Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
commodore.gen.trGenel KategoriGenel SohbetWindows 7 Netbook Specifications
Anket
Soru: Sizce bu yeni şartlarla Microsoft ne yapmaya çalışıyor?
Yeterli donanıma sahip kullanıcıların netbook edition değil daha uygun bir Windows sürümü almalarını garantilemeye çalışıyor. - 3 (17.6%)
Daha çok işlem gücü gerektireceği aşikar yeni Windos sürümlerinin önünde engel olabilecek netbook platformunun gelişmesini önlemek istiyor. - 7 (41.2%)
Netbook'ların işlevsilliğini kısıtlayarak bu cihazlardan edinenlerin bir de desktop PC almalarını sağlamaya çalışıyor. - 3 (17.6%)
Standart donanımı önceden belirleyip tüketiciye en uygun işletim sistemi optimizasyonunu sunmaya çalışıyor. - 2 (11.8%)
Windows7'nin performansı o kadar yüksek ki, bu donanım fazlasıyla yeterli olcak. İnsanların boşuna para harcamasına engel olmak istiyor. - 2 (11.8%)
Toplam oy: 17

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Windows 7 Netbook Specifications  (Okunma Sayısı 51035 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Cengiz Demir
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 3.825



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #60 : Haziran 07, 2009, 13:53:44 ÖS »

Hatta bir ara şimdi hangisiydi hatırlamıyorum ama bir Linux kurmuştum alışkanlıktan olsa gerek bilgisayarı her power' dan kapatışımda boot sistemi göçüyor ve cd yi takıp tekrar yapılandırma yapmam gerekiyordu bu ve bunun gibi bir sürü uyumsuzlukla/sorunla karşılaşmıştım. Yani o güvensiz hantal(!) windowstan daha fazla uğraştırmıştı beni Linux'lar Kahkaha

Daha önceki mesajlarında da belirttiğin gibi, Linux hakkında çok bilgili değilsin. Paket yönetimi hakkında bilgi sahibi olmadan, Linux kurup üzerine program, sürücü vs. kurmaya kalkmışsın. Tabii ki başarılı olamamışsın. Halbuki Linux'un pek çok donanımı kernelden desteklediğini bilseydin, paket yönetimi hakkında az çok bilgi sahibi olsaydın, Linux ve Unix kodları hakkında yazılmış onlarca kitaptan bir tanesini bile okusaydın, Linux hakkında bu şekilde düşünmezdin.

Evet, tercih senin. İster Linux kullanarak güvenli bir hayat sürersin. İstersen de milyonlarca virüsün arasında, birkaç ayda bir bilgisayarını formatlayarak, bir sürü adı anti diye başlayan programları kullanarak, bu programların bilgisayarının sistem kaynaklarını sömürmesine göz yumarak yaşarsın. Tabii fiyatı yüzmilyonları geçen lisans ücretlerinden hiç bahsetmiyorum.

Bütün bu işkence için biri bana para teklif etse yine kabul etmem. Siz üste para ödüyorsunuz.

Hocam bilmiyoruz dediysek Linux'u hiç bilmiyoruz demedik.
Boot sisteminin göçmesinin nedeni. Shutdown yapmamamdı. Bilirsin shutdown yapınca yüklenen tüm hizmetleri linux sonlandırır ondan sonra bilgisayarı kapatır. Sanırım bazı sistemlerin sonlandırılmadan kapatılması nedenle direk powerdan kapatınca boot sistemi uçuyordu.
O zamanlar araştırmıştım çoğu Linux sürümünde power den kapatınca sorun oluyormuş. Şimdi nasıl bilmiyorum.

- Bilgisayarıma çok sık sistem yüklemem.
Virüs te bir kaç sefer bulaştı o bir kaçın önemli yüzdesi de virüslü olduğunu tahmin ettiğim bir programı çalıştırmam nedeniyle olmuştu ama ne olursa olsun virüs olayları çok fazla canımı sıkmadı. Ayrıca artık Ghost'la sistemi geri getirmek 5 bilemedin 10 dakika Kahkaha
Şimdi diyeceksin ki az çok biliyorsun kendin çoğu sorunu çözüyorsun bilmeyenler sisteme bir sürü virüs bulaştırıyor en ufak sorunda bir bilene başvuruyorlar.
Emin ol Linux için de bir bilene danışmaları en az windows kadar olurdu.  Linux daha profesyonel ve kontrolun daima kendisinde olmasını isteyen kullanıcılar için. Standart ev kullanıcısına pek uymaz.
Linux hakkında çok fazla bilgi sahibi olmamamın nedeni ise tabiri caizse ilgimi biraz yaşlandığım zamanlarda çekmiş olması yani  artık kafam fazla kaldırmıyor. Bu forumu bulmasaydım da ne Aros' la uğraşırdım ne Amilthon 'la. Dİğer işletim sistemleri sadece hobi olarak ilgimi çekiyor. Kurarım biraz incelerim bir iki program vb çalıştırır daha sonra yenilikler varmı diye bakarım.  

- Netten kredi kartımla bir sürü alışveriş yaptım. Ne işyerimde nede evde güvenlikle ilgili sorun yaşamadım. Üstelik evde güvenlik duvarı ve güncelleştirmeler kapalı.

- Yüklediğim hiç bir oyun ve programda eğer bilgisayarım programın önerdiği donanım standartları içinseyse kaynak yetmezliği vb gibi bir durumla karşılaşmadım. Program vb oyunlar çatır çatır çalıştı ve çalışıyor. (Virüs programı da yüklü)

Ayrıca Bill Gates iyi ki IBM'den ayrılmış diyorum. IBM'in kodladığı bir kaç program kullandım (Lotus 123) kullanıyorum (Notes - vb) .
Tam bir sistem canavarı programlar. Adamlar optimizasyon nedir bilmiyorlar.
Eğer Bill Gates orda kalsaydı sanırım office ve windows şimdiki hallerini arar olurduk. Belki o zaman diğer işletim sistemleri daha hızlı gelişirdi Kahkaha

- Para verme konusunda ise biliyorum etik bir davranış değil ama maalesef lisanslı programım yok denecek kadar az desem yeri var.
« Son Düzenleme: Haziran 07, 2009, 13:59:28 ÖS Gönderen: cdemir » Logged

Alpyre
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.237



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #61 : Haziran 07, 2009, 20:34:44 ÖS »

@hakanzade:

Ubuntu Studio diye bir dağıtım geçti elime... Kurulum esnasında aynen şöyle soruyor,

-Fotoğraf stüdyosu
-Ses stüdyosu
-Film stüdyosu
-Özel

Kurup paket içeriğini inceleyemedim ama CD'yi veren arkadaş içinde çok güzel yüzlerce program olduğunu söylemişti...
Logged

Alper
hakanzade
Ziyaretçi
« Yanıtla #62 : Haziran 08, 2009, 03:24:12 ÖÖ »

Teşekkürler Alpyre, en son 2 sene falan önce linux'ü bırkaladığımda software synthesizer konusunda sınıfda kaldığını gördüm, amatör müzikle uğraştığım için açmamak üzere kapadım linux olayını, gelişimini tamamlamasını beklemek lazım, tabi kimse kullanmazsa nasıl gelişir oda ayrı konu.
Logged
wizofwor
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 4.784


Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #63 : Haziran 08, 2009, 09:57:06 ÖÖ »

Konuya dışardan katılıyorum, ama konu işletim sistemleri tartışmasına dönüşmüş...

Bazı arkadaşlar Linux'un kritiğini yapmışlar, ancak Linux gibi bir işletim sistemine kırık not vermişler. Evet günümüzde Windows pazar payı ile birinci sırada olabilir, fakat bu Windows'un iyi bir işletim sistemi olduğunu göstermez.

İnsanlar, onlara ne verirseniz onu alırlar. İşletim sistemleri konusunda da durum bu şekilde. Siz hiç markalı bir bilgisayarın, Windows kurulu olmadan satıldığını gördünüz mü? Siz hiç markalı bir bilgisayar satın alırken, Microsoft vergisi ödemeden, sadece bilgisayarı satın alabildiniz mi?

Linux, kendisini dünya çapında özgür yazılım geliştirmeye adamış binlerce programcı tarafından üretilir ve ücretsiz olarak internetten indirilip kullanılabilir. Diğer işletim sistemleri ile yaptığınız tüm işlemleri Linux ile de yapabilirsiniz ve bunun için bir ücret ödemeniz de gerekmez.

Ubuntu Linux, dünyada en yaygın olarak kullanılan Linux dağıtımıdır. Ubuntu depolarında tamamı özgür yazılımcılar tarafından geliştirilmiş ve ücretsiz olarak dağıtılan 27 binden fazla program vardır. Tüm bu programlar birkaç fare tıklaması ile kolaylıkla kurulabilir. Program kurulumu sırasında da, ne idügü belirsiz paketleri kurmaz, eğer kurulan paketlerin ne olduğunu bilmiyorsanız, hata sizde demektir.

Tabii ki, hayatından Windows'tan başka işletim sistemi görmemiş ve hatta işletim sisteminin ne olduğunu bile bilmeyen, Windows'u bilgisayarların doğal bir parçası zanneden insanların, bilgisayarlarına Linux kurmasını bekleyemezsiniz. Hoş bu insanlar bilgisayarlarına Windows ta kuramazlar. Ücreti karşılığında servislerde kurdururlar. Hatta bu kişilerin dilinde, yeni işletim sistemi kurmanın adı, format atmaktır...

Kesinlikle windows'u savunmak gibi bir derdi olmayan. Açık kaynak kodunu sonuna kadar destekleyen biriyim. Ancak Sezar'ın hakkını sezar'a vereceksin. Yukarıda yazılanlar kocaman bir balondan ibaret.

"Bazı arkadaşlar Linux'un kritiğini yapmışlar, ancak Linux gibi bir işletim sistemine kırık not vermişler. Evet günümüzde Windows pazar payı ile birinci sırada olabilir, fakat bu Windows'un iyi bir işletim sistemi olduğunu göstermez."

Ancak windows'un iyi olmaması linux'un iyi olduğunu da göstermez. İyi işletim sistemi sadece Unix alt yapısı ve sağlam bir kernel'demek değildir. Sürücüsü desteğinin yaygın olması, yazılım çeşitliliğinin olması ve bu yazılımların kalitesi çok önemlidir.

İnsanlar, onlara ne verirseniz onu alırlar. İşletim sistemleri konusunda da durum bu şekilde. Siz hiç markalı bir bilgisayarın, Windows kurulu olmadan satıldığını gördünüz mü? Siz hiç markalı bir bilgisayar satın alırken, Microsoft vergisi ödemeden, sadece bilgisayarı satın alabildiniz mi?

Yanılıyorsun çoğu markanın kendi Linux versiyonları bile var. Örneğin ben Asus netbook'umu alırken Linux seçeneğim vardı. 50$ kadar da daha ucuzdu Windows'lu versiyonundan. Ama bir aya kalmadan Windows kurmak zorunda kalacağımı bildiğimden, bir ay sonra lisansa daha fazla ödememek için şansımı zorlamadım Windowslu cihazı aldım.

Linux, kendisini dünya çapında özgür yazılım geliştirmeye adamış binlerce programcı tarafından üretilir ve ücretsiz olarak internetten indirilip kullanılabilir. Diğer işletim sistemleri ile yaptığınız tüm işlemleri Linux ile de yapabilirsiniz ve bunun için bir ücret ödemeniz de gerekmez.

Eğer bilgisayarla yaptığın tüm işlemler dosya kopyalamak, film izlemek ve internette surf ise halısın.

Ubuntu Linux, dünyada en yaygın olarak kullanılan Linux dağıtımıdır. Ubuntu depolarında tamamı özgür yazılımcılar tarafından geliştirilmiş ve ücretsiz olarak dağıtılan 27 binden fazla program vardır. Tüm bu programlar birkaç fare tıklaması ile kolaylıkla kurulabilir. Program kurulumu sırasında da, ne idügü belirsiz paketleri kurmaz, eğer kurulan paketlerin ne olduğunu bilmiyorsanız, hata sizde demektir.

Ubuntu veya herhangi bir Linux üzerinde çalışan 27 bin ücretsiz program olabilir. Ama bu programlar benim işimi görmüyorsa hiç bir manası kalmıyor malesef. Eğer kurulum paketlerinin ne olduğunu bilmem gerekiyorsa asıl hata burda. Diğer işletim sistemlerini kullanmak için bu tarz bilgilere ihtiyacım yok.

Tabii ki, hayatından Windows'tan başka işletim sistemi görmemiş ve hatta işletim sisteminin ne olduğunu bile bilmeyen, Windows'u bilgisayarların doğal bir parçası zanneden insanların, bilgisayarlarına Linux kurmasını bekleyemezsiniz. Hoş bu insanlar bilgisayarlarına Windows ta kuramazlar. Ücreti karşılığında servislerde kurdururlar. Hatta bu kişilerin dilinde, yeni işletim sistemi kurmanın adı, format atmaktır...

Şirkette bir deneme yapıldı. Bilgisayarı yoğun bir şekilde kullanmayan, tam yukarıdaki yazıda tarif ettiğin türdeki insanların bilgisayarlarına tassaruf amaçlı olarak Open Office kuruldu. 2 ay sonunda bir tek makinada Open Office kalmamıştı. Çünkü bu inslanlar Open Office'in çıkardığı acayip problemlerle başedemiyor sürekli teknik desteği arıyor, IT'ci arkadaşlarda taleplere yetişemiyorlardı.

Ben de şahsen her sene Open Office'in yeni sürümünü kurarım. Pivot table, vlookup gibi işlevleri denerim. Bir iki trickey datayı sınadıktan sonra henüz olmadığını görüp kaldırırım bilgisayarımdan.

Eğer evlere girmeyi düşünüyorsa Linux'un daha çok yolu var. Bu haliyle ancak Ağ yönetimi, Web sunucusu, Router vs. görevlerde veya programlama öğrenmek için uygun sadece.

//hatalı bold etiketini düzelttim.
« Son Düzenleme: Haziran 09, 2009, 08:21:14 ÖÖ Gönderen: wizofwor » Logged

Cengiz Demir
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 3.825



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #64 : Haziran 08, 2009, 10:32:07 ÖÖ »

.........
.........
.........
Eğer evlere girmeyi düşünüyorsa Linux'un daha çok yolu var. Bu haliyle ancak Ağ yönetimi, Web sunucusu, Router vs. görevlerde veya programlama öğrenmek için uygun sadece.



Hocam mesaj şişmesin diye alıntının hepsini kopyalamadım ama söylediklerinin tümüne katılıyorum

Logged

atillux
Üye
**
Mesaj Sayısı: 27



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #65 : Haziran 08, 2009, 19:49:38 ÖS »

Boyundan büyük laflar etmişsin sayın Microsoft avukatı... Karşındakini tanımadan yalancılıkla suçlamışsın. Hayatımda ilk defa senin gibi, bilgisayar konusunda, haddini aşan cümleler kuran birisine rast geldim. Merak etme, senin seviyene inecek değilim. Ancak cevap hakkımı yine de kullanacağım. Yalan (dikkat edersen yanlış da demiyorsun) diye adlandığın cümlelerine cevap hakkımı kullanacağım...

Ancak windows'un iyi olmaması linux'un iyi olduğunu da göstermez. İyi işletim sistemi sadece Unix alt yapısı ve sağlam bir kernel'demek değildir. Sürücüsü desteğinin yaygın olması, yazılım çeşitliliğinin olması ve bu yazılımların kalitesi çok önemlidir.

Bu başlığa yazdığım yazıların tamamını okumamış veya okuduğun halde, yazdığım cümlelerin özünü kavrayamamışsın. (Bu benim suçum değil.) Tabii ki, Windows'un kötü olması, Linux'un iyi olduğu anlamına gelmez. Ancak 1992 yılında ilk Linux kerneli yazıldığı zamandan bu yana, Linux geliştiricileri güvenli bir işletim sistemi oluşturmaya çalışmışlar ve bunda da başarılı olmuşlardır.

Windows işletim sistemi, diske kurulduktan birkaç ay sonra şişmekte, diski gereksiz dosyalarla doldurmakta ve bu sebeple de yavaşlamaktadır. İlk kurulumda 4-5 gigabayt yer kaplayan XP, ortalama 1 yıl sonra 10 gigabayt boyutu geçmektedir. Ayrıca Windows üzerine kurulan 3. parti yazılımlar, gerek sistemi yavaşlatmakta ve gerekse, açılış sürecini geciktirmektedir. Ayrıca Windows kullanıcıları sık sık disk temizliği ve disk birleştirmesi yapmak zorunda kalmaktadırlar. Oysa ilk kurulduğunda 4 gigabayt yer kaplayan Linux işletim sistemi, yıllar sonra bile hala aynı boyutta çalışmaya devam etmektedir. Linux için disk temizleme ve disk birleştirme işlemlerine gerek olmadığını da belirteyim bu arada.

Tabii ki, bir işletim sisteminin başarılı olması için donanım sürücülerinin de eksiksiz olması gerekir. İşte bu konuda da Linux, Windows'a fark atmaktadır. Linux kurulumda ekran kartı hariç tüm donanımı tanımakta, gerekli sürücüleri kurulum sırasında kendisi kurmaktadır. Ekran kartı sürücüsü de, (3 boyutlu masaüstü için gerekli) çok kolay bir şekilde kurulabilmektedir. Örneğin Ubuntu'yu kurduktan sonra, ilk kez açtığınızda, birkaç saniye sonra, üst panelde yeni donanım sürücülerinin hazır olduğunu belirten bir pop_up açılır ve kurmak isteyip istemediğimiz sorulur. Bize düşen sadece evet demektir. Bu zamana kadar, sayısız Linux dağtımı kurup, kaldırmışımdır. Hiç birinde sürücü sorunu diye bir şeyle karşılaşmadım.

Tam da burada başımdan geçen bir olayı anlatayım... Geçen sene, HP marka bir yazıcı satın aldım. Yazıcının kutusunda Windows ve Mac Os ile uyumlu olduğu, bu işletim sistemleri için sürücü CD'sinin bulunduğu yazıyordu. Linux'a uyumlu olup olmadığı konusunda hiç bir bilgi yoktu. Yazıcıyı satın aldım. Evde yazıcıyı bağlayıp Ubuntu'yu açtım. Sağ altta bir pencere açıldı. Pencerede bilgisayara HP Deskjed D 2400 serisi bir yazıcı bağladığım, kullanmak isteyip istemediğim soruluyordu. Yazıcıyı Ubuntu'da kullanmak için yaptığım tek işlem, evet demek oldu. Aynı yazıcıyı Windows'ta kullanmak için sürücüsünün kurulması gerektiğini söylememe gerek yok herhalde... Şimdi söyler misiniz bu yazıcı Linux uyumlu mu, yoksa Windows uyumlu mu? Bir tarafta yazıcıyı özel sürücüsü ile ancak çalıştırılabilen Windows, diğer tarafta sürücüye gerek kalmadan çalıştırabilen Linux... Bu arada merak ettiyseniz, yazıcımın Vista sürücüsü yok, yani Vista uyumlu değil...

Yanılıyorsun çoğu markanın kendi Linux versiyonları bile var. Örneğin ben Asus netbook'umu alırken Linux seçeneğim vardı. 50$ kadar da daha ucuzdu Windows'lu versiyonundan. Ama bir aya kalmadan Windows kurmak zorunda kalacağımı bildiğimden, bir ay sonra lisansa daha fazla ödememek için şansımı zorlamadım Windowslu cihazı aldım.

Maalesef Linux sadece netbooklarda kurulu geliyor. Fakat dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarda Linux kurulu olarak gelmiyor. Örneğin Teknosa'larda satılan çeşitli marka dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar var. Ve maalesef hiçbiri Windows kurulu olmadan satılmıyor. Teknosa'dan bir bilgisayar satın almak isterseniz, zorla Windows da satın almak zorundasınız. Bu uygulama sadece Teknosa'da değil, tüm büyük firmalarda geçerli. Çünkü hepsinin Microsoft ile özel anlaşmaları var. Windows kurulu olmayan bilgisayar satmıyorlar. Bizim gibi, bilgisayar satın alırken, yanında zorla Windows'a para ödemek istemeyen kişilere de, toplama bilgisayar satın almak düşüyor.

Eğer bilgisayarla yaptığın tüm işlemler dosya kopyalamak, film izlemek ve internette surf ise halısın.

Söyler misin, siz, bilgisayarınızı hangi amaçlar için kullanırsınız. Belgelerinizi hazırlamak, muhasebe kayıtlarını tutmak, internete girmek, film veya müzik dinlemek, grafikle uğraşmak, oyun oynamak. Linux bu işlemlerden sadece oyun konusunda biraz zayıf kalır. Oyun dışında tüm işlemlerinizi Linux ile, hem de ücretsiz olarak yapabilirsiniz. Müzik ile mi uğraşıyorsunuz, arkadaşlarınız site Ubuntu Studio'yu önermiş, bir deneyin. Ofis işleri ile mi uğraşıyorsunuz, sizin beğenmediğiniz Open Office, tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır. Hem de sizden yüzlerce dolar lisans ücreti istemeden.

Ubuntu veya herhangi bir Linux üzerinde çalışan 27 bin ücretsiz program olabilir. Ama bu programlar benim işimi görmüyorsa hiç bir manası kalmıyor malesef. Eğer kurulum paketlerinin ne olduğunu bilmem gerekiyorsa asıl hata burda. Diğer işletim sistemlerini kullanmak için bu tarz bilgilere ihtiyacım yok.

Evet, gerçekten Ubuntu depolarında 27 binden fazla ücretsiz program var. Ve bu programların işinizi görüp görmeyeceğini nasıl biliyorsunuz? Hepsini teker teker kurup denediniz mi, yoksa sadece kör bir bağnazlıkla mı böyle konuşuyorsunuz? Yıllar boyu Microsoft'un işletim sistemlerinden başka bir şey kullanmamış olmak, insan beynini nasıl böyle etkiliyor, anlayamıyorum. Siz aynı zamanda bir Amiga'cı değil misiniz? En azından eskiden bir Amiga 500 veya 1200 kullanmadınız mı? Windows denen işletim sistemini nasıl böyle körü körüne savunursunuz, anlayamıyorum?

Linux'ta program kurarken, yanında kurulan paketler ki, (biz bunları paket bağımlılığı diye adlandırırız) hakkında bilgi sahibi olmanıza da gerek yok aslında. Tek bilmeniz gereken şey, programların paket bağımlılıkları olmadan çalışmayacağı ve onların da kurulması gerektiği.

Doğrudur, Windows'ta program kurarken, sizden .dll dosyalarını da kurmanız gerektiği hatırlatılmaz. Her program kendi .dll dosyalarını beraberinde getirir. Size söylemeden .dll dosyaları da kurulur. Her programın kendi .dll dosyaları vardır. Windows'a böyle onlarca program kurunca, her bir programa ait .dll dosyaları sistemi şişirir. Böylece aynı amaca hizmet eden çok sayıda .dll dosyası kurulmuş olur. Başlangıçta 4 gigabayt disk alanı kaplayan XP, sonradan 10 gigabayt yer kaplamaya başlar.

Oysa Linux'ta, kütüphane dosyaları ortaktır ve farklı programlar tarafından kullanılabilir. Aynı kütüphane dosyası, farklı programlar tarafından kullanıldığı için de, programlar çok daha küçük boyutludur. Aslında programcı olmadığın için, daha fazla kütüphane dosyalarından bahsedip de kafanı karıştırmayayım. Eğer eskiden Amiga kullandı isen, library dosyalarını bir hatırla derim...

Şirkette bir deneme yapıldı. Bilgisayarı yoğun bir şekilde kullanmayan, tam yukarıdaki yazıda tarif ettiğin türdeki insanların bilgisayarlarına tassaruf amaçlı olarak Open Office kuruldu. 2 ay sonunda bir tek makinada Open Office kalmamıştı. Çünkü bu inslanlar Open Office'in çıkardığı acayip problemlerle başedemiyor sürekli teknik desteği arıyor, IT'ci arkadaşlarda taleplere yetişemiyorlardı.

Ben de şahsen her sene Open Office'in yeni sürümünü kurarım. Pivot table, vlookup gibi işlevleri denerim. Bir iki trickey datayı sınadıktan sonra henüz olmadığını görüp kaldırırım bilgisayarımdan.

Eğer evlere girmeyi düşünüyorsa Linux'un daha çok yolu var. Bu haliyle ancak Ağ yönetimi, Web sunucusu, Router vs. görevlerde veya programlama öğrenmek için uygun sadece.


Maalesef yurdumuzda bu tür insanlardan çok fazla sayıda var. Ve bu insanlar Windows'dan başka işletim sistemi bilmiyorlar. Sen onların bilgisayarına değil, MS Office'yi, Wordpad kursan bile, (ki, Windows ile hazır geliyor zaten) onda bile sorunlarla boğuşurlar.

Sana bu konuda güzel bir örnek vereyim. Dün bizim okulda (bu arada mesleğim Öğretmenlik) bayan öğretmenlerden biri, e-okul'a kendi notlarını yazacak. Ama yazamıyor, yardımcı olmam için beni çağırıyor. Sorunu nümerik klavyedeki tuşların çalışmaması. Çünkü NumLock tuşu basılı değil. Bu kadar basit bir şeyi bile çözemeyen ve bilgisayar kullandığını zanneden milyonlara insan var yurdumuzda. (Merak ettiysen o bilgisayarda da Windows kurulu ve İE ile e-okul'da işlem yapmaya çalışıyordu.)

Şimdi, sen bu tür kişilere ne verirsen ver, onlar hiç bir şeyi doğru dürüst kullanamıyacaklardır. Tabii ki, ben böyle kişilerin bilgisayarlarına Linux kurmasını beklemiyorum. Onlar Windows da kuramazlar, hiç bir şey kuramazlar.

Fakat bizler, en azından 10-15 yıldır bilgisayarlarla içli dışlı olan kişiler, hayatlarında sadece Windows değil, AmigaOs dahil olmak üzere pek çok değişik işletim sistemi ve bilgisayarı kullanmış olan kişiler, bizler tek bir işletim sistemine takılı kalamayız. Sadece alışkanlıktan dolayı Windows'u körü körüne savunmak bize yakışmaz.

İsterseniz bilgisayarınızda birden fazla işletim sistemi de kurulu olabilir. Linux size bu konuda da imkan tanır. Şahsen benim bilgisayarımda Windows XP, Mac OS 10.4, Ubuntu 9.04 ve  Mandriva 2009.1 kurulu. Ayrıca Flash belleğimde de PC Linux OS 2009.1 var.

Bu ekran görüntüsü de Ubuntu üzerine kurduğum KDE 4 masaüstünden. Bazılarının zannettiği gibi, ekran kartımı tanımamış olsaydı, zaten 3 boyutlu masaüstünü kullanamazdım... Ekran kartım 128 megabayt bellekli Nvidia Fx 5200. Bu ekran kartı da Vista uyumlu değil. Vista'nın dandik efektleri 128 megabaytlık ekran kartında çalışmıyor çünkü. Vista'nın efektleri çalışmıyor ama, Linux'ta, KDE 4'ün efektlerinin veya Gnome masaüstünde Compiz efektlerinin maşallahı var...


Son söz olarak size Uğur Mumcu'nun bir sözünü hatırlatayım: Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmayın. Bilgi sahibi olmak isteyenlere de, benim de yazarları arasında olduğum, açık kaynak kodlu işletim sistemleri üzerine (Linux ve BSD) yazılar yayınlayan Enixma e-dergiyi önereyim.
« Son Düzenleme: Haziran 08, 2009, 21:48:08 ÖS Gönderen: atillux » Logged
Alpyre
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.237



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #66 : Haziran 08, 2009, 20:36:06 ÖS »

...
Yukarıda yazılanların hepsi yalan.
...
Bence bu cümle gereksiz olmuş wizo...
Logged

Alper
magic_gun
Üye
***
Mesaj Sayısı: 119



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #67 : Haziran 08, 2009, 21:53:36 ÖS »

hic ekleme yapmayacagım!!!!!!!!!

mikrosoft avukatlıgına neden bukadar soyunuyorsunuz
yoksa satılan her ms urununden komisyonunuz mu var
pardus gibi temiz ve guvenli bir işletim sistemı varken

ve her nekadar da gereksiz olsada şunuda ekleyeyim
bir bilgisayarı oyun konsolu zanneden arkadaslar icinde  bir oyunu pardus üzerinde calıstırmak icinde WIN-e diye bır emulator var gayette guzel çalısıyor hatta cad-cam programlarını dahi sorunsuzca calıstırıyor..

saygılar

fikrini soyleyebilmek ıcın o konu hakkında bilgi sahibi olmalısın(cok dogru bir soz..tesekkurler sayın Uğur MUMCU abimize 
 
« Son Düzenleme: Haziran 08, 2009, 22:06:45 ÖS Gönderen: magic_gun » Logged

Hayal etmeden basaramazsın .. bu makinelerle neler yapabilirsin
Arda
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.326


I'm *the* guy from Argleton


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #68 : Haziran 08, 2009, 22:51:57 ÖS »

Alıntı
İnsanlar, onlara ne verirseniz onu alırlar. İşletim sistemleri konusunda da durum bu şekilde. Siz hiç markalı bir bilgisayarın, Windows kurulu olmadan satıldığını gördünüz mü? Siz hiç markalı bir bilgisayar satın alırken, Microsoft vergisi ödemeden, sadece bilgisayarı satın alabildiniz mi?


Aldım. Aslında şimdiye kadar sadece bir kere kendi tercihimle vista aldım, diğer aldığım HP compaq d500 ve HP e-pc üzerlerinde linux ve freedos kurulu olarak geldi. Şu anda masamın üzerinde duruyor biri.

Dell'in tüm modellerinde internetten alışveriş yaparken linux seçeneği mevcut.
( http://www.dell.com/content/topics/segtopic.aspx/linux_3x?c=us&cs=19&l=en&s=dhs   *ubuntu kuruluyor )

Hadi bırakalım windows'u, macOSX dediğimiz şey Unix tabanlı bir OS, dolayısıyla *nix'lerin pazar payı bayağı büyük ve istenirse gayet kullanıcı dostu olduğunu gösteriyor.

Olay işletim sisteminde değil, reklamda, tekelleşmede ve parada. Linux üzerinde görsel efekt sektörünün en önemli ve yegane yazılımlarından inferno, smoke, combustion, flint ve flame ( http://www.vfxtalk.com/forum/autodesk-announces-inferno-linux-t5397.html?s=8fd6cdca26ede3809ae0128a440a9526&t=5397 ), alias ( ünlü profesyonel 3D tasarım/CAID programı http://findarticles.com/p/articles/mi_m0EIN/is_2000_July_21/ai_63591137/ ), çok ünlü Maya ( http://en.wikipedia.org/wiki/Maya_(software) ), Cinema4D, ayrıca alakasız ama, standalone çalışmak isteyen Acronis True image, Norton Ghost...

İşin doğrusu gerçekten profesyonel ve üzerinde 100 000$ civarı bir fiyat etiketi olan bir yazılım almak istiyorsanız genellikle linux üzerinde çalışıyor. Böylece üreticiler microsoft'un aptal standartlarına, prangalarına, marketing stratejilerine takılmadan özgürce, gerçekten işini düzgün yapan programlar yazabiliyorlar.

Windoz'un sevdiğim yönü, insan oğlunun reklamla kandırılarak nasıl yönetilebileceğini göstermesi. Böylece akıllılar bile mecburen kullanmak zorunda kalıp savunmaya başlayabiliyorlar. Ama kafası çalışan biri şunu bilmeli:  ortak çaba ile yapılan bir iş, ne kadar kaliteli olursa olsun, bir tekelin yapacağı işten değerlidir. Çünkü tekellerin para kazanmaktan başka amacı yoktur. MS bazen gözlerimizi bağlayabilir ama önemli olan durup düşününce gözleri tekrar açabilmektir.
Logged

wizofwor
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 4.784


Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #69 : Haziran 09, 2009, 09:29:21 ÖÖ »

Boyundan büyük laflar etmişsin sayın Microsoft avukatı... Karşındakini tanımadan yalancılıkla suçlamışsın. Hayatımda ilk defa senin gibi, bilgisayar konusunda, haddini aşan cümleler kuran birisine rast geldim. Merak etme, senin seviyene inecek değilim. Ancak cevap hakkımı yine de kullanacağım. Yalan (dikkat edersen yanlış da demiyorsun) diye adlandığın cümlelerine cevap hakkımı kullanacağım...

Microfot'un avukatı falan değilim. Günahım kadar da sevmem. Sadece 1998 senesinden beri çeşitli Linux distro'larını denemiş, aradığını bulamamış biriyim. PHP, Mysql, Firefox vs. başarılı open source uygulamalarını sonuna kadar destekliyorum. Ama Linux'u kimseye önermem.

Yazımda bazı düzeltmeler yaptım. "Yalan"dan kastım seni yalancılıkla suçlamak değil. Zaten bu iddialar da sana ait değil. Yeni de değil. XWindow arayüzü çıktığı ilk günden beri Linux fan'larının dile getirdiği iddialar. Amacım yazdığın önermenin ne kadar hatalı ve öznel olduğunu vurgulamaktı. Yoksa kendin inanmadığın bir şeyi söylediğini zannetmiyorum. Olayın kişiselleşmemesi için bu kelimeyi kaldırdım.

Alıntı
Bu başlığa yazdığım yazıların tamamını okumamış veya okuduğun halde, yazdığım cümlelerin özünü kavrayamamışsın. (Bu benim suçum değil.) Tabii ki, Windows'un kötü olması, Linux'un iyi olduğu anlamına gelmez. Ancak 1992 yılında ilk Linux kerneli yazıldığı zamandan bu yana, Linux geliştiricileri güvenli bir işletim sistemi oluşturmaya çalışmışlar ve bunda da başarılı olmuşlardır.

Windows işletim sistemi, diske kurulduktan birkaç ay sonra şişmekte, diski gereksiz dosyalarla doldurmakta ve bu sebeple de yavaşlamaktadır. İlk kurulumda 4-5 gigabayt yer kaplayan XP, ortalama 1 yıl sonra 10 gigabayt boyutu geçmektedir. Ayrıca Windows üzerine kurulan 3. parti yazılımlar, gerek sistemi yavaşlatmakta ve gerekse, açılış sürecini geciktirmektedir. Ayrıca Windows kullanıcıları sık sık disk temizliği ve disk birleştirmesi yapmak zorunda kalmaktadırlar. Oysa ilk kurulduğunda 4 gigabayt yer kaplayan Linux işletim sistemi, yıllar sonra bile hala aynı boyutta çalışmaya devam etmektedir. Linux için disk temizleme ve disk birleştirme işlemlerine gerek olmadığını da belirteyim bu arada.

Burda yazdıklarına aynen katılıyorum. Performans ve güvenlik konusunda Linux'a bir lafım olmadı olamaz da. 

Alıntı
Tabii ki, bir işletim sisteminin başarılı olması için donanım sürücülerinin de eksiksiz olması gerekir. İşte bu konuda da Linux, Windows'a fark atmaktadır. Linux kurulumda ekran kartı hariç tüm donanımı tanımakta, gerekli sürücüleri kurulum sırasında kendisi kurmaktadır. Ekran kartı sürücüsü de, (3 boyutlu masaüstü için gerekli) çok kolay bir şekilde kurulabilmektedir. Örneğin Ubuntu'yu kurduktan sonra, ilk kez açtığınızda, birkaç saniye sonra, üst panelde yeni donanım sürücülerinin hazır olduğunu belirten bir pop_up açılır ve kurmak isteyip istemediğimiz sorulur. Bize düşen sadece evet demektir. Bu zamana kadar, sayısız Linux dağtımı kurup, kaldırmışımdır. Hiç birinde sürücü sorunu diye bir şeyle karşılaşmadım.

Bu konuda güncel bir örnek vermek istiyorum. Linux ile iş yerinde kullandığım
- Xerox WorkCentre 7345 Network yazıcımı tarayıcı, kitapçık katlama ve zımbalama özellikleri dahil olarak kullanmam mümkün mü?
- HP Designjet 4500mfp HP-GL/2 Plotter'dan çıktı almam mümkün mü?
- IPhone telefonumun adres defterini, mp3'lerimi ve uygulamalarımı senkronize edebiliyor muyum?
Günlük olarak kullandığım sorun çıkarabilecek donanım bu olduğu için ve gerçekten bilmediğimden soruyorum. Belki bunlardan bir ya da bir kaçı yapılabiliyordur. Eğer bu işlemlerin hepsi yapılabiliyorsun. Özür dileyerek donanım desteği konusundaki sözümü geri alıyorum.

Alıntı
Söyler misin, siz, bilgisayarınızı hangi amaçlar için kullanırsınız. Belgelerinizi hazırlamak, muhasebe kayıtlarını tutmak, internete girmek, film veya müzik dinlemek, grafikle uğraşmak, oyun oynamak. Linux bu işlemlerden sadece oyun konusunda biraz zayıf kalır. Oyun dışında tüm işlemlerinizi Linux ile, hem de ücretsiz olarak yapabilirsiniz. Müzik ile mi uğraşıyorsunuz, arkadaşlarınız site Ubuntu Studio'yu önermiş, bir deneyin. Ofis işleri ile mi uğraşıyorsunuz, sizin beğenmediğiniz Open Office, tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır. Hem de sizden yüzlerce dolar lisans ücreti istemeden.

Alıntı
Evet, gerçekten Ubuntu depolarında 27 binden fazla ücretsiz program var. Ve bu programların işinizi görüp görmeyeceğini nasıl biliyorsunuz? Hepsini teker teker kurup denediniz mi, yoksa sadece kör bir bağnazlıkla mı böyle konuşuyorsunuz?

Gün içersinde en çok kullandığım program Exel. Open office'i üç kez denedim. 1.0 2.0 ve 3.0 versiyonlarını kurdum ve kullandım. Malesef Excel'in tırnağı bile olamaz. Öncelikle Open Office'e geçerken daha önce yazdığım makroların hepsini çöpe atmam gerekiyor. Bu arada makro desteği var mı bilmiyorum. VBA değilde C Syntax kullanan bir makro dili destekliyorsa çok iyi olabilir ama o kadar derine inmeme gerek kalmadı. En sık kullandığım Pivot table ve vlookup fonksiyonları istediğim gibi çalışmadığı için programı sistemden kaldım. Aynı Open Office'i Excel'i daha yüzeysel kullanan Nişanlıma kurduk. Bu seferde başka bir problemle karşılaştık. Open Office Milli Eğetim'in sitesinden indirdiğimiz hazır formların sayfa düzenlerini bozuyor, saçma sapan çıktılar alıyordu. Mecburen  Office 2003 kurmak durumunda kaldık.

Diğer bir kullandığım program Primavera Project Planner. Windows haricinde çalışmadığını söylemeye gerek yok sanırım. Gerçi server tabanlı ve web arayüzünden çalışma imkanı sunan bir program ama bu kadar kasmaya gerek olduğunu düşünmüyorum.

Diğer sıklıkla başvurduğum program Access. Open Office'in Access için de bir alternatifi var. IT'ye Access için talep yaptığımda önce Open Office'i denememi istediler. Denedim. Ancak bu veri tabanı programı eksiksiz değil. Ancak 5.0 versiyonunda diyorum.

Dördüncü olarak kullandığım program ise Autocad. Autocad alternatifi Turbocad vs. programlar var. Ben hiç birini denemedim. Bu programların zaman zaman fiyat teklifleri şirketlere gelir ancak CAD opartörlerinden geçer not alanına rastlamadım.

İş dışında ise hobi olarak web tasarımı ve onun uzantısı olan resim düzenleme ve ufak tefek grafik işleri için kullandığım programlar var. Kodlama için biraz yetenekli (hormonlu diyelim) bir notepad yeterli oluyor. Bu tarz programların da linux üzerinde bolca bulunduğunu biliyorum. İkinci ihtiyacım ise endüstri satandardı olan Photoshop. Malesef photoshop'un yerini doldurabilecek bir program mevcut değil. Ve lütfen bana GIMP'den bahsetmeyin. GIMP Photoshop'un yanında şaka gibi birşey çünkü. Photoshop'un işlevselliğine yaklaşabilen bir tek PaintShopPro vardı. O da bulunduğu nokta yıllar içersinde gelebilmiştir. (Burada işin içine Linux camiasının göz ardı etmeyi çok sevdiği kullanıcı alışkanlıkları da giriyor.)   

Alıntı
Yıllar boyu Microsoft'un işletim sistemlerinden başka bir şey kullanmamış olmak, insan beynini nasıl böyle etkiliyor, anlayamıyorum. Siz aynı zamanda bir Amiga'cı değil misiniz? En azından eskiden bir Amiga 500 veya 1200 kullanmadınız mı? Windows denen işletim sistemini nasıl böyle körü körüne savunursunuz, anlayamıyorum?[/b]

Linux'ta program kurarken, yanında kurulan paketler ki, (biz bunları paket bağımlılığı diye adlandırırız) hakkında bilgi sahibi olmanıza da gerek yok aslında. Tek bilmeniz gereken şey, programların paket bağımlılıkları olmadan çalışmayacağı ve onların da kurulması gerektiği.

Doğrudur, Windows'ta program kurarken, sizden .dll dosyalarını da kurmanız gerektiği hatırlatılmaz. Her program kendi .dll dosyalarını beraberinde getirir. Size söylemeden .dll dosyaları da kurulur. Her programın kendi .dll dosyaları vardır. Windows'a böyle onlarca program kurunca, her bir programa ait .dll dosyaları sistemi şişirir. Böylece aynı amaca hizmet eden çok sayıda .dll dosyası kurulmuş olur. Başlangıçta 4 gigabayt disk alanı kaplayan XP, sonradan 10 gigabayt yer kaplamaya başlar.

Oysa Linux'ta, kütüphane dosyaları ortaktır ve farklı programlar tarafından kullanılabilir. Aynı kütüphane dosyası, farklı programlar tarafından kullanıldığı için de, programlar çok daha küçük boyutludur. Aslında programcı olmadığın için, daha fazla kütüphane dosyalarından bahsedip de kafanı karıştırmayayım. Eğer eskiden Amiga kullandı isen, library dosyalarını bir hatırla derim...

Kütüphane dosyaları sistemi temelde güzel ama son kullanıcıya yani bana kurulumda problem çıkartıyorsa hiç bir manası kalmıyor ki? Olayı transparent bir şekilde halletmenin yolları aranmalı o zaman. Evet aynı problemi Amiga'da da yaşıyorum. Çünkü Amiga benim hobim. Installer library'nin son versiyonunu yüklemem gerekiyorsa örneğin, aman şimdi boşver deyip iki gün sonra boş vaktimde açıp uğraşabiliyorum. Sorunu hızlı bir şekilde halletmem gerekmiyor. Günlük işlerimi Amiga'da yapsaydım belki problem olacaktı. (Belki de olmazdı çünkü herşeyi kurup dört dörtlük çalışan bir sistemin yedeğini almak çok kolay)

Böyle bir zorunluluğum varmış gibi alternatif işletim sistemlerini denemediğimi söylemişsiniz. Malesef yanılıyorsunuz. AROS'tan BeOS'a QNX'den FreeBSD'ye kadar çeşitli sistemleri denemişliğim var. Üzerinden çok süre geçti ama öğrenciliğimde mailleri okumak için terminal aracılığıyla shell'den Unix kullanırdık. Yine öğrencilik yıllarımdan kalma tamamen perl ile yazılmış (verileri text dosyasına kaydeden) kullanıcı kaydı/kontrolu, veri tabanı araması, forum bölümü dahil bir web sitesi hazırlamışlığım var. 100% tamamlanmış bir proje değil ama beta aşamasında Apache server üzerinden kullanıma açmıştım ve gayet iyi çalışıyordu.

Konuyu daha fazla uzatmayayım. Oyun konusuna girmiyorum. Windows üzerinden oyun oynamayı "cost effective" bulmuyorum çünkü. Bu iş için özelleşmiş makinalar var.

PS: Linux'ü nerde kullanıyorum biliyor musunuz? Ben de bilmiyordum ama telefonumu jailbreak yaptığım zaman OSX kernel'i yerine debian kuruyormuşum. Gerçi onu da yapmıyorum artık. Çünkü telefonu çok yavaşlatıyor.
Logged

max.damage
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 667


Hell is other people.


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #70 : Haziran 09, 2009, 15:11:36 ÖS »

Olay işletim sisteminde değil, reklamda, tekelleşmede ve parada. Linux üzerinde görsel efekt sektörünün en önemli ve yegane yazılımlarından inferno, smoke, combustion, flint ve flame ( http://www.vfxtalk.com/forum/autodesk-announces-inferno-linux-t5397.html?s=8fd6cdca26ede3809ae0128a440a9526&t=5397 ), alias ( ünlü profesyonel 3D tasarım/CAID programı http://findarticles.com/p/articles/mi_m0EIN/is_2000_July_21/ai_63591137/ ), çok ünlü Maya ( http://en.wikipedia.org/wiki/Maya_(software) )


 Bahsettigin yazilimlarin buyuk kismi unix ortaminda dogmustu zaten.Hatta Sgi ve irix diyebiliriz.Sgi'in maliyete yonelik cirpinislari ,IA-64'e gecmesi ve ardindan linux tabii ,bu yazilimlarinda kaderini buyuk olcude belirledi.Ben o sasali unix gunlerinin anisina bir Alias wavefront 9.0 set attim kenara (icimde ukte kalmisti).Artik kedi cizmeye calisirim ,cekic cizerim , pirasa yaparim.

 Bu arada duymayanlar olabilir ,Sgi kesin olarak havlu atti. Bir ay gibi bir sure once Rackable systems isimli bir marka tarafindan satin alinma islemleri halledildi ,isi bitti.Zamaninda hayallerimde fazlasiyla yer kaplayan ,vitrinine ekmek bandigim bir markaydi ,uzuldum valla.

 
Logged

Bu kadar mi ?
konyalı
Üye
**
Mesaj Sayısı: 39



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #71 : Haziran 10, 2009, 16:33:57 ÖS »

madem herkes bişeyleri savunuyor ben her iki alternatif işletim sistemiyle yaşadığım problemleri anlatayım:D
İlki Windows Xp ile yaşadığım problem. Dün windowsun kurulu olduğu C: sürücüsünü açtığımda bir sürü saçma sapan dosya ile karşılaştım hiç birini ben oluşturmamıştım ve isimleri bi garipti boyutları bi acaip:D
Sonra bu dosyaların tamamını seçip sildim. Tabi bu arada ntldr,NTDETECT..vs dosyalarda silinmiş. Üstelik sevgili windows bunlar silinirken kılını bile kıpırdatmamış. Bugün bilgisayarı açmaya çalıştığımda boot tan sonra "ntldr bulunamadı Yeniden başlatın " gibi bi uyarı ile karşılaştım. Tabi bu dosyanın silinmiş olduğunu anlamam uzun sürmedi. Daha sonra bilgisayarı açabilmek için kurulum cd sini aramaya başladım ama bulamadım. Tabi Bill amcaya baya bi dua ettikten sonra pc ye bağlı diğer harddiskteki windows işletim sistemine girip silinen dosyaları kopyalamak aklıma geldi. Bilgisayarı sorunu anladıktan 10 dk sonra hayata döndürebilmiştim.
Gelelim bu sonuçtan öğrendiklerimize:
Windowsun dezavantajı:
Dosyaları silerken hiç bi uyarıda bulunmadı "Yapma etme abi silme açılmam bak diyebilirdi"Kahkaha 
Windowsun avantajı:
Bilgisayar konusunda çok deneyimli olmama rağmen basit bi mantıkla 10 dk sonra sistem çalışır hale getirebildim.

Gelelim ikinci probleme; az önce bahsettiğim ikinci harddiskte pardus kuruluydu ve gayet de güzel çalışıyordu pek çok paketi indirmiştim hatta şu janjanlı ekran efektlerini dahi yapabilmiştim gerçekten hoşuma gitmişti. Amatör olarak python ve c programlıyorum pardusta.
Bir kaç ay sonra bikaç paket indirmem gerekti. Ama diskte yer olmadığını farkettim ve paket yöneticisinden bi kaç paketi sildim. Olan olmuştu pardus uçtu:D Ogünden beri düzeltemedim(yaklaşık 3 ay) pardus grup pencersinden ileriye gidemiyor. Cd sini takıyorum okumuyor. Yeniden üzerine de kuramıyorum. Bende pardus yüklü harddiskkin diğer bölümüne Xp kurup bi kaç programla önemli dosyaları aldıktan sonra pardusu bitkisel hayatta bıraktım.
Pardusun dezavantajı:
Pardusta paketleri silerken uyarmadı. Üstelik internette forumlarda vs.. sorunumu halledebilecek bilgiye ulaşamadım.
Pardusun avantajı:
Ne yalan söyleyeyim windowstan daha güzeldi kullanımıda epey kolaydı. Windows türevi birçok yazılımda işimi görüyodu.(openoffice,gambas...vs) Programlama yönüyle windowsa bin basardı ama bi gitti getirmek mümkün olmadı:d

Not:Linux'un diğer dağıtımlarını kullanmadım eleştirilerim sadece pardusa yönelik 
   
Logged

witchdoktor
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 6.238



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #72 : Haziran 10, 2009, 19:19:10 ÖS »

@konyalı

Zaten böyle OS mu olur? Adamlar nasıl OS tasarımı yapıyorlar anlamıyorum. Programlama dünyasında bile gerekli olmayan tüm yapı ve değişkenler saklanmaya çalışırken, kocaman OS'ların malı meydanda! Böyle OS olmaz. OS, değişik katmanlarla kendini kullanıcılar ve programların ulaşımından tamamen gizlemeli. Core ve sistem dosyaları farklı bir partisyonda ve ulaşılamaz durumda olması daha da iyi olurdu. OS'un sistemde altyapısının 'görünür' ve 'ulaşılabilir' olması ciddi bir implemantasyon kusuru bence. Belki günün birinde bir grup manyağı toparlayıp da kendi halinde bir OS tarasımı yaparsam yapacağım ilk işlerden biri bu. Yok OS klasörleriymiş bilmemne, saçma sapan işler bunlar. Amiga'nın da tasarımında gıcık olduğum yönlerden biriydi bu, downscaled, kırpılmış, tek kullanıcıya indirgenmiş bir Un*x varyantı olduğundan genlerinde bu OS klasör yapısını taşıyordu malesef. Gerçi tek bir klasörün altında bir yerlere mount etmek mümkün ama yine de can sıkıcıydı.

Görülen o ki gerçekten de devrimsel bir OS'a ihtiyacımız var. Yıllar önce Fleecy Moss'un 'revolutionary' OS geliştirme konusundaki tartışma listelerinde (KOSH vb) bile birçok fikir yer alıyordu, bunlara bile ulaşılamadı.

Benim OS'dan en çok istediklerim;
1) Çöktürülemeyen, izolasyonun çok iyi olduğu bir sistem. Malesef Un*x türevleri de kişisel deneyimlerimde Windows'tan az kilitlenmiyor.
2) Realtime veya 'pratikte' realtime bir OS (en azından 'user input' ve kullanıcı arabirimi düzeyinde).
3) Sezgisel OS (kullanıcıyı tanıyan, tekrarlayan işlemleri öğrenebilen, nispeten 'zeki' bir sistem)
4) Kendini kullanıcı ve programlardan tamamen gizleyen izole bir OS.
5) Dosyaların dosya sadece ismi ile değil de MD4, MD5 gibi algoritmalarla içerikleri sayesinde temsil edilebildikleri bir dosya sistemi (rename edildi diye dosya farklılaştı sanmasın salak sistem)
6) Un*x gibi monolitik bir kernelden çok (Linux'un ilk sürümlerinde kernel'i sürekli derlemek gerekmesi canımı sıkmıştı, bu yüzden soğuma gelmişti bu sistemden, manyaklar yüklenebilir modülleri yıllar sonra ekleyebildiler) AmigaOS gibi mikrokernel yapısında olması, herşeyin plug ve unplug edilebilmesi de kişisel bir tercihim.
Logged
atillux
Üye
**
Mesaj Sayısı: 27



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #73 : Haziran 10, 2009, 21:28:32 ÖS »

Bir kaç ay sonra bikaç paket indirmem gerekti. Ama diskte yer olmadığını farkettim ve paket yöneticisinden bi kaç paketi sildim. Olan olmuştu pardus uçtu:D Ogünden beri düzeltemedim(yaklaşık 3 ay) pardus grup pencersinden ileriye gidemiyor. Cd sini takıyorum okumuyor. Yeniden üzerine de kuramıyorum.


Sorununuz Pardus kurduğunuz disk bölümünü küçük olarak belirlemiş olmanız ve bu bölümün de çabucak dolması. Tabii ki hiç bir işletim sistemi, %100 dolu bir disk bölümünde çalışamaz. Bu durumda yapılması gereken şey, Pardus kurduğunuz disk bölümündeki gereksiz dosyaları silerek yer açmak. http://tr.pardus-wiki.org/NASIL:Sabit_disk_temizli%C4%9Fi adresini ziyaret ederseniz, Pardus üzerinde disk temizliğinin nasıl yapıldığı anlatılıyor.

Kolay gelsin.
Logged
Diabolic_Wizard
Üye
****
Mesaj Sayısı: 399



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #74 : Haziran 10, 2009, 21:57:28 ÖS »

Pardus hdd'de yeterli yer kalmadığı zaman uyarı vermiyor mu?
Logged

"The user is an important input hardware of a computer system"
Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: