Bugün işyerindeki arkadaşlarla öğle molasında eski futbol oyunlarını yad ederken pek çok anımızı tekrar hatırlayıp güldük. Bu sebeple ben de bazılarını sizinle paylaşmak istedim:
-FIFA 2000'de Türkiye'yi yaratıp almış (Biliyorsunuz Türkiye yoktu oyunda) ve Hollanda'ya karşı maç yapıyordum. Maç esnasında ardarda kayarak müdahelede bulunduğum iki Hollandalı oyuncu da sakatlandı, fakat hakem faul vermedi. Oyun durunca da Hollanda daha 3 tane oyuncu değişikliği hakkı olmasına rağmen sakatlanan bir oyuncuyu çıkartıp savunmada yer alan ötekini 90 dakika seke seke boyunca oynatmaya devam etti. Ben de habire yanından yürüye yürüye geçerek golleri dizdim. Büyük ihtimalle oyunun yapay zekası bir seferde tek oyuncu değişikliği yapacak şekilde programlanmıştı.
-Euro 2000'in resmi oyununda Rüştü Rençber'in sarışın ve zenci olması

-Winning Eleven 2002'de abim maç yaparken yaptığı kafa vuruşunu kaleci kurtarmasına rağmen topla beraber çizgiyi geçmişti. Tabi ki oyun gol saydı ve oyuncularımız gol sevinci yaşamaya gitti. Ama bu esnada rakip kaleci hiçbir şey olmamış gibi degaj attı. Anlaşılan topu kurtarınca degaj atmak üzere programlanmıştı ama golden sonra degaj atınca daha çok sinirlenip topa vuruyormuş gibi gözüküyordu. Bayağı gülmüştük abimle.
-PES 20010'de Avrupa Kupaso elemelerinde Türkiye-Yunanistan maçı yapıyorum bilgisayara karşı. Yunanistan ara pasla bana bir gol attı ama abartmıyorum pozisyon hiç değilse en az 3 metrelik aleni ofsayt. Göz göre göre oyun saydı golü

-PES 2012 oynuyorum. Kayarak müdahele hamlesinde uzmanımdır bu arada. Faul yapmadan çok kritik müdaheleler yaparım ayıptır söylemesi. Herneyse, savunma oyuncusu topla kendi cezasının önünde. Ben de forvetimle koşturuyor ve tam pas atacağı anda hayvan gibi kayıyorum yerden. Kayarak vurduğum top o kadar hızlı gidiyor ki şut gibi direkt kaleye giderek gol oluyor

-PES 2013'de kendi yarattığım takımımla Master League yapıyorum. Kupada Porto ile eşleşiyoruz. İlk maçı kıran kırana bir mücadelenin ardından evimde 1-0 alıyorum. İkinci maça geldiğinde de lig ve kupa fikstürüm o kadar yoğun ki as oyuncularım bitap durumda. Dinlensinler diye yedek kadroyla çıkıyor maça. Dakika 88 ve Porto 3-1 önde, resmen canıma okuyorlar. Üstelik top da Porto'da, hata yapmaları için dua etmekten başka seçeneğim yok. Savunma oyuncusu top çevirip kalecisine geri pas atıyor ve... kaleci topu PES'de ilk kez gördüğüm şekilde ayağının altından kaçırarak kendi kalesine gol atıyor. Bu golle skor 3-2 oluyor ve deplasmanda 2 gol attığım için turu geçiyorum. Resmen düşünce gücüyla gol attım adamlara

Sizin de benzer şekilde anılarınız varsa seve seve dinlerim
