Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
1  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: İYS (İleti Yönetim Sistemi) Hakkında : Mayıs 12, 2021, 02:04:35 ÖÖ
Keşke bir de adam gibi iş yapsalarmış Kahkaha SMS kodu gelmedi. Çin merkezli firmalarda dahi saniyeler içinde ulaşırken Türkiye için bir sms atmayı becerememişler Kahkaha Leş gibi sistem kurmuşlar
2  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Retro Ürünlerin Fiyatları Hakkında Görüş Fikir Tartışma başlığı : Mayıs 04, 2021, 18:08:50 ÖS
    Garip ilanlar başlığında "esnek de olsa fiyat sınırlaması" şeklinde bir öneri verilmiş, forumun bir üyesi olarak diğer üye arkadaşların önerisi hakkında fikir belirtmek isterim.
   Şimdi kalkıp denilse ki, "Efendim, bu forumda bundan böyle 600 liradan fazlaya commodore 64 satılmayacak, bin liradan fazla A500 satılamayacak vs vs..."
Birileri çıkıp demez mi, "Benim tavan aramdaki malın, eskicinin elinden kurtardığım malın değerini sen kim oluyorsun da belirliyorsun? Neye dayanarak fiyat sınırlaması koyuyorsun, benim malıma fiyat biçiyorsun?"
"Retro malzemeler bakanlığında ekonomiden m sorumlusun?"?
Demezler mi?
Kısa yoldan cevap vereyim, demezler. Gören güler geçer. Sahibinden, gibi, letgo gibi diğer platformlarda istedikleri fiyatı yazma özgürlüğüne sahiplerken kimse dönüp de forumun satış başlığının da fiyat skalasının da yüzüne bakmaz emin olun. Kimsenin elindeki retroya ve cebindeki paraya buradan kimsenin müdahale etmeye gücü yetmez. Tüm dünyada, tüm piyasalarda odluğu gibi, fiyat ve piyasa her zaman kendini belirler. Buna kural koymaya kalkanla da dalga geçer. Tamamen şahsi fikrim olarak belirtiyorum ki, koyulabilecek en iyi kural bu satış, para, pul işlerinden forumun arındırılmasıdır. Hobi topluluğu olunmasıdır. Hangi çipe ne kadar voltaj gidecek, hangi kartuşa hangi entegre takılacak, bozulan klavye membranları nasıl onarılacak, bunlarla ilgilenelim biz, daha güzeli mi var?

3  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Uzun süreli kapanma için planlarınız neler? : Nisan 27, 2021, 09:20:21 ÖÖ
Ben de bilgisayarımdan okul okuyacağım. Diplomama Youtube'un hocalarının ve hintlilerin isimlerinin yazılması konusundaki YÖK başvurumu tamamlayacağım Kahkaha
4  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: ınternet satıs sıtelerı ıle ılgılı basıt bır konu : Nisan 11, 2021, 20:58:42 ÖS
Üretici veya ithalatçı firmalar, 15 gün yasal süresi içinde iade edilen kullanılmış ürünleri ne yapıyorlar? Sıfır ürün gibi satmıyorlardır inşallah.

Ünlü bir teknoloji mağazası zincirinde, birkaç ay önce bir tablet almak istedik bir tanıdığıma ve bakmaya başladık. Görevli daha iyisini daha ucuza teklif etti. Sorduk, iade cihaz fakat garantisi yok, bir problemi de yok, demişti. Doğrudan üretici firma da cihazın sıfır ayarında ise mutlaka parçalarını tekrar kullanıyordur ya da ikinci el olarak satıyordur. Örneğin koçun çalışanlarında çok az kullanılmış ve iade edilmiş iphoneları görebilirsiniz Kahkaha
5  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: ınternet satıs sıtelerı ıle ılgılı basıt bır konu : Nisan 11, 2021, 17:36:21 ÖS
Bu tip satışlarda dolandırıcılık potansiyelini satıcılarda görerek düzenlemeleri biraz ona göre yapıyorlar sanırım Kahkaha Örneğin apple.com üzerinden aldığınız ürünler doğrudan kapınıza kargo ile geliyor, bu da 14 gün koşulsuz iade hakkınızı doğuruyor. Ürüne zarar verip iade edebilmeniz gibi bir durumu da beraberinde getiriyor. Bu nedenle açarken kaparken video çekmeniz işe yarayabilir. Yine de yasal yollara başvurmak, tüketici hakem heyeti vs. bunlar her zaman açık yollar. Bunları önermeleri noktasında bir yanlışlık görmedim. Letgo ve sahibinden'in klasik modellerinde sitenin zaten bir güvenilirlik iddiası yok sadece aracılık yapıyor. Sahibinden-get ve diğer büyük e-ticaret mağazaları da haklı olarak satıcıdan önce alıcıyı koruma isteğindeler. Birçok kez sahte ürünle karşılaştım koca koca sitelerde. Alıcı mağduriyeti satıcı mağduriyetinden katbekat daha sık yaşanıyor.
6  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Boşa Harcanmış 27 Yıllık Ömür : Mart 31, 2021, 13:37:12 ÖS
Ben sizi yalnız forum aracılığıyla görüyorum, başlıklarınızı okuyorum. Bazılarına yazıyorum bazılarına yazmıyorum. Buna yazmak istedim. Oyun yapmak birkaç günlük iş değildir. Birkaç yıllık iş değildir. Bağımsız geliştiricilerin oyunları kısa süreliğine parlasa da, büyük şirketlerin oyunları kalıcı oluyor. Bunun nedeni ekip çalışması ve oyun işinin arkasındaki çok büyük mühendislik gerekliliği. Hem mühendis hem designer hem grafiker hem yönetici olmaya kalkarsanız elbetteki iş yürümez. En küçük noktalara bile onlarca kişilik profesyonel ekiplerle yüklenen şirketlerin yanında tüm işi birkaç kişi halletmeniz zaten en baştan öngörülebilir iflas çökme sebebi. Sonra ortaya Erzurum gibi her açıdan hatalı ve osrunlu işler çıkıyor. Bunun dışında bir bakıyoruz hikayeci olmak istiyorsunuz bir bakıyoruz youtuber olmak istiyorsunuz bir bakıyoruz japonca seslendirme yapmak istiyorsunuz. İstediğiniz alanların sonu gelmiyor. Başlıktan faydalanarak 27 yaşında olduğunuzu var sayıyorum. Sizce de 27 yaş gerçekçi olmak, kendini tanımak, olabilecekleri ve imkansızları ayırt etmek ve artık bir hayat yolu çizmek için geç kalınmış bir yaş değil mi? Trenin son vagonlarından birindesiniz, artık sıkı sıkı tutunmanız gerekirken burda "Ben pozitifliğimi kaybettim, tiksindim bıktım, sitemi kapattım diyorsunuz." Bir de şu  web geliştiriciliği var yukarıda saymayı unuttuğum. Buradaki neredeyse herkes hobi ve kafa dağıtmak için burada, herkesin gerçek ve ciddi bir işi var ve çizdiği yolda parasını kazanıyor. Örneğin ben çizdiğim yolda okuyorum. Ne tesadüf ben de oyun geliştirici olmak üzere okul okuyorum. Saatlerimi masa başında öğrenerek çalışarak harcıyorum. Hâlâ daha mekanikleri istediğim gibi smooth halde kuramıyorum. Bunun için daha saatler, günler, yıllar harcayacağımın farkındayım. Ama pes edip yılmıyorum. Gözlerim acıyana kadar bakıyorum ekrana. Belki yazdıklarımdan dolayı ayıplanacağım ve çok eleştirileceğim ama başlığınız çok da haksız sayılmaz. Yine de bundan sonrasını boşa harcayıp harcamamak sizin elinizde. Buralarda sizin belki gerçek adınızı dahi bilmeyen bir hobi topluluğuyla ve dinozor resminizle kendinize acımayı bırakın. Kalkın ve 3 günlük dünyada kendiniz için gerçek ve ciddi bir şeyler yapın derim. Saygılarımla.
7  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Beni Eğitin: Seiyuu Olmak : Mart 18, 2021, 04:01:17 ÖÖ
Alıntı

Nasıl başlayabilirim? Hep kitap yazmak istemişimdir. Çok fazla maymun iştahlıyım.
Günümüzün bazı meşhur edebiyat dergilerine yazdım. Ek olarak üniversite dergilerinde yer buldum. Bana amatör dahi demek doğru olmaz aslında. Yine de birkaç şey söylemek, başlangıç fikri yaratmak isterim. Kitap yazmak istiyorsanız Türkçeyi anlatıcılık yönünde kullanmayı öğrenmek zorundasınız. Anlatıcılık konuşmaktan ve Türkçe biliyorum demekten çok farklı bir olaydır. Yerinizde olsam aylarca anlatım bozukluğu konusu çalışırım liseli gibi. Büyük yazılarda sizi etkileyen en önemli unsur anlatım bozukluğudur. Betimlemeler, benzetmeler zannedilir ama anlatım bozukluğu temeldir, cümleyi ayakta tutan en önemli unsurdur. Bir lise test kitabında, anlatım bozukluğu test sorularını seri ve doğru bir şekilde çözme işini halletmeden girmeyin yazarlık işine. Belki popüler ve tüketime yönelik başarı yakalarsınız. Yazın başarısı? Mümkün değil. Hedef raf ömrünüz 2 yıl ve hedef okuyucu kitleniz 12-17 yaş arası değilse tabii ki. Daha sonra klasik anlatımları ve modern Türk yazınını bilmeniz gerekiyor. Örneğin Nihal Yalaza Taluy'un çevirilerini okumadan, Oğuz Atay ve Orhan Pamuk'u okumadan bu işe asla girmeyin. Bu isimler aslen kendi birikiminize katmanız gereken onlarca hatta yüzlerce isimden üç adeti sadece. Örneğin olay odaklı, akıcı ve hafif bir yazı için Ahmet Ümit'i ya da Emrah Serbes'i örnek alabilirsiniz. Ama tahlillerin ve analizlerin olduğu bir yazı için örnek alacağınız isimler farklı olacaktır. Okumadan yazmaya asla kalkışmayın. Kesinlikle başarılı olma ihtimaliniz yok. Günümüz tüketimlerini öğrenin, insanların dinlemek ve izlemek gibi kısa ve az yorucu yolları tercih etmeyip de sizin yazılarınızı okuması için gerekli nedeni ortaya önce kendiniz koyabilmelisiniz. Ülkemizdeki okuma oranı düşüklüğü sizin için önemli bir meydan okuma olacaktır. Bütün bunları halletiyseniz eğer, anlatımın temel unsurlarını içselleştirmeniz gerek. Örneğin birinci kişili anlatımın yazımı en kolay fakat okuyucuyu en çok iten anlatım olduğu gibi detayları kavramanız gerek. Dünyaca ünlü yazarların bundan kaçınırken, birincil kişili anlatımda başarılı olan yazarların neden başarılı olduklarına bakabilirsiniz. İlahi bakış açısının detayları, zaman/mekan tutarlılıkları, yazının biçimsel detayları gibi şeyleri de hallettikten sonra, üslup seçmek gibi detaylara geçersiniz. Bunların yanında Türkçe'nin nesnel konularına hakim olmanız gerekmekte. Noktalama işaretleri, paragrafa yazımı, konu bütünlüğü ve yazının biçimi ilişkisi gibi şeylerden bahsediyorum yani. Yanlış yerde yaptığınız ya da yapmadığınız bir paragrafın yazınızı katletmemesi için, okuyucuya taramalı tüfek gibi kelimeleri sıralamamak için, okuyucunun nefesini ve vurgulamak istediğiniz şeyi noktalama işaretleriyle kontrol edebilmeniz için bunlar gerekli. Mesela 'tab' tuşuna basamadığım için bütün bir yazı tek blok halinde görünecek Halbuki paragraf yapabilseydim, konu konu ayırabilirdim söylediklerimi. Umarım bu kısa rehber yardımcı olur. En azından başlangıç için bir fikir vermesini umut ediyorum.
8  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Karakteri Bozuk Satıcı : Mart 10, 2021, 11:23:32 ÖÖ
Ben o amcaya Pandemi öncesi sık sık uğrardım bazı kişileri terslediğini gördüm ama oradaki bir Amigayı taa tepelerden indirip oraya götürdüğüm adaptörle test etmiştik, çalışmayınca almayacağım dedim ama tamam dedi, hiç terslemedi. Biraz sert birisi ama karakteri öyle suyuna gidince gayet de güzel anlaşmak mümkün.
Bu bana biraz ters geliyor. Müşteri ve işletmeci olarak 21. yüzyıl İstanbulunda ortak bir dilde buluşabilmeli karşılıklı saygıyı zorlanmadan yakalayabilmeliyiz. Saygı çerçevesinde anlaşabilmeli ya da anlaşamamalıyız. İki tane eşya almak için dükkancının suyuna gitmem, benden hoşlanması için çaba harcamam gerekmemeli diye düşünüyorum dünyamızda. Yine bu vesile ile neden taksiye asla binmediğimi, belli meslek gruplarından insanlara asla temas halinde olmadığımı ve bundan kesinlikle kaçındığımı hatırladım. Herkesin yapmakla yükümlü olduğu işi en yüksek özveriyle yapması gerektiğine inanan biriyim, aksinin insanın kendisine ve karşısındakine saygısızlık olduğuna inanırım. Garsonun kolamı uzaktan masama fırlatmasını kabullenemeyeceğim gibi, garson aşağılayanları da kabullenemeyenlerdenim. Kargo kuryesine teşekkür ettiğim gibi, içinde yiyecek paketi taşıdığı kılıfı yere atıp üzerine basıp, sonra yeni siparişte tekrar içine yiyecek koymasını kabullenemeyenlerdenim. Bunu hissettirdiğimde işler son derece kolaylaşıyor. Stealthın da belirttiği gibi. Samimi bir biçimde iyi niyetle yaklaşmamın sonucu olduğunu düşünüyorum.
9  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Karakteri Bozuk Satıcı : Mart 10, 2021, 10:16:36 ÖÖ
@LW3D sanırım konuyu kilitleyip rafa kaldırmanın vakti geldi gibi. Öylesi daha iyi olacak galiba
10  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Karakteri Bozuk Satıcı : Mart 10, 2021, 09:31:27 ÖÖ
Tavsiyeleriniz ve desteğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.
@metaone
O kadar iyi biliyorum ki orayı, karış karış, hiç sorma gerçekten

@stealth
Doğru diyorsun, samimiyet ya da iyi niyetin, zayıflık olarak algılandığı bir zamandayız.

@LW3D
Bir kez daha gündeme gelmiş oldu, benim gibi daha yeni olanları uyarmış olduk diyelim
11  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Karakteri Bozuk Satıcı : Mart 10, 2021, 00:00:43 ÖÖ
@lunarstrain Kahkaha Kahkaha Kahkaha

12  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: Karakteri Bozuk Satıcı : Mart 09, 2021, 23:59:12 ÖS
@onursapci, haklısın abi ,değmez gerçekten.

@phoenix, sanırım aynı yerden bahsediyoruz. Dükkanda yer olmadığından ötürü dışarıda taburede oturuyordu zaten, cidden stres sebebi Kahkaha
13  Genel Kategori / Genel Sohbet / Karakteri Bozuk Satıcı : Mart 09, 2021, 23:36:07 ÖS
 Merhaba size bu gün başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu gün Kadıköy'e birkaç işimi halletmeye gittim. Bir işim için telefon beklerken kendimi Tellalzade sokak tarafında buldum. Bilenler vardır, sağlı sollu antikacı dükkanlarının olduğu bir sokak. Şansımı denemek için birkaç tanesine girdim. Soruyorum, Commodore, Atari vs... hiç alıp satmadım diyen, arada nadir de olsa düşüyor elime diyen, hiç bilmem diyenler falan derken ilerliyorum yavaş yavaş. Birkaç tanesi de "Sokağı bitir sola dön cami bitişiğindeki dükkana sor" dediler. Dükkanın adı hobi/hobim gibi bir şeydi, hobi kelimesini içerdiğini net bir şekilde hatırlamaktayım.
     Gittim dükkana. Yaklaştım ve olaylar gelişmeye başladı.
"Merhaba abi, coomodore, amiga cihazlar falan satıyormuşsun, yönlendirdiler beni de..."
"Şu an yok."
dikkatinizi çekerim bu noktaya döneceğim.
"Ne tip cihazlar var abi?"
"Mega drive var, nintendo 64 var..." şeklinde saydı
"Anladım abi, commodore-amiga grubu cihazlar eline geçiyor mu hiç senin, çünkü-"
dememe kalmadan sesini yükselterek
"Şu an yok dedim ya işte yok, yok dedim" deyince şaşırdım,
"Abi niye sert yapıyosun anladım şu an yok, genel olarak soruyorum ben. Alıcısıyım, geçiyosa eline uğrarım ara ara ya da ne biliyim numaramı falan..."
"Ben senden numara mı istedim şu an yok diyorum sana, senin gibi kaç tane adam var sana mı satarım olsa, sana mı vercem olsa, elimde olsa sen mi alcan..."
"Adam gibi bir şey sordum, ne farkı var alanların insan gibi cevap ver" dedim, bu noktada artık ben de iyice uyuz olmuştum. Aynı şeyleri susmadan ve sesini yükselterek söylemeye devam ediyordu. Dükkana girdiğimde zaten yüzüme bakmadan konuşuyordu, işler bu noktaya geldi. Son olarak bastım küfürü çıktım gittim daha fazla dalaşmak istemediğimden. Zaten o sırada telefonum da çalıyordu.
  Günümüz Türkçesi'nde "şu an yok" ne demek? ben mi yanlış biliyorum bunu? Bildiğim kadarıyla anlamı "an itibariyle elimde yok ama olduğu oluyor/bazen oluyor/ilerde olabilir" demek. Varsa aramızda edebiyat öğretmeni, dilbilimci bu konuya açıklık getirsin arkadaşlar Kahkaha
  Moda Caddesi isimli bu cadde üzerinde kalan bu dükkana gitmemenizi tavsiye ederim. Oldukça yaşlı bembeyaz saçlı bir adam. Minnacık bir dükkan zaten, tanırsınız. "Kardeşim alıcısı sabit, müşterisine veriyorum." dese konu başlamadan bitecekti.
   Sen kimsin ki? Sen nesin ki? şeklinde aşağılama yoluna başvuran, potansiyel müşterisinin yüzüne dahi bakmayan kendi karakteri aşağılık böyle tiplerle hiç karşılaşmamanız dileğiyle.  
14  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: En son hangi ürünü aldınız - III : Mart 08, 2021, 14:50:27 ÖS
@onusapci
Teşekkürler Onur abi
@solomon
çok teşekkürler, SX64 hayırlı olsun bu arada, umarım en kısa zamanda bulursun klavyesini
15  Genel Kategori / Genel Sohbet / Ynt: En son hangi ürünü aldınız - III : Mart 08, 2021, 12:14:42 ÖS
Son parti kullanma kılavuzlarım



Bu aralar kullanma kılavuzlarına sardım yakında bir aranıyor ilanı açmam gerekecek galiba Kahkaha
Sayfa: [1] 2 3 ... 6