Seksenler diyorum bende

Siyah beyaz TV'den renkliye geçiş.
Sokaklarda, okulun bahçesinde oynanan oyunlar..
Yaz tatillerinde köyde evden sabah çıkıp, akşama gelmeler.
Yemek yiyip dışarıya tekrar çıkıp dışarda oynamak.
Gece yatarken, Kızılmaske, Tommiks, Teksas, Zagor, Mandrake vb okumak.
Öğlenleri, artık kimin evine yakınsak, köy ekmeğinin, altına yağ üstüne salça sürdürüp yemek.
Hatta, bazen Babaannenin kızarttığı nefis patateslerin yanında; doğranmış, üzerine zeytinyağı dökülmüş mis gibi kokulu köy domateslerini yemek.
Sabah futbol oynamaya başlayıp, akşam ezanında bitirmek.
Köy tatili için gelinen ilk günde, dede evinde, soba üzerinde kızartılmış köy ekmeğinin yanında, dedenin mandırasında yapılmış süper lezzetli salamura beyaz peynir yemek.
TV'de çizgi film çıkış zamanını beklemek.
Yazın/kışın kızak kaymak.
Dededen amcadan alınan paralarla, bakkaldan alışveriş yapmak.
Hafta sonları eve alınan mizah dergilerini okumak.
Milliyet çocuk, Türkiye çocuk, Tercüman çocuk vb gibi dergilerin yeni sayısını beklemek. Bakkala gidip o pırıl pırıl dergileri eline almak. Heyacanla eve koşturup, dergiyi okumaya başlamak.
Radyoda arkası yarın, çoçuk programlarını dinlemek.
Çok nadirde olsa; çocuk romanları, hikayeleri okumak. (Biz almazdık. Belkide pahalı oldukları için. Çevremde denk gelirse okurdum)
Tekerleğin kenarından kesilmiş çemberi, çevire çevire mahalle mahalle dolaşmak.
Bayramlarda köyde olmak. Wolkman / Teyp elde gezmek..
Atari 800'ü tv'ye kurabilmek için yalvarmalar.
Kurdurduktan sonra suzenlerle beraber oyun oynamanın keyfi.
Kuzenlerle beraber Borsa oyunu oynamak.
Daha çok varda, ilk etapta aklıma gelenler bunlar.

Çok güzel anlatmışsın , köy kısmı eksik bende maalesef sadece onu mahalle yaparak hepsine katiliyorum.