Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: 7dx 2014 Parti Raporları  (Okunma Sayısı 5709 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
wizofwor
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 4.778


Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam


Üyelik Bilgileri WWW
« : Mayıs 05, 2014, 08:55:13 ÖÖ »

Parti raporları başlasın artık
tr-demoscene'deki parti raporumun kopyasıdır.

Bu sene katıldıklarım arasında en geç gittiğim parti oldu sanıyorum. Kabin Cuma akşamı bitmedi, hala dremel çalıştırmam gereken ufak işler olduğu için Cumartesi öğleye kadar –malum komşular uyuyor- beklemem gerekti. Son dakika çıkan tersliklere rağmen (Kablo seçen priz, su koyveren menteşe, kısa kalan vidalar daha neler neler) bir şekilde kabini toparlayıp bitmeyen kablo işlerini mekanda halletmek üzere arabaya attım. Evde elektronik namına ne malzeme varsa hepsini de yanıma aldım.

Saat 5-6 gibi parti mekanına geldiğimde girişte beni Nebraska’nın Ankara’dan getirdiği Mackintosh Classic karşıladı. Photoshop’un ilk versiyonlarını çok merak ediyordum ama maalesef disketleri kopyalayamamış. Onun yerine bir kelime işlemci çalıştırdık. MacOS’un benim onayıma ihtiyacı yok ama siyah beyaz olması haricinde dört dörtlük bir sistem olduğunu söyleyebilirim. Zamanının çok ötesinde bir sistemmiş hakikaten. Bir an önce kabini çalışır hale getirmem gerektiğinden çok fazla inceleme fırsatım olamadı.

İçerde Özay arduino tanıtımı yaparken, Mathman Gökçe’nin Amiga’sına sistem kuruyordu. Sanıyorum Gökçe’nin makinelerine sistem kurmak Haldun’da ayrı bir hobi haline geldi.

Kabini tam ortaya kurmuştum zaten. Vakit kaybetmeden işe koyulmam lazımdı ancak elim bir türlü havyaya gitmiyordu. Sağolsun Kirkoryan, yolda gelirken kopan AC kabloları yenileyerek ihtiyacım olan ilk gazı verdi. Peşinden ben de oturup güç joystick kablolarını yaptım ve kabini hizmete açtık. Ama oyun yok! Getirdiğim onlarca disket arasında tek çalışan oyun İK+. Neyse bu sırada eşim arkadaşlarıyla birlikte gelerek ilk testi yaptılar. Bu sırada Özayla beraber Gökçe’nin A1200’ü nü ve external floppy’sini ve biraz önce firmware atılmış taze Cortex’i alarak hemen bir kopya sistemi oluşturduk. Ve oyun çekmeye başladık. Sonrası arkadaşların çektiği videolarda var zaten.

Bu kabinle ilgili en güzel anım Lotus’un ikiye bölünmüş ekranında Arda’yla aynı anda aynı Nick’i yazmamız ve peşinden aynı anda sende mi diye sormamız oldu. Evet, arcade makinelerinde kullandığımız üç harfli nicklerimiz aynıymış. Bol bol kahkaha attığım, finish çizgisinin hemen önünde kalıp kabini yumrukladığım çok eğlenceli bir gece oldum. Sürekli olmamakla beraber  5’e kadar oyun oynadım galiba.

Benim kabinden kafamı kaldırıp baktığımda Özkan’ın getirdiği Naomi tam bir bombaydı. Sadece sistemin kalitesi değil, yüksek çözünürlüklü 3D grafiklerine rağmen buram buram retro kokan oyunları da şahaneydi. Zaten hiç boş durmadı sanıyorum.

Özellikle gece 2-3’ten sonra dönen geyiklerin de bini bir para zaten. Skate’in artık bir klasik haline gelen yut dışındaki partiler çok süper oluyor muhabbeti her zamanki gibi çok manidardı. Çocuk gelişiminde bilgisayarın yeri zaten uzun zamandır konuştuğumuz mevzu ama, muhabbetin bir ara şeker ölçüm cihazının ince ayarlarına gelmesi sanırım kitlenin giderek yaşlanmaya başladığının bir başka emaresi.

Ürünlere geldiğimizde Arcane’in çalıştığı resmi bitirememiş olması beni üzdü. Çok güzel bir iş çıkacaktı ama biraz daha gaza ihtiyacı vardı sanıyorum olmadı. Savagery hem pixel hem de Chiptune’da yarıştı. Chiptune’u çok iyiymiş ancak benim dürüm siparişiyle çakıştığı için dinleyemedim. İçimde yaradır. Joker_’in yoğunluğu belli, Aralığa zor ürün yetiştiriyordu, bu kısa sürede bir şey hazırlayamamış olması beni şaşırtmadı ama üzdü. Ufak bir intro tarzı bir şey çıkarabilseydi iyiydi.

Sonuçta katılım olarak çok parlak olmasa da beni tatmin eden, ancak ürün bakımından biraz kısır bir parti oldu. Önümüzde koca bir sene var bunun acısı seneye çıkacak diyorum. Bu sefer birden fazla dalda bir şeyler hazırlamak lazım. Bakalım göreceğiz.
« Son Düzenleme: Mayıs 05, 2014, 11:01:48 ÖÖ Gönderen: wizofwor » Logged

Simon (Özay Turay)
Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 7.728


Commodore Forever


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Mayıs 05, 2014, 12:34:35 ÖS »

Aklımdakiler uçup gitmeden ben de yazmaya çalışayım.

Not: Kronolojik sıralı değildir, daha çok kişilerle muhabbetlerimi gruplayarak oluşturdum paragrafları.

Mışıl mışıl uyuyarak geçirdiğim bir otobüsün ardından sabahın köründe (wizofwor'un verdiği hisarüstü ipucuyla) parti mekanına vardım. Kapılar henüz açık olmadığı için kantinin bahçesindeki masalardan birinde konuşlandım. Vakit öldürmek için notebook'umu çıkararak telefondan hotspot ile foruma bağlandım. A baba bak Commodore.gen.tr lafının ardından orada bulunan genç arkadaşın babasıyla birlikte gelen Nebraska olduğunu öğrenmiş oldum. Nebraska'nın babası (adını unuttum kusura bakmasın isim hafızam gerçekten zayıf) hiç üşenmeyip oğluyla birlikte Ankara'dan gelmiş, takdir ettim gerçekten. Biraz sohbet ettik ikimiz de Delphi'ciymişiz, zamanında mesleğiyle ilgili Sektörel programlar falan yazmış. Nebraska ile de muhabbet etme şansımız oldu. Hali hazırda bir Mac kullanıcısı olarak (itiraf edeyim ben Windows'u o kadar etkin kullanamıyorum) eski Mac'lere merak sarmasını ve bu arada bizi keşfetmesiniş anlattı. Yanındaki bavulun içinde bir Mac Classic olduğunu öğrendim.

Kapıların saat 10'da açılacağı yazsa da biz bir yolunu bulup CompeC'cilerden bile önce içeriye sızdık. Son hazırlıklar için geldiklerinde bizi bulmayı beklemiyorlardı belli ki. Uzaktan gelen her zaman en önce gelir prensibiyle hemen kendimize masa kaptık. Ben tesadüfen 64A ve 64B masasının olduğu iki masayı bloke ettim. Nebraska ise Mac Classic'i daha fazla kişiyle buluşturmak adına hemen girişteki masayı kaptı.

Bu sene ilk kez katıldığım partiye elimde retro namına pek birşey olmadığı için Turbo Chameleon 64'ümü ve Çakma Arduino ile yaptığım PS2X_JAMMA dönüştürücüyü getirdim. Tezgahı kurduktan sonra henüz konnektör bağlamadığım breadboard üzerindeki PS2 dönüştürücünün kablolarını dişi-erkek dupont kablolarla TC64 docking stationdaki joystick konnektörlerine bağladım. Her ihtimale karşı hem 1 hem 2. porta kablolama yaptıktan sonra yarışmaya hazırlık olsun diye iki el Giana Sisters patlattım. TC64 CompeC ekibinden bazı arkadaşların ve Skate'in bir arkadaşının (maalesef onun da adını hatırlamıyorum kusura bakmasın) ilgisini çekti. Ben Nebraska'nın yaptığı piksel çizimlere bakarken ve Mac Classic'te Arkonoid oynarken birileri Giana Sisters oynuyordu.

Saat oldukça ilerlemesine rağmen ortalıkta kimsecikler yoktu. 13. parti olmasının da etkisiyle herkesin başına bir aksilik geldi herhalde diye düşündüm. Öğleden sonra yavaş yavaş millet gelmeye başladı. Önce _joker ile tanıştık. Gelir gelmez abi çok ortaya konuşlanmışsın bu tarafa gel diyerek bana iş çıkardı. Cihazları komple iki yan masaya taşıdım. Kemal'in arkamdaki masaya getirdiği malzemeleri çıkarmasıyla partide iki tane TC64 oldu. Parti boyunca baya bir muhabbet ettik kendisiyle. Çevreyle çabuk kaynaşmamı kendisinin sağladığını rahat rahat söyleyebilirim.

Ardından Amiga 4000 ve Amiga 1200'ü ile Gökçe geldi ve bizim arkamızdaki masalardan birine konuşlandı ve bu sayede ilk kez bir Amiga 4000'i yakından görmüş oldum. Yanında firmware atılmak üzere 2 adet Gotek getirmiş. Her ne kadar birinci Gotek'e pinleri yamuk lehimlesek de ikincide ustalaşarak her ikisine de başarıyla Cortex firmware yükledik. Amiga 1200'ünde denedik, biraz yavaş olsa da gayet iş görebilecek bir cihaz olduğuna kanaat getirdik. Testler için benim mini USB'yi kullandığımızdan evde yaptığım ayarlar bile kaydedilmişti SELECTOR.ADF'ye. Haldun abi'nin (Mathman) gelmesiyle onlar eski maceralarına devam ederek hummalı bir şekilde Amiga 4000'e sistem kurmaya başladılar. Biz de Kirkoryan'ın Gotek'e de firmware atıp üçlemeyi tamamladık. Zaten kendisi pinleri lehimlediği için kısa sürede onu da halletmiş olduk.

Bu sırada Alper abi (savagery) bizim sağ ön tarafımızdaki masaya konuşlandı. Getirdiği cihazın Falcon olduğunu anlamamla onun savagery olduğunu anlamam bir oldu. Gerçekten güleryüzlülüğüyle ve dost canlısı olmasıyla kalbimi fethetmeyi başardı. Parti boyunca da oldukça fazla muhabbet etme fırsatımız oldu. Falcon'un kulaklık çıkışındaki temassızlığı gidermek amacıyla lehimleri yenilemek için Falcon'u son vidasına kadar sökmek orunda kaldık. Kulaklık çıkışındaki problemi maalesef gideremedik ama geri toplarken bir adet vida arttırarak usta olduğumuzu kanıtlamış olduk.

Gökhan'ın (wizofwor) gelmesiyle parti iyice şenlendi. Zira yanında kocaman bartop kabiniyle gelmişti. Bu kadar gecikmesinin sebebi de buydu zaten. Parti mekanında bile detaylarla uğraşıyordu. Tam olarak bitmemiş olsa bile oldukça ilgi çekti. Sanırım herkes bir iki el de olsa oynamıştır. Yalnız oyun sorununa çözüm bulmamız gerekiyordu. Gökçe'nin 1200, harici floppy ve taze firmware atılmış Gotek imdadımıza yetişti. hemen Gotek'te bir oyun sıralamaı yaptık ve kağıt kalem olmadığı için fotoğrafını çektik. 3. slot X-Copy Pro 2.1, 4. slot Turrican III, ... Gotek'i 3. slota alarak X-Copy'i ateşledik ve harici sürücü çalışıyor mu diye kontrol etmek için diskete format attım. 4. slota geçip Turrican'ı çekelim dedik DF0'da disk yok uyarısı verdi. Reset atalım düzelir mantığına girdiğimizde X-Copy yerine bizi Kickstart ekranı karşıladı. Baya bir tırmaladıktan sonra 2. slottaki Workbench'i açtığımda sorunsuz açıldı ve tekrar 3. slota geçtiğimde jeton dank etti, disk Empty olarak gözüküyordu. Meğersem ben yanlışlıkla harici disk yerine 3. slotu yani X-Copy adf'sini kopyalamışım. Böylece zor yoldan da olsa Cortex firmware'in yazma desteği olduğunu anlamış olduk. Arada X-Copy'de çalışmayan USB fare dönüştürücü, 3. slota yerleştirdiğimiz X-Copy ile yazdığımız disklerin çalışmaması gibi aksilikler de oldu ama X-Copy Next Generation derdimize derman oldu. Seçtiğimiz oyunları çekmeyi başardık.

Özkan da getirdiği Naomi 2 ve Atomiswave ile show yaptı resmen. Oldukça ilgi çekti. Aşmış olduğunu bir kez daha kanıtladı. Naomi'yi ve aksesuarlarını bir panoda sabitlemiş. Kabloyla uğraşmamak için kablosuz dönüştürücü falan, tek kelimeyle muhteşem görünüyordu. Bir ara benim dönüştürücünün başında Arduino muhabbeti yaptık. Naomi'de sanırım ekstradan analoglar varmış, onları nasıl entegre edebileceğimiz konusunda fikir yürüttük. Bu arada Gökhan (LW3D) kamerasıyla geldi. Belli ki her teknolojiden anlayan gibi onun da eline kamerayı tutuşturmuş akrabaları, düğünden geliyordu. wizofwor ve ozkano ile röportaj falan yaptı. Ben kameralara pek alışık olmadığım için biraz nazlansam da en sonunda Turbo Chameleon'u anlattırdı bana da.

Bir ara Emir (Skate) benim Turbo Chameleon ile entegre 8 bit toolchain'im olan DevKitRetro'yu deneyerek ayaküstü border açtı, sprite'ları sinüse bağladı. Ben de ağzım açık seyrettim. Sonra Alper abi Turbo Chameleon'un Minimig Core'ında DPaintIV ile bana bir hatıra çizimi yaptı. Ben de oba abi ne güzel çizmişsin ya, ben de pikselliyorum ama benimkiler böyle olmuyor, o rengin yanına neden onu kullandın gibi klasiklerle hayranlığımı belli ettim. Minimig'i kurcaladık. WHDLoad dahil gayet tatmin edici (hatta C64 modundan bile daha iyi) olduğunu gözlemledik. Haldun abinin yardımıyla ikinci sürücü olarak SD kartın tümünü fat95 sürücüsü olarak göstermeyi başardık ve Kemal'den aldığım WHDLoad oyunlardan denemeler yaptık. sistem diski haricinde HDF imaj devri bitmiştir benim için.

Ref (Arda) ile de yüzyüze tanışma fırsatımız oldu. Aynen televizyon programındaki gibi yine güleryüzlüydü. Fazla muhabbet etme şansımız olmadı ama artık başka partilerde. Ne de olsa açılışı yaptık.

blackturk kendisi de elektroniğe meraklı olduğu ve PIC ile uğraştığı için baya bir muhabbet ettik Arduino konusunda. Joystick ile işimiz kalmadığında yanımdaki ledlerin de yardımıyla cihazın firmware'i değiştirerek yürüyen ışık (karaşimşek) devresi falan yaptık.

Bülent Çakır (onun da nickini hatırlamıyorum iyi mi) ile de güzel muhabbetlerimiz oldu. Turbo Chameleon oldukça ilgisini çekti. Sanırım en çok kurcalayan oydu. Yemeğe giderken dahi hep birlikteydik.

Gece 5:30 civarına kadar muhabbetler, sucuk ekmek, kuruyemiş, enerji içeceği, kahve falan derken bir önceki gece yolda uyuduğum 5 saatte depolayabildiğim pil bitti. Köşedeki iki sandalyeye konuşlanarak 2 saat kadar kestirdim. Sabah bizi yağmur karşıladı (commander64 olan değil gökyüzünden yağan) ve hava oldukça soğumuştu. Neyse ki yanımda kazak götürmüştüm. Nanemolla bir şahsiyet olarak kışın yapılan 7DX'lere niye katılmadığımı bir kez daha hatırlamış oldum. Yağmur altında topluca kahvaltıya gittik. Sohbet eşliğinde kahvaltılarımızı yapıp çaylarımızı yudumladıktan sonra parti mekanına geri döndük.

Millet yarışmalar hazırlanırken ben de edebildiğim milletle kadar sohbet ettim. Kemal'in bukalemun'u adam ettik. Kamelyon mu, çamelon mu derken bukalemun demeye karar verdik. Veri alışverişinde bulunarak swapper'lık geleneğini devam ettirdik. Bu arada Özkan'a getirdiğim Wii oyunlarını vermeyi unutarak boşu boşuna harici diski taşımış oldum.

Yarışma için oylamalar başladığında tek tek dinleyip/izleyerek oylarımı verdim, artık bunu da yapmadım demem. Bir yandan da eşyalarımı topladım. Oldukça iyi katılımlar olmasına rağmen sayı çok azdı. Çoğu kategoride tek aday vardı. Yine de bir önceki partinin üzerinden çok zaman geçmediği için normal karşılamak lazım. Oylamalar bittikten sonra sonuçlar açıklandı ve toplu fotoğraf çektirerek arkadaşlarla vedalaştık. Gökhan sağolsun beni Alibeyköy otogara kadar götürdü. Parti erken bittiği için belki biletimi erkene aldırırım umuduyla gittiğim otogarda yer olmadığı için mecburen kendi saatimi yani gece 1'i beklemek zorunda kaldım.

İlk partim olmasına ve pek kimseyi tanımamama rağmen oldukça güzel vakit geçirdim, güzel insanlarla tanıştım. Bahsetmeyi unuttuklarım varsa affola. Bir başka parti raporunda görüşmek üzere, hoşçakalın. Kahkaha
Logged

https://retrodergi.com - https://e-turay.com - https://karizmawow.e-turay.com

Retro: Commodore 64, Amiga 500, Amiga 1200
Retromsu: Wii, XBox360, XBox, PS3 Slim, PS2 FAT, PS1, PS Vita, Nintendo 3DS, Nintendo 2DS
Nebraska
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Mayıs 05, 2014, 14:34:06 ÖS »

"Ben de bir rapor yazmış olmalıyım" ile foruma girdim; konu açılmış...

Cuma akşamı gibi otobüs firmasının sitesinden biletleri temin ettik.Cuma 23:30 otobüsü olacağı için 22:45 gibi evden çıktık. Metro ile AŞTİ'ye ulaştıktan sonra telefonumdaki kodu göstererek biletleri aldım. 6 saat sonra Alibeyköy otogarına vardık. Servis görevlisine Boğaziçi Üniversitesi'ne giden servisi sorduktan sonra uykulu uykulu Güney kampüse indik. Kuzey kampüse yürüdükten sonra 2 saat boyunca bahçede dolanmak zorundaydık. Kütüphanin camından baktığımda içi dizüstülerine sarılı bir şekilde sızmış öğrencilerle doluydu. Bir yandan da bahçede sigara molası verenlerin dumanlarına maruz kalmıştım. Kantine ilerleyip bir saat de orada harcadık.

Sonrasında ise elinde LG monitör, ve de poşetlerle Özay Bey (Simon) belirdi. İlk başta okuluna gelmiş bir öğretmen diye düşünmüştüm; iyicene umutsuzluğa kapılmıştım. 7DX Party'nin tek üyesi olacağım gibi düşünceler sarmıştı beni. Bir de ne göreyim; CG.TR! Babama "Baba, bak commodore.gen.tr" diye kekelerken ben Özay Bey bizi duymuş olmalıydı. Sonrasında ise büyük bir sohbet başladı. Amiga'ların bitpazarından 5TL'ye alınması sonrası 100 küsür TL'ye gitmesinden tutun Mac'lerin arayüzüne kadar. Sonrasında ise müsade isteyip babamla birlikte kantinde kahvaltı yaptık. Geldiğimizde Özay Bey, babam ile birlikte Delphi hakkında konuşuyorlardı. Kantinin fazla güneş almaması nedeniyle bina kapısının yanına geçtik. Sonrasında ise Özay Bey ile Chameleon hakkında biraz sohbet ettik. Kapı açık mıdır diye denediğimde açıldı. İnanamadım, sonrasında ise görevlilere 7DX'in yerini sorduk. Özay Bey'i çağıracaktık ki telefon ile konuşuyordu. Kısık bir sesle aşağıda olduğumuzu söyledikten sonra içeri yerleştik. Ben salon girişine Classic II'mi, ve de Retina'mı kurduğumda Özay Bey aşağıya inmişti. Özay Bey, şans eseri A/B-64 masasındaydı. Monitör unboxing'ine yardım ederken bir anda CompeC'ciler girdi.

Belli ki bizi beklemiyorlardı; konuşmalar sonrasında ben Classic'imin ilk boot'unu verdim. Bir yandan hazırlıklar yapılıyordu; bir yandan da amfi geliyordu. Amfi gelince müzik denemeleri yapılıyordu; inanılmazdı! Yeni synth grupları beni delirtecekti. Özay Bey'den ödünç aldığım USB'ye biraz Morrissey, biraz Alphaville, biraz da A-HA serpiştirdikten sonra alışabildim. Big in Japan, ve Take on Me'den iyi Demoscene mekan müziği olamaz, olmamalı! Yavaş yavaş insanlar gelmeye başlamıştı, ben de bir yandan Morrissey'in Vauxhall & I kapağını pixel art'lıyordum. Bir yandan da katılımcılarla konuşmakla meşguldüm. Parti girişine yeniden adım atmıştım, ve de ilk tepkim "Kahretsin"den başka bir şey değildi. 7DX'de Pump It gibi ucubik şarkıların işi ne ki? En azından salon Alphaville'den Guardian Angel ile benim hakimiyetimdeydi.

Arcane ile tanıştım; bana pixel art ile ilgili önemli bilgiler verdi; ve de bir C64C'ye dokunmamı sağladı! İlk kez! Sonrasında ise Levent Pekcan'ın gelip gelmeyeceğini sordum. Levent Bey'i aradı, telefon görüşmesi sonrasında gelemeyeceğini söyledi. Sonrasında ise o C64C'yi kurarken bana da hayranlıkla izlemek kalmıştı. O anda fark ettim; insanlar benim Classic II'mi inceliyordu. Bir sürü insan ile tanıştım, bir yandan da Arcane'in pixel art'ına bakıyordum. Arcane'in yanına gittiğimde Bülent Bey, beni yaka kartımdan tanıdı. Facebook'ta PowerMacintosh BG3 hakkında konuşmuştuk. Bir yandan sohbet ederken Bülent Bey ile Classic II'mi gösterdim. Bol bol System 7 hakkında konuşurken fotoğraflandı Classic. Sonrasında ise ikinci kısıma geçiş yaptım; Alper Bey ile Falcon hakkında konuştuk. Sonrasında ise Gökçe Bey A4000 getirme maceralarından bahsetti. Aynı zamanda da A4000 KS'ları hakkında konuştuk.

Pixel Art'ımı Arcane'e gösterdikten sonra gölge tavsiyesi aldım. Bir yandan da öyle bir yorulmuştum ki. Gölge derken gözüm kapanmaya başlamıştı; saat 18:30 gibi parti mekanından ayrıldık; taksi ile Alibeyköy, sonrasında ise Ankara! Şimdi ise ne kadar pişman oldum anlatamam, geceyi orada geçirmeliydim! Levent Bey gelmeyince, ve de Pixel Art pek bitmeyince psikolojik bir çöküş yaşanmıştı sonuçta...
« Son Düzenleme: Mayıs 05, 2014, 14:38:48 ÖS Gönderen: Nebraska » Logged
Simon (Özay Turay)
Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 7.728


Commodore Forever


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Mayıs 05, 2014, 14:47:09 ÖS »

Bence de çok erken kaçtın ama neyse ki yaşın genç. Daha önümüzdek çok partiler olur. Onlarda kalırsın sonuna kadar. Bu arada Zen seni arıyordu disketleri vermek için.
Logged

https://retrodergi.com - https://e-turay.com - https://karizmawow.e-turay.com

Retro: Commodore 64, Amiga 500, Amiga 1200
Retromsu: Wii, XBox360, XBox, PS3 Slim, PS2 FAT, PS1, PS Vita, Nintendo 3DS, Nintendo 2DS
Nebraska
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Mayıs 05, 2014, 14:49:15 ÖS »

Otobüste uyuyamamıştım, ondan önceki gün de uykusuzdum. Sonuç ise... Evet, benim de yeni aklıma geldi disketler...
Logged
wizofwor
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 4.778


Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Mayıs 05, 2014, 15:10:30 ÖS »

@Nebraska: Piksel artı bitirememene üzüldüm. Tanıştığımıza ise çok memnun oldum. Herkesin başına gelen bir şey. Bu sene Arcane'de sabahlamasına rağmen yetiştiremedi. Seneye de katılımını bekliyoruz. Gelemesen bile ürünleri maille gönderebilirsin. Aklında olsun.
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: