evet bir yarışma. 1500'den fazla kişi katıldı 23 ülke ve 53 lokasyonda. 300'den fazla oyun çıktı. Türkiye'de 13 tane grup oyun yayınlayabildi (daha fazla grup vardı ancak birkaçı bitiremedi). Biz 3. olduk ama henüz resmi bir açıkmala yapılmadı sıralamayla ilgili. Sürpriz ödül falan da vardı. 3. olan bizler 1 sene Level aboneliği, t-shirt, rozet, v.s. kazandık. 1. olan grubun tüm elemanlarına birer tane Asus 8800GT ekran kartı verildi. TV kanalları oradaydı (TRT v.s.). Güzel bir organizasyondu.
Şimdi asıl güzel olay globalgamejam.com'da tüm oyunlar sergileniyor. Yani kaçıncı olursan ol, insanlar 48 saatte yaptığın oyunları indirip oynuyor. Organizasyon dünya çapında duyurulduğu için de oyunlar gerçekten büyük kitlelere ulaşıyor.
GGJ'de rekabet yok gibi birşey. Mekanda herkes birbirine tavsiyelerde bulundu, yardım etti. Jüri bu konuda çok tecrübeli olmadığını açıkça itiraf etti baştan. "Daha çok eğlenmeye özen gösterin" dediler ki herkes de bunu yaptı. Mekandaki tek hırs oyunu baştan belirlenen kalite ve içerikte bitirebilmekle ilgiliydi. Yoksa "bak şu grup şunu şunu yapıyor, bunların kuyusunu kazmak lazım, biz daha iyisini yapmalıyız" gibi bir olay kesinlikle yoktu.
Benim GGJ'ye katılma nedenlerim şunlardı:
1) İyi birşeyler yapabileceğime olan inancım.
2) Bu konuyla ilgilenen gençleri tanımak ve onlarla birlikte çalışma şansı elde etmek.
3) Dünyada ilk kez yapılan bir organizasyonun ilkinde yer almak.
a) İlk kez yapıldığı için destek olmak gerektiğine olan inancımdan dolayı.
b) Yıllar sonra en eski müdavimlerden olma isteği. (Ah ne ruhluydu ilk GGJ, sandwich'den başka yiyecek yok, yatacak yer yok v.s. v.s., şimdikiler çok şanslı bu konforlu mekanda gibi düşünceler silsilesi

)
4) Scene partisi olmaması olayın bir partiden farklı olmasını gerektirmiyor. 7DX, Nightshift gibi partilerden çok farklı bir ruh halinde olmuyor insan. Ayrıca organizatör olmamak da ekstra zevkli birşey tabii

Kısaca böyle yanıtlayabilirim soruyu.