Önce parçaları kalan paslarından ve yüzey yağ ve pisliklerinden arındırmak için kaplama sanayisinde "turşulamak" (pickle) tabir edilen bir işleme sokuyoruz.
%5-10 HCL (Hidroklorik asit) çözeltisinde 20-30 dakika bekletiyoruz...

Hafif hafif arada sallayarak işlemi hızlandırmak mümkün. Yarım saat sonra...

Parçalar bu işlemden sonra iyice mat bir hal alıyor.

Hemen temiz ılık suda iyice duruluyoruz ve vakit kaybetmeden çinko kaplama işlemine başlamamız lazım zira parçalar gözünüzün önünde paslanıyor (daha önce bahsetmiştim)
(+) kutuba çinko parçaları, (-) kutuba da kaplamak istediğimiz parçaları koyuyoruz...

Bu sefer voltajı düşük tutmamız gerekiyor, 3V civarında. Yüksek voltaj yüzeyde kristalleşme yapıyormuş.

15 dakika sonra...

İşlem tamam. Kısım kısım tüm parçaları kaplıyorum (bu ilk denemede 3-5 parça yapmıştım sonra daha büyük kitleler halinde devam ettim)
Parçaları ılık suda yıkıyorum ve kurumaya bırakıyorum...



Gördüğünüz gibi bir krom, nikel kaplama gibi parlak değil. Bilakis oldukça mat bir görümü var.

Aslında bunu da parlatmak mümkünmüş. Ben bir iki parçada denedim, ışıl ışıl oldular...


Ama burada amacım kozmetik değil tamamen işlevsellik... Yine de ortalarındaki yaylı kontak noktalarını dremel ve yumuşak pirinç temizleme/parlatma ucuyla temizledim.

Son olarak hepsini tek tek test ediyorum...

Bu işlemi geçen hafta yapmıştım şimdi tekrardan baktım parçalar paslanmamış. Zaten tamamen çinko kaplanmamış olsa da parça üzerinde yer yer tutunan çinko atomları pas oluşumunu engelleyici (geciktirici diyelim - hiçbir şey sonsuza dek paslanmayı engelleyemez) yeterince iyona sahip olurmuş.