Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: 1980 yıllarda çocuk olmak  (Okunma Sayısı 37074 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ozkano
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 3.514



Üyelik Bilgileri WWW
« : Nisan 20, 2009, 17:37:09 ÖS »

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=22105&p=24&rid=2368




kaynak hurriyet

« Son Düzenleme: Nisan 20, 2009, 21:43:55 ÖS Gönderen: ozkano » Logged

A500,A500+,A600,A1000,A1200,A2000,A3000,A4000,CDTV,CD32,A1,MacMini,R2HV,C64,48K,Ps,Ps2,Ps3
Xbox,Xbox360,Nes,Snes,N64,N64Ique,Gamecube,Wii,PcEngine,PcEngineGT,PcEngineDUO,TurboGrafx,NeoGeoAES
NeogeoCD,NeoGeoMVS,NeoGeoPocket,MegaDrive,SegaCD,MultiMega,Saturn,Dreamcast,Jaguar,Lynx,Cps1
Cps2,System11
magic_gun
Üye
***
Mesaj Sayısı: 119



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Nisan 20, 2009, 19:21:48 ÖS »

dahasıda var ne guzel yıllardı be onlar....


1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş,
Kenan Evren´i, Erdal İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak,
Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak
kadar
şanslı
olmak demek.

Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek.
İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım"
demek.
Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak
size
geri dönmesi demek

Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi
biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.

Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb.
dinliyor
olmak...
Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak
demek...
Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek

Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.

Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış
Manço
ile büyümek demek.

İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
Acidçi misin metalci mi demek...

Moruk demek,
Herild yani demek,
Hey corc versene borc demek,
olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek,
geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...

Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda
almış
demektir.

edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp
en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.

Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
denince Kenan Evren'i hatırlamak demek

Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
birileri vardır" diyebilmek demek

Eti kemik geçiyor demek;

Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,

Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak
ve
siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9
voltluk
pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak,

Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen
susturmak,
23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5 dakikada aşık olmak
demek

Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek,
hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek
ilacı
arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.

Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek

Tipe bak demek,

Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
sayıldığı,
Havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş
bir
hayat demek...
Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.

Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek

Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
düğmelere
basmak zorunda olmak demek

Şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua
etmek.
Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.

Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla kolayı
karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.

Çavuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o
görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.

Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu
çorapların
havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki ıslak bez olan
mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi, leblebi tozu
çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak bileğine takılarak
çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker
toplamak,
müsaitseniz annemler size gelecek demek.

TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
kalkıp,
marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra
çıkan tiz
"biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek.

Zerrin Özer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek.
Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.

Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..
Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..
PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama
anlamamak
demek.
Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.
Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.

Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride
- her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans
eden
abi ve ablalara bakıp özenmek demek

Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
"Zeki
Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,

Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü
basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

"Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere modern
cami
inşa etme furyasına anlam verememek, batman ve Şirnak´ın henüz il
olmadığı
günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan yapısına anlam
veremeyip,
"acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu" kaygısıyla aynaya bakmak
demek...

breyk breyk arkadaş arıyorum demek
Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek
ho ho ho hoover demek
Zeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek

İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak okul
sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi
programında
kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün sorunları ve
yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili verilen faydalı
bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini büyük bir ilgi ile
izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar ziraat bilgisine
sahip
olmak demek sinemalarda the Lord of the rings, Harry Potter vs. izlemek
yerine Jules Verne romanları okumakla geçirilen bir çocukluk demek

Aldım çantamı kolumaaa,
çıktım Dallas yoluna,
ben Babi´yi beklerken
Ceyar girdi koluma
şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.

Kimler geliyo kimler?
sana ne, sana ne?
Ama bunu söylemenize gerek yok ki,
ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri barındıran
Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de
çikolata alacağım.
Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim
size
buraya !
fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,
hadi hep birlikte, hep birlikte,
biz biz olalım
yemeklerden önceeee,
lavaboya koşalım,
hafta da bir kere tırnakları keselim,
fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil
olmak

İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya
çalışmak

Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri
kiralamak demek

Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
ikisinden
de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek

Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
çivisinin çıkışını görerek büyümek demek

Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç"
denildiğini
bilmek demek

Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı
bağlayan
bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırıp
anteni
ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını görüntülemek adına ..
oldu
oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması
demek.
Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa ..
Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film
izlemek
için az debelenmemiş olmak demek...
Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...

TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana
getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek
demek,

Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek
***********************
not : facebookta üye olduğum gruptan alıntıdır... (ytü-ieee)
Logged

Hayal etmeden basaramazsın .. bu makinelerle neler yapabilirsin
fluke
Üye
***
Mesaj Sayısı: 89



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Nisan 20, 2009, 22:37:20 ÖS »

gerçekten tüm hayatım okudukça gözümün önüne geldi, garip hisler duydum kendimde,paylaştığın için teşekkür ederim dostum. ağlamak istedim ağlayamadım,çok garipti bir üzüldüm,bir sevindim acaip oldum ya. Herşeye rahmen çok güzel günlerdi onlar. kendimi sanki bir treni kaçırmış gibi hissediyorum. şuan ki hayatımın bir anlamı bir tadı yok benim için, en azından kalmadı yani. yaş oldu 34 ahh ahhh. nerde yanlış yaptım bilmiyorum ki. birazda benle alakalı değil, geçirdiğimiz ve hala var olan yönetimlerde aldı hayatımı elimde birazda. memleketimin kendine has gariplikleride. kendmi çok berbat ve terkedilmiş, yanlız hissediyorum şu zamanlarda. düzelmesini bekled iğim şeyler varken, şu kriz muhabbetinin olması. Parası olan! iş verenlerin ekmeğine yağ sürmesi. lanet olası milli eğitim bakanının işleri daha mok etmesi. tüm olumsuzluklara rahmen halkın kötünün en iyisini seçmeye devam etmesi, bunlar için ayaklanmaması bir türlü bir alman, ingiliz kadar duyarlı olamamak memleket sorunlarına. off yaaa offf lanet olsun yaa. 

benim gibi treni kaçıranlar için güzel cesaret verici bir söz okudum gemide kitap okurken. şöyle diyor...

"önemli olan zamandan tasarruf değil, bir hedef bulmaktır."

bilmiyorum beni biraz cesaretlendirdi, umarım sizede cesaret verir.
Logged

мemrah
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.359



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Nisan 21, 2009, 02:15:48 ÖÖ »

fluke, cok da bozma moralini bosver. Boyle yazilar okuyunca veya bazen aklima eski masum ve daha sade zamanlar gelince beni de alir bir melankoli. Zaten buradaki bazi arkadaslarin da eski bilgisayarlara olan ilgisi aslinda onlarin kullanildigi genclik ve cocukluk gunlerine duydugu ozlemin bir parcasi bence. En azindan benim icin oyle. Yoksa ne isim var Sinclair Spectrum ile. Mesela neden C64 hic ilgimi cekmiyor? O da 8 bit bilgisayar, o da Spectrum doneminin makinesi, donanim olarak bazi alanlarda da daha iyi hatta Spectrum'dan. Ama ben cocukken hic C64 kullanmadim ki.
Tabi tum arkadaslari kastetmiyorum. Anladigim kadariyla burada oyle kolleksiyona sahip kisiler var ki, cocukluklarinda gencliklerinde sahip olmak bir yana varligini bile bilmedikleri cihazlar simdi kolleksiyonlarinin nadide parcalarini olusturuyor.
70'lerin sonu, 80'ler ne guzeldi. Cocuk olmanin masum, saf heyecanli dunyasi ile guzeldi aslinda. Yoksa buyuklerin dunyasi o donemde pek de huzurlu sutliman degilmis Turkiye'de. Aksine gayet bunalimli, calkantili, sevimsiz gunler de gecirilmis. Simdi de her sey huzurlu, rahat ve refah icinde degil ve bizde  artik cocukluk ve ilk genclik dunyasinda yasamadigimiz icin bizi de bunaltiyor. 
« Son Düzenleme: Nisan 21, 2009, 02:17:58 ÖÖ Gönderen: memrah » Logged
fluke
Üye
***
Mesaj Sayısı: 89



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Nisan 21, 2009, 04:08:54 ÖÖ »

sağol @memrah

en azından CGTR miz var, sizler varsınız, bir şekilde beraberiz. (:
Logged

AmigAmigA
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.713


Mesaj Sayısı:978616432


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Nisan 21, 2009, 07:53:14 ÖÖ »

Hatırladığım en eski sitcom dizisi webster vardı,zenci bi çocuk.1983'müydü ne?Charles iş başında,Altın kızlar,Uçan kaz,hele dallas'ın ilk vizyona girdiği günlerde yayınlar renksizdi,nice sonra renkli izlemeye başlamıştık.
Logged
ilkergorkem
Üye
***
Mesaj Sayısı: 179



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Nisan 21, 2009, 09:30:18 ÖÖ »

ilk renkli izlediğim dizi sanfransisko sokakları idi. Tabi komşunun evine giderek bazende bazı dizileri izlerken karşı apartmandan gelen renkli yansımaları takip edip kafamda canlandırırdım
Logged

ZX Spectrum 48K+ , Amiga 1200 , ZX Spectrum +2 , Amstrad 6128
---------------
7D9 Oyun Yarışması 2.si Board Soccer
7DX Oyun Yarışması 3.sü Run Baby Run
7DX 2013 Oyun Yarışması 3.sü Falcon Patrol
toddler
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.396



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Nisan 21, 2009, 16:09:43 ÖS »

Hatırladığım en eski sitcom dizisi webster vardı,zenci bi çocuk.1983'müydü ne?Charles iş başında,Altın kızlar,Uçan kaz,hele dallas'ın ilk vizyona girdiği günlerde yayınlar renksizdi,nice sonra renkli izlemeye başlamıştık.

Webster ne güzel diziydi yahu. Hatırlayan kişilerin olması bile güzel. Altın Kızlar, Charles İş Başında, Mc Millan Ve Karısı, şimdi ismini hatırlayamadığım ama iki kuzenin başından geçen hikayelerin anlatıldığı dizi (biri Kuzen Lary idi diğeride bi adanın bilmem kaçıncı prensi), Kara Şimşek... Daha neler vardı.
Logged

C64|C|G|C128|1541U2
A500|A500+|Slim SDHxC|Gotek
A600|FuriaEC020 33MHz+FPU 40Mhz
A1200|BPPC|BVision|64MB Ram|3Com Eth.
A1200|ACA1230/56Mhz 64MB|IndivisionAGA MK2cr|RapidRoad USB|FastATA 1200 MK-V|Netgear MA401
Dingoo A320(OpenDingux)
Pandora(First Batch)
RaspberryPi 1-2-3
BananaPi/Pro
Gokhan Ozkan
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 2.269



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Nisan 21, 2009, 16:57:32 ÖS »

 Televizyondaki yeni komedi dizilerinden o kadar zevk almıyorum,ben mi yaşlandım yoksa ozaman dahamı kaliteliydi diziler bilmiyorum
Logged
witchdoktor
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 6.238



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Nisan 21, 2009, 23:31:50 ÖS »

@Gokhan Ozkan
bkz. Seinfeld, Cheers

@toddler
bkz. Perfect Stranger

@memrah
Şimdi en azından 10 taksite istediğin şeyi alabiliyorsun ama eski zamanlardaki gibi aylarca harçlık biriktirip gözü yaşlı bir şekilde eski bilgisayarını satıp da alabildiğin yeni bilgisayarını evde TV'ye bağlayıp korsan bir oyun taktığında aldığın zevki alabilir misin bilmiyorum.

@toddler
Charles in Charge'ın devam sezonunda jenerik müziği ile birlikte oyuncular da değişmişlerdi, yıkım etkisi yapmıştı, bir daha aynı tadı vermemişti.

Bir de ülkemizde her nedense 'Visitors' (Ziyaretçiler) olarak adlandırılan 'V' adlı dizi vardı, geceyarısına doğru yayınlanan, insanı uykusuz bırakan. Neredeyse Battlestar Galactica (ailemizin bilimkurgu dizisi), Uzay (Space) 1999 ve Uzay Yolu (Star Trek) kadar iz bırakmıştı zamanında.

'Ailecek' buz pateni müsabakalarını izler, artistik ve teknik puanları tahmin etmeye çalışır, popoüstü düştüklerinde de gülücükler saçardık. Bir de şeytan dürter, kafamızda hep 'çiftlerin' birbiriyle 'ileri düzey' bir birliktelik yaşayıp yaşamadıklarına dair hınzırca fikirler yürütürdük (değil mi ya, ateşle barut haftada 5 gün, günde 5-6 saat antrenman yap sonra da aralarında birşey olmasın ).
« Son Düzenleme: Nisan 22, 2009, 00:09:12 ÖÖ Gönderen: witchdoktor » Logged
Alcofribas
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 986


Who Dares Wins!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Nisan 21, 2009, 23:56:51 ÖS »

Bir de ülkemizde her nedense 'Visitors' (Ziyaretçiler) olarak adlandırılan 'V' adlı dizi vardı, geceyarısına doğru yayınlanan, insanı uykusuz bırakan. Neredeyse Battlestar Galactica (ailemizin bilimkurgu dizisi), Uzay (Space) 1999 ve Uzay Yolu (Star Trek) kadar iz bırakmıştı zamanında.


Peki doktor, sen bu ve buna benzer sahneleri, hafızandan ve dahi rüyalarından çıkarabildin mi?

Kod:
http://www.youtube.com/watch?v=VObQfWMgmIM

<a href="http://www.youtube.com/v/VObQfWMgmIM&rel=0" target="_blank">http://www.youtube.com/v/VObQfWMgmIM&rel=0</a>



Neredeyse Battlestar Galactica (ailemizin bilimkurgu dizisi), Uzay (Space) 1999 ve Uzay Yolu (Star Trek) kadar iz bırakmıştı zamanında.


Sahiden ne oldu en son? Starbuck ve tamir ettiği Cylon'un yaptığı gemi çalıştı mı? Çöl tipi gezegenden kurtuldular mı? Aralarında bir dostluk gelişti mi? Ne manyak bölümde o yahu! Peki o Angella ne ayakmış? Yok Starbuck'ın ruhani çocuğunu taşıyorum avra tafrası falan... Anlat doktor, sen hatırlarsın...

Kod:
http://www.youtube.com/watch?v=XSIByQaxkDQ

<a href="http://www.youtube.com/v/XSIByQaxkDQ&rel=0" target="_blank">http://www.youtube.com/v/XSIByQaxkDQ&rel=0</a>


Kod:
http://www.youtube.com/watch?v=swpcY9SCU5Q

<a href="http://www.youtube.com/v/swpcY9SCU5Q&rel=0" target="_blank">http://www.youtube.com/v/swpcY9SCU5Q&rel=0</a>
« Son Düzenleme: Nisan 22, 2009, 01:47:22 ÖÖ Gönderen: Alcofribas » Logged

LW3D
Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 11.415


Günü Kurtaran Avam Hiooargggh :)


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #11 : Nisan 22, 2009, 09:17:22 ÖÖ »

Visitors acayipti canım C64'de oyunu vardı...O da güzeldi
Logged

fluke
Üye
***
Mesaj Sayısı: 89



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Nisan 22, 2009, 11:08:19 ÖÖ »

evt visitors u bende gece geç saatlere bekler izlerdim. o zaman için süper bir bilim kurgu diziydi. az uykusuz kalmadım o dizi için (:

galactica daki Baltar'ın cylon ları komik kıyafetlerle TRT de siyaz beyaz döneminde finkatarken çocuktum, yine melankoliye bağladım yaa (:

Alco nun link verdiği son sahneyide çok iyi hatırlıyorum (: fakat bu sahne oldukça tekrarlandı,

böyle birkaç sahne daha vardı gibi hatırlıyorum sanki,yine starbuck (süper kahve olayı olan,dünyada zinciri olan cafe) bir gezegene düşüyor hurdalardan bir gemi yapıyordu. bu seferde programını değiştirdiği dostu haline gelmiş cylonluya elvada diyordu. bir dieri beyazlar içinde taş gibi bir hatun vardı yine starbuck ın ondan çocuğuda oluyor hatunu hurdadan imal gemiye koyuyor yine yolluyor.

CMYLMZ nin kritik yaptığı gibi aynı sahneyi çokkez dayadılar heralde bizde ulan orda bir 100 lük ampül yanmış değiştirin alahalla demişizdir. yok yok meme yapmış (: kaptan zaten bonanzada az görünüyorum, tak otomatiğe gitsin, gemi yalama oldu tutmuyor, ikidir kumanda koluna çarpıyorsun +7 hahahhaahaaaa (:
Logged

witchdoktor
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 6.238



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Nisan 22, 2009, 12:12:45 ÖS »

@Alcofribas

Starbuck (Dirk Benedict, Han Solo tarzı bir adamdı) o gezegende bahsettiğin Cylon'lu (veya Saylonlu diyelim de tam süper olsun) ile dostluk geliştirmiş, sonrasında da gezegendeki diğer saylonluların saldırısı esnasındaki "İyi, Kötü, Çirkin" tarzındaki final düellosunda kendini feda ederek Starbuck'ı kurtarmış, gözlerimizden yaş akıtmıştı...

Manyak bir bölümdü, hatta ilkokuldaki serbest kompozisyonlardan birinde doğrudan bu bölümü anlatan bir yazı yazmıştım, hey gidi günler (kenarına da uzay gemilerinden birinin ufacık resmini çizmiştim).
Logged
toddler
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 1.396



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Nisan 22, 2009, 15:58:30 ÖS »

O yıllarda Visitors ayrı bi tat veriyodu. Ayrıca şimdi aklıma gelen Güzel ve Çirkin, seslendirmesiyle aklımda yer eden Alf'de zevkle izlediğim dizilerdendi.

Hep dizilerden bahsetilmiş ama o dönemin çizgi filmleride şimdikilerden çok daha güzeldi bana göre. Robotech, ThunderCats, He-Man... 
Logged

C64|C|G|C128|1541U2
A500|A500+|Slim SDHxC|Gotek
A600|FuriaEC020 33MHz+FPU 40Mhz
A1200|BPPC|BVision|64MB Ram|3Com Eth.
A1200|ACA1230/56Mhz 64MB|IndivisionAGA MK2cr|RapidRoad USB|FastATA 1200 MK-V|Netgear MA401
Dingoo A320(OpenDingux)
Pandora(First Batch)
RaspberryPi 1-2-3
BananaPi/Pro
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: