Tek kişilik oyunlarda pek sıkıntım olmazdı. Tek sorunum knight of the round da yanıma girenlerin hemen ölmesi ve neden korumadın dercesine pis pis bakmaları olurdu. "Kötü oynuyorsun kardeşim" de demez susardım. Bazıları da yardım isterdi. Toki (Amiga versiyonu değil, onu sevememiştim) , knight of the round ve moo mesanın kovboyları en iyi oynadığım oyunlardı. Her gün tek jetonla oynar her seferinde bitirirdim.
Ancak döğüş oyunlarında çok kötüyümdür. BAzen street fighter da yanıma birisi gelir ve kötü oynadığımı görünce hemen jeton atardı. Yakınlarda ise Age gel oyununu al derdim, oyun onun değildi ama nede olsa yenileceğim için ona bırakırdım (age okuldan bir arkadaşımdı ve bu lakabın bir anlamı yoktu). Bazılarının adını duyunca "gitti jeton" diye içinden geçirdiğini yüzlerinden anlardınız. Bazıları ise homurdanır ama ellerinden pek bir şey gelmezdi. Durumu bilenler de zaten kötü oynamama rağmen karışmazdı oyunuma.
Ama fantasy time salonunda (ankara) bir makine vardı ki diğerlerinden çok daha hızlı (turbo da diyebiliriz) çıkartmak gerekirdi harekerleri. Orada ryu ve ken etkisiz kalırlardı, diğer makinelerin zamanlaması ile ne aduket ne oooyuken çekebilirlerdi

. Honda ve blanka ile çok can yakmışlığım vardır o makinede

Ne günlerdi...