Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
commodore.gen.trGenel KategoriGenel SohbetHızlı yaşamaya dur deme vakti ne zaman ?
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Hızlı yaşamaya dur deme vakti ne zaman ?  (Okunma Sayısı 10809 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
onursapci
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 5.514


80 leri yaşamamış , yaşamamıştır.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Mart 30, 2019, 19:42:35 ÖS »


Doğru ama şöyle de düşünülebilir sürekli zaman yarat herşey kolaylaşsın , arkadaşlarınla whatsapptan konuş - ama buluşma o da aradan çıksın , işleri hızlandır yeni işler eklensin , işte de artık çok daha fazla iş yap yeni işler eklensin , yeni işleri bitirmek için çabala ve hızlan derken zaman hızlı geçmiyor mu? mesela biz yoğun çalıştığımız gün bugun nasıl geçti anlamadım demez miyiz ? yai bu pratiklikler bize zaman açarken bizi hızlandırıyor  zamanı kısaltıyor dememdeki düşüncem bundan dolayı . Bence bu konuyu köyde yaşamaya başlaya @Alper en doğru cevabı verebilir . Önce İstanul sonra köy yaşamı

Abi Alper ( @savagery ) abinin durumu herkes için uygun olmayabilir. Bence senin tatillik durumun erken oluşmuş. 10 gün izin ver kendine

Haklısın abi 
Logged

C64 ve A500 gerisi teferruat
savagery
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.684



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #16 : Mart 30, 2019, 20:34:44 ÖS »

Ben artık render için bilgisayarın karşısında yatmaya başlayınca bir şeylerin değişmesi gerektiğini anladım.

25 yıldır İstanbul'un girintili çıkıntılı, çalkantılı hayatından sonra şimdi İzmir'de bir köyde yaşıyorum. Yaklaşık 6-7 ay oldu.
Gerçek bir köy yaşamı hem de. İki köpeğim ve tavukarım var. Her gün 6-8 yumurta alıyorum. Kasaba her hafta Çarşamba günleri köy pazarı. Şimdi bir taş fırını yaptırıyorum. Eşim köy ekmeği yapıyor.

Bir çok şeyden vazgeçip köyde yaşamak çok kolay bir şey değil. Öncelikle bir çok etkenin oluşması gerek hayatınızda.

Benim çocuğum yok, işimi çok uzun yıllar emek vererek internet üzerinden yapılabilecek bir seviyeye getirdim. Çizgi film, animasyon, konsept çizimler yapıyorum. Biliyorsunuz.

En büyük etkenlerden birisi eşimin de animatör olması. Birbirimize çok yardımımız oluyor. Aynı anda bir kaç proje yapabiliyoruz böylece.

Daha önce kapattığım iş yerimde çalışan bir çok animatör arkadaş ile halen serbest olarak beraber bir proje yürütüyoruz.

Şimdilik her şey yolunda. Güzel.

Aslında yaşam tarzınızı değiştirmeye karar vermekle başlayabilir her şey.
Bu değişimin bir çok aşaması olabilir. Birden köye kaçmak yerine aşama aşama yapılabilir belki. Kişiye göre şekillenebilir.

Dediğim gibi benim için şartlar artık oluşmuştu ve yaşam tarzımı değiştirmek için tam zamanıydı. Ben de gözümü kararttım.
Şimdi çok mutluyum.

İstanbul'dan sonra iliklerime kadar dinlendim. İnanın köpeğimin bile yaşam standartları yükseldi. İstanbulda ike günde bir veya iki kez parka kadar gidebiliyorduk.Ama burada sabah kalkıp ormana doğru uzun yürüyüşler yapıyoruz. Tasma takmıyorum. Serbestçe hoplayıp zıplıyor.

Genel olarak bu işe kalkışırken, daha az çalışmamın, daha doğru harcamalar yapmamın,  hayatımdan materyali azaltmamın, bilgisayarın başında daha az vakit geçirmemin, ayağımın biraz daha toprağa değmesinin gerektiğini düşünüyordum.

Şimdi tam olarak bunu uygulamaya çalışıyorum.
Evim zaten küçük. Kullanmadığım ve kullanmayacağımı düşündüğüm tüm cihazları aletleri vs elimden çıkarttım. Ve çıkartmaya devam edeceğim.
Yemek pişirmek için ormana gidip odun parçaları topluyorum. Bahçede odun ateşi yakıyorum vs.

Aslında yapılamayacak bir şey değil. Fakat böyle bir karar alırken uzun zamandır süre gelen bir çok alışkanlıklarınızdan vazgeçmeniz gerekeceğini unutmayın...

Bir kaç resim de paylaşayım

Bu arada yolu bu tarafa düşen her arkadaşa kapım açık.

Logged

Atari FALCON 030 |  ATARI 1040 STE 4MB | ATARI 800 XL + 1050 DD + My IDE II | ATARI 130 XE | C64 + Ultimate 2 | AMIGA 500 + Vampire | Amiga 600 + Furia
cinar
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 1.595



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #17 : Mart 30, 2019, 20:58:41 ÖS »

Her yorumu teker teker okudum.  – Hele ki son günlerde - alakadar olduğumu düşündüğüm bir konu açıkçası bu, gözümden kaçmadı değil, bir şeyler yazmak için vakite ihtiyacım vardı. "Sen dur, kaç yaşındasın, sana n'oluyor" denebilir, haksız da sayılınmaz. Yine de tüm bunlar bir yana, birkaç şey söylemek istiyorum. Yaşımı bilen biliyor, aktif bir uğraşım, işim gücüm de yok. Eğitimi askıya aldım, birkaç ay önce dondurdum. İçimde gençliğe dair pekbir heyecan kalmadı. Yüksek sesli müzikleri terk ettim, jazz ve blues'a yoğunlaşmaya çalışıyorum. Mizah ile bir yere varılamayacağına kanaat getirdim. Kelime darcığımı geliştirmeye bakıyorum, farklı kitaplara yönlendim. Hayatın temposu beni yoruyor mu yoruyor. Geriye yaslanıp soluklanmak, pencereye çıkmak için fırsat kolluyorum. 2010’lu yıllar ile bir tür cehenneme geçiş yaptığımıza inanıyorum. Teknoloji, sanat, siyaset, bu bir çok şekilde çekimlenebilir. Zengin, daha da zengin oldu, tüketici ile kurulan empati geriledi. Apple, başlarda tiye aldığı Big Brother ile özleşti, Intel, mimarı piyasasını ele geçirdi. Kullanıcıdan bir şekilde adapte olması bekleniyor, “legacy support” sizlere ömür. “Hardware upgrade” sıklığındaki artış bu durumun en ulu orta kanıtı olabilir. Ben çareyi site ve uygulamaları bloklayan uygulamalarda buldum. Facebook haricinde hiçbir sosyal medya türevi ile alakam kalmadı. Ona da günde belirli saatlerde giriyorum. Telefon kullanımı da tamamen kısıtlayan Pomodo timer türevi uygulamalar mevcut. Bir süre sonra da şunun farkına vardım, bunların hepsi lüks. Müzik kayıtlarımı Powermac G5’te gerçekleştiriyorum, günlük kullanım içinse 4Gb belleğe sahip bir bilgisayar tüm işimi görüyor. Amiga’mı toplamayı başarırsam her şey daha da güzel olacak. Alper abi’nin durumundan yola çıkarak söyleyebilirim ki bir süre sonra şehir hayatı sıkıcı gelmeye başlıyor Şu sıralar "baba parası" haricinde pekbir seçeneğim yok, o yüzden bunları söylüyor olmam kolay gözükebilir. Yine de haftasonlarımı Ağva, Abant gibi yerlere günübirlik ziyaretlerle harcamaya çalışıyorum. Eğitim hayatım biter bitmez, fırsat olursa Antalya veya İzmir taraflarında bir şehir kasabasına yerleşmeyi isterim. Herkese sevgiler.
« Son Düzenleme: Mart 30, 2019, 21:01:00 ÖS Gönderen: Cinar » Logged

C64C | SwinSid | IRQHack
IIgs | ROM03
R1200 | Stok
A4000 RevB | CS mkII 060rev1@60Mhz | 128+64Mb FastRAM | BestWB-OS321 | ClassicWB-OS39
onursapci
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 5.514


80 leri yaşamamış , yaşamamıştır.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Mart 30, 2019, 22:32:38 ÖS »

Ben artık render için bilgisayarın karşısında yatmaya başlayınca bir şeylerin değişmesi gerektiğini anladım.

25 yıldır İstanbul'un girintili çıkıntılı, çalkantılı hayatından sonra şimdi İzmir'de bir köyde yaşıyorum. Yaklaşık 6-7 ay oldu.
Gerçek bir köy yaşamı hem de. İki köpeğim ve tavukarım var. Her gün 6-8 yumurta alıyorum. Kasaba her hafta Çarşamba günleri köy pazarı. Şimdi bir taş fırını yaptırıyorum. Eşim köy ekmeği yapıyor.

Bir çok şeyden vazgeçip köyde yaşamak çok kolay bir şey değil. Öncelikle bir çok etkenin oluşması gerek hayatınızda.

Benim çocuğum yok, işimi çok uzun yıllar emek vererek internet üzerinden yapılabilecek bir seviyeye getirdim. Çizgi film, animasyon, konsept çizimler yapıyorum. Biliyorsunuz.

En büyük etkenlerden birisi eşimin de animatör olması. Birbirimize çok yardımımız oluyor. Aynı anda bir kaç proje yapabiliyoruz böylece.

Daha önce kapattığım iş yerimde çalışan bir çok animatör arkadaş ile halen serbest olarak beraber bir proje yürütüyoruz.

Şimdilik her şey yolunda. Güzel.

Aslında yaşam tarzınızı değiştirmeye karar vermekle başlayabilir her şey.
Bu değişimin bir çok aşaması olabilir. Birden köye kaçmak yerine aşama aşama yapılabilir belki. Kişiye göre şekillenebilir.

Dediğim gibi benim için şartlar artık oluşmuştu ve yaşam tarzımı değiştirmek için tam zamanıydı. Ben de gözümü kararttım.
Şimdi çok mutluyum.

İstanbul'dan sonra iliklerime kadar dinlendim. İnanın köpeğimin bile yaşam standartları yükseldi. İstanbulda ike günde bir veya iki kez parka kadar gidebiliyorduk.Ama burada sabah kalkıp ormana doğru uzun yürüyüşler yapıyoruz. Tasma takmıyorum. Serbestçe hoplayıp zıplıyor.

Genel olarak bu işe kalkışırken, daha az çalışmamın, daha doğru harcamalar yapmamın,  hayatımdan materyali azaltmamın, bilgisayarın başında daha az vakit geçirmemin, ayağımın biraz daha toprağa değmesinin gerektiğini düşünüyordum.

Şimdi tam olarak bunu uygulamaya çalışıyorum.
Evim zaten küçük. Kullanmadığım ve kullanmayacağımı düşündüğüm tüm cihazları aletleri vs elimden çıkarttım. Ve çıkartmaya devam edeceğim.
Yemek pişirmek için ormana gidip odun parçaları topluyorum. Bahçede odun ateşi yakıyorum vs.

Aslında yapılamayacak bir şey değil. Fakat böyle bir karar alırken uzun zamandır süre gelen bir çok alışkanlıklarınızdan vazgeçmeniz gerekeceğini unutmayın...

Bir kaç resim de paylaşayım

Bu arada yolu bu tarafa düşen her arkadaşa kapım açık.



"Ormana gidip uzun yürüyüşlere zaman bulmak " işte buydu biraz da zamanı yavaşlatmaktan kastım aslında
« Son Düzenleme: Mart 30, 2019, 22:34:50 ÖS Gönderen: onursapci » Logged

C64 ve A500 gerisi teferruat
onursapci
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 5.514


80 leri yaşamamış , yaşamamıştır.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : Mayıs 03, 2020, 13:21:26 ÖS »

https://www.facebook.com/girisimcikafasi/videos/2958906494193654/?sfnsn=scwspwa&extid=2Mhd0TZzJkU67Ne9&d=w&vh=e
Logged

C64 ve A500 gerisi teferruat
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: