Selamlar arkadaşlar...
Arada sırada retro hobinizde biraz değişiklik yapmak, farklı bir sokağa sapmayı istediğiniz oldu mu? Bende bu dönem dönem olur. Tam olarak sıkılmak demiyelim ama insanın hobisinde (aslında hayatta her konuda) arada bir farklı bir şeyleri deneyimlemek insanın hayata da farklı perspektiflerden bakmasını sağlıyor.

Örneğin yıllardır bit pazarına giderim, VHS/Betamax player ve orijinal filmleri gördükçe hep içimden geçmiştir acaba (eskilerin tabiriyle) bir "vidyo" mu edinsem, kaset kolleksiyonuna mı girişsem diye. Ama hep "vidyo"nun popüler olduğu zamanlardaki deneyimlerimi hatırlayıp vaz geçerdim. Eskiden TV'den dizileri çekerdim, kendime arşiv yapardım, Galactica, Buck Rogers (Yirmibeşinci yüzyıl diye yayınlanırdı), Atlantis'den Gelen Adam, vs. Video kaset kiralama olayı popülerleşince de kiraladığım kasetlerden beğendiklerimizi kopyalardım. Herhalde o yıllarda evinde birden fazla video player olan ben vardım yaşadığımız şehirde (belki bir de kiralama dükkanları). Abim o zamanlarda arabayla İngiltere'Ye gider gelirdi. Oradan malzeme getirip satardı. Bu sebeple renkli TV, video player vs erişimim olurdu. Baya bi arşiv yapmıştım kendime. Tek kanal siyah beyaz TV zamanında böyle bir arşiv çok değerliydi... Hey gidi günler...
Ancak video kaset olayı manyetik olduğundan bu arşivimi yıllar sonra hatıra amaçlı da olsa üniversite evime götürmüş olsam da kasetlerin çoğunun bozulmaya başladığını farketmiştim.
Bu yüzden VHS/Betamax vs olayına hiç yanaşmadım bir daha...
Konuyu dağıtmadan hızlı ileri sararsak, 2-3 ay önce sanırım forumumuz üyesi @fitzgerald arkadaşımızın bir GBS-8200'ünü tamir etmiştim. Cihazı kendisine teslim ederken de bana bir sürpriz yapmış bir LaserDisc hediye etmişti. Ben önce filmin soundtrack albümü, bir LP, yani plak olduğunu zannettim ancak jeton sonradan düştü

Laserdisc'in ne olduğunu biliyordum gerçi, zamanında piyasada tek tük görürdük vitrinlerde ancak gerek playerları gerekse de LD'ler o kadar pahalı gelirdi ki, hiçbir zaman bırakın sahip olmayı, evinde LD player düzeneği olan bir arkadaşım bile olmamıştı

Neyse bu hoş hediyeyi eve götürdükten sonra rafa koydum ve konuyu bir süreliğine kapattım zira elimde o sıralar uzun soluklu bir arcade kabin projesi vardı ve gerçek hayatta işler de biraz yoğundu. Sonunda elimdeki projeyi bitirip gerçek hayattaki müşteriler de biraz yaz moduna girdikten sonra bu LaserDisc olayına yeniden bir el atayım dedim.
LaserDisc'in teknolojisi hakkında detaylı bilgi aktarmayacağım burada zira internette bolca malzeme var o konuda ancak kısaca anlatmak gerekirse LD teknolojisinde kullanılan malzeme CD/DVD'ye benzese de video bilgisi digital değil analog. Ve hatta öyle RGB veya Component değil bildiğiniz composite video formatında. VHS'den tek farkı ömrü ve daha fazla satır sayısını desteklemesi. Benzer şekilde ses de VHS teknolojisinden bir tık ötede, standart analog stereo track'İn yanısıra digital audio da destekleniyor. Kullanılan malzeme ve teknoloji sebebiyle bir film (süresine de bağlı olarak) tek bir LD'ye sığmayabiliyor. Genelde pakette 2 LD oluyor (Çoğunlukla ikinci LD'nin tek yüzü kullanılmış oluyor). Haa unutmadan LD'nin her iki yüzeyi de kullanılıyor. Bu sebeple tam filmin ortasında k**nızı kaldırıp LD'yi ters çevirmek istemiyorsanız "both side play" özelliği olan bir player alın

Yani kısaca merakınız "inanılmaz kaliteli" görüntüye sahip bir film seyretmekse LaserDisc size göre değil, gidin Ultra HD bilmem kaç "K" flat TV ve blueray alın. Ama yok amacınız 80'lerin filmlerini zamamın teknolojisi ile kayıt edildikleri şekilde nostaljik bir şekilde seyretmek istiyorsanız ve VHS'in sorunlarını yaşamak istemiyorsanız LaserDisc tam size göre

Bunlara ek olarak, LaserDisc'İn neden benim retro ilgimi çektiğinden bahsetmek gerekirse;
1) Nostaljik, modası geçmiş bir teknoloji (tam bize göre yani

) ancak VHS/Betamax gibi manyetik medya olmadığı için fiziksel olarak daha dayanıklı olması.
2) 80'lerin hatta 90'ların kült/popüler filmlerini dönemin teknolojisini kullanarak izlemek ayrı bir hava katıyor keyfinize.
3) LD'lerin ambalajları video kaset veya günümüzün DVD/Blueray medyalarına 10 basar

Plak boyutunda (12") olduğundan filmin poster kıvamında görüntüleri, kapak tasarım/grafikleri vs muhteşem.
4) Eve gelen misafirlerin "aaa plak kolleksiyonun mu var? hem de film soundtrack plakları!" diyip haşırt diye tepsi büyüklüğünde ayna gibi parlayan LaserDisc'i gördüklerinde suratlarının aldığı ifade inanılmaz


Tüm bu konuları harmanlayıp, internette gereken araştırmalarımı yaptıktan sonra kendime temiz bir LD player buldum ve garajdaki rafa kaldırdığım eski SOny ses sistemimi indirip kendime bir LaserDisc düzeneği kurdum...


Bir kısmı yerli piyasadan, bir kısmı da ebay'den çoğunluk 80'lerin olmak üzere sevdiğim ve arada sırada defalarca seyretmiş olduğum favori filmlerinden oluşan küçük bir de kolleksiyon yaptım kendime


Neyse, ayaklarımı yaslayıp ilk filmimi seyretmeye başladıktan bir süre sonra ses sistemini neden paketleyip rafa kaldırdığımı hatırladım.

Ses sistemi bir süre çalıştıktan sonra "çat çut" sesler çıkararak bazı sesleri kaybediyordu. Bazen bas tamamen gidiyor, bazen digital bazen analog kanal kısılıyor veya tamamen gidiyordu.
Kısaca bu yazıyı yazmamın esas sebebi sizlerle, ilginizi çekiyorsa, LaserDisc hakkında bir kaç bilgi/tecrübe paylaşmanın yanısıra potansiyel olarak LaserDisc olsun olmasın, eski ses sistemlerinde yaşadığınız/yaşayabileceğiniz kronik sorunlara dair de yardımcı olabilecek bir kaç tamirat tecrübesini paylaşmak istedim...