Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 8   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: MacMini için OS4  (Okunma Sayısı 74242 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bakkada
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 935



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #30 : Aralık 19, 2007, 23:01:07 ÖS »

Bakkada, microsoft'un MacOS'u öldürdüğü konusunda sana katılamayacağım. Mac OSX serisi, çok iyi gidiyor bence...
Bana grafik tasarim sirketleri disinda yaygin olarak MacOs kullanan sirket gosterebilir misiniz?yazilim dunyasi lisanslama uzerine kurulu ve gercek lisanslamayi sadece sirketler yapiyor , ev kullanicilari zaten microsoftun citir cerezleri sirketlerin yaninda.MacOS X kendi iyi gittigine inansaydi Apple makinelerde WindowsXP'ye izin vermezdi...
Belirtmek istedigim su : Su an linux,macos AmigaOs windowstan kararli,stabil ,arayuzu daha iyi isletim sistemleri olabilirler ki oyle sayilirlar ama 1.sadece ev kullanicilari icin(linux gene biraz biraz server tarafinda yaygin) 2.ne kadar gelisirlerse gelissinler MS'e yetismeleri cok zaman alir.

MS su an yeni nesil bilgisayarlar ve isletim sistemlerinin tasarimi pesinde x86mimarisi sıkısmaya gidiyor , isletim sistemleri cok buyuk yenilikler getirememekte.Yeni nesil bilgisayarlar insanla bilgisayar arasindaki iletisimi mumkun oldugu kadar sadelestirmeye arada aygit olmadan direkt mudaheleye izin vericek sekilde tasarlamaya calisiyor.Dokunmatik ekranlar,akilli yazilimlar,360 derece goruntu veren monitorler.Artik sadece ekrani acicaksiniz ve sanal gerceklik icinde bilgisayari siz yoneteceksiniz.
Bir diger konu ise insanin direkt bilgisayar olmasi.Soylentilere gore Microsoft simdiden insanin sinir sistemi uzerinden veri iletisiminin on patentini almis durumda ve beyin organinin HDD ile benzerligi uzerine calismalar devam ediyor.Bozuk para buyuklugunde sabit disklerin insan derisi altina yerlestirilebilmesi an meselesi.Katlanabilir kagit LCD'ler gittikce olgunlasiyor.Yani birgun lcd ekran yerine gozluk takip boynunuzdaki sabit diskten word dosyanizi acarak okuyabilicek konuma gelmeniz hayalden ote MS tarafindan yapilmaya calisan seyler.

Ozetle MS'in biraktigini AmigaOS yeni toparlamaya calisiyor.

takkadam güzel insanım, heykelini dikeyim senin
Amiga ile MS i karşılaştırmak çok yanlış. KOBİ ve ev kullanıcı pazarına dünya çapında ezici üstünlükle hakim bir şirketle toplasan 2000 tane kullanıcısı olmayan bir işletim sistemini karşılaştırıyorsun.
judam guzel gozluklu yigidim , ben karsilastirmiorum Guvenc ustad amiga si ole bi olur ki demis bence olmaz neden olmazin sebebini annatmaya calisiorum kendimce....
Yoksa zaten elma ile armutu karsilastirios...
Logged
Leon
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.110



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #31 : Aralık 20, 2007, 00:01:08 ÖÖ »

Bu konu cok güzel bir konu esasinda. Bakkada, ben senin analizlerine sonuna kadar katiliyorum. Benim de demek istedigim su idi ki, Amiga'nin elinde hala kendine ait bir takim patentler var. Microsoft bir patent avcisidir. Elindeki teknolojilerin önemli bir kismi, satin aldigi patentlerden olusur. Patent alamadigi zaman, patentin sahibi kücük sirketi satin alip kendi icinde "öldürerek" amacina ulasmistir. Amiga'nin da bu anlamda degerini gayet iyi bilir. Eminim, bir firsat ciksa, Amiga Inc. yi ve Amiga'nin patentlerini de satin alir ve Amiga'yi bu anlamda öldürür. Demek istedigim buydu esasinda.

Devilish, custom chip konusunda ben de uzun süre düsündüm.

Custom chip tasarlama ihtiyacinin temelinde, makineleri daha düsük fiyatlara maletme istegi yatiyordu. Atiyorum, iki rakip makine de ayni cipi disaridan alirsa, cip üreticisinin bu cipleri iki firmaya ayni maliyetten vermesi durumunda, takla da atsalar, iki firma fiyat anlaminda birbirine üstünlük saglayamiyordu, düsük fiyattan ürün sunabilmenin tek yolu, kar marjini düsürmekti. Ancak Custom Chip furyasi basladiginda fiyatlar ciddi derecede yüksekti (binlerce dolar seviyesinde). Böylece Commodore, kendi yaptigi ve yapacagi satislara güvenerek, ciplerini kendi bünyesinde tasarladi ve bu cipleri toplu olarak uzak doguda vs. ürettirdi. Hala Vesalia'nin Amiga custom chip'leri satmasinin sebebi Commodore'un bu devasa stogudur. Bu stoklar, sirketin "radikal" Amiga'lar üretip piyasaya sunamamasinda "üst yönetimin karari" anlaminda etkilidir. Belki de, yüklü bir Paula stogu yüzünden, Amiga ömrü boyu 8-bit'lik ses ciplerine mahkum kalmistir. Dave Haynie'nin AAA cipseti belki bu sebeplerden dolayi gerceklesememistir.

Custom grafik cipleri üretilip kullanilirken, kac tane grafik cipi üreten firma vardi ki?

Bugünlerde durum tersine döndü. Esasinda, NVIDIA'nin, ATI'nin cipleri de Custom Chip sayilabilir. Bu firmalarin üretimleri inanilmaz derecede adetli, ve IT sektörünün en kuvvetli kozu "adet" oldugu icin, fiyatlari da o kadar ucuz.

Amiga gibi hic bir kücük olusum, bu saatten sonra kendi custom cipini üretip bir makine cikaramaz. Keske mümkün olsa. Anakarti dahi ürettiremiyor iste. Urettirince de x86 anakartlarinin on kati pahali oluyor. Bu da fanatiklerinin disinda bir kitleye ulasmasini engelliyor.

Bu durumun iki yolu var. Birincisi, ya aynen bu sekilde devam edecek, bir anakarta 500 dolar vermeye razi sadik kullanicilarina hitap ederek yasayacak, ya da isletim sistemini x86 üzerine port edip, herkesi donanim kaygisindan kurtaracak...
Logged

Efika | Amiga CD32 | 3 x C64, 2 x 1530, 1 x 1531 | Amstrad CPC64 | Amstrad CPC6128 | C64-DTV | Atari 2600 | Atari 2600 Jr. | Atari 800XL | Atari Paddle | Vestel MSX  | Sony Hitbit MSX | A500 | A500 Plus | A590 | A1200 Blizzard 1230-IV | CASIO VL-1 TONE | CASIO VL-10 | Mac Mini G4 @1,42Ggz
DevilisH
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.163


aLWaYs AmigA


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #32 : Aralık 20, 2007, 00:23:12 ÖÖ »

Güvenç Hocam, peki Os4.0 ve ilerde OSX çıkarsa, x86'ya port edilirse ve hatta yazılım firmalarıda destek verirse!!! AmigA 'nın durumu ne olacak.AmigA bilgisayarları tamamen ölmeyecek mi sence?

Anlayamadığım şu, yaşatmaya çalıştığımız WorkBench mi? Amiga'mı?

Birde deminki mesajımda asıl kastettiğim şey şu.PC anakartları bile yavaş yavaş onboard çipsete dönmeye başladı.Evet, maliyeti yüksek olur belki ama Zorro gibi Amiga'ya özel kendi ürettiği ekran kartları, yada Amiga 500,600,1200 vs vs genişleme portları gibi kendine has genişleme yuvaları olan yeni üretim bir AmigA güzel olmaz mı? İlk yatırım maliyeti yüksek olan bir AmigA eğer eskisi gibi bilgisayar dünyasında bir devrim yapabilirse bu zamanla büyük bir kar'a geçebilir heralde.

(Tabii MS 'a kafa tutabilecek kadar büyük parası olan bir firma AmigA'yı satın alırsa Kahkaha)
Logged

nightlord
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 558



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #33 : Aralık 20, 2007, 00:25:02 ÖÖ »

AmigaOS'un en baştan beri kullandığı monolithic kernel üzerinde preemptive multitasking Windows serisine NT 3.51 ve 95 serileri ile tam anlamıyla oturtulabildi ki bu sistemlerin ne kadar stabil oldukları hakkındaki efsaneleri(!) duymayan değil yaşamayanımız kalmamıştır. aranızda o meşhur mavi ekranları t-shirt yaptırmayı hiç düşünmeyeniniz var mı gerçekten?

Hmm benim bildigim kadari ile Butun linux ve windows kernelleri her zaman monolithic idi. monolithic olmayan bildigim tek kernel (yani micro kernel) GNU Hurd kerneli.

Bir de Win 9x serisi ile win Nt kernelleri arasinda cok ciddi farklar oldugunu da belirteyim. En onemli fark, nt kernellerinde 386lardan itibaren CPUda desteklenen processlere farkli memory space verilmesi ve boylece bir process'in baska processin adres uzayina ulasip oradaki veriyi bozamamasi olayi var. Win 9x kernelinde ise butun processler butun bellege ulasabiliyor ve birbirini bozabiliyor. Bildigim kadari ile Amiga OS'ta da durum bu nitekim 68K serisi cpularin cogunda MMU (yani farkli adres uzaylarini yoneten hw) yok. Dolayisiyla bu bakimdan Amiga OS saglamlik bakimindan en fazla Win 95 ile yarisabilir. Eger Amiga OS'un x versiyonundan yukarisi protected memory modelini destekliyor ise ancak o zaman o versiyonlar saglamlik olarak Windows NT ve Linux kernelleri ile karsilastirilabilir.

Fakat protected memory olayi da tek basina OS'u saglam kilmaya yetmiyor. Hem Windows hem linux'ta saglamliga etki eden cok onemli bir faktor daha var. Driverlar. Driverlar hw'e direk erisebilsinler diye OS tarafindan yuksek erisim haklari ile calistiriliyorlar (yani kernel space'de) yani bir driver yazilimindaki hata butun sisteminizin gocmesine sebep olabiliyor. Aslinda kullanicilarin yillarca karsilastigi mavi ekran sorunlarinin neredeyse tamaminin driver hatalarindan kaynaklandigini cogu insan bilmiyor. Bu mavi ekranlar microsoft tarafindan yazilmamis kodlar. Bunlar cogu zaman, taiwan'da bir tv karti sirketinin 5 tane yeni mezun muhendise 2 ayda yazdirdigi bug dolu tv karti driver'i falan. Malesef uzun yillar hepimiz aldigimiz ucuz kartlarin kalitesiz driverlarindaki buglar yuzunden binlerce kere mavi ekran gorduk ve bunun sucunu da hep microsoft'a iliskilendirdik.

Bu yuzden Microsoft 4-5 yil once Driver signing programini baslatti. Boylece windows icin yazilan driverlarin kalitesini kontrol altinda tutmaya calisiyor. Driver yazarlarina saglanan development kitler ve tonlarca test sayesinde insanlarin driver yazarken abuk bellek erisimleri yapip yapmadiklarini kendi kendilerine kontrol edebilmeleri saglanmaya calisiliyor. Bunun sonucu olarak, XP de ve Vistada yasadiginiz mavi ekran tecrubesi neredeyse sifira yakin olmali.

Bu problemi asmanin bir diger yolu da monolitik kernel modelinden vazgecmek olabilir. micro kernellerde driverlar yuksek erisim haklari ile kernel space'de calismaz. uygulamalar ile ayni seviyede calisir. dolayisiyla bir driver bug'i sistemi gocertemez. Fakat bunun bedeli olarak da ciddi bir performans dusmesi yasaniyor. Bu yuzden gerek Linux gerek NT kernelleri bu modeli secmemisler.

Simdi butun bunlari neden anlatiyorum amacim ne Windows veya linuxu savunmak ne de Amiga OS'u kotulemek. Sadece LW3Dnin deyimiyle bazen "sehir efsaneleri" o kadar cok dile getiriliyor ki insanlar teknik dayanak olmadan inanmaya basliyor.  

Amiga'yi benim sevmemin nedeni konusunda Devilish'e katiliyorum. Ben de Amiganin yazilimi ve donanimi ile bir butun olarak farkli bir sistem olmasi yuzunden ilgileniyorum. Commodore 64 ile de ayni sebebple ilgileniyorum. Iyi dusunulmus bir hw, bu hw'in sartlari ile uyumlu tasarlanmis bir komut seti, bir bus mimarisi, bir yazilim gelenegi bunlar benim icin sitemi bir butun olarak ilginc kiliyor

Amigaya sadece Amiga OS olarak bakip altindan hw farklilasmasini cektiginizde bu platformun onemli bir farklilasma ve one gecme avantajini yok etmis oluyorsunuz. Bu yuzden bana gore Amiga Os kalkip X86 da calisirsa, kisa vadede pazar artisi saglayabilir. Ama toplamda X86 uzerinde yillardir gelistirilen ve teknik olarak da uzerine cok fazla yatirim yapilmis olan Windows ve Linux sistemlerinin performans olarak cok cok gerisinde kalacagini dusunuyorum.

Evet bu kadar ahkam kestikten sonra ben nacizane "Amiganin kurtulusu" konulu son savimi da ortaya atiyim ki yeni baslayan Amigaciligim pekismeye baslasin

Bana sahsen en basari olasiligi yuksek gelen senaryo su. Amiga icin bir son kullanici senaryosu olmali. yani insanlar diyebilmeli ki "ya tamam pc'ler mac'ler daha ucuz ama video editing dedin mi tercih amiga" ya da atiyorum insanlar diyebilmeli ki "yok abi db serverlarinda amigadan baskasini gozum gormez". Atiyorum "2D motion graphics dedin mi tercih Amiga" falan gibi bir sub-market olmali. Belki o zaman kendini surdurebilen bir pazar yapisi olusabilir. Ama atiyorum RAM, ethernet karti gibi commodity ozelliksiz bilesenler disinda ozellikle CPU, ve grafik alanlarinda Amigaya has bir mimari olmasi gerekiyor diye dusunuyorum

Bir diger nokta da Amiga'nin klasik sistemlere dair herseyi artik tamamen public domain haline getirmesi ve klasik amigalarda niche bir amator pazar olusmasini desteklemesi gerek diye dusunuyorum. Surekli potansiyel musterisi ile kavga eden bir yapida olmaktansa

Bu sekilde senaryolarda Microsoft veya Linux gibi pazari zaten olusmus ve sature etmis devlerin rakibi imis gibi gorunmeden daha saglikli bir palazlanma mumkun olabilir diye dusunuyorum.

Oh amma zirvaladim umarim sizleri cok baymamisimdir...
Logged
nightlord
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 558



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #34 : Aralık 20, 2007, 00:34:14 ÖÖ »

ooo ben yazarken iki yeni mesaj daha gelmis:

@Guvenc: 80'lerdeki Custom chip kosullari ile simdiki farklar konusunda tespitlerine katiliyorum. Fakat yukarida da belirttigim gibi Amiga OS'un yalnizca yazilim olarak da yeterince farklilasamasini teknik olarak cok zor buluyorum. Artik Custom cip uretilmese bile genel mimariyi su 30 yillik klasik PC mimarisindan farkli dizayn etmek mumkun olmali diye dusunuyorum. yani grafik cipi olarak GeForce da kullanilsa ozellikle farkli bir CPU ve farkli bir grafik bus yapisi, ne biliyim belki paralel cpular ve gpular , orjinal amigalardaki gibi zekice dusunulmus bellek paylasimi tarzi seylerle cok fark yaratilabilir diye dusunuyorum. Bugun hala en cok zamani agp veya pci express buslari uzerinden grafik kartina texture gondermeye calismak gibi abukluklarda kaybediyor uygulamalar. Buralarda konvansiyonel PC tasariminin disina cikilarak kazanilabilecek onemli kazanclar olabilir. O zaman da iste bu sistemi verimli yoneten bir Amiga OS cok daha piril piril parlayabilir bence
Logged
Leon
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.110



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #35 : Aralık 20, 2007, 01:15:08 ÖÖ »

@nightlord,

öncelikle, iyi ki bu forumda varsin, yazilarini zevkle okuyorum. Bilhassa Amiga disindan Amiga'ya dahil olmus biri oldugun icin, konulara duygusalliktan uzak - henüz - bakisini "diger" taraftan yaptigin yorumlarinla birlestirmenin bizler icin cok faydali oldugunu düsünüyorum. Ozellikle Amiga'nin stabil olmasi konusu bir cogumuz icin hala bir sehir efsanesidir.

@Devilish

Gelelim tekrar Custom cip konusuna. Yasatmaya calistigimiz Workbench mi Amiga mi?

Amiga bilgisayarlari zaten ölmedi mi? En son Amiga markali bilgisayar Escom tarafindan üretildi

Bunun disinda Amiga Inc. nin yapabildigi tek sey, IBM'in konsept anakarti üzerine tasarlanmis bir calismayi, AmigaOne anakarti olarak piyasaya sürmek oldu. Uzerine endustri standardi bilesenleri takmadik mi? Kendi Asus ya da Aopen kasamiza koymadik mi? Eger bu ortaya cikan makineye Amiga diyebiliyorsak bunun en büyük nedeni AmigaOS4/Workbench degil mi?

Devilish, ne kadar mükemmel olur esasinda degil mi, bilgisayarin klavyede gizli oldugu bir makine:

- Güclü islemci
- RAM modülleri
- Tümlesik ses (Realtek)
- Tümlesik grafik (NVIDIA, ATI), VGA, DVI
- Tümlesik optik sürücü
- USB
- Firewire
- TV/Out (Video, RGB, HDMI, hatta RF!)
- Opsiyonel harici disket sürücü

Ustunde de kocaman Amiga logosu... Mükemmel olmaz mi?

Amiga'yi satin alan sirketlerin niyetlerini hep merak etmisimdir, bu insanlar Amiga'yi yasatmak mi istiyorlar, öldürmek mi? Yasatmak istiyorlarsa, yaptiklari bunlar mi olmaliydi?

Amiga Inc. nin gücü kalmamis... 5 dolara Cinemaware oyunu satiyorlar sitelerinden. Vulcan Software ile partnership yapiyorlarmis, vay canina dedim okuyunca Cok merak ettim, Gateway'e ne ödeyip de satin aldilar Amiga'yi?

Bildigim kadariyla Gateway Amiga'yi tamamen Amino'ya satmis degil. Saniyorum sadece isim ve pazarlama haklarini aldilar, yanlisim varsa birisi beni düzeltsin lütfen...

Hepimiz o kadar kizginiz ki aslinda... Commodore'un elindeki bu degeri böylesine batirmasina ve beraberinde gitmesine... 100,000 CD32 degil de, 400,000 satsalar iflastan kurtulabilirlermis, öyle diyor Dave Haynie... CD32 ciktiginda kac tane konsol var ortalikta? Gene her seye ragmen, cagin önündeymis Amiga... Commodore'u ne MS batirmis, ne IBM batirmis, Commodore'u batiran, Amiga'yi bitiren yegane ama yegane neden, önceki mesajimda belirttigim, AR-GE departmaninin getirdigi muhtesem yenilikler iceren kesiflere ragmen, sirketin üst kademelerinin bunlara kulak tikamasi, bir 8-bit Paula'yi bir 16-bit Mary ile degistirememesi, Amiga 600 gibi bir ucube cikarmasi, VGA monitörlerin patladigi dönemde Amiga 4000'e Flicker Fixer'i cok görmesi gibi cok ama cok kritik hatalardir... Cok dar bir tespit yapacagim ama, Amiga endüstriyel anlamda ne zaman bitti biliyor musunuz? Creative 16-bit'lik Soundblaster'i daha önceden düt düt öten 386'lara sokmayi basardiginda... O zaman PC dünyasinda multimedya terimi telafuz edilmeye baslandi, ve CD-ROM'lar ardindan derya gibi geldi...

Tramiel ve pesisira gelen Commodore yöneticileri, ucuz segmentte Amiga 500, 600, 1200 gibi desktop cihazlarla ev kullanicisini hedeflerken, 2000, 3000, 4000 gibi cihazlarla da korkunc yüksek fiyatlarla workstation'lari "eli mahkum" alacak firmalari, TV stüdyolarini, grafik ajanslarini vs. hedefledi. Ama ev kullanicisinin beklentilerinin yükseldigini göremedi. Onlari malesef kücük gördü ve belki on sene ayni ses cipiyle idare etmeye zorladi... Ote yandan, fiyatlari anormal yüksek tutulan Workstation'lari da isyerleri artik "yemedi"... PC'ler gün be gün ucuzlarken, Windows 3.1'in, Windows 95'in "cazibesine" kapildi insanlar... Platformun ayakta kalmasini saglayacak yazilimlari ve oyunlari üreten büyük firmalarin da birer birer baska platformlara kaymasi isin tuzu biberi oldu...

Belki, bir Amiga 4000'de 3000'den miras kalan bir Scan doubler olsa idi, belki ses cipi 16-bit olsa idi, Amiga 600 yerine direk Amiga 1200 ciksa, ardindan da CD-ROM'lu 16-bit sesli bir Amiga 1400 (mesela) cikmis olsa idi, isler bu kadar kötü gitmezdi... Bunlar cok kritik hatalardi.

Commodore ve Amiga tarihini defalarca okuduktan sonra benim yorumlarim böyle. Elimizde AAA cipsetli Amiga 1400'ler olabilirdi, 10-15 sene önce...
« Son Düzenleme: Aralık 20, 2007, 04:00:41 ÖÖ Gönderen: Güvenç Kaplan » Logged

Efika | Amiga CD32 | 3 x C64, 2 x 1530, 1 x 1531 | Amstrad CPC64 | Amstrad CPC6128 | C64-DTV | Atari 2600 | Atari 2600 Jr. | Atari 800XL | Atari Paddle | Vestel MSX  | Sony Hitbit MSX | A500 | A500 Plus | A590 | A1200 Blizzard 1230-IV | CASIO VL-1 TONE | CASIO VL-10 | Mac Mini G4 @1,42Ggz
nightlord
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 558



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #36 : Aralık 20, 2007, 01:36:38 ÖÖ »

heheh o dut dut oten pclerle donemin c64'culeri olarak biz de cok dalga gecerdik. netekim SID muzikleri cogu erken donem Sound Blaster'a bile kafa tutar
Logged
juda
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 487



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #37 : Aralık 20, 2007, 04:20:03 ÖÖ »

@nightlord
windows 1.0 için de monolithic kernel kullanıyordu diyebilir misin?
win9x ve nt kernelından bahsederken memory management dan ziyade preemptive multitaskingi desteklemesinden bahsetmiştim.
micro kernel kullanan os'lara genelde RTOS (real-time OS) deniyor ve bunlara en büyük örnek AmigAOS'a benzerliğiyle bilinen QNX ve bu işletim sistemi gerçekten verimli çalışıyor. daha önce hiç kendin kullanıp test etmeyi denedin mi bilmiyorum ama freeware bir versiyonunu sitesinden indirebiliyordun en son. eğer bulamazsan ben sana gönderirim istediğin işletim sistemini, kıyaslama şansın olur en azından.
ms artık sonunda düzgün bir iş yapabildi de sdk vb. gibi kitleri adam gibi üreterek üreticilere verebildi demek daha doğru olmaz mı? bir işletim sistemini piyasaya süreceksin, milyonlarca satacak ve sen buna destek veren adamlara gereken bilgiyi sağlamayacaksın... duruma yanlış açıdan bakıyorsun bence. ms'in burada en başından beri gereken desteği sonuna kadar vermesi gerekirdi. böylece 98 in tanıtımındaki o meşhur mavi ekran fiyaskosunu yaşamayabilirdi...
amiga'nın en büyük pazarlama hatalarından birisinin de farklı donanım geliştirmesi ve bunu tamamen kendi tekelinde tutmaya çalışması olduğunu eski amigacıların çoğu onaylayacaktır. eğer 3. parti donanım üreticilerine biraz daha ılımlı olsaydı daha iyi yerlere gelebilirdi diye düşünüyorum.
amigaos şu saatten sonra nerede hangi makine üzerinde çalışırsa çalışsın bu iş öyle bizim istediğimiz gibi olmayacak malesef..

diğer konularda ise tamamen aynı fikirde olduğumu da belirtmek isterim. bir başka gece başka bir rakı sofrasında hem amigayı hem memleketi hem de camiamızı yeniden kurtarmak dileğiyle
Logged

Cuore Sportivo
AmigaOne XE G3 - Amiga 4000/060 - Amiga 3000 - Amiga 1200 - Amiga500+ - Amiga 500 Vampire
Next Color Cube - SGI O2 - Sun Ultra Enterprise 1
SX64 - C128 - C64 - C64C - C64G - C16 - C Plus4 - 1540 - 1541 - 1541C -1541-II - 1551 - 1571 - 1581 - 1530 - 1531
Atari 1040 STE Amstrad CPC4
nightlord
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 558



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #38 : Aralık 20, 2007, 10:13:14 ÖÖ »

windows 1.0 için de monolithic kernel kullanıyordu diyebilir misin?

heheh bunda haklisin juda. win 95 oncesi windows'larda "kernel" kelimesini kullanirken dikkat etmek lazim. Zaten sunu acikca soyleyebilirim ki ben de Amiga Os'un 93 oncesi donemdeki Windows versiyonlarindan daha ileri bir kernel modeline sahip oldugunu dusunuyorum. Benim onceki yazimda bahsettigim konular daha cok 9x ve daha da cok nt serisi kerneller hakkinda.

Microsoft'un sdk ve ddk(driver development kit) konusundaki destek eksigi yorumunda ise katildigim ve katilmadigim yerler oldugunu ifade etmeliyim. Bence buradaki problemin buyuk bolumu o donemde "software gelistirme destegi vermek" denen seyin ne demek oldugunun tam olarak bilinmeyen yeni bir kavram olmasi yatiyor. Ozellikle ddk'lar icin verilen destegin sdk'lar icin verilenden farkli olmasi gerektigi sonradan farkedilen bir olgu.  Ornegin directx'e veya win32 api'ye destek vermek (hayli zor olmak ile beraber) nispeten daha kolay bir konu. API'yi olusturan arayuz bilesenlerinin detayli sekilde dokumente edilmesi, bazi ornek kodlarin verilmesi gibi adimlar ilk etapta dusunulmus ve atilmis. Ardindan dunyada bu APIleri kullanan insanlardan geri beslemeler alinip onlarin istekleri dogrultusunda arayuzlere eklemeler yapilmis. Her bir yapilan eklemenin onceki versiyonlar icin yazilan programlari bozmamasi saglanmaya calisilmis. Ve inanin bu anlattiklarimin hepsini yapmak cok cok zor teknik problemler. Buna ragmen bu alanda yine en basarili sirketin Microsoft oldugunu dusunuyorum. Cok uzun yillardan beridir, MSDN ve baska kanallardan gelistiricilere saglanan dokumantasyon ve bilgi miktari bakimindan Microsoft'tan daha fazla bilgi saglayan bir yazilim sirketi ne gordum ne de duydum.

Ote yandan sana katildigim nokta ddk'larda verilen destegin uzun yillar "son kullanici acisindan yetersiz kalmasi". Buradaki temel problem onceden dedigim gibi bu konunun nispeten bilinmeyen ve daha cok sadece Microsoft tarafindan karsi karsiya kalinan bir problem olmasi. Microsoft onceleri ddk destegini de sdk desteginde oldugu gibi "bol miktarda dokumantasyon + ornek kod + forumlar" seklinde bir modelden yurutmeye calismis. Fakat bu modelde driver gelistiren kisilerin proaktif olarak gidip bu kaynaklari okumasi gerekiyor. Tabi her driver yazan adam bunu yapmiyor. DDK dokumantasyonlarinda "sakin bu fonksiyondan sonra su fonksiyonu cagirmayin" falan diye uyarilan seyleri bile windows icin hw ureten dunyadaki yuzbinlerce firmadaki milyonlarca driver programcisindan bazilari yapabiliyor. Bu yuzden son donemdeki "driver signing" modeline gecmeye baslanilmis. Boylece bir sertifikasyon ile driver kalitesini yukseltmeye tesvik durumu var. Ayrica Microsoft icinde, ozellikle bazi yeni teknoloji hw cihazlarin driverlarinin gelistirilmesi surecinde hw firmalarinin ekiplerine ciddi mesai harcanarak gelistirme ve test destegi saglaniyor. Butun bunlardaki amac, yuzlerce binlerce sirket tarafindan glistirilen onlarca bilesenin olusturudugu bir makineyi son kullanicilar acisindan saglam hale getirmek. Cunku su an bu saglamlik zarar gordugu anda kullanicilar faturayi Microsoft'a kesiyor.

Bu problemle Apple veya Amiga gibi "dikey entegre" sirketler karsilasmiyorlar. Cunku kendi hw'lerini gelistirip kendi oslarini koyup, kendi driverlarini yazip, kendi uygulamalarinin cogunu da gelistiriyorlar. Yani sistemin toplam entegrasyonunun ve saglamliginin cok buyuk bir bolumu zaten ayni firmanin kontrolu altinda oluyor. Bu firmalar da bu avantaji iyi kullanip iyi calisip kaliteli is cikardiklari icin sistemlerinde daha fazla bir saglamlik algisi oluyor.

Gel gelelim dikey entegre firmalarin hepsi IT sektoru tarihi boyunca teker teker ya oluyor ya da model degistiriyor. Commodore, Amiga, IBM, Atari, ve hatta Apple bunlara ornek. Bunun da cok basit bir sebebi var. dikey entegre olmayan PC endustrisi, butun bu firmalardan cok daha ucuza cok daha guclu sistemleri maledebiliyor. Microsoft'un ve PC'nin bu savastan galipp cikmasinin en buyuk sebebinin bu oldugunu dusunuyorum. Ozellikle isyerlerinde cok tanimli isler yapan beyaz yakali personelin onune konacak olan bilgisayarlarin ham islem gucu ve ucuzlugu one cikiyor.

Iste is modeli olarak bu temel avantaji saglayan "pek cok firmadan gelen hw ve sw'yi birlestiren platform olma" modelini cok bilincli sekilde secen Microsoft, bu seciminden dolayi arka planda baska hic bir firmanin yasamadigi buyuklukte teknik entegrasyon problemleri ile basetmek zorunda. Bu problemlerin yazilim muhendisligi ile ilgili bolumleri oldugu gibi is modeli ve yonetimsel bolumleri de var. Ve evet bu problemin cozulmesi (ki ben su anda cok buyuk bolumunun artik cozuldugunu dusunuyorum) on yillar aldi. Microsoft bu problemleri daha hizli cozebilir miydi bu konuda elbet herkes kendi takdirini kendi olusturacaktir. Benim bu yazida amacim sadece toplam sistem saglamliginda Microsoft'ta karsilasilan ve cozulen bazi temel problemler konusuna biraz dikkat cekmek.
Logged
coze
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.672


Hieh hieh hieh heh ...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #39 : Aralık 20, 2007, 10:38:38 ÖÖ »

arkadaslar, custom chipset olayini bence artik unutun. akli basinda hic kimse yaptigi bilgisayara iki sene sonra gecerliligini yitirecek bir chipset koymaz. anca soyle olur, oyle super bir chiset yaparsinizki, o chipset on sene boyunca gecerliligini koruyabilecek gibi olur, o zaman mantikli olabilir (orjinal amiga OCS chipseti gibi). Su anda ise birakin AInc'i, piyasaya hakim Sony gibi firmalar icin bile boyle birsey cok iddiali olur. Zaten artik custom chipset gomulu aletler konsol oldular. Hatta amiga sanirim bu konuda (uzerine grafik + ses chipseti gomulu ve konsol degil, ev bilgisayari olan) ender makinalardan. Bir daha boyle bir sey olabilecegini sanmiyorum. Bakin Sony bile PS3 gibi super bir mimari ortaya cikarmasina ragmen, yanlis pazarlama ve maaliyet faktorleri yuzunden surunuyor. Adamlar satilan Ps3 basi yaklasik 200$ zarar etmelerine ragmen Wii'in ve XBox'in gerisindeler. Simdi PS3'un bir konsol degilde ev bilgisayari oldugunu dusunun (gensileme icin e-pci yuvalari filan oldugunu) bu maaliyeti inanilmaz boyutlarda arttiracagi gibi, son kullanici sayisini cok az miktarda etkileyecektir. zaten o yuzden kimsede boyle bir yola gitmiyor ...
Logged

Retro Hincal Uluc
nightlord
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 558



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #40 : Aralık 20, 2007, 11:07:33 ÖÖ »

evet gordugunuz uzere yine cenem dustu Bundan sonra yazdiklarim judaya cevap olarak degil ortaya karisik meze seklinde degerlendirilebilir.

bir de rtos, preemptive scheduling ve monolithic/micro kernel konularina deginmek istiyorum. tanim kargasasi olmamasi itibariyle. Hem de bu zevkli sohbetin ilgilenen fakat bazi tanimlari bilmeyebilecek pekcok arkadasa biraz daha faydali olmasi umuduyla.

bir kernelin monolitik veya mikro olmasini belirleyen sey Os'un hangi bilesenlerinin yuksek erisim haklari ile kernel uzayinda calisip hangi diger bilesenlerin dusuk erisim haklarina sahip kullanici uzayinda calisacagi ile ilgili. Micro kernellerde yalnizca en temel bilesenler (scheduling, bellek yonetimi, processler arasi haberlesme) kernel uzayinda calisirken monolitik kernellerde bunlara ilaveten driverlar file systemler, network stackleri gibi parcalar da kernel uzayinda calisiyor. Buna bagli olarak monolitik kerneller performans olarak avantajli fakat saglamlik acisindan dezavantajli olabiliyor. ozellikle driver buglarina karsi. (Bkz ekteki resim... ayrintili bilgi icin http://en.wikipedia.org/wiki/Micro_kernel)

pre-emptive scheduling sistemde ayni anda calisan processlerin herbirinin bir "oncelik" degeri olmasi ve daha yuksek oncelikli bir process calismak istediginde calismakta olana daha dusuk oncelikli bir process'in "uyutulup" yuksek oncelikli process'in calistirilmasi (schedulingi burada CPU icin anlattim baska diger kaynaklarda da bir schedulingden bahsedebiliriz.)

Real time OS ise bunlardan biraz farkli bir konu. kisa ve manasiz acilklamasini soyle diyebiliriz. Real time Os kullanarak Real Time System yapmak mumkundur Realtime Sistem demek ne demek peki. Verilen herhangi bir dis inputa karsi, vermesi gerekn tepkiyi tanimli bir maksimum zaman siniri icinde verebilen sistem demek.

Yani bir real time sistem uzerinde kac islem ayni anda calisiyor olursa olsun mesela uzerindeki bir dugmeye bastiginizda falanca portundan hodo ciktisini maksimum 200 milisaniyede vermeyi garanti eden sistem demek mesela.

Boyle bir sistem "deterministik" olmak zorunda. yani o anda calistirdigi processlerden hangisinin hangi kod parcasini calistiriyor olursa olsun. gelecek dis sinyale karsilik tanimli bazi adimlardan gecip tanimli bir zamanda ozel bir process'i calistirmayi bitirebilmeyi garanti ediyor olmali.

Bunun icin RT Sistem uzerinde kullanilan RTOS'un kullandigi scheduling algoritmasinin "deterministik olmasi" gerekiyor. deterministik scheduling algoritmasi olarak da en bilinen algoritma "sabit oncelikli" preemptive scheduling. yani daha once anlattigimiz yuksek oncelikli process'i calistirma algoritmasi. Fakat dikkat edilmesi gerekn nokta processlere atanan onceliklerin de sabit olmasi. Ancak o sekilde preemptive scheduling'in "deterministik olmasi" garanti edilebiliyor.

RT sistemler bu sekilde deterministik olabilirken uzerlerindeki bazi processlerin bazen uzun donemler hic calisamamasi veya bazi tasarim hatalarina bagli "deadlock" durumlarinin yasanabilmesi tehlikesi var. Bu sebeple uzerindeki process sayisi dinamik olarak degisen interaktif bilgisayar sistemlerinde daha az kullanilirken, sabit sayida process calistiran ve "deterministik" olmasi istenen sistemlerde tercih ediliyorlar.

Simdi kavramlari birbirine baglayalim. Dolayisiyla bir kernel preemptive scheduling yapmasina ragmen "real time" olmayabilir. Ornegin Nt ve Linux kernelleri de preempive scheduling yaparlar fakat realtime degillerdir. Cunku process onceliklerini sabit tutmaz zaman zaman degistirirler. Uzun suredir schedule edilmemis processler kernel tarafindan bazi araliklarla "boost" edilir. Kisa sureligine oncelikleri yukseltilip calismalari saglanir. ardindan oncelikleri tekrar dusurulur. Bu yuzden bu kerneller bu halleriyle "deterministik" degillerdir. Mesela bir ucak pilotu, sag kanat motorunu yoneten dugmeye bastiginda, tam da o an linux kernelinin alakasiz bir garbage collection processini sirf bir suredir calismiyor diye oncelik boostu yapmasini ve kendi komutunu 500 milisaniye geciktirmesini hic istemez. Ama ote yandan bir MMORPG oyununun web serveri o an bagli olan kullanici sayisi 100 de olsa 10000 de olsa bazi dusuk oncelikli processlerin zaman zaman gec de olsa calismasini isteyebilir (mesela oyundaki butun madenleri x birim hammade ile tazeleyen thread, yada ne biliyim oyunun butun kiliclarini x birim "eskiten" thread). Bilgisayar OSlari genel olarak uzerlerinde calisan processlerin hepsi adil olarak bir miktar calisabilsin felsefesine sahiptir.

Yine bir OS hem "realtime" hem monolitik olabilir. Ornegin Linux 2.4 (yanlis hatirlamiyorsam) den itibaren kernelin derleme opsiyonlarindan "realtime" olarak konfigure edilebilmesi mumkun kilinmistir. Boylece linux bazi realtime sistemlere "real time" yamasi ile girebilmistir. Ayrica tamamen realtime linux distributionlari da yapilmis (Mesela Monta Vista Linux).

Keza melez durumlarda mumkun. Ornegin Windows Vistada sistemde calisan bazi threadler normal non realtime  bir sekilde schedule edilirken bazi threadler realtime schedule edilebiliyor. Bu ozellikle media oynatma threadlerinde kullanilan bir teknik

Yine bir sistem real time ve micro kernel olabilir. Mesela cok kucuk ve sirin bir embedded isletim sistemi olan uOS (micro OS) toplam birkac bin satirlik C ile yazilmis bir isletim sistemidir kendisi. bu os ister micro ister monolitik olarak konfigure edilebilir.

Kisaca realtime'lik ve monolitiklik iki ayri eksendir diyebiliriz. bir os bu iki eksendeki 4 kombinasyonun herhangi birini veya birkacini saglayabilir. Preemptive scheduling de hemen hemen butun oslarda kullanilan bir algoritmadir. baska scheduling algoritmalarina ornek olarak da round robin veya LRU(least recently used - en uzun suredir uyuyan processi calistir) gostrebiliriz.


* 450px-OS-structure.png (28.2 KB, 450x181 - Görüntüleme: 1463 kez.)
Logged
juda
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 487



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #41 : Aralık 20, 2007, 14:46:12 ÖS »

yok windows 95 değil de biz tam anlamıyla bir işletim sistemi olmaya ilk adımı attığı windows 3.0 ile diyelim. öncesinde de x86 üzerindeki DOS ve Windows işletim sistemlerinin gelişimi kısaca ve basitçe şöyle:
1981 IBM PC ile birlikte PC-DOS ve MS-DOS
     max: 640KB RAM, single user, single process, gui yok cli kullanılarak  yönetilir.
1984 Apple Macintosh.
     Apple DOS bitiyor ve MacOS'un ilk ticari sürümü çıkıyor. Bu sıralarda Amiga 5 yıl (o sırada yalnızca 2 yıldır ortada elle tutulur birşeyler var.) üzerinde çalıştığı Lorraine projesi ile kendine finansör arıyor. Atari ve Commodore arasındaki Amiga kapışması yüzünden Amiga'nın çıkışı en az 1 yıl gecikiyor.
1985 Commodore Amiga 1000, Windows 1.0 piyasaya çıkıyor.
     Workbench 1.0 ile multitasking yapabilen gelişmiş bir gui içeren Amiga'nın karşısında Windows 1.0 yalnızca task-switching yapabiliyor ve biraz geliştirilmiş ve DOS üzerinde çalışan bir file manager görebiliyoruz karşımızda. Yalnız file manager (directory opus benzeri programların genel adı.) dediğime bakmayın kendi memory adreslemesi falan var. Yani basitçe bir işletim sistemi üzerinde çalışabilen bir işletim sistemi ki bu yapıyı Millenium Edition serisine kadar kullandılar.)
1990 Windows 3.0 çıkıyor.
     Artık 16MB bellek adresleyebiliyor ve single user, cooperative multitasking (yapı itibariyle micro kernel işleyişine çok benzer ki birçok insan bu işletim sisteminde micro kernel olduğunu söyler.) ve daha gelişmiş bir gui var.
1991 Windows NT 3.11
     Tümüyle 32 bit olan bu işletim sistemi 4GB RAM adresleyebiliyor, tamamıyla yeni bir monolithic kernel var, eskisi gibi DOS üzerinde çalışan bir yama olmaktan çıkmış, preemptive multitasking, multiprocessing, multithreading destekliyor ve birkaç farklı mimariyi destekliyordu. Bilgisayar tarihi için gerçekten büyük bir dönüm noktasıydı. Desteklediği mimariler ise MIPS, PowerPC, Alpha, Intel.
1995 malumunuz Windows 95...
     DOS olmadan olmayan bu işletim sistemi ilginçtir ki 32bit, preemptive multitasking destekler ve Plug and Play desteklemesinin yanısıra çok gelişmiş bir arayüzü vardı ve lansmanı yapılırken tarihin en büyük reklam kampanyası yürütüldü ve dağdaki çoban bile Windows 95 adını duydu.

Gerisini ve Amiga'nın bu zamanlarda neler yaptığını ve başına neler geldiğini zaten hepimiz biliyoruz o yüzden fazla üzerinde durmadım.

Cooperative Multitasking için:
birden fazla programin ayni anda cali$mak ichin birbirine "baba ben yeterince cali$tim al cpu'yu biraz da sen cali$" diye odun vermek zorunda olduklari multitasking sistemi.. win3.1 bu $ekilde cali$ir..
(kaynak ekşi sözlük)
Preemptive Multitasking için:
amiga'ların 1985'ten beri yapmakta olduğu multitasking turu.
(kaynak ekşi sözlük)
kahvaltı örneğinden (bkz: #8390936) devam edersek, preemptive multitasking için priority diye bir şeyler tanımlamamız gerekir. mesela kahvaltı için zeytinin priority'sinin düşük, sucuklu yumurtanın priority'sinin büyük olduğunu varsayalım.

yine kahvaltımızı afiyetle yapıyoruz. arkadaşlar falan var. muhabbet iyi. neyse bir zeytin aldık, yedik, bir yudum çay içtik sonra ağzımıza tekrar zeytin aldık. kahvaltıda başka bir şey de yok zaten. meğer bir arkadaş mutfakta sucuklu yumurta yapıyormuş, önümüze koyuverdi, arkadaşlar hemen atladı. bir baktık sucuklu yumurta bitiyor, yanımızdaki aç arkadaşlar götürüyor. bu durumda ağzımızdaki zeytini çıkarıp sucuklu yumurtaya saldırabiliyorsak preemptive multitasking yapabiliyoruz demektir.

tabii o çıkardığınız zeytini sucuklu yumurta bittikten sonra yemelisiniz, çünkü multitasking bunu gerektiriyor. ama delikanlı adam tükürdüğünü yalar mı? bence yalamaz. dolayısıyla preemptive multitasking delikanlı adama yakışmaz.

delikanlı adam işini tek tek yapar. gerekirse sadece zeytin yer. delikanlı adam herkese adaletle yaklaşır, adam kayırmaz. küçüklerini sever, büyüklerini sayar. neyse...
(kaynak ekşi sözlük)
Micro Kernel için:
linux kullanırken ufak bir özellik için kernel derlemek zorunda kaldığınızda, üstüne gerekli yamanız uygulanamadığında saçınızı başınızı yolup en sonunda kerneli bir şekilde derleyip boot zamanıda ekranda kernel panic ibaresi ile karşılaştığınız anlarda kafanızı duvara vururken tekrar etmenizde fayda olan kelime. tanenbaum amcamızın anlata anlata dilinde tüy bitmiştir. minix 3 ile posix destekli microkernel işletim sistemini de ortaya koymuştur. 2 000 000 satırlık linux çekirdeği ile karşılaştırınca minix'in 4000 satırlık çekirdeği şaka gibidir.
(kaynak ekşi sözlük)
kendi ba$ina minimum i$levsellik saglayan ve tamami sonradan eklenen bir cok modulden olu$an kernel mimarisi.. mach kernel'i bu yapidadir..
(kaynak ekşi sözlük)
her biri birbirinden ve platformdan bağımsız, birbirleriyle mesajlarla iletişim kuran processlerden oluşan kernel mimarisi. kernel kodu process scheduling, mm ve mesajlaşma sisteminden oluşur.
(kaynak ekşi sözlük)
Monolithic Kernel için:
bir bütün halinde yazılan kernel dizaynı. moduler bir dizaynın arada mesajlarla, data transferleriyle zaman kaybetmemesi gibi dezavantajları bulunmayan bu sebeple de hızlı olan sistem, ayrıca kolay bir dizayn olarak geçmektedir. ancak kodda yapılan değişiklikler bütün kernelin yeniden derlenmesini gerektirir. linux böyle bir kerneldir. 2.x küsürden sonraki versiyonlarında moduller yardımıyla bu konu aşılmaya çalışılmıştır
(kaynak ekşi sözlük)

uzadıkça uzar ama ben büyük guru amcamızın sözleriyle tamamlamak istiyorum:
"a simple calculation will make this point clear. an industry standard ultrium tape can hold 200 gigabytes. a
box 60 x 60 x 60 cm can hold about 1000 of these tapes, for a total capacity of 200 terabytes, or 1600
terabits (1.6 petabits). a box of tapes can be delivered anywhere in the united states in 24 hours by federal express and other companies. the effective bandwidth of this transmission is 1600 terabits/86,400 sec, or 19 gbps. if the destination is only an hour away by road, the bandwidth is increased to over 400 gbps. no computer network can even approach this."

"if we now look at cost, we get a similar picture. the cost of an ultrium tape is around $40 when bought in bulk. a tape can be reused at least ten times, so the tape cost is maybe $4000 per box per usage. add to this another $1000 for shipping (probably much less), and we have a cost of roughly $5000 to ship 200 tb. this amounts to shipping a gigabyte for under 3 cents. no network can beat that. the moral of the story is:

never underestimate the bandwidth of a station wagon full of tapes hurtling down the highway"

Adrew S. Tanenbaum
Logged

Cuore Sportivo
AmigaOne XE G3 - Amiga 4000/060 - Amiga 3000 - Amiga 1200 - Amiga500+ - Amiga 500 Vampire
Next Color Cube - SGI O2 - Sun Ultra Enterprise 1
SX64 - C128 - C64 - C64C - C64G - C16 - C Plus4 - 1540 - 1541 - 1541C -1541-II - 1551 - 1571 - 1581 - 1530 - 1531
Atari 1040 STE Amstrad CPC4
Bakkada
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 935



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #42 : Aralık 21, 2007, 21:28:33 ÖS »


uzadıkça uzar ama ben büyük guru amcamızın sözleriyle tamamlamak istiyorum:
"a simple calculation will make this point clear. an industry standard ultrium tape can hold 200 gigabytes. a
box 60 x 60 x 60 cm can hold about 1000 of these tapes, for a total capacity of 200 terabytes, or 1600
terabits (1.6 petabits). a box of tapes can be delivered anywhere in the united states in 24 hours by federal express and other companies. the effective bandwidth of this transmission is 1600 terabits/86,400 sec, or 19 gbps. if the destination is only an hour away by road, the bandwidth is increased to over 400 gbps. no computer network can even approach this."

"if we now look at cost, we get a similar picture. the cost of an ultrium tape is around $40 when bought in bulk. a tape can be reused at least ten times, so the tape cost is maybe $4000 per box per usage. add to this another $1000 for shipping (probably much less), and we have a cost of roughly $5000 to ship 200 tb. this amounts to shipping a gigabyte for under 3 cents. no network can beat that. the moral of the story is:

never underestimate the bandwidth of a station wagon full of tapes hurtling down the highway"

Adrew S. Tanenbaum

Yanlis tespit o datayi o tape medialardan restore etmek zaman ve bisuru teknik bilgi ister.Heleki o backuplar guzel bir yazilimla alinmissa acilmaz bilem

Sonuc : alkolluyken amiga kurtarilmaz , foruma post atilmaz
Logged
Leon
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.110



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #43 : Aralık 21, 2007, 23:37:54 ÖS »

Alıntı
Amigaya sadece Amiga OS olarak bakip altindan hw farklilasmasini cektiginizde bu platformun onemli bir farklilasma ve one gecme avantajini yok etmis oluyorsunuz. Bu yuzden bana gore Amiga Os kalkip X86 da calisirsa, kisa vadede pazar artisi saglayabilir. Ama toplamda X86 uzerinde yillardir gelistirilen ve teknik olarak da uzerine cok fazla yatirim yapilmis olan Windows ve Linux sistemlerinin performans olarak cok cok gerisinde kalacagini dusunuyorum.

Orasi öyle. Ancak eskisi gibi devrim yaratacak bir donanim üretecek mecali yok Amiga Inc. nin. Ya varolan bir dizayni kullanacak (AmigaOne misali) ya da daha genele gidecek. Daha genele giderse (x86 platformunu kullanmaktan bahsediyorum), kimsenin donanim yetisecek mi, gelisecek mi, güncel kalacak mi derdi olmayacak, nasilsa binlerce sirket x86 anakarti gelistiriyor.

O zaman Amiga Inc. nin düsünmesi gereken isletim sistemi olacak. Ayni anda iki kocayi idare etmeye calismayacak. Sonra bilesenlerin sürücüleri yazilacak. Daha cok insan kullandikca, daha cok developer daha cok sürücü yazacak.

Bir cok insan da var olan x86 makinesi üzerinde AmigaOS'u kullanacak, bir sans verecek. Amiga'yi birakmak zorunda kalmis eski Amigacilar da yeniden AmigaOS kullanacak.

Keske Apple gibi kendi donanimini dizayn edip custom anakartlar, cihazlar üretme gücü olsaydi Amiga Inc. nin. Ama yok. O yüzden Amiga kullanicilarina 500 dolarlardan baslayan anakartlari satmaya calismak, sonra isletim sistemini yetistirmek ve bu sirada tüm camiaya azap cektirmek, küstürmek yerine, su isletim sistemini x86'ya port etmesi lazim. Boot edeceksin AmigaOS CD'sini (DVD demiyorum ), AmigaOS kurulacak PC'ne, bundan da karmasik olmamasi lazim, Amiga'ya yakisacak sekilde.
Logged

Efika | Amiga CD32 | 3 x C64, 2 x 1530, 1 x 1531 | Amstrad CPC64 | Amstrad CPC6128 | C64-DTV | Atari 2600 | Atari 2600 Jr. | Atari 800XL | Atari Paddle | Vestel MSX  | Sony Hitbit MSX | A500 | A500 Plus | A590 | A1200 Blizzard 1230-IV | CASIO VL-1 TONE | CASIO VL-10 | Mac Mini G4 @1,42Ggz
juda
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 487



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #44 : Aralık 23, 2007, 15:18:39 ÖS »


Yanlis tespit o datayi o tape medialardan restore etmek zaman ve bisuru teknik bilgi ister.Heleki o backuplar guzel bir yazilimla alinmissa acilmaz bilem

Sonuc : alkolluyken amiga kurtarilmaz , foruma post atilmaz

takkadam biricik güzel ve alkolsüz insanım seviyorum seni
Logged

Cuore Sportivo
AmigaOne XE G3 - Amiga 4000/060 - Amiga 3000 - Amiga 1200 - Amiga500+ - Amiga 500 Vampire
Next Color Cube - SGI O2 - Sun Ultra Enterprise 1
SX64 - C128 - C64 - C64C - C64G - C16 - C Plus4 - 1540 - 1541 - 1541C -1541-II - 1551 - 1571 - 1581 - 1530 - 1531
Atari 1040 STE Amstrad CPC4
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 8   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: