Ben 79'luyum. Witchdoctor üstadımız çok güzel anlatmış. Özal ve dışa açılım zamanıydı. İçinde bulunduğumuz ortamdan dolayı C64'ümüz sürekli ortalıkta duramazdı. Kullanılacağı zaman itinayla kutusundan çıkarılır, tvye bağlantı yapılır, karşısına geçilirdi. Yine aynı şekilde kaldırılırdı. Özellikle yazları soğutma için adaptöre ve C64'e vantilatör tutardık. Birçoğumuzun elinde kaynak bile olmaması çok kötü bir durumdu... Elimdeki kullanım klavuzunu hatip etmiştim. Ben hiç unutmam, C64 Programmer's Reference Guide'ın elimde olmasını çok istememe rağmen bir türlü bulupta edinememiştim. Şimdilerde içine bakıpta o zamandan arayıp bulamadığım bilgileri görüyorum. C64'ümüzü kullanırkende aman bişi olmasın tuşuna muşuna dikkatli dokunalım derdik. Tabi bu kadarı hiç iyi olmayan birşey. Profesyonelleştikçe, sadece Joystick'le iş yapıp dururken sonraları nasıl daha iyi oluyorsa o şekilde, joystick veya klavye ile oynamaya başlamıştık oyunları. Programcılık için Basicte amma kod yazıp durmuştuk... Çok güzel günlerdi. O zamanlardan alınması gereken önemli bir ders, ekip çalışmasıdır. Her zaman kişisel birşeyler yapılmak isteniyordu. Böyle makinelerin hangisinin elimizde olacağı tam bir şans işiydi. Eski Vic20'lerden de olabilirdi veya başka bir marka cihaz. İyiki ben C64 sahibi olmuştum... Lafı daha uzatmadan bitirelim. Bu meretler çok kötü bağımlılık yapıyor
