. Elbette 3-5 TL'lik akrilik boyalar da kullanabilirsiniz ancak bu boyanın avantajları;

1) Islakken ne ise kuruduğunda da aynı renk kalması.
2) Çok örtücü.
3) Şişeden çıktığı gibi inceltmeden direk airbrush'da kullanılabilmesi.
4) Zamanla renk atması yok. UV'ye dayanıklı.

Neyse, bu malzemelerle kompresörümü 2-3 bar basınçla başlayıp boyayı tatminkar bir şekilde atmamı sağlayan basıncı deneyerek buluyorum. Özellikle boyasına göre basınç ayarı yapmak gerekebiliyor (siyah çok koyu fazla basınç gerektirdi, beyaz daha akışkan daha az basınç yeterli oldu vs).



Uygun basıncı deneyerek buluyorum...



Ve ilk katı atıyorum...



Bu bıyada katlar arası geçiş çok kolay. Boyamayı bırakıp hava tabancası ile boyayı hemen kurutabiliyorsunuz. Yanlız çok sıcak olmamasına ve sürekli aynı yeri ısıtmamaya dikkat edin...




Ve boyamız kurudu...



Böyle böyle 2-3 kat boya attıktan sonra maskeleme mazlemelerini söküyoruz.



Bölgenin siyah alanları tamam
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:09:36 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #186 : Haziran 22, 2016, 03:03:14 ÖÖ »

Bu arada airbrush temizliğine de değineyim yeri gelmişken...

İşiniz o akşamlık bitince airbrush'ı temizlemeniz lazım zira unutursanız airbrush'ınızı ertesi gün kullanamazsınız, tıkanır.

Bunun için basitçe boş bir şişey su dolduruyorum. Sonra airbrush'ı biraz sıkıyorum...



Sonra airbrush'ın ucunu elimle kapatıyorum ve yeniden hava basıyorum.



Bu sayede airbrush'ın içinde kalan boya şişeye boşalıyor



Bu işlemi şişeye boya akmayıncaya ve airbrush'dan sadece saf su çıkmaya başlayıncaya kadar bir kaç defa daha yapıyorum.

Son olarak o gecelik işimizi kapatıyorsak airbrush'ı temizleyici solüsyon ile temizliyoruz...



Forumlarda bu iş için solüsyona para vermeye gerek olmadığı basitçe "camsil" de kullanılabileceğinden bahsediliyor ama ben yine de şimdilik özel temizlik solüsyonunu kullanmaya devam ediyorum...
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:09:52 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #187 : Haziran 22, 2016, 03:13:43 ÖÖ »

İşimize devam ediyoruz...

Şimdi sıra yıpranmış diğer detay alanlarda. Bu bölgede yıpranmış olan alanlar siyah ve beyaz kısımlar. Bir de tabii güzelim grafikler. Grafikler (hayalet, kurukafa, konuşma baloncuğu vs) basitçe rötüşlanarak kurtarılma noktasını çoktan geçmiş durumda. Bu yüzden bu alanlarda waterslide decal kullanacağım (maketçiler bilir - sulu çıkartma olarak da bilinir). Ancak waterslide decal kullanabilmem için beyaz bir arkaplan zemine ihtiyacım var zira elimde şeffaf olan waterslide var ve "beyaz" basan bir printer olan baskı merkezi bilmiyorum Görsellerdeki beyaz alanlar bildiğiniz üzere basılmaz (kağıt zaten beyaz ya hesabı).

Neyse, yıpranmış hatta sararmış beyaz alanları yine aynı şekilde maskeliyorum...



Ve aynı şekilde airbrush ile boyayıp kurutuyorum.



Frisket'ı çıkarttıkça fabrikadan çıkmış bir görüntü elde ediyorum



Böyle böyle devam ederek...



Üzerinde çalıştığım bölgedeki tüm beyaz ve üzerine waterslide decal yapacağım alanları boyuyorum.

« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:10:03 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #188 : Haziran 22, 2016, 03:33:08 ÖÖ »

Gelelim waterslide decal (sulu çıkartma) konusuna...

Bunu maketçiler bilir. Özel (ve pahalı) bir kağıdı vardır. Genelde 2 tipte, yani inkjet ve lazer yazıcı için olan tipleri vardır. Ben lazer için olan türünü tercih ediyorum. Inkjet mürekkebi hem zamanla renk atması yapmasından hem de baskı sonrası işlemesi daha zor (o konuya burada girmeyeceğim) olmasından dolayı. Ayrıca baskıyı renk uyumu açısından profesyonel bir makineden alacağımdan dolayı lazer tipini kullandım.

Oyun alanı görselini virtual pinball forumlarından buldum. Baskı için çok muhteşem bir çözünürlükte olmamasına rağmen küçük alanlarda sorun olmayacak derecede de detaylı bir tarama imajı bulabildim. Küçük alanları resim programında kesip, 300 dpi'ı yükseltip (ki bu işlemde görüntü hafif bulanıklaşıyor) sonrasında da bir keskinleştirici filtre atınca gayet net bir görüntü oldu.

Renk uyumunu yakalamak adına da baskı merkezinde önce uyduruk fotoğraf kağıdına çıktı aldırdım ki tanesi 12 TL'lik waterslide kağıdını boşuna harcamayayım diye



Decal olayında dikkat edilecek bir iki husus var; öncelikle çıkartma yapacağınız görseli konturuna göre kesmeniz lazım. Kare/dikdörtgen şeklinde geniş geniş keserseniz çıkartmanın şekli farkedilir.



decal'ı kağıttan ayrımak için su kullanıyoruz. Bir özelliği yok. Oda sıcaklığında ne soğuk ne sıcak bildiğimiz musluk suyu...



Çıkartmayı yapıştıracağımız alanı hafifçe ıslatıyoruz. Bu iş için özel solüsyonlar da var (Maalesef elimde onlardan yok ama su da idare eder)



Sonra decal'ımızı suya bırakıyoruz. Önce hemen bir kıvrılıyor. Sonra kıvrılması yavaş yavaş açılıyor ki 15-20 saniye sonra çıkartmamız uygulamaya hazır hale geliyor. Suda haddinden fazla tutmamanız lazım zira decal kağıttan kurtulup yüzmeye başlarsa uygulayamazsınız...



Decal'ı uygulama yapılacak yüzeye getirip bir ucundan hafiçe tutarken diğer elinizle arkasındaki kağıdı yavaşça çekiyorsunuz...



Bu sırada hizalam yapmaya vaktiniz var. Biraz daha su damlatarak decal'i oynatmanız mümkün.

Ayrıca decal'i çok ince konturlarda kesmemeniz lazım zira decal'i uygularken kopartabilirsiniz. Bu yüzden örneğin ben bu mum görselini iki parça halinde uyguladım.



Decal'ın yeri konusunda karar kıldıysanız peçete ile sağa sola oynatmadan sadece üstüne hafifçe bastırarak suyunu alın. Bu şekilde decal yerine sabitlenecektir...



« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:10:14 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.007



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #189 : Haziran 22, 2016, 03:47:34 ÖÖ »

Decal konusunda işimiz henüz bitmedi

Son bir detayımız daha var.

Sulu çıkartmamız oldukça ince bir malzeme, buaray kadar OK. Ancak sıfır kalınlıkta değil. Dikkatli bir göz biraz da açıyla baktığında özellikle kenar konturlarını farkedebiliyor. Bu yüzden decal'ı eritmek ve kontrularını daha da yumuşatarak belirsiz hale yaklaştırmak için "Decal Fix" kullanmamız lazım...



Bu solüsyonu decal'ı yerleştirme işimiz bittikten ve decal kuruduktan sonra yapıyoruz. Bu solüsyonu önce bir fırçaya hafifçe "damlatıyoruz"



Sonra decal'in konturlarına ve hafifçe üzerine sürüyoruz...



Bu solüsyon decal'ın malzemesini iyice yumuşatarak ve incelterek yüzeyle neredeyse bir olmasını sağlıyor. Özellikle kenar konturları hemen hemen yok oluyor. Ne demek istediğimi özellikle bu yazı decal'inin dar açılı fotoğrafında görebilirsiniz. Yazılar sonuçta bir sticker ancak hemen hemen bir baskı kadar ince ve kesilen kenarları neredeyse hiç farkedilmiyor...



Sonunda bu bölgeyi tamamlıyorum...



Bir de bir klasik "Öncesi Sonrası"

Öncesi:



Sonrası:



Bu akşamlık bu kadar...
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2017, 18:10:34 ÖS Gönderen: yavuzg » Logged

joker_
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 2.123



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #190 : Haziran 22, 2016, 08:00:12 ÖÖ »

Yeminlen beynim döndü. Abi ne sabır var sende. Ben çoktan balta ile girişmiştim. Kahkaha
Logged
ibeser (Ayak Takımı)
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 2.026


Sega<Nintendo<Amiga


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #191 : Haziran 22, 2016, 08:21:25 ÖÖ »

Yeminlen beynim döndü. Abi ne sabır var sende. Ben çoktan balta ile girişmiştim. Kahkaha
Kesinlikle!
Logged

Ayak Takımı Organizasyon Ekibi
www.ayaktakimi.org
hades
Üye
****
Mesaj Sayısı: 323



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #192 : Haziran 22, 2016, 08:26:07 ÖÖ »

restorasyon bittikten sonra Yavuz garajda pinball turnuvası düzenlesin.
Logged
ibeser (Ayak Takımı)
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 2.026


Sega<Nintendo<Amiga


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #193 : Haziran 22, 2016, 09:12:47 ÖÖ »

restorasyon bittikten sonra Yavuz garajda pinball turnuvası düzenlesin.
Çok iyi fikir Organizasyona he derse Yavuz, ben seve seve tüm gücümü kullanırım
İçecekler benden...
Logged

Ayak Takımı Organizasyon Ekibi
www.ayaktakimi.org
Agony
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.228


Amiga gibi yar, Commodore gibi de yadigar olmaz.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #194 : Haziran 22, 2016, 10:06:42 ÖÖ »

Oy oy o ne güzle iştir öyle. Abi harika duruyor. Arkadaşların dediği gibi, bitince garajda bir parti verirsen hem katılımcı hemde destekçi olmak isterim

Bu arada airbrush temizlemek için tiner kullanılsa sıkıntı olur mu? Sanayide genelde öyle yaparız Hatta onun için özel temizleme makinesi bile var. Otomatik yapıyor.
Logged

Sayfa: 1 ... 11 12 [13] 14 15 ... 60   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: