Şöyle diyim,
CPC ile aslında geçmişteki tek tanışıklığım C64 sahibi iken renkli klavyesiyle (bilgisayar aslında.. ki 464 müş o sonradan öğrendim) (bu isim tamlaması uzun olacak) bakırköyde tren garından çıkışta hemen karşıda solda olan bilgisayarcıda, üniversite hazırlık döneminde, mef dershanesine gider iken ( sene 1993 ) bakışmış olmak. (işteş olup buraya uyacak başka fiil bulamadım, yoksa bilgisayarın bana bakacak hali yok yani.)
Whatsapp grubunda kalınca (Whatsapp gruplarının böyle bir huyu var, zank diye ahmet ayrıldı, mehmet ayrıldı durumları oluyor) arkadaşlar beni de CPC'ci yaptılar, üstüne de bir mouse adaptörünün pcb'sini tasarlattılar
C64 aşk ise uzun süren bakışmalarımızdan kelli CPC platoniğim herhalde

Neyse bizim sevdamız tüm 8-bit'lere
