Digital Baskı Fiyaskosu
Bu arada baktım da bu proje üzerinde aktif harcadığım 18. gün olmuş. Neyse, dün dediğim üzere bu sabah digitalci arkadaşın yolunu tuttum. Bizimkisinin acil bir işi çıkmış, pazartesi gelmemi rica etti. Pazartesi de hayatta Kadıköy'e bir daha inemem. Neyse gelmişken başka bir yere girip bastırayım dedim ve girdim.
Şimdi fiyasko diyorum, aslında gideri olacak kadar işimi hallettim. Ama bir kaç konuda olaylar beklediğimden çok farklı gelişti.
Öncelikle marquee alanı için folyo kesim yaptırmam gerekiyordu ama onu başka bir yerde yaptırmamı söylediler, ellerinde yokmuş makina. Tamam dedik.
İkinci konu benim 1200 DPI'da hazırladığım görselleri adam gözlerimin önünde makinaya gönderirken 120, evet yüzyirmi DPI a düşürdü. Hoop moop dedim ama adam makinanın zaten 120 DPI üzerinde gönderilse bile aynı kalitede basacağını söyledi. Konuda detaylı bilgim olmadığı ve makinayı tanımadığım için itiraz edemedim. Ama sonuçta alacağım görselin beklediğim kalitede olmayacağını bu noktada hissettim.
Son olarak yavuzg nin söylediği gibi solvent boya olmasını istedim, adam zaten solvent baskı yaptığını söyledi. Ama sonra sohbet esnasında farkettim ki aslında iki değil üç çeşit boya varmış. Normal boya, solvent boya ve UV boya. Neyse anlaşılan elimdeki görseller solacak...

Adam dış mekan solvent boya solmaz dedi ama UV olsa idi hiç bir şey olmazdı dedi. Tabi tahmin edeceğiniz üzere adamın elinde UV baskı makinası yoktu...

Neyse görselleri dizdik, köşede boş ver kalınca sadece denemek için marquee logosunu da eklettim. Baskıdan bir görünüm:

Şimdi son fiyasko da kırmızı rengin tonunda. Burada farkettiniz mi bilmiyorum, bu beklediğim hafif turuncumtrak NEO GEO kırmızısı değil. Şimdi bu konunun da hikayesi şu. Ben forumlarda araştırırken, NEO GEO kırmızısının yabancı bir boya markanın "Red Sea" kod adlı rengi olduğunu okudum. Bu rengi araştırıp CMYK kodunu buldum. Tasarımları da bire bir bu CMYK kodu ile yapıp, görselleri bile RGB değil CMYK olarak hazırladım. Ama bu renk beklediğimden daha kırmızı. Şimdi burada hata nerede oldu bilmiyorum. Makina kalibrasyonu mu, rengin orjinal rengin Red Sea olmaması mı, yoksa beklentimin yanlış olması mı bunu araştıracağım.
Neyse herşeye rağmen çok bir para vermediğim ve görsellerin yeniden uygulanabilir olması sebebi ile ofise dönüp işe eldeki malzeme ile devam etme kararı alıyorum.
Eldeki malzeme:

Kalite beklediğim gibi çok yüksek değil:

SNK yazısının N harfine bakın. Bir tarafı net, diğer tarafı bulanık. Her tarafı net olan kısım kadar olsa bile memnun olabilirdim.

Neyse devam ediyorum, moral bozmak yok...
Kontrol paneli görselini kesip çıkartıyorum. Şimdi bunun kenarlarına ben her yönden 1cm fazla pay bırakmıştım. Nasıl olacak ta delikleri tam hizlayacağım acaba?

Ha bu arada adam bunu uygulayabilecek misin sen diye sordu. Kredi kartı vb ile hallederim dedim. Elime bunu tutuşturdu, bir de adı varmış ama unuttum. Neyse önemli alet bundan edinmek lazım...


Nerede kalmıştık, evet, çarpraz köşelerde bulunan birer buton deliğini önce neşter tipinde olan maket bıçağı ile kesip çıkarttım. Bu bölgelere ait delikleri hizalayıp yavaş yavaş uygulamaya başladım.
Bu malzeme ilginçmiş. Öncelikle esnek, çekiştirince bir miktar uzuyor. Acaip kokuyor, gözlerim yandı, sanırım solvent henüz tam uçmadı. altında hava kalırsa çok kötü baloncuk oluşuyor. Çok yavaş uygulamak gerekiyor, ya da acemilikten. Bittikten sonra gene de baloncuk kalırsa ufak tefek, neşter ile balon patlatır gibi bir noktaya dokunuş yapıp sıvazlayınca baloncuk gidiyor.
Yaklaşık 30dk uğraştırktan sonra panel hazır. Panelin kıvrımlı yeri uğraştırdı. Spatula gibi olan alet orada pek yararlı olmadı, parmak mehareti ile hallettim.

Çok hafif kaydırmışım, ama dediğim gibi gideri var. Kaplanıp butonlar falan takılınca marolim biraz yerine geldi.


Kabaca kabine yerleştirip bakıyoruz. Eh hiç de fena olmadı. Kabin ortaya çıkıyor artık.

Hızmı alamayıp devam ediyorum. Önce kabini yatırıyoruz, sonra son bir kez hafif hafif su zımparası ile elime hiç pürüz gelmeyecek şekilde bir geçiyorum. İyice temizleyip, yan panellerden birini sıvıyorum.

Burada yavuzg nin tavsiye ettiği gibi köşeleri gerdirip, fazlalık stickeri kanal vuyalarına kadar kıvırıp maket bıçağı ile kestim. T-Mould gelince güzel olacak.
Başlamışken devam edelim. Uygun ölçüde bir pleksi kesiyoruz.

Kaplamayı yapıyoruz. Açıkçası bu tamamen deneysel, bu folyonun ışığı geçirip geçirmeyeceğini bile bilmiyorum. Ve evet, biraz yamuk oldu.


Hemen deniyoruz. LED ler kapalı iken bu şekilde:

Işıklar kapalı iken gideri yok değil. Ama buna L çıta istiyor. Elimde bir miktar vardı, belki çıta kaplar bu şekilde kullanırım.
Işıklar yanınca durum bu:

Beklediğim gibi iç çıtalar gölge yaptı. Işık geçirgenliği fena değil aslında. Ama eminim ki folyo kesim olsa çok daha iyi olacaktı. Buna üst ve alt kısıma dediğim gibi çıta takıp bakacağım. Kurtarırsa bu şekilde bırakabilirim şimdilik.
Artık cidden bu kabini bitirmem lazım...
Şimdi sırada diğer yüzün sıvaması var. Görüşmek üzere...