Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
commodore.gen.trArcade Sistemler ve Oyun KonsollarıArcade Sistemler (Moderatör: yavuzg)SEGA ST-V Arcade kartını ev konsolu haline getirmek
Sayfa: 1 ... 6 7 [8] 9 10 ... 18   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: SEGA ST-V Arcade kartını ev konsolu haline getirmek  (Okunma Sayısı 272116 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #105 : Eylül 06, 2013, 01:09:43 ÖÖ »

Tüm parçalar bittikten sonra ST-V'yi kucaklayıp ilk denememi mutfaktaki dandik Axen LCD TV'de yapıyorum.

Heyoo! Görüntü geldi, ama bi gariplik var. Görüntü siyah beyaz! Renklere ne oldu yahu? Neyse yine döküntüleri toplayıp odaya çekiliyorum. Biraz düşünüp internet'i araştırdıktan sonra sorunun subcarier frekans üreten katmanda olabileceğine kanaat ediyorum. Sonuçta renk bilgisi burada encode oluyor.

Önce sorunun PAL frekans üreten osilatör katından kaynaklanabileceğinden şüpheleniyorum. Bu osilatörde insanlar genelde ayarlanabilen bir kondansatör kullanmışlar. Bu tarz olası frekans kayması durumlarında tam frekansı ayarlayıp bırakmak için. Kristaller fazla ortam ısısında hafif frekans kaymalarına neden olabiliyormuş. Ancak bu frekanslarda bunun pek de bir problem olmaması lazım ama neyse diyip bir de kristali değiştirmeyi deniyorum. Elimde sadece PAL ve NTSC kristal var. Devreyi tasarlarken PAL/NTSC anahtar yapmayı falan planlamıştım ama bu ölçülerde PCB'ye sığdıramayacağımı anlayınca vaz geçmiştim.

Neyse kristali NTSC'ye değiştirdim. Denedim. Sonuç yine aynı! Elimde bir osiloskop olsa sorunu daha kolay anlayabileceğim ama şu an parça değiştirerek denemek dışında bir seçeneğim yok. Şimdi sıra 74LS04'e geldi.



Bu parçayı PCB'ye direk lehimlemiştim. Sökmesi bir dert oldu. Yerine hemen bir entegre soketi lehimledim (belki daha sonra yine sökmem gerekir diye) ve elimdeki diğer 7404'lere baktım. Küçük bir fark vardı. Elimdeki diğer entegreler 74HC04.



Kısa bir araştırmadan sonra HC'nin CMOS teknolojisiyle yapıldığını ve daha yüksek frekanslarda çalışabilme kapasitesine sahip olduğunu okudum. LS ise eski teknoloji (Low power Shotky) ama temelde iç yapısı aynıymış.

Entegreyi değiştirip tekrar deneme yapıyorum. Veee...



Renkler geldi! Şimdi acaba sorun 74LS04 kullandığım içinmiydi yoksa entegreyi direk lehimlerken zarar mı vermiştim? Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğim ama sonuçtan memnunum. Yine de konsol NTSC kalmış oldu. Yapacak bir şey yok, tekrardan kristali sök, devrede bir iki yeri tekrar değiştir, işin açıkçası üşendim...

Bu şekilde kavram doğrulamasını yaptık. Tüm elektronik aksam tamamlandı. Artık sıra kasanın yapımına geldi...
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #106 : Eylül 06, 2013, 01:17:11 ÖÖ »

Harika gidiyor Yavuz abi.. Bu plâketten birde cnc işi ile tertemiz cillop gibi bir pcb elde ediyorlardı ama herhalde bizler için işin işinden çıkılır gibi bir tarafı yok. Hani eski bir yazıcı olur, kafasına motor felan koyarsın, mandren ve uç takımını monte edersin, al sana cnc. Oldu mu? Valla teferruatını ve ne kadar olur yanı vardır tam emin değilim. Ama Yavuz abi, çalışmaların bunlara hiç ihtiyaç bırakmayacak şekilde tertemiz oldu.   : )     

valla selim bir printerdan cnc tezgah hacklemediğimiz kalmıştı. o kadar kolay olur mu bilmem ama bu fotoğraf kağıdı ve toner transfer işini sevdim ben. sonuçları bu tarz "hoby" projeleri açısından da tatminkar.

bi de tabii herşeyi o kadar otomatize etmemek lazım, biraz el kol gücü emek harcamak insanı daha iyi hissettiriyor. Örneğin kasanın yapımını anlatacağım ilerleyen bölümlerde, aslında onu da alıp bir lazer kesimciye götürsem 1 günde biterdi ama aynı zevki alırmıydım bilmiyorum...

neyse, hadi bakalım diyoruz. son halini görmek için heyecanlanıyorsun değil mi? şu an arkamdaki masada duruyor, göstereyim mi Kahkaha ?
Logged

Selim7
Üye
****
Mesaj Sayısı: 264



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #107 : Eylül 06, 2013, 01:22:15 ÖÖ »

Bu görüntüyü lcd de görmek gerçekten güzel.  Pcb lerde ki düzen de çok güzel. Bu  iki entegreyi daha önce görmemiştik. Sony entegresi görüntü işlemcisi ise, bunlar tam olarak nedir Yavuz abi?

Bu arada,
Alıntı
heyecanlanıyorsun değil mi? şu an arkamdaki masada duruyor, göstereyim mi

Allaah! diyorum, valla işin büyüsü gereği size bıraksam, kendi açımdan durum malûm da.. Gerçi benim biraz torpilim var, söylesem olur amma şimdi kullanmak istemiyorum.  Kahkaha

Sırası gelsin öyle. Artık sabrı öğrendim.   
   
« Son Düzenleme: Eylül 06, 2013, 01:30:39 ÖÖ Gönderen: Selim7 » Logged

Selim7
Üye
****
Mesaj Sayısı: 264



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #108 : Eylül 06, 2013, 01:24:52 ÖÖ »

Yok yok aşama sırası gelsin öyle. Büyüsü gitmesin. 
Logged

Selim7
Üye
****
Mesaj Sayısı: 264



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #109 : Eylül 06, 2013, 01:43:53 ÖÖ »

Yavuz abi, saat 1:40 oldu. Uyku sersemi oldum. Sabah iş var. Sağlıklı düşünemiyorum. Gösterme sırası geldi de ben şapşalca geri mi çevirdim yoksa. Önce ki yorumlarımı lütfen dikkate almayınız.. : )

Kasa halen yapım aşamasında sanmıştım. Plexy glassları kesimden başlayıp sona doğru gideceğini düşünüyordum da. İşin büyüsü meselesi. 
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #110 : Eylül 06, 2013, 01:50:34 ÖÖ »

Akrilik ile çalışmak

Eveeet, geldik projemizin kasa yapım aşamasına. Daha önce de belirttiğim gibi bu projeyi yapmaktaki esas amacım yeni birşeyler denemek öğrenmek. Yoksa ince suntadan bir kasa da yapabilirdim. Ama ben bu sefer plastik malzeme ile çalışmak istedim. Elimde zaten geçen kabin projelerinden kalma akrilik levha vardı. Bu 3mm kalınlığında şeffaf akrilik levha ile kabinlerin kontrol panel yüzeylerini yapmak ve ekranın önünü korumak için kullanıyordum.

Diğer projelerimde hep tek parça akrilik kullanmıştım. Bu projede tasarladığım kasa nın tek parçada çıkacak tarafı pek yok. Gerçi rahmetli Steve Jobs amcamız yaşasaydı o çözerdi olayı...  Kahkaha

Neyse, yine herzamanki gibi araştırma zamanı gelmişti. Elimde bolca ufak kesik artık akrilik parçalar vardı henüz atmadığım. Bunları nasıl birbirine sağlam bir şekilde yapıştıracağımı aramaya koyuldum. Bir sitede Aseton kullanılabileceği anlatılıyordu. Eee, aseton var evde, hemen deniyeyim dedim. Aldım elime iki parça, arasına hafif aseton sıktım ve bekledim. 5 dakika 10 dakika. eee hiçbir şey olmuyor? Gerçi çoook hafif bir yapışma hissi oluştu. Neyse, parçaları diklemesine değil de tam paralel birbirne tutturdum ve arasına aseton sıktım ve öylece bıraktım. Hakikaten 30 dakika kadar sonra parçaların birbirine tutunduğunu gördüm. Yalan değilmiş. Ama biraz asılınca parçalar çat diye ayrıldı yine. Sonra okuduğuma göre eğer bu şekilde 1 hafta tutarsam o zaman etkili olurmuş. Yok yaaa! Oldu canım, her parçayı 1 haftada böyle yapıştırana kadar yıllar geçer.

Aseton'u eledik. İkinci opsiyon epoksi yapıştırıcı. O da çok kafama yatmadı. Bir defa pahalı, ayrıca kullanması bence zor (yok bilmem kaç dakikada kuruyanı seç  yok önce epoksiyi sür sonra aktivatör sık v.s.). Ayrıca ben aslında akrilik parçaları birbirne yapıştırmak değil birbirine "kaynak" yapmak istiyorum. Çözüm?

Kloroform'muş. Hani filimlerde kötü adam arkadan yavaşça yaklaşıp kadının ağzını kloroformlu bezle kapatır, kadın da saniyesinde bayılır ya, ta kendisi  . Bu arada filimler yine fos çıktı, valla günlerce kloroform ile çalıştım, hem de kapalı ortamda bi halt olmuyor. gerçi biraz başım dönmedi değil  Kahkaha. bir de tabii beze döküp öyle solumadım  .

Şimdi tabii kloroform'u köşedeki bakkaldan alamıyoruz aseton gibi. Nereden bulurum diye araştırırken kendimi akvaryum forumlarında buldum. Meğer akvaryum meraklıları plexiglas (akrilik) ve kloroform ile kendilerine akvaryum yaparlarmış. Biz giderken onlar dönüyormuş anlayacağınız. Neyse uzun lafın kısası, kloroformu www.malzemeci.net sitesinde buldum (pleksi yapıştırıcı diye geçiyor), üye oldum sipariş ettim 1-2 gün sonra kapıma kadar getirdiler. Süper!

İki tip pleksi yapıştırıcısı vardı. Birisi "ince" diğeri "kalın" diye geçiyor. İnce denilen bildiğiniz sıvı şeklinde kloroform. Kalın denilen yine klorofrom gibi kokuyor ancak daha kıvamlı, UHU kıvamında... Ben her ikisinden de aldım zaten ucuzdu.

Kloroform'um gelince hemen denemeler başladım. Ucu iğne gibi olan bir tüpe ihtiyacınız var.



iki parça plexyglass'ın birleşme noktasına bir iki damla damlatıyorsunuz. İnternette detaylı videoları var.



Kloroform hemen parçaların arasına nüfuz ediyor. 1 dakika içinde bırakabilecek hale geliyor. 4-5 dakikada taş gibi oluyor.



Esasen kloroform akriliği yapıştırmak yerine eritiyormuş yani kaynak yapıyor bir anlamda. Tam istediğim gibi. Zamanla (2-3 gün 1 hafta) eklem yerleri tamamen taşlaşarak gerçek sertliğine ulaşıyormuş. Bu süre içinde gayet rahat çalışılıyor gerçi...

Neyse yapıştırma işini çözdük. Bir iki de bükme ve boyama denemesi yaptım. Sonuçta tasarımımda kıvrımlar vardı ve kasa doğal olarak şeffaf kalmayacaktı (bir süre şeffaf kaldı aslında. Hiç boyamasam mı diye düşünmedim değil )



Bükmek için ısı tabancası kullanıyoruz malum. Geçen projelerimde denemiştim. Boya olarak da "Akrilik bazlı" sprey astar ve boya tavsiye ediliyordu. Test parçalarımın üzerinde denemelerimi yaptım.

Artık bu öğrendkilermi gerçeğine uygulayabilirim...
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #111 : Eylül 06, 2013, 01:53:37 ÖÖ »

Yavuz abi, saat 1:40 oldu. Uyku sersemi oldum. Sabah iş var. Sağlıklı düşünemiyorum. Gösterme sırası geldi de ben şapşalca geri mi çevirdim yoksa. Önce ki yorumlarımı lütfen dikkate almayınız.. : )

Kasa halen yapım aşamasında sanmıştım. Plexy glassları kesimden başlayıp sona doğru gideceğini düşünüyordum da. İşin büyüsü meselesi. 

Yok daha gösterme sırası gelmedi... Kasa bitti ama projede daha bir iki detayımız var. Hem verniğin iyice kemikleşmesi lazım (en az 1 hafta - yoksa kolayca çiziliverir. Araba gibi fırınlayamıyoruz da, malum plastik). Cila yapacağız daha. Gerçi şimdi de pırıl pırıl ya
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #112 : Eylül 06, 2013, 02:07:07 ÖÖ »

Evet güneşli bir haftasonu. Kesim zamanı geldi. Akrilik levhamızı masamıza yatırıyoruz.



3D tasarımın ölçülerinde parçalar kesebilmek için önce çizmem gerek. Maalesef henüz bir "ev tipi laser kesici" cihazım yok. Bu yüzden şimdilik bunlarla idare edeceğiz



Akrilik üzerine çizimleri keçeli kalem ile yapıyorum. Kıvrımlı kenarları çizmek için kalın kalem takılabilen bir pergel kullanıyorum.



Arada bir 3D tasarıma bakıp hassas ölçüleri gözden geçiriyorum.



Ve klasik olarak akrilik kesmek için kullandığım Dremel Trio'mu kullanarak kasanın üst parçasını kesiyorum. Tabiiki destekler kullanarak.



Sonuçta ilk parça tamam.



Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #113 : Eylül 06, 2013, 02:17:27 ÖÖ »

Üst parça kesimi tamam. Şimdi sıra alt parçanın kesimine geldi. Alt parçayı sıfırdan çizmek yerine üst parçayı şablon olarak kullanıyorum.



Ama tasarımıma göre üst parça ile alt parça aynı boyutta değil (olsa işim ne kadar kolay olurdu ). Maalesef tasarımda kasaya yandan bakıldığında alt parçanın ek yerinin ve burada bir aralık görünmesini istemediğim için yan parçalar üst parçaya yapışacak ama alt parçayı da dışından kapsayacak/gizleyecek şekilde biraz daha (tam olarak akriliğin kalınlığı kadar) geniş yaptım. Bu yüzden yine pergel ve cetvelle üst parçanın alt parçaya olan iz düşümünden 3 mm daha içerde bir çizim yapıyorum.



Çizdiğim yerden kesimi tamamlıyorum. Bu arada yuvarlak köşeler için bir desteğim yok. Çoook dikkatli bir şekilde elle yavaş yavaş kesiyorum çizim üzerinden.


Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #114 : Eylül 06, 2013, 02:27:35 ÖÖ »

Şimdi sıra kasanın yan parçalarını kesmeye geldi. Bu parçalar kasanın üst paneline kloroform ile yapışacak. Yapışmanın düzgün olabilmesi için çok pürüzsüz kesilmeleri gerekli. Dremel trio akriliği güzel kesiyor ama bir bıçak gibi değil de bir freze gibi çalıştığından kestiği yerde hafif bir iz bırakıyor. Gerçi zımpara ile bu iz temizlenebilir ancak ben yan parçalar için bu sefer farklı bir alet deniyorum.

Diğer Dremel'ime bağlanabilen mini bir daire testere aparatım var.



Tam bu iş için uygun. Daire testere biçiminde kesim yaptığı için kesilen akriliğin yüzeyi jilet gibi pürüzsüz oluyor.



hafif eğimli olduğu için de tutması ve hareket ettirmesi kolaylaşıyor. Yine tabii ki desteklerimizi ayarlıyoruz ve kesimi Dremeli bu desteğe dayayarak yapıyorum.



Sonuç, bir lazer kesim kadar olmasa da yeterince pürüzsüz bir kesim.



Artık kasanın ön ve arka panelleri hariç tüm parçaları hazır.



Ön ve arka panelleri ise kasanın kıvrımlı kenarları tamamlandıktan sonra keseceğim. Çünkü her ne kadar 3D tasarımda ölçülerim olsa da "kıvrılma" işlemi sonunda ölçülerin ne kadar tutacağından şüphelerim var.
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #115 : Eylül 06, 2013, 02:36:48 ÖÖ »

Simdi sıra yan parçaların "kıvrımlarını" yapmaya. Bu kıvrım işini marangoz masamın kıvrımlı kenarı ile kolayca halledebileceğimi düşünüyorum. Sonuçta kıvrımın yarı çapı tam olarak masamın kenarının kıvrımının yarıçapı ile çok az farkla aynı.

Bunun için parçayı masamın yanına sabitliyorum.



Sonra ısı tabancasıyla yavaş yavaş ısıtarak akriliğin bükülmesini sağlıyorum.



Resimden sanki başarılı olmuşum gibi gözükebilir, ama aslında durum bunun tam tersi. Tam bir başarısızlık!!!

Hata 1: Akrilik levha ısıtılınca masamın "ince" kenarının izi kalıyor. Yani dışa doğru hafif bir bombe oluştu.

Hata 2: Akrilik levhanın kıvrılan kısmı tam 90 derece kıvrılamadı. 90 derece olabilmesi için aşağıya doğru çekiştirince bu sefer de ciklet gibi uzayıp masanın izi çıktı.
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #116 : Eylül 06, 2013, 02:54:04 ÖÖ »

Bu başarısızlıktan sonra oturup düşündüm, nasıl daha düzgün bir kıvrım elde edilebilir diye. Aslında cevap belliydi de gözüm yememişti zamanında; bir "kalıp" yapmam gerekiyordu. Bu kalıp tabii ki içinde plastik eriteceğimiz tarzda bir şey değil. Sadece TAM olarak istediğim kıvrıma sahip TAM 90 derece ve TAM olarak bükeceğim akrilik parçanın genişliğinde olmalıydı. Bu sayede TAM olarak kıvrılacak noktaları hizalayabilir ve kıvrılan parçayı da çekiştirmeden TAM 90 derecede yerine mengeneleyerek soğumasını sağlayabilirdim.

İş başa düştü ve bu kalıbı eldeki malzemeler ile yapmaya başladım.



Tek tek parçalar kesip birbirine yapıştırdım. Sonra yüzeylerini zımparalayarak aynı seviyeye getirdim.



Daha sonra "yeniden kestiğim"  akrilik levhayı bu kalıba aldım.



Bu sefer TAM olarak bükülmesi gereken yerlerinden ısıtarak istediğim 90 derecelik kıvrımı elde ettim.



Parçayı bu şekilde soğumaya bıraktım ki formunu korusun. Akrilik kolay ısınıyor ama çok geç soğuyor. Aldığı formu ancak tam olarak soğuduğunda koruyabiliyor. Hala sıcakken yerinden sökerseniz eski şeklini alma eğilimi var. Yani açısı hafif bozuluyor.



bakalım şimdi ölçümüz tutmuş mu?



Hah şöyle. Sonunda akriliği dize getirdim. Ama uğraştırdı...
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #117 : Eylül 06, 2013, 03:05:46 ÖÖ »

Kasanın yapımında bir küçük detayım var. Kasanın üst kapağı ile alt paneli birbirlerine vidalar ile monte edebilmek için bazı vida yerlerine ihtiyaç var. Ben hem bu vidalar için yer olması için hem de kasanın bütününe stabil sağlamlık kazandırması için dirsek tarzı küçük parçalar düşündüm. Bunları da kesip ısı tabancasıyla tam 90 derece bükmek gerekiyordu. Parçalar küçük olduğu için bu işlem bir mengene yardımı ile kolayca yapılabilirdi.

Önce kesilen parçayı mengeneye yerleştiriyorum.



Sonra tam ölçülü yerinden ısı tabancası ile ısıtıyorum. Fazla ısıtmaya gerek yok. Yaklaşık 15-20 saniyede yumuşuyor.



Sonra çelik cetvel ile bastırarak 90 derece büküyorum. Çelik cetvel sayesinde parçalar kolayca soğuyor.

parçanın bir tarafını bu şekilde büktükten sonra diğer tarafını TAM istediğim uzunlukta bükebilmek için bir detay daha düşünmem gerekiyor. Yani bu parçaların yüksekliğinin tamı tamına 62 mm ve hepsinin eşit olması gerekiyor. Bunu nsaıl sağlayacağım peki? Tabii ki bir başka kalıpla  Kahkaha



Bu şekilde tüm parçaları hazırlıyorum.


« Son Düzenleme: Eylül 06, 2013, 03:18:23 ÖÖ Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #118 : Eylül 06, 2013, 03:10:54 ÖÖ »

Artık ilk defa hazırladığım parçaları yapıştırmadan önce bir araya getirip kabaca kasanın neye benzeyeceğine bir göz atabilirim.





Sonuç umut verici, herşey yerli yerine oturacak gibi...
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.894



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #119 : Eylül 06, 2013, 03:27:36 ÖÖ »

Artık parçaları biraraya getirmeye başlayabilirim. Bu iş için kullanacağım plexyglass yapıştırıcıları bunlar.



İnce olanından iğne uçlu tüpüme diğerinden de bir başka tüpe bir kısım alıyorum. Koca şişelerle çalışmak imkansız. Zaten o koca şişelerin etrafımda olmasından rahatsızım. Yanlışlıkla elim çarpsa ve odaya dökülse herhalde bayılırım  Bu yüzden küçük tüplere azar azar alarak işimi halletmeye çalışacağım.



Üst panel ile yan parçaları birbirlerine önce kalın kloroform ile tutturuyorum. Aralık kalmışsa iğne uçlu tüple bir iki damla bu aralıklara damlatıyorum. Bu sayede tüm yüzeyler birleşmiş oluyor.



Hassasiyeti 90 derecelik cetvelle kontrol etmeyi unutmuyorum.

Diğer parçaları da yerlerine yapıştırdıktan sonra kasanın üst tarafı ortaya çıkıyor.



Logged

Sayfa: 1 ... 6 7 [8] 9 10 ... 18   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: