[list=1]
Zinoki sakince;
- Dursana Hana. Bana kızmayacak mısın?
Hana sakince;
- Sana kızmam bir şeyleri değiştirmeyecek. O yüzden beyhûde çaba olur.
Zinoki gülümser.
Nosa sakince;
- Hana, sen kaç yaşındasın?
Hana sakince;
Eric sakince;
- Geçmişini hatırlıyor musun?
Hana gülümser ve arkasından sakince;
- Tüm geçmişimi hatırlıyorum.
Hana gülümser ve sakince;
- Pekâlâ. Bu mekanı biraz gezeceğim.
Hana mekanı incelemeye başlarken, ona
Zinoki de dahil olmak ister. Bu ikili odaları gezerken, bir tanesinde
Ayuka Manaya ve Caniko'ların olduğu odaya denk gelir.
Zinoki çığlık atarken,
Hana ise;
Zinoki sakince;
- Bunlar düşmanlarımız. Bu teneke görümlü makinelere Ayuka Manaya demişler. Bu küçük şeylerin adını bilmiyorum.
Bu çığlıkları duyan herkes onların oldukları yere gelirler.
Nosa bu gördüğü odada sinirlenerek;
- Bu kadar çığlık atmaya gerek yoktu.
Eric sakince;
- Bu eleman bayağı zeki ve tehlikeli birisiymiş. Bu konuda ne yapacağız?
Hana sakince;
- Bu fabrikanın ve deneyle bir bağlantısı var. Bunu anlamak için deneyin olduğu yere gitmek istiyorum.
Zinoki gülümser ve sakince;
- Seni oraya götürebilirim.
Hana sakince;
- Pekâlâ, gidelim. Çocuklar ne olacak?
Nosa sakince;
- Bu mekanı ana üst olarak kullanmak istiyoruz.
O sırada Türkiyede.
Ayhan odasında bilgisayarda oyun oynuyor.
Ayhan, gece mavi saçlı ve gözlü ortopedi hastalığına sahip erkektir. O da 15 yaşındadır.
Oynadığı oyun ise
Banran RC'dir. Bunu gören babası ise sinirlice;
- Okuyup adam olmadın başımıza. Sen ancak bilgisayarda zaman öldür.
Ayhan onu duymazdan gelir ve oynamaya devam eder. Babası daha fazla sinirlenerek;
- Senin okumaya niyetin yok.
Ayhan yine duymazdan gelir. Bu sefer babasının bir arkadaşı
Ayhan'ın odasına girer. O adam sakince;
- Amca, Ayhan özel birisi. Sıradan insanların eğitimleri onda işe yaramaz. Bunu Arahora'daki bir okula gönderelim ne dersin? Orada hem okur hemde adam ederiz.
Babası içinden;
- O okul. Ayhan'ın tek arkadaşı olan Nosa o okulda okuyor...
Bu arada
Ayhan'ın babası,
Nosa'yı eskiden
Ayhan'ın çocukluk arkadaşı olduğu için oradan biliyor.
Babası dışından;
- Seni o kızın yanına göndereceğim. Böyle olmaz, okumayacaksan o zaman senin bu bilgisayarı kullanmaya hakkın yok. Kalk.
Ayhan bu cümle karşısında sinirlenir ve bağırarak;
- Baba. O kızın bir adı var. Nosa.
Babası sinirlenerek;
- Seni o ülkeye sokar ve o kızla yan yana okuturum.
O adam ise içinden;
- Prensesler ve Ayhan. Kulağa çok iyi fikir gibi geliyor. Ben babasını ikna ettim.
O sırada
Arahora'da
Hana ve
Zinoki oradan çıkar.
Zinoki'nin arabaına yönelirler ikili. Arabayı
Zinoki kullanır ve sakince;
- Gideceğimiz yer biraz uzak.
Hana ses çıkarmadan araba oturur. Mekana varırlar.
Zinoki kapıyı açar ve arabadan iner.
Hana da keza öyle.
Mekana vardıklarında, mekan polisler tarafından kapısı mühürlenmiştir.
Hana düşünür ve içinden;
- Demek beni buraya getirdiniz. Burayı dün gibi hatırlıyorum.
Zinoki sakince;
- Buraya giremiyoruz artık.
Hana sakince;
Hana sakince kendini üç veya beş metre geri çeker. Arkasından iki elinin baş parmaklarını açar ve güç toplar. Arkasından, hiç bekletmeden ellerini sıkarak kapıya yumruklayarak kapıyı açar.
Zinoki sakince;
Hana lafını keserek sakince;
- Hafızamı sildirirken yasak değildi de buraya girmek mi yasak olacak?
Zinoki utanarak;
Zinoki o mekanın ışıklarını açmak için kenarlara doğru gider ve ışığı açacağı düğmeyi bulur. Işığı açınca;
Hana gülümseyerek;
- İçimden bir ses burada ikimizden başkaları var diyor.
Ve haklıydı. Mekanın alt katından ses geliyor. Bu sesin kaynağını öğrenmek için aşağıya inerler.
O sırada,
Nosa ve arkadaşların olduğu yere gideyim.
Nosa sakince;
- Burası bizim olacak ise, bu mekanı temizlemek lazım. İlk olarak robotlardan kurtulmalıyız.
Eric gülümseyerek;
- Bu robotları temizlemek kötü bir fikir olacak.
Nosa sakince;
Vaka sakince;
- Hana bu robot sayesinde hafızasını kazanmış olabilir mi?
Nosa gülümseyerek;
- Senden beklenmeyecek kadar iyi bir soru. Cevabını bilmiyorum.
Eric sakince;
- O zaman işleri şimdilik oluruna bırakalım. Ve ayrıca artık bu olaydan sonra işler yoluna girmeyebilir.
Nosa sakince;
Eric sakince;
- Artık sadece arkadaş değiliz. Aynı zamanda ekip olmamız lazım. Bu ekibe bir isim gerekiyor.
Vaka tam ağzını açacakken,
Nosa'nın cep telefonu çalar. Arayan kişi
Ayhan'dan başkası değil.
Nosa'nın cep telefonu hâlâ elindedir.
Nosa cep telefonunu açar ve sağ kulağına dayarak;
Ayhan sakince;
- Ben Arahora'ya geliyorum. Umarım, seni görebilirim Nosa'm.
Nosa utanarak;
- Gel bakalım, seni bekliyorum bu memlekette. Arahora dilini biliyor musun?
Ayhan sakince;
- Hayır, bilmiyorum ama öğrenebilirim.
Nosa sakinleşince;
- Tamam o zaman, daha işimiz var seninle.
Ayhan gülümseyerek;
- Bu aralar benden yardım istiyorsun. Bir sıkıntı var mı?
Nosa sakince;
- Evet. Ekip olduk artık arkadaşlarla.
Ayhan sakince;
- Hmm... Ad olarak Riyoka'ya ne dersin?
Nosa sakince;
- Arkadaşlarıma sormam lazım, istersen kapat çok yazmasın.
Ayhan gülümseyerek telefonunu kapatır.
Nosa sakince;
- Arkadaşlar, Ayhan, ekibimize ad olarak Riyoka'yı önerdi.
Eric şaşırır.
- Sen eskiden nerede yaşadın ki?
Nosa sakince;
- Annemin işinden dolayı, eskiden Türkiye'nin Kayseri ilinde yaşıyordum. Ayhan'la ise orada tanıştım.
Vaka sakince;
Eric sakince;
- Ben sevdim ama anlamı ne?
Nosa sakince;
- Riyoka veya Liyoka'nın anlamı Savaşçı demek. Riyo ise Savaş demektir. Ayrıca çoğul yapmak içinse Riyokave demen yeterlidir.
Eric gülümseyerek;
- Zor bir dil gibi duruyor.
Nosa gülümseyerek;
<p>21. Bölüm Sonu</p>
[list=1]
Hana ve
Zinoki o mekanın alt katına inmek için merdivene doğru yönelirler. Merdivene vardıklarında bayağı bir kırılmış ve dökülmüş bir kaç merdiven görürler.
Hana içinden;
Zinoki sakince;
Alt katta yeşil gözlü ve sarı saçlı bir kız bulunuyor ama adı bilinmiyor o kız orada bir şeyler yapıyor. Fakat kendi sesi artık daha net duyulduğu için
Zinoki gerilirken,
Hana sakince;
- Bu sesin kaynağına yaklaşamıyoruz engeller yüzünden.
Zinoki sakince;
- O zaman başka zaman bizim çocukları bunun üzerine salarız.
Hana sakince;
- O zaman işleri karmaşıklaştırmak zorunda kalacağız desene. Çocukları buraya yem etmeyelim.
Zinoki gülümseyerek;
Hana sakince;
Zinoki lafını keserek;
- Senin hafızan yokken, çocuklar seni korudu. Bu yüzden onlara inanmak zorundayım.
Hana sinirlenerek;
Alt kattan gelen ses;
Hana bağırarak;
Alt kattan gelen ses;
- Seni tanıdım Japon kız. Hafızana kavuşmuşsun. En kısa zamanda seni tanımak istiyorum.
Zinoki bağırarak;
Alt kattan gelen ses;
Bu kız aslında ironi yapar.
Hana gülerek karşılık verirken,
Zinoki sinirlenerek;
- Senin yanına gelirsem, ben sana gösteririm bücür.
Hana kahkaha atar. Arkasından sakinleşince bağırarak;
- O kız ironi yaptı. Belli ki sıkılmış.
Alt kattan gelen ses;
- Sana katılıyorum, Japon kız.
Zinoki sinirlenerek;
- Sen hastasın. Bir insan kendini niye bu fabrikaya kapatır ki?
Alt kattan gelen ses;
- Bunu o aptal olan Aki'ye sor.
Zinoki bağırarak;
- Aki ölmüş veya öldürülmüş.
Alt kattan gelen ses;
- Ölmüş mü? O şeytana bir şey olmaz.
Zinoki bağırarak;
- Şeytan. Dediğin gibi olsun.
Hana bağırarak;
- Beni neden deneye sokmak istediniz?
Zinoki tam ağzını açacakken, Alt kattan gelen ses;
- Sana ilaç verip davranış biçimlerini inceleyecektik ama Aki şeytanı deneyi kendine göre değiştirdi.
Hana sinirlenerek;
- Bu kadar basit mi? İnsanların davranışlarını incelemek.
Alt kattan gelen ses sinirlenerek;
Hana bağırarak;
- Sen hastasın. Seninde Aki'den farkın yok.
Alt kattan gelen ses;
- Ben hasta değilim. Amacım ve hâyâllerim vardı ama Aki denen domuz buna engel oldu.
Hana sakince;
- Bu adam ölmüş madem, sen niye yukarıya çıkmıyorsun?
Alt kattan gelen ses korkarak;
- O ölmüş olabilir ama bize bir baş belası bırakmış olabilir. O yüzden ben pek inanmıyorum onun öldüğüne.
O sırada
Ayhan odasındadır.
Ayhan'ın evinde akşam kıyamet kopar.
Ayhan'ın babası sakince;
- Bu çocuğun okuyacağı yok hanım. Arahora'ya postalayalım gitsin. Orada okur okumazsa onu zorla okuturum.
Yazar notu: Gerçekte benim babam bu kadar gaddar değildir. Seri için biraz gaddarlık katmak istiyorum. Yoksa ben babamı çok severim.
Ayhan'ın annesi sakince;
- Çocuğumu sana emanet edemem.
Ayhan'ın babası sakince;
- Ayhan'ı bana değil, eski bir arkadaşıma emanet edeceğim.
Ayhan bir yandan yemeğini yemeye devam eder. Ayhan'ın babası ona;
- Japonlarla aran iyidir. Seni Japonlara emanet etmeyeceğim. Sen İngilizleri sevmezsin. Ona emanet edeceğim.
Ayhan tam ağzını açacakken, babası sakince;
- Sen şimdi odana gidiyorsun. Odanda uyuyorsun. 3 gün içinde seni buradan postalıyoruz.
Ayhan'ın annesi ağlayarak;
Ayhan'ın babası sinirlenerek;
Ayhan odasına sinirlenerek gider ve cep telefonunu eline alır ve ağlayarak
Zinoki'yi arar. Arkasından kulağına dayıyarak;
- Zinoki abla, beni Arahora'ya atacaklar. Arahora dilini ve ülkesini bilmiyorum. Ben ne yapacağım?
Zinoki sakince;
- Ağlama Ayhan. Ben sana sahip çıkacağım. Baban sana kafayı çok mu takıyor?
Ayhan ağlamaklı;
Zinoki sakince;
- Senin insancıl şekilde gelmen için gerekeni yapacağım.
O sırada
Ayhan'ın babası,
Ayhan'ın olduğu yeri basarak,
Ayhan'ın telefonu alır ve sinirlice;
- Bunun okumaya niyeti yok. Bir arkadaşım bunu ülkenize getirecek. Eti senin, kemiği benim.
Zinoki sinirlenerek;
- Ayhan'a dediklerini geri alıyorsun bayım. Beni deli etme, buraya ayak bastığın an seni bir güzel severim. Anladın mı?
Ayhan'ın Babası sinirlenerek;
- Aman da büyümüşte Arahora'ya gitmişler.
Zinoki sinirlenerek;
- Benimle alay edemezsin. Ben Zinoki'yim, Nosa değilim.
Ayhan'ın Babası telefonu kapatır yüzüne.
Zinoki bu tavıra daha fazla sinirlenerek;
Hana sakince;
Zinoki olan biteni
Hana'ya anlatır.
O sırada Lyoka ekibi hâlâ o mekandadır.
Nosa sakince;
- Pekâlâ bu grubun adı kondu o zaman lidere ihtiyacımız var.
Vaka sakince;
Nosa sakince;
- Daha iyi bir lider şart. Sen hafızanı çaldırdın. Bu olmaz.
Eric sakince;
Nosa sakince;
Nosa sakince;
- Ben olmalıyım. Çünkü bu Canikoları ben temizliyorum ve ben bu işleri çözerim. Sizlerden isteğim bu ekipte olanları korumak olacak.
O sırada
Ayuka Manaya'lardan bir tanesi daha uyanır ve o çocukların olduğu odaya gelir.
Ayuka Manaya sinirlice;
- Arkadaşımı neden öldürdünüz?
Nosa sinirlenerek;
- Yeter. Arkadaşından bana ne.
Ayuka Manaya sinirlice;
Vaka tekvando hareketleriyle
Ayuka Manaya'yı yere sererek;
Ayuka Manaya sinirlice;
Eric elini sıkar ve
Ayuka Manaya'nın karnına vurur.
Ayuka Manaya sinirlice;
Eric gülümseyerek;
- Artık kimsenin hafızasına erişemeyeceksiniz.
Nosa sakince;
Eric son kez
Ayuka Manaya'nın kafasına hızlı bir aparkat yaparak kafasını kopartır.
Eric sakince;
Nosa gülümseyerek;
- Demek, şimdiden ateş ile oynayacağız.
<p>22. Bölüm Sonu</p>