Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
commodore.gen.trGenel KategoriGenel Sohbetİlk bilgisayarınızı alma anınız...
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İlk bilgisayarınızı alma anınız...  (Okunma Sayısı 4509 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
commodore500
Ziyaretçi
« : Nisan 17, 2015, 16:37:57 ÖS »

Bugünlerde boş vaktim var , aklıma estikçe siteye giriyorum .

Bu başlıkta ilk bilgisayarınızı alma anınızı bizimle paylaşmanızı bekliyorum .

Benim ilk bilgisayarım commodore 64 . 1987 yılı olması lazım , bahçelievlerdeki evimizden bakırköye geldik babamla . Bakırköyden trenle sirkeciye , oradan da doğubanka . Epey gezdikten sonra commodore 64'üme kavuştum . Kucağımdan hiç indirmeden yine trenle eve gelmiştik. Gelir gelmez önceden hazırladığım Rick dangerous kasetini yükledim , babam sanırım 1 saat kadar müsade etti , hadi kapat televizyon seyredicez dedi.. Almanyadan kaçak gelmiş , tüm kitapları kullanma kılavuzu filan almancaydı .
Logged
merlininkazani
Üye
****
Mesaj Sayısı: 492



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Nisan 17, 2015, 17:04:25 ÖS »

86 yılında Commodore 64'ümü aldırmıştım. Sıcak bir yaz günüydü. Büyük ihtimalle 24 Temmuz idi. Doğum günüm. İzmir'de bir dükkanda Commodore 64 satılıyordu. Heyecanla kapıdan girişimi hala hatırlarım. Vitrinde duran tek bir bilgisayar vardı ve onu satıyorlardı. Gidip konuştuğumuzda 160 TL olduğunu söylemişlerdi. Babam memur. O günün parası ile alabilmesi nerede ise imkansız. Dükkandan çıkmıştık. Tabi ben de ağlamaya başlamıştım. Babam bana kıyamamış, 3 senet yaptırıp almıştı. O gün altına girdiği o borç, benim bugünlerimi hazırlamış. Ne annemin, ne de babamın hakkını ödeyemem.
Logged
BlitzBasic
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 1.106



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Nisan 17, 2015, 17:31:48 ÖS »

Benim ilk bilgisayarım ZX Spectrum 48k, 83-84 olması lazım. Kasetten oyun yüklendiğini görünce müzik kasetlerini toplayıp gelmiştim, onlarıda takınca oyun çıkacak sanmıştım

Hiç unutmam Almanca strippoker bulmuştum biryerlerden. Ne almanca ne poker bilirim o yaşlarda, meydan laurustan poker oyununu öğrenip deneme yanılma ile Almanca pokeri çözmüştüm. Ne sabır varmış bee...
Logged

A500|ACA500Plus42Mhz8MB|GoTeK|IndivisionECS|OS3.1
ZX Spectrum 48K, 48KPlus | Amstrad CPC6128
volkytolky
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Nisan 17, 2015, 22:38:07 ÖS »

1986 yada 1987 yılıydı. Ayağım alçılıydı. Babamla annem beni sevindirmek için uzun zamandır istediğim commodore 64ü almaya karar verdiler. Bal köpüğü renkli renault 12 ts ye bindik, istiklal caddesinde beyaz adam kitabevi vardı, oraya gittik , sadece kasayı alabildik, teyp için paramız yetmemişti. Evde 4 saat dergilerden program yazar 1 yada 2 kere oynar kayıt edemeden kapatırdım. Hiç unutmadım...unutamam.
Logged
i_r_on
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.867



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Nisan 18, 2015, 01:05:05 ÖÖ »

Herkes çok şanslı, bilgisayarına 80'lerde kavuşmuş. 80'lerin sonunda bilgisayarın b'sinden haberim yoktu. Muhtemelen mahallede zengin bir kaç çocuğun dışında kimsede yoktu ki onlarla da samimi olmadığımızdan o zamanlarını komple es geçtik. Gerçi es geçmesek olacak bir şey yoktu çünkü fakir sayılırdık. İlkokulda atari bilgisayarı olan bir arkadaş vardı, einstein resimlerinin falan çıktılarını getirip gösterirdi. Dayısının atari 800xl'ini kullanıyordu.

Bilgisayarlarla (arcade makine de bilgisayar sayılır) ilk tanışmam 80 sonlarında gittiğimiz bir lunaparkta space invaders yahut benzeri bir arcade oyun sayesinde olmuştu. Sonrasında 90-93 arası Avcılarda atari salonlarında geçti. Burada da sadece arcade makineleri, c64 ve amigaları oyun oynatırken görüyordum.

Bazen c64'ü ya da pc'si olan arkadaşlarla onlar oyun çektirmeye gittiklerinde  bilgisayarcılara gittiğim oluyordu. Oralarda kulaktan dolma bilgiler edinmiştim. Günlük olarak c64 kiralayan arkadaşlar vardı, inanılmaz gıpta ederdim. Benim için hayali bile mümkün değildi.

Bilgisayar alamasam da bilim teknik dergisinin her sayısını alır okurdum. O zamanlar bu derginin son sayfasında sürekli Karel pc'lerin reklamı olurdu.  Ona bakıp iç geçirirdim. Yine aynı şekilde lise 2. ve 3. sınıfa giderken reşitpaşa cad. üzerinde bir vestel bayiinin vitrininde bir karel pc sergilenirdi. Onu da her geçişimde dikkatle incelerdim, okulda bir arkadaşın karel pc'si vardı. Ona sorup bilgi almaya çalışırdım.

Lise ikinci ve son sınıfa giderken üç abimle beraber çatılarda çalışmaya başlamıştım. Bağımsız olarak dört kardeş inşaatlarda çatı izolasyonu yapıyorduk. Sabah erkenden arabamıza atlar çalışacağımız inşaata giderdik. Dördümüzün içinde en tembeli bendim, asla o işte çalışmak ve sabah uyanmak istemezdim, zorla kaldırılardı giderdim. Arabamıza atlar bazen Beylikdüzü bazen Güzelce bazen Mimarsinan batı tarafına giderdik. O günkü duruma göre değişmekle beraber ağırlıkla işim çinko levhaların bükülecek yerlerinin işaretlenmesi, kesilmesi o sırada karşımda olan abimle bükülmesi. Hazırlanmış levhaların hep beraber çatıya taşınması ve levhalar monte edildikten sonra lehimlenirken kontak yerlerine tuzruhu sürülmesiydi.

Öğle aralarında yemek yedikten sonra da tuzruhu, bakır ve çinko ile elektroliz deneyleri yapıp hidrojen üretir patlatırdım ki sabahları olan isteksizliğim ve bu deneyler yüzünden abilerim tarafından tüm emeklerim bir yana bırakılır bunlar konuşulurdu

Yaptığımız işlerle ufak tefek düze çıktıktan sonra Üniversite hazırlık zamanı yaklaştığında abilerim beni dershaneye yazdırdı. En büyük abim (+8) askere gittiğinde bir küçüğü (+6) de bana c64 alma sözü verdi. Çinko levhaları kullanırken levhalardan fire olurdu enden / uzunluktan yahut açılı kesimden dolayı. Bunları biriktirir yeterince kütle oluşturduğunda ise çinko levha aldığımız bir fabrikaya satardık. Abim bir sonraki hurdanın (böyle derdik) parasını c64 alabilmem için bana verdi.

Gazete ilanından bulmuştum alacağım yeri. Lalelide bir ofisteydi satan kişi. O zamanlar halamların oturduğu Beşyol ve K.Çekmece dışında kendi başıma gittiğim bir yer yoktu. (Ki oralara da bir büyük abimle (+2) giderdik.) Artık nasıl bir heyecan ise tek başıma gitmiştim sanıyorum. C64'ü elime tutuşturmuşlardı, sonra da neydi hatırlamıyorum orada bekledim. Orada otururken C64'ün klavyesindeki tuşları sağlam bir incelemiştim.

Sonrası eve geliş, abilerimin bilim teknik tutkusuyla büyüdüğüm için oyunlardan çok ilgimi programlama çekiyordu. Öncelikle bilim teknik dergilerindeki programları c64'te deneme, yanılma, genel basic kitabı ile c64'te iştigal etme ve hüsran vardı. Bir yandan oyun oynama ve basic ile beraber artık basımı bitmiş c64 dergilerini ele geçirme ile doğru yola girmiştim.

Multi ice III kartuşuna da sahip olduktan sonra artık assembly işini de kapmaya başlamıştım.

Dershaneye giderken çatılarda sadece hafta sonları çalışıyordum. Artık iyiden iyiye üniversitede bilgisayar yahut elektronik ile ilgili bir bölüm okumak istiyordum. Ne tesadüftür ki üniversite sınavına girdikten sonraki yaz en son çalıştığımız yer yıldız üniversitesinin üstündeki subay lojmanlarıydı. Kader kısmet, Yıldız teknik üniversitesinin bilgisayar bölümünü kazandım.

Şu anda da yazılım alanında çalışıyorum. Diğer konunun da cevabı oldu yazdıklarım.

C64 yerine tablet bilgisayarlar ile büyüseydim muhtemelen yolum bundan çok farklı olurdu. Nesil olarak biz hep temelinden ve bize getirilmiş kısıtlamalarla büyüdük. O kısıtlamalar ürettiklerimize kendimizden çok şey katmamızı ve bizi etrafımızda olan bitene daha fazla dahil olmaya zorladı.

Nostalji duygumuzun da bu kadar büyük olmasının sebebi de belki bu.
« Son Düzenleme: Nisan 18, 2015, 01:08:43 ÖÖ Gönderen: i_r_on » Logged

Every imagination is one's self reflection but not every self reflection is imagination. <I.R.on - 2001>

twitter | blog
g 600
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 574



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Nisan 18, 2015, 12:39:27 ÖS »



Öğle aralarında yemek yedikten sonra da tuzruhu, bakır ve çinko ile elektroliz deneyleri yapıp hidrojen üretir patlatırdım

en çok bu kısmı beğendim, araştırmacı, bilimsel olan yönün o zamandan varmış 
Logged
gergozen
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 644



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Nisan 18, 2015, 13:16:31 ÖS »

86 yılı yaz tatiliydi. Biz Sakarya'da oturuyorduk ama Ankara'ya tatile gitmiştik.

Ben bir tanıdığımızın olduğunu düşündüğüm (net hatırlamıyorum) bir büroda beklerken babam, ablam ve amcam ablama karne hediyesi almak için dışarı çıktılar. Sonra o koca gri kutu ile döndüler (zx spectrum +2. Yanında bir kaset (10 oyunlu çekme kaset) ve bir de quickshot vantuzlu joystick vardı. İçindeki makine ile bir hafta televizyona takmadan oynadım. Tuşlarla adımı falan yazıyordum. Jojstick ile babannemin eski radyosunun birleşimi de beni pilot yapmıştı Sonra eve döndük ve ilk defa çalıştı.

Ablam Bilden diye bir firmanın ders kasetlerini aldı ancak aynı sorular sürekli döndüğü için 2 günde bıraktı ve cihaz benim oldu. Bense 1 sene kadar oynadım. Hafta sonları saat 4'lere kadar oynardım bazen.

Sakarya'da dergi/oyun yoktu. Ama aynı makineden olan arkadaşlarla takas yapardık. Hatta sonra yabancı bir dergiden bir program edindik ve hafızaya yüklenen oyunu kasete atmayı başardık (önde o program yükleniyor, sonra oyun kaseti takılıp yükleniyor ve sonra da boş kasete kaydediliyordu). Ancak arkadaşlardan temin ettiğim dergilerdeki çoğu programı çalıştıramıyordum (assembly kodlar).

Onları da çözmek için hevesim vardı ama görüntüde sorunlar oluyordu. Bir gün bir eşşşeklik edip içini açtım ve sonradan rf modülator olduğunu öğrendiğim parçanın kömürüne (üstü vida girecek şekilde ama kömür ve ayarladıktan sonra alta yapıştırılmış olan bileşen) tornavidayı soktum. Ama sorun televizyondaymış

Tabi tamir edilemedi bir daha. Sonra ben onu parçaladım ve çöpe gitti. Hatta klavyesi bir 10-15 yıl daha durdu.

Babam işçi olduğu için 300 liraya 6 taksitle almıştık. O zaman babamın maaşı da o kadardı sanırım.

Sonra el konsolları ile tanıştım. Gameboy aldım, game gear aldım. Ama bilgisayar pahalıydı. Alamadım.

Çalıştığım yerler ve arkadaşlarım sayesinde bilgisayardan uzak kalmadım. Arkadaşlarım zaman zaman bir haftalığına ödünç verdiler, yatıya gittim uğraştık, yada sadece oynamak için bir araya gelirdik. Tabi bilgisayar olmadığı dönemin oyun açığını atari salonlarında kapatmaya çalıştım.

Kendi paramla bilgisayar almak için 2002 yılını beklemek sorunda kalmıştım. O da ikinci el. Ankara'da Demo bilgisayardaki arkadaşlar T10 kasa döneminin iyi sayılabilecek bileşenleri ile bir kasa ayarlamışlardı 150TL ye (Upgraden artan parçalardan). Aldığım gün satsam 250 veren vardı. Ama o benim kendi paramla aldığım ilk pc idi.

Sonra o kadar çok sıfır ve ikinci el parça ve bilgisayar geçti ki elimden sayısını bilmiyorum... Ama ilkler kadar kıymetli olmadılar.
Logged
Sensation
Deneyimli
*****
Mesaj Sayısı: 2.560


Killer Instinct


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Nisan 18, 2015, 15:16:41 ÖS »

Arçelik (kafama s... Kahkaha) Nvidia TNT2 64MB ekran kartı, 64MB SD RAM, Intel Pentinum III işlemci ve Quake 2'li online günler.

Sanane.com'uda unutmayalım. Az CS 1.3 atmadım.

www.sanane.com Kahkaha
Logged

commodore500
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Nisan 18, 2015, 18:27:19 ÖS »

Benim ilk bilgisayarım commodore 64 . 1987 yılı olması lazım ,

Babamla konuştuk da 1989 da almışız c64'ü . Ben orta 2 ye gidiyormuşum . Niye Amiga almadık dedim, sen o zaman komodor diyodun başka bir şey demiyodun , bende hiç anlamazdım bilgisayardan onu istiyosun diye komodor aldık dedi . Hay kafama..  Komodorun ömrü bitmiş ben gidip tutturmuşum , hatırlıyorum da arkadaşlarımda hep c64 vardı amiga kimsede yoktu , herhalde ondan tutturdum . Sonradan niye amiga almadık dedim , komodorunu yeterince eskitememiştin dedi :-)
Logged
modelist
Üye
****
Mesaj Sayısı: 387



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Nisan 18, 2015, 23:24:53 ÖS »

benim hikayem biraz ilginctir tarihini tam hatirlamiyorum bazi arkadaslarimizin gitmisligi vardir teleteknik tepebasinda trt binasinda commodore show fuar organize ederdi fuar girisinde bileti cekiliste kullanirdin telefon ve adres birakir beklerdin ve o tarihlerde yine belki bazi arkadaslarimizin gitmisligi olabilir lalelide ABM bilgisayar yazilim kursu vardi orda basic ve cobol egitimi alirdik sanirim sene 1986 yillari olmasi lazim bilgisayarlarimiz ibm 286 modelleri ile egitim gorurduk iste tam o yillarda commodore show fuarindaki biletime teleteknik cekilisinden plas4 cikmisti ve cekilis sonucu bu kursumuza posta ile ulasmisti tabiki cok sasirmistik arkadaslarla hep beraber gidip teslim almistik iste benim ilk bilgisarim commodore plus4 modelidir ama ayni sene
vefatini yeni ogrendim ve cok uzuldugum rahmetle andigim sinan komurlu abimiz amiga dunyasi dergisi kurucusu uygar elektronik sahibi abimizden 1 amiga500 aliverdim tabiki ayrieten vestelmsx modelide mecutdu
Logged
F_P_G_A
Üye
****
Mesaj Sayısı: 251



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Temmuz 20, 2020, 16:21:32 ÖS »



Orta-1 bitince başka bir şehirde öğretmenlik yapan teyzemin yanına göndermişlerdi beni, yaz tatili hesabı sanırım ama öyle bir durum yoktu tabi. O okula gidiyordu, ben de yaz sıcağında, ne bir kitabım, ne bir arkadaşım olan yabancı bir şehirde evde şekilden şekile giriyordum.

Teyzemin öğrencilerinden biri bir muhasebe bürosunda çalışıyordu. Bir akşam dolaşırken onun düzayak ofisine uğradık. Gerçek bir bilgisayara ilk temasım o akşam olmuştu. Mono ekranlı, seneler sonra 8086/8088 olduğunu düşünmeye başladığım bir bilgisayar vardı ofiste. Bana karakter tabanlı bir oyun açmıştı "abi". Beynimde yeni bir harita unlock olmuştu böylece.

O yaz dayım, yukarıdaki resimde olan, Vtech marka (markayı da çok sonraları öğrendim, model adı olan Laser'i marka sanıyordum) Laser bilgisayar vermişti bana, kendi çocukları Commodore 16'ya geçmişti galiba. O bilgisayarı fırsat buldukça RF kablo ile tüplü Grundig televizyonumuza takıp kurcalıyordum.

Ne bir dataset, ne bir kaset, ne bir disket sürücü, ne bir dataset kablosu, hiç bir şey yoktu. Bir tek Almanca bir kitap, dayımın bir askerine tercüme ettirdiği bazı cümleler, ufak not kağıtlarına yazılımış birkaç satırlık BASIC kodları...

Bu bilgisayarla Amstrad CPC464, FD1 disket sürücüsü, TV modülatörü ve GT65 yeşil monitör gelene kadar (bu da muhasebeci olan bir başka teyzeme "yanlışlıkla" Almanya'da bit pazarından alınan bir bilgisayar) epey uğraşmıştım. Ama kaydetme, yükleme gibi bir hadise yok tabi. Yazıp yazıp, aç kapat yapınca baştan başlıyordum. Televizyonun karşısında bir masa da yoktu. İki metre kadar yanda kalan bir masada boyun tutulması eşliğinde ekrana bakıyordum.
Logged
Commandate
Üye
***
Mesaj Sayısı: 110


Ruhunu Özgür Bırak O kalbine Giden yolu Bulacaktır


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Temmuz 20, 2020, 17:36:04 ÖS »


Merhaba Dostlar Çok fazla Uzatmadan hikayemi Anlatayım size....
Yıl 93-94 o zamanlar ilkokula gidiyorum ,yaz tatili oldu bende elektroniğe merak olduğu için babam bir TV ,Radyo tamircisi arkadaşının yanına verdi beni (çok hevesliyim ) o yıllar 2,3 ay çalıştım o yaz ,direnç diyot falan o tür elektronik elemanları öğrenidim az çok sonra yaz bitince rahmetli ustam para vermedi ,onun yerine uzun süredir dükkanda duran tamir edilmiş ama müşterisi gelip almamış bir ekmek kasa c64 vardı ve bana onu hediye etti yanında disket sürücüsü ve onlarca 5.25 disket ve kaset sürücüsü ile işte o gün hayatım değişti.kendi çabamla oyun yüklemeyi vs.. gibi şeyleri öğrendim ve 1997 ilk PC me kadar bunu kullandım. 
                                       (:
Logged

Onurum Sadakatimdir !
onursapci
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 3.039


80 leri yaşamamış , yaşamamıştır.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Temmuz 20, 2020, 17:44:27 ÖS »

Kuzenimle birlikte commodore 64 um gelmişti sıfır olarak. Yanında 2 oyun gelmişti silkworm ve double dragon. Oyun yüklemeyi bile bilmiyordum sonra bitişik apartmandaki Barış abiden destek aldım daha sonraları da ondan görüp Amiga 500 e imrendim bir kaç yıl sonra aldım. Kısaca böyleydi. Hey gidi günler
Logged

C64 ve A500 gerisi teferruat
nightwolf
Üye
***
Mesaj Sayısı: 158



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Temmuz 20, 2020, 22:49:29 ÖS »

İlk pc mi bitten almıştım yanılmıyorsam ekmek kasa gri olanlardan o zamanlar orta okula gidiyordum bu c64 lerden 2 veya 3 adet eskitmiştim.En ufak voltaj oynamasında makine yanıyodu.Bunlar arızalana arızalana 3 adet oldu o zaman para da yok burada tamir eden yer de yok tabi.Bu böyle lise zamanına kadar sürdü.

Atari salonları bizim zamanımızda buluşma merkezi olarak geçerdi.Tüm arkadaşlar oralarda eglenirdik.Birgün yine aynı mekanda turlarken bir baktım bir kenara kaldırılmış vaziyette beyaz kasa c64 var mekan sahibinide tanıyom zaten kendi kendime dedim satılık olsa zaten satılık yazardı sormaya gerek yok dedim dükkandan cıktım neyse genede bir sorayım dedim satılık dedi bana dünyalar benim olmuştu  ne kadar 400 lira dedi tamam dedim eve gidip kumbarada olan parayla gittim klavye yi aldım zaten teyp kasetler ve adaptörler bir öne bozulan makinalardan vardı ne hikmetse beyaz kasa olan makinalar bana daha dayanıklı geldi şebekenin voltaj oynamasından etkilenmiyordu bile lise zamanınakadar böyle gitmiştik.
Amiga500 özentim başlamıştı ve çok paraydı almam imkansızdı.hep içimde ukte oldu amiga oynatan oyun salonlarına gider belki ileride amiga500 sahibi olunca diye hoşuma giden oyunları bir kenara not alırdım oyunları zevkle izlerdim.Birgün lise çıkışında gezmeye merkeze indik arkadaşlarla arkadaşlar en önde giderken bende en arkada tek başıma geliyodum tam kaldırıma çıkarken yerde duran rulo şeklinde olan bir kagıda tekme attım uzaktan bir baktım sıfırları gördüm hemen elime saklıyarak oradan uzaklaştım buldugum para 100 mark idi ve bu para 96 veya97 yılı olabir aşagı yukarı 5 miyon yapıyodu 2.el amiga almama yetiyodu ki o makinada benim yakın bir arkadaşımda vardı ve satıyordu gittim konuştum o zamanda bir amiga500 sahibi olmuştum arkadaşlarla evde oyun partisi verir bol bol oyun oynardık ne günlerdi.
Logged

dr.alban_ it's my life,no coke,born in africa,hello africa
lunarstrain
Üye
***
Mesaj Sayısı: 70



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Temmuz 21, 2020, 01:09:59 ÖÖ »

5-6 Yaşımdan beri babamı gazetede ilanını gördüğüm atari bilgisayarı alması için ikna etmeye çalışıyordum. Babam da hiç olmaz demiyordu, çok da olumlu bakıyordu aslında, ama bir türlü almıyordu. İlkokula başladım, 1. 2. 3. sınıf geçti ama yok. Bir gün yine baba ne zaman atari alırız diye sorduğumda bir yerden 100.000 TL (yaklaşık böyle bir şeydi sanırım.) gelirse alacağız dedi. Benim için atari parası demek zenginlik demekti o zaman. Bir cuma günü babam işten eve geldi, cüzdanını çıkardı ve bana bak burada 100.000 TL var ve yarın bilgisayar almaya gidiyoruz dedi. Ben de direk yaşasın zengin olduk diye bağırdım, ne zengini oğlum 100.000 TL ile dese de olsun biz zengindik artık gözümde, bilgisayar alacaktık çünkü Babamın iş yerinde bilgi işlem bölümünde çalışan abiler Commodore 64 almamızı tavsiye etmişler. O yüzden Atari'den vazgeçildi, ben hemen ikna edildim tabi, Commodore daha iyiymiş Atari'den dediler

Ertesi gün Bakırköy'de Sorbim bilgisayar diye bir yere gittik. Hatırladığım kadarıyla bir banko kurulmuştu içeride, bankoda commodore 64 ve Amiga için ödeme yapıldıktan sonra iki ayrı kontrol noktasına yönlendiriliyorduk. Biz commodore parasını ödedik ve makine sırasına girdik. Sırayla commodore, dataset ve joystick kutuları açılıyor, test edilip oyun yükleniyor ve sorun çıkmazsa alıcıya teslim ediliyordu. Bu ara kampanya dahilinde de yaklaşık 10 kaset dolusu oyun veriliyordu. Bekleyiş bayağa uzun sürmüştü, belki 1 saatten biraz daha fazla. Sonunda sıramız geldi ve bir kutu gözümüzün önünde açıldı, mis gibi köpüklerden çıkan c64C kasa, adaptörü, quickshot 2 turbo joystick ve dataset birleştirilip fişe takıldı. O da ne. Bizim makine çalışmadı. Adam bir iki denedi, hiç üstelemeden kenara attı ve başka bir kutu açtı. O makine sorunsuz çalıştı. Ancak bize gelene kadar ne yazık ki hediye oyun kasetleri bitmişti. Onun yerine Cabal ve ismini hatırlamadığım uzay savaşı tarzı bir oyunun kasetlerini verdiler bize. Diğer oyunlarınızı haftaya gelip alabilirsiniz dediler. Poşetleri yüklendik ve eve gittik. Tabi kocaman saba TV'mize Commodore'u kurduk ve Cabal'ı Sorbim'de gösterdikleri gibi yükledik. O gün hayatımın en güzel günüydü, be yazık ki bir daha hiç bir günüm o kadar güzel olamadı
Logged
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: