Akşam evde 50 dakika civarını kadar dinlemiştim. Kalanı da işyerimde dinledim.
Oldukça keyifli bir sohbet olmuş yine

Bahsedilen çoğu konu benim gençlik yıllarıma denk geliyordu. Yabancı olmasam bile öyle anılarım çok depreşmedi.
Aklıma geldi bir çocukluk anımı da ben anlatayım.
Köyde olimpiyat düzenlerdik. Cirit atma. Sırıkla atlama (fasulye sırığı

)
okçuluk, koşu vb.
Maraton koşusu yapacağız;
Maraton dediğimiz de, sokaklardan dolaşıp evlerin etrafında 2 tur atacağız.
Toplasan 500-600 metre falan.
TV de seyretmişsiz ya; maratonda tempolu, tempolu yavaş yavaş koşmamız gerektiği için;
ben ve amcaoğulları başladık yavaş yavaş tempolu koşmaya.
Arkadaşlardan birisinin maraton yarışlarındam haberi olmasa gerek.
Topukladı gitti. Arayı epey açtı.
Kafamda ölçtüm biçtim. Dedim ben bu tempoyla gidersem, sittin sene yarışı kazanamam. Başlarım maratonuna da kuralına da diyerek, bir müddet sonra, arkadan ben de topukladım.
Zar zor, son metrelerde o arkadaşı geçmiş ve yarışı kazanmıştım
