Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
commodore.gen.trGenel KategoriGenel SohbetFarklı bir retro alanı: Laserdisc
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Farklı bir retro alanı: Laserdisc  (Okunma Sayısı 16508 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« : Temmuz 27, 2018, 00:48:41 ÖÖ »

Selamlar arkadaşlar...

Arada sırada retro hobinizde biraz değişiklik yapmak, farklı bir sokağa sapmayı istediğiniz oldu mu? Bende bu dönem dönem olur. Tam olarak sıkılmak demiyelim ama insanın hobisinde (aslında hayatta her konuda) arada bir farklı bir şeyleri deneyimlemek insanın hayata da farklı perspektiflerden bakmasını sağlıyor.

Örneğin yıllardır bit pazarına giderim, VHS/Betamax player ve orijinal filmleri gördükçe hep içimden geçmiştir acaba (eskilerin tabiriyle) bir "vidyo" mu edinsem, kaset kolleksiyonuna mı girişsem diye. Ama hep "vidyo"nun popüler olduğu zamanlardaki deneyimlerimi hatırlayıp vaz geçerdim. Eskiden TV'den dizileri çekerdim, kendime arşiv yapardım, Galactica, Buck Rogers (Yirmibeşinci yüzyıl diye yayınlanırdı), Atlantis'den Gelen Adam, vs. Video kaset kiralama olayı popülerleşince de kiraladığım kasetlerden beğendiklerimizi kopyalardım. Herhalde o yıllarda evinde birden fazla video player olan ben vardım yaşadığımız şehirde (belki bir de kiralama dükkanları). Abim o zamanlarda arabayla İngiltere'Ye gider gelirdi. Oradan malzeme getirip satardı. Bu sebeple renkli TV, video player vs erişimim olurdu. Baya bi arşiv yapmıştım kendime. Tek kanal siyah beyaz TV zamanında böyle bir arşiv çok değerliydi... Hey gidi günler...

Ancak video kaset olayı manyetik olduğundan bu arşivimi yıllar sonra hatıra amaçlı da olsa üniversite evime götürmüş olsam da kasetlerin çoğunun bozulmaya başladığını farketmiştim.

Bu yüzden VHS/Betamax vs olayına hiç yanaşmadım bir daha...

Konuyu dağıtmadan hızlı ileri sararsak, 2-3 ay önce sanırım forumumuz üyesi @fitzgerald arkadaşımızın bir GBS-8200'ünü tamir etmiştim. Cihazı kendisine teslim ederken de bana bir sürpriz yapmış bir LaserDisc hediye etmişti. Ben önce filmin soundtrack albümü, bir LP, yani plak olduğunu zannettim ancak jeton sonradan düştü

Laserdisc'in ne olduğunu biliyordum gerçi, zamanında piyasada tek tük görürdük vitrinlerde ancak gerek playerları gerekse de LD'ler o kadar pahalı gelirdi ki, hiçbir zaman bırakın sahip olmayı, evinde LD player düzeneği olan bir arkadaşım bile olmamıştı Kahkaha

Neyse bu hoş hediyeyi eve götürdükten sonra rafa koydum ve konuyu bir süreliğine kapattım zira elimde o sıralar uzun soluklu bir arcade kabin projesi vardı ve gerçek hayatta işler de biraz yoğundu. Sonunda elimdeki projeyi bitirip gerçek hayattaki müşteriler de biraz yaz moduna girdikten sonra bu LaserDisc olayına yeniden bir el atayım dedim.

LaserDisc'in teknolojisi hakkında detaylı bilgi aktarmayacağım burada zira internette bolca malzeme var o konuda ancak kısaca anlatmak gerekirse LD teknolojisinde kullanılan malzeme CD/DVD'ye benzese de video bilgisi digital değil analog. Ve hatta öyle RGB veya Component değil bildiğiniz composite video formatında. VHS'den tek farkı ömrü ve daha fazla satır sayısını desteklemesi. Benzer şekilde ses de VHS teknolojisinden bir tık ötede, standart analog stereo track'İn yanısıra digital audio da destekleniyor. Kullanılan malzeme ve teknoloji sebebiyle bir film (süresine de bağlı olarak) tek bir LD'ye sığmayabiliyor. Genelde pakette 2 LD oluyor (Çoğunlukla ikinci LD'nin tek yüzü kullanılmış oluyor). Haa unutmadan LD'nin her iki yüzeyi de kullanılıyor. Bu sebeple tam filmin ortasında k**nızı kaldırıp LD'yi ters çevirmek istemiyorsanız "both side play" özelliği olan bir player alın

Yani kısaca merakınız "inanılmaz kaliteli" görüntüye sahip bir film seyretmekse LaserDisc size göre değil, gidin Ultra HD bilmem kaç "K" flat TV ve blueray alın. Ama yok amacınız  80'lerin filmlerini zamamın teknolojisi ile kayıt edildikleri şekilde nostaljik bir şekilde seyretmek istiyorsanız ve VHS'in sorunlarını yaşamak istemiyorsanız LaserDisc tam size göre

Bunlara ek olarak, LaserDisc'İn neden benim retro ilgimi çektiğinden bahsetmek gerekirse;

1) Nostaljik, modası geçmiş bir teknoloji (tam bize göre yani ) ancak VHS/Betamax gibi manyetik medya olmadığı için fiziksel olarak daha dayanıklı olması.
2) 80'lerin hatta 90'ların kült/popüler filmlerini dönemin teknolojisini kullanarak izlemek ayrı bir hava katıyor keyfinize.
3) LD'lerin ambalajları video kaset veya günümüzün DVD/Blueray medyalarına 10 basar Plak boyutunda (12") olduğundan filmin poster kıvamında görüntüleri, kapak tasarım/grafikleri vs muhteşem.
4) Eve gelen misafirlerin "aaa plak kolleksiyonun mu var? hem de film soundtrack plakları!" diyip haşırt diye tepsi büyüklüğünde ayna gibi parlayan LaserDisc'i gördüklerinde suratlarının aldığı ifade inanılmaz Kahkaha Kahkaha Kahkaha



Tüm bu konuları harmanlayıp, internette gereken araştırmalarımı yaptıktan sonra kendime temiz bir LD player buldum ve garajdaki rafa kaldırdığım eski SOny ses sistemimi indirip kendime bir LaserDisc düzeneği kurdum... Kahkaha



Bir kısmı yerli piyasadan, bir kısmı da ebay'den çoğunluk 80'lerin olmak üzere sevdiğim ve arada sırada defalarca seyretmiş olduğum favori filmlerinden oluşan küçük bir de kolleksiyon yaptım kendime



Neyse, ayaklarımı yaslayıp ilk filmimi seyretmeye başladıktan bir süre sonra ses sistemini neden paketleyip rafa kaldırdığımı hatırladım.

Ses sistemi bir süre çalıştıktan sonra "çat çut" sesler çıkararak bazı sesleri kaybediyordu. Bazen bas tamamen gidiyor, bazen digital bazen analog kanal kısılıyor veya tamamen gidiyordu.

Kısaca bu yazıyı yazmamın esas sebebi sizlerle, ilginizi çekiyorsa, LaserDisc hakkında bir kaç bilgi/tecrübe paylaşmanın yanısıra potansiyel olarak LaserDisc olsun olmasın, eski ses sistemlerinde yaşadığınız/yaşayabileceğiniz kronik sorunlara dair de yardımcı olabilecek bir kaç tamirat tecrübesini paylaşmak istedim...
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Temmuz 27, 2018, 00:54:02 ÖÖ »

Öncelikle yeri geldikçe LD'nin "ilginçliklerini" de paylaşmak istiyorum. Mesela, LD'yi aldınız ve player'a yerleştirdiniz ve hemen koltuğunuza kuruldunuz. DVD olayından tecrübenizle bekliyorsunuz ki film otomatik olarak başlayacak. Hayır...



Kahkaha Kahkaha Kahkaha

Hayır efendim. "PLAY" tuşuna basacaksınız...



... film ancak play tuşuna basarsanız başlayacak, auto play falan yok yani Kahkaha



Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Temmuz 27, 2018, 01:02:24 ÖÖ »

Neyse, gelelim ses sisteminin problemlerine...

Bu arada bu ses sisteminin ilk sahibiyim. Yani bit malı değil. Hayatında kötü muamele görmedi Kahkaha Evlendiğimizde Ankara'daki "Amerikan pazarı" tabir edilen İzmir caddesi'ndeki zamanın bavul/bagaj mallarını satan dükkanlarından birisinden almıştım. Hala o dükkanlar varmıdır bilmiyorum. O zamanlar kredi kartı falan da yok, senetle sepetle alırdınız böyle malzemeleri



Neyse, yıllar içinde bu Receiver'ı (SONY STR-DB930) kıyıp elden çıkartmamışım. Takımın DVD playerını ise gözü bozulduktan ve yeni göz parasına yeni DVD player alınabildiğini öğrendikten sonra atmıştım. Kısmetinde 2018 senesinde tamirat masama yatmak da varmış


Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Temmuz 27, 2018, 01:25:22 ÖÖ »

Aletin çıkardığı bu çatır çutur sesleri internette araştırınca sorunun cihazda kullanılan rölelerden, rölelerin bağlı bulunduğu amfi entegrelerinden veya tüm bu bileşenlerin lehimlerinden kaynaklanabileceğini okudum.

Evet, bu aletlerin farklı görüntü/ses kaynaklarını seçebilmeleri cihazın içindeki rölelerle sağlanıyormuş. Bu çıt çıt sesleri de rölelerin sesiymiş...

Neyse, hadi bakalım diyip kasanın üst ve yan kısımlarındaki vidaları sökerek cihazı açıyorum.



Yılların tozu ve pisliği kendini gösteriyor. Ayrıca senelerdir merak ettiğim "bu aleti bu kadar ağır yapan nedir yahu" dediğim sorunun cevabını da buluyorum. İçindeki 220V'u cihazın kullanacağı çeşitli DC voltajlara çeviren güç devresinde kullanılan kocaman trafoymuş...

Cihazın içinde bir çok devre kartı var ve katman katman monte edilmişler. Cİhazın arka panelindeki soketlerin çevrelerindeki vidaları sökerek her katmanı ayırabiliyorsunuz. SONY bir güzellik de yapmış her kartın görevi ile ilgili okunabilecek bir açıklama yazmış.

Mesela bu en üst katman, digital kısım ki bizim işimiz orası ile ilgili değil...



Bağlantıların fotolarını çektikten sonra bu kartı söktüm. Alt taraftaki analog kısımlar ortaya çıkmaya başladı. Mevzu bahis sorunu oluşturan röleler de bu resimdeki mavi renkteki kutucuklar...





Tam bu kartı da acaba nasıl sökerim diye inceleme ve bağlantıların detaylı fotolarını çekmeye başlamışken, olayın baya kompleks hale gelmeye başladığını gördüm. Cihazın içindeki direkleri sökmek, bazı kafam kadar soğutucuları kasadan söküp bilek kalınlığındaki kablo ve soket yumağını ayırmak vs vs SONY bir kolaylık düşünmüşmüdür derken cihazın kasasını ters çevirdim. Aha! Sony devre kartının lehimlerine kolayca ulaşabilmemiz için (bizim için değil elbette, teknik servis personeli için) bir kapakçık yapmış.



Yani aslında nereye bakacağınızı biliyorsanız tüm cihazı sökmek yerine sadece bu kapağı sökmeniz yeterliymiş. Neyse, tecrübe oldu işte bu da bize



Cihazdaki tüm lehimleri gözden geçirdim ve özellikle röle ve amfi entegrelerinin lehimlerinde internette bahsedilen çatlakları buldum...







Bu cihazda bir çok yerde kullanılan receiver entegresi de buymuş bu arada: Hitachi uPC2581V entegresi.

Cihazın alt kapısından erişim olmayan bir devre kartının üzerindeki röle ve uPC2581V entegresinin bacaklarına da kartın kasaya montaj vidalarını söküp bağlı olduğu devasa soğutucudan hafif kanırtarak erişebildim...



... çatlamış lehimleri tazeleyip cihazı kompresör ile güzelce tozunu aldıktan sonra tamiratı tamamladım...


Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Temmuz 27, 2018, 01:47:07 ÖÖ »

Receiver'ın lehimlerini tazeledikten sonra ses kanallarındaki bozulma ve kesilme ortadan kalktı Kahkaha ancak baslarla ilgili sorun, yani çatır çutur röle sesleri ve ardından basların tamamen kesilmesi sorunu hala devam ediyordu. Acaba subwoofer ile ilgili devre kartını bir yerlere sakladılar da ben mi gözden kaçırdım derken gözüm subwoofer'a ilişti.



Malum bunun üzerinde bir LED, ayar düğmeleri volume potları falan var, hem de 220 Volt'a bağlanan kendi elektrik kablosu var. Sanırım ilgili devre kartları receiver'In içinde değil subwoofer'da. Yatırdık onu da tamir masasına...



Bu aletin içini açıp devrelere erişebilmek için rahat bir 1 saat harcadım... O yüzden eğer sizin de bu veya benzeri bir subwoofer'ı açmanız gerekiyorsa okuyun...

Önce aletin üst tafafındaki vidaları söküyorsunuz. Burası bariz zaten.



Ancak ne kadar arayıp taradıysam üst veya ön paneli ahşap kasadan ayıracak başka vida bulamadım. Ses girişlerinin olduğu arka minik plastik panelin vidaları sadece konnektör panelini sökebilmenize yarıypr ancak oradan devre kartlarına erişilmiyor. Plastik kasanın tamamen sökülmesi lazım.

Neyse uzun aramalardan ve bu cihaz olmasa da benzer cihazların söküm videolarını seyrettikten sonra kasa vidalarının nerede gizlendiğini buldum



Bu hoparlör panelini nazikçe kanırtınca vida delikleri ortaya çıktı...



Sonunda devre kartlarının bulunduüu bölüme erişebildim...



Konnektörleri söktükten sonra plastik kasayı tamamen ayrıdım. Bu bas devresinde de aynen receiverdaki malzemeler kullanılmış. Röle ve Hitachi amfi entegresi...



Bu kartı soğutucusundan da ayırarak tamamen sökmek zorunda kaldım zira alt tarafından lehimlere erişilebilecek bir açıklık yok.



Ve meşhur lehim çatlaklarını burada da tespit ettim.





Bu çatlak lehimleri de tazeleyip subwoofer kasasını da adımlarımı tersine takip ederek kapatıp tamiratı tamamladım.
Logged

HkRecai
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 919



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Temmuz 27, 2018, 01:54:50 ÖÖ »

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler, bu lehim çatlakları hiç Sony'ye yakışmayan bir durum, sebebi neyki acaba hoparlörlerin titreşiminden mi böyle bir çeşit metal yorgunluğu gibi kesip atmış.
Logged
yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Temmuz 27, 2018, 02:02:27 ÖÖ »

Tamiratlar tamam. Gelelim testlere Kahkaha

Arşivden Digital ses ve bas efektleri olan patlaması bol bir LD seçtim.





Terminator 2 bu iş için gayet uygun



Bu LD Optik bağlantı üzerinden digital ses verebiliyor.



Unutmayın bu LD teknolojisi CD ve DVD öncesi bir teknoloji ve her film digital ses kaydına sahip olmayabiliyor.

Hatta bir ek bilgi daha vereyim yeri gelmişken, DVD dönemine yaklaşıldığında AC3 (yani "Dolby Digital") ses verebilen LD'ler de çıkmaya başlamış (Bu Terminator LD'si Dolby Prologic ve THX destekliyor AC3 yok). Ancak AC3 ses'i LD'lere ham digital olarak değil RF (Radio Frequency) formatında kaydetmişler ve zamanın hemen hiçbir LD player'ı AC3'ü optik ve koaksiyel port üzerinden ham olarak veremiyor. Eğer AC3 destekleyen bir LD'yi AC3 sesi çözülmüş olarak seyretmek istiyorsanız ya çok nadir olan AC3 RF dekoder'i olan bir receiver kullanmalısınız ya da bir harici AC3 RF dekoder cihazı satın almanız gerekiyor.

Bunlara sahip değilseniz (benim gibi) o da düşünülmüş, her LD'de en kötü ihtimal mutlaka analog stereo ses kaydı mevcut. Dolayısıyla AC3 sese sahip az sayıda son dönem LD filmin muhteşem ses efektlerini duymak istiyorsanız basitçe DVD versiyonunu seyretmeniz daha hesaplı bir çözüm olabilir.

Neyse, filmi koydum, bir güzel seyrettim. Hiçbir Çatır çutur sesi gelmedi, hiçbir sorun kalmadı Kahkaha Kahkaha Kahkaha
« Son Düzenleme: Temmuz 27, 2018, 02:09:19 ÖÖ Gönderen: yavuzg » Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Temmuz 27, 2018, 02:07:56 ÖÖ »

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler, bu lehim çatlakları hiç Sony'ye yakışmayan bir durum, sebebi neyki acaba hoparlörlerin titreşiminden mi böyle bir çeşit metal yorgunluğu gibi kesip atmış.

Aslında cihazın yaşını düşünürseniz çok garip bir durum değil. Evlendiğimde almıştım, yani sene 1999. Neredeyse 20 senelik cihaz.

Üstelik internette yaptığım araştırmalarda bu sorunun sırf SONY'ye has olmadığını da okudum. Diğer meşhur markalarda da varmış, Pioneer, Denon, Technics v.s.

Sorun sanırım o dönem kullanılan lehim teknolojisi, lehim yerlerinin büyük olması ve parçaların fiziksel strese ve ısınma/soğuma çevrimlerine çok maruz kalacak parçalar olması (amfi entegresini bağladıkları soğutucuların devasalaığından bunu anlıyorum ve rölelerin ömürleri boyunca onbinlerce defa açılıp kapanmaları, büyük plastik kasaları v.s.) kaynaklı olabilir diye düşünüyorum...
 
Logged

yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Temmuz 27, 2018, 02:30:48 ÖÖ »

Gelelim LD teknolojisinin bir başka ilginçliğine...

Efendim, bu çalışmalar bitti ben bir kaç LD seyrettim. Eşim geldi yanıma, yeni retro düzeneğini pek beğendi, hadi bi film izleyelim dedik beraber. Bu senaryoyu da düşünerek bir kaç tane zamanın esprili romantik-komedi-macera türü filmlerinden de almıştım

Koyduk Kathleen Turner ve Michael Douglas'ın 80'lerin unutulmaz filmlerinden olan "Romancing The Stone" filmini başladık seyretmeye.

İlk sahneler gelmeye başladıktan 5-10dk sonra eşim "altyazısını açsana" dedi... 

Eşim İngilizce bilir, konuşup yazabilir gayet güzel ama film izlerken o kadar akıcı takip edemeyebiliyor ve doğal olarak DVD de yapıldığı üzere Türkçe veya bilemedin İngilizce bir altyazıya ihtiyaç duyuyor.

Dedim bu LaserDisc, bildiğimiz anlamda seçimlik altyazı teknolojisi bunlarda yok! 

Maça 1-0 yenik başladık mı  Kahkaha

Bu kapsamda sizleri bilgilendirmiş olayım; LaserDisc devasa bir DVD değil maalesef. DVD'den alıştığınız bir çok özellik, ne bileyim çoklu dil desteği, çoklu dilde altyazı desteği vs bu teknolojide yok. Kullanılan medya özetle bu kadar bilgiyi saklamaya uygun değil.

Dolayısıyla yabancı diliniz, İngilizce'niz belli bir seviyede değilse ve illaki bir Türkçe altyazı desteğine ihtiyacınız varsa maalesef LaserDisc size pek bir seyirlik keyif vermeyebilir.

İngilizce bilenler de özellikle LaserDisc alırken "zaten İngilizce dil seçeneği vardır illaki" deyip kapağında Fransızca, Japonca vs yazılar olan LaserDisc'leri de almayın! Dediğim gibi, böyle çoklu veriyi kaydedebilecek bir teknoloji değil LD. Kapağında Fransızca/Almanca yazıar varsa film muhtemelen Fransızca/Alamanca dublajdır.

Peki altyazıya kısmen de olsa bir çözüm var mı?

Evet, var. NTSC dünyasında hemen tüm Composite Video yayınlarında NTSC görüntü sinyalinin görünmeyen 21. satırında işitme engelliler için "CC" yani closed caption bilgisi vardır. Amerika'da canlı TV yayınlarında bile altyazı vardır ve bu teknoloji üzerine kurulmuştur ve hemen tüm NTSC TV'lerin içinde CC decoder cihazı bulunur. Bendeki LD'lerin tamamına baktım üzerinde CC logosu olmayan bir LD göremedim. Yani teorik olarak sadece  ingilizce de olsa altyazı imkanı var gibi gözüküyor.

Tek sorun, kullandığım TV NTSC ve bir çok standardı desteklese de bu "NTSC Line 21" datasını çözecek dekoder içine koyulmamış. Avrupa'da da benzer bir teknoloji kullanılmış, yaygın adı da bildiğiniz "Teletext". Ancak LD'lerde avrupa standardı olan bu Teletext'i destekleyecek bir veri yok...

Çözüm;

1) ***tir et altyazıyı, zaten filmleri 20 kere seyretmişimdir, altyazısını okumama ihtiyaç yok, gereken yerde eşime anlatırım diyebilirsiniz
2) ebay'de harici Closed Caption decoder cihazları satılıyor uygun fiyata. Onlardan bir tane alınabilir. Yanlız dikkat RF için olanlarından değil Composite Vide giriş/çıkışı olanlardan almanız lazım
3) Kendiniz bir CC decoder cihazı yapabilirsiniz Kahkaha Kahkaha Kahkaha

Bundan sonraki adımlarda "eldeki malzemelerle böyle bir cihaz yapabilirmiyim" denemelerimi anlatacağım
Logged

Fero
Üye
***
Mesaj Sayısı: 190


-=Amstrad=-


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Temmuz 27, 2018, 04:33:42 ÖÖ »

Abi döktürmüşsün gece gece Eline sağlık.

Kısa bir süre önce Laserdisc 'ler hakkında ufak bir araştırma yapmıştım. Çift taraflı LD 'lerin neredeyse %90'ında crosstalk denen bir sinyal karışması olduğunu ve seslerde parazitlenme olabildiğini okumuştum. Senin denediğin T2: Judgement Day special edition 1993 ise CLV formatında olduğunu sanıyorum. Böyle birşey dikkatini çekti mi hiç?
Logged

cinar
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 1.594



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #10 : Temmuz 27, 2018, 07:52:02 ÖÖ »

Sevgili @yavuzg, asıl ben rica ederim. Böyle bir şeye vesile olduğum için şimdi çok daha iyi hissediyorum. Sevgiler:)
Logged

C64C | SwinSid | IRQHack
IIgs | ROM03
R1200 | Stok
A4000 RevB | CS mkII 060rev1@60Mhz | 128+64Mb FastRAM | BestWB-OS321 | ClassicWB-OS39
AmigaEsref
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.653


love is where you find it.


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #11 : Temmuz 27, 2018, 11:28:13 ÖÖ »

T2 de yani yakıyor Ekran görüntüleri paylaşabilir misin abi çözünürlük Normal tv formatı  mı abi?
Logged

AMIGA 500 | GOTEK | 1 MB RAM | 1.3 ROM | Pi Zero HDMI
AMIGA 1200 | 8GB CF | 3.2 ROM | TF1230 Turbo Kart | HDMI-520
COMMODORE 64 | IRQHack64 | KissCart64 | 64K CUPCAKE-CART | Pi 1541 | 1084 S
'Cause I'm CRT., I'm retro | CRT, and I'll win the fight | CRT, I'm a power load | CRT, watch me shine
Heroman
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 1.270



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Temmuz 27, 2018, 13:18:44 ÖS »

Elini neye atsan , izletiyorsun üstad. ..Bazen o dönemlerİ bende sıklıkla yaşıyorum,Evde Arcade kabinin yanından geçerken uzun süre elimi değmediğimi düşünüyor,göz göze geldiğimi iyi bilirim
« Son Düzenleme: Temmuz 27, 2018, 13:25:19 ÖS Gönderen: Heroman » Logged
Levent (Lvnt)
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.389



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Temmuz 27, 2018, 15:27:38 ÖS »

İyi günlerde kullanın.

Çıkış çözünürlüğü olarak o zamanın hd, geniş ekran vb daha yüksek ya da değişik bir çözünürlük seçeneği var mı?

Sonyreceiver'in resimdeki ayrı ayrı transistörle yapılmış çıkışları iki hoparlör için gibi. Diğer kanal çıkışlarını stk ile falan mı yapmışlar? Yoksa onlar da ayrı ayrı transistörle mi? Bu arada ilk defa sony'nin 70'lerden sonra yapılmış, çıkış için stk kullanmadığı bir amfi katı görmüş oldum.
Logged

Use the brute force, Luke
yavuzg
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 5.892



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Temmuz 28, 2018, 01:24:14 ÖÖ »

Abi döktürmüşsün gece gece Eline sağlık.

Kısa bir süre önce Laserdisc 'ler hakkında ufak bir araştırma yapmıştım. Çift taraflı LD 'lerin neredeyse %90'ında crosstalk denen bir sinyal karışması olduğunu ve seslerde parazitlenme olabildiğini okumuştum. Senin denediğin T2: Judgement Day special edition 1993 ise CLV formatında olduğunu sanıyorum. Böyle birşey dikkatini çekti mi hiç?

@Fero, seyrettiğim hiçbir disk'de bu sorunları farketmedim. Bazı erken dönem LD filmlerde (üzerinde "LaserVision" yazanlar özellikle) siyah fonlarda karlanmalar falan görebiliyorsun, ses konusunda herhangi bariz bir sorun duymadım, ancak belirttiğim gibi, formatın günümüz teknolojileri ile kıyaslanabilecek bir tarafı yok. Görüntü analog composite video.

Sevgili @yavuzg, asıl ben rica ederim. Böyle bir şeye vesile olduğum için şimdi çok daha iyi hissediyorum. Sevgiler:)

İnsan açık fikirli olmalı yeni şeyler denemeli. Elbette ilgilendiğimiz konular retro ve eski teknolojiler ama onda bile yeni bakış açıları yakalayabiliyor insan...

T2 de yani yakıyor Ekran görüntüleri paylaşabilir misin abi çözünürlük Normal tv formatı  mı abi?

Format 425 görünür satır NTSC. Yani bir CRT TV'de elde edebileceğimiz en iyi görüntü. Elbette ki "digitally remastered" veya en sıradan DVD kadar bile görüntü kalitesi yok.

Elini neye atsan , izletiyorsun üstad. ..Bazen o dönemlerİ bende sıklıkla yaşıyorum,Evde Arcade kabinin yanından geçerken uzun süre elimi değmediğimi düşünüyor,göz göze geldiğimi iyi bilirim

Ufak tefek değişiklikler yapmak lazım hayatta.

İyi günlerde kullanın.

Çıkış çözünürlüğü olarak o zamanın hd, geniş ekran vb daha yüksek ya da değişik bir çözünürlük seçeneği var mı?

Hayır yok. Standart 15Khz Composite Video. SDTV Bazı playerların S-Video çıkışı da var (benimkisinde de var) ancak tavsiye edişmiyor zira LD üzerinde kayıtlı video formatı analog composite video, S-video çıkışı tamamen ayrıştırma üzerine kurulu ve modern TV'lerin içindeki composite video decoder çiplerinin playerların içindekilerden daha iyi iş çıkarttığı söyleniyor.

Sonyreceiver'in resimdeki ayrı ayrı transistörle yapılmış çıkışları iki hoparlör için gibi. Diğer kanal çıkışlarını stk ile falan mı yapmışlar? Yoksa onlar da ayrı ayrı transistörle mi? Bu arada ilk defa sony'nin 70'lerden sonra yapılmış, çıkış için stk kullanmadığı bir amfi katı görmüş oldum.

Receiver'ın iç tasarımını pek bilmiyorum. Receiver'ın 5+1 çıkışı mevcut ancak zaten bir hoparlörüm kaybolmuş ben de sadece ön ve sağ sol hoparlörü bağladım. İşin açıkçası LD için yeter de artar bile bu.  

Logged

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: