Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

  Gelişmiş Arama
insanın içinde varsa, commodore.gen.tr açığa çıkarır bunu.. bir nevi retro olaylarının dolunayıyız.(Arda)
commodore.gen.trGenel KategoriGenel SohbetGoogle Chrome OS (Evet Sonunda işletim Sistemini duyurdular)
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Google Chrome OS (Evet Sonunda işletim Sistemini duyurdular)  (Okunma Sayısı 24686 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Diabolic_Wizard
Üye
****
Mesaj Sayısı: 399



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Temmuz 09, 2009, 21:00:36 ÖS »

Microsoft'un Windows 7'nin çıkış tarihini öne falan aldığı yok. Arda yanılmış sanırım, bu pazartesi pre-order yapılabilmeye başlanıyor. Eğer pre-order yaparsanız yarı fiyatına alıyorsunuz.

Ayrıca internet kesildiğinde veya wireless adaptor'ım bozulduğunda kullanamayacağım bir işletim sistemi benim açımdan ancak çöp olabilir. Bu yüzden 3G'nin yaygınlaşması ve güvenilir olması lazım. Ama durum bunu göstermiyor.

Vodafone 3G'de gözümün önünde 32 mbit hıza çıktı. Yalnız bu hız bir tek baz istasyonuna bağlı bir tek telefon için geçerli. O baz istasyonuna bin telefon bağlıysa bu hızı bine bölün. 32 kbit... Bu saçma bir senaryo değil. Köprü trafiğinde canı sıkılan insanlar TV seyretmek isteyecek, internet radyosu dinlemek siteyecek, oyun oynamak isteyecek... 3G hızlarının ancak şöyle bir maillere bakmak için yeterli olacağını söyleyebilirim. Mesela Avea ancak 7-8 Mbit hızlara çıkabiliyor, onların durumu içler acısı. Turkcell ne yapıyor şimdilik bilmiyorum, onların raporları pazartesi gelecek. Bu arada 3G tarifelerinin şu anki data tarifelerinden daha pahalı olacağı kesinleşti, ama ne kadar daha pahalı olacak orası kesin değil. Data aktarımı için MB üzerinden ücretlendirme yapılacak. Görüntülü konuşma vs. gibi servislerden ayrıca para alınacak.
Yani uzun lafın kısası, 4G veya WiMAX gelmeden, ayrıca bunlar iyice yaygınlaşıp ucuzlamadan bence on-line işletim sistemleri ve cloud computing tamamen yalan. Bu yüzden Google Chrome OS şu anda hiç bir şeyin rakibi olamaz. Ama beş altı yıl sonra ne olur bilemem.
« Son Düzenleme: Temmuz 09, 2009, 21:03:03 ÖS Gönderen: Diabolic_Wizard » Logged

"The user is an important input hardware of a computer system"
wizofwor
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 4.785


Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #16 : Temmuz 10, 2009, 10:43:19 ÖÖ »

@Diabolic
3G konusu hakkındında ilgilisin anlaşılan. 3G çıktığı zaman iphonelar ne olacak bilgin var mı? Benim beklentim kullandığım 350MB'lık tarifenin 3G olması. Yoksa kontratım bitene kadar EDGE hızına talim mi edeceğim?
Logged

Diabolic_Wizard
Üye
****
Mesaj Sayısı: 399



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : Temmuz 10, 2009, 13:18:42 ÖS »

3G apayrı bir hizmet paketi olacak, şu andaki data servislerinin bir upgrade'i gibi olmayacak. En azından şimdilik planlar böyle.
iPhone ve Blackberry'lerin ekran tarafında bir kamerası olmadığı için görüntülü konuşma hizmeti sağlanamayacak. Bunlara özel olan servislerin akibeti ise şimdilik belli değil.
Yani aslında operatörler de ne yapacaklarından pek emin değiller, diğer operatörlerin hamlelerini bekliyorlar. Bir yıl içinde her şey rayına oturur diyorum ben. Ama o oturacağı yay cloud computing için çok yetersiz olacak.

Bu arada illa çok çok hafif çalışan ve her işi yapabilecek netbook rüyanız varsa aslında yapmanız gereken kolay. Windows XP veya Windows 7 yüklüyorsunuz (win 7 ile bu anlatacağım daha iyi oluyor). Remote Desktop haricindeki her şeyi siliyorsunuz. Remote Desktop ile evdeki masaüstü bilgisayara bağlanıyor ve full screen yapıyorsunuz. Bitti. Bundan sonra Netbook'unuzda Crysis mi oynarsınız, Autocad çizimi mi yaparsınız, film mi seyredersiniz, emülatör mü çalıştırırsınız size kalmış.
Logged

"The user is an important input hardware of a computer system"
Alpyre
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.237



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #18 : Temmuz 10, 2009, 14:05:29 ÖS »

@Diabolic_Wizard:
Remote Desktop, mevcut internet altyapısıyla, tam ekran Crysis oynarken kaç kare/saniye verebilecek acaba? Bu arada Windows 7'nin olası güncellemelerinden ve farkında olmadığımız diğer transferlerinden geriye kalan bant genişliğinde kaç kare/saniye verebilecek? Daha okuduğumz üçüncü e-posta ile sisteme bulaşacak trojan/spyware vs... yazılımlarından geriye kalan bantgenişliğinde kaç kare/saniye verebilecek peki???

Kaç kullanıcı Remote Desktop haricindeki herşeyi kaldırabilecek seviyede Windows kullanabilecek? Hatta kaç kullanıcı Remote Desktop'ı ayarlayabilecek?

Peki kaç kullanıcı işletim sistemi seçerken bunları bilecek?

Çok şükür ki artık tünelin ucunda ışık göründü...

Artık bilgisayar kullanıcılarının sistem boot eder etmez ilk yaptıkları şey WebBrowser'ı başlatmak. İnsanlar artık offline oyun da oynamıyor. Browser oyunları çok çok daha popüler... Ayrıca eğer bugün Doom'un Browser'dan oynanabilen versiyonu (amatör bir kullanıcı tarafından bile) yapılabiliyorsa, 1-1,5 yıl sonra WOW'un da yapılır. Neden olmasın?
Çok yakın bir gelecekte sadece WebBrowser'dan oluşan bir işletim sistemi çok büyük bir kullanıcı kitlesi için yeterli olacak... Ve eğer Microsoft bu kafayla giderse (Gazelle mazell...) o gelecekte kendisine yer bulamayacak...

Bu yüzden Google Chrome OS şu anda hiç bir şeyin rakibi olamaz.

Bence de olamaz, çünkü rakibi yok...

Google Chrome ekibinin konuya yaklaşımına ve düşünce yapılarına lütfen şöyle bir göz gezdirin. Okuması çok keyifli çünkü çizgi roman havasında hazırlamışlar.

http://www.google.com/googlebooks/chrome/index.html

Adamlar bugün kullandığınız herşey çok daha hızlı olabilir diyo... (kimi kastediyor acaba?)
Daha güvenli olabilir diyo (kimi?)
Temiz, basit ve verimli kullanıcı arayüzü diyo (kim kim kim?)

"Ya zaten artık işlemciler çok hızlı, Ram de ucuz... Harddisk'ler zaten bedava..." filan demiyo...

Yetmezmiş gibi bir de "Açık Kaynak" diyo... "O benden çaldı, ben çalmadım o yaptı, hadi dava açalım hop hop..." demiyo!
Biz sizin fikirlerinizden yararlandık, geliştirdik... alın siz de bizim fikirlerimizden yararlanın diyo... (zaten öyle demeseler de MS aparmanın bir yolunu buluverirdi ya...)

Ben umutluyum... en sonunda bu sektörde yüzümü güldürecek gelişmeler oluyor...
« Son Düzenleme: Temmuz 10, 2009, 14:07:22 ÖS Gönderen: Alpyre » Logged

Alper
Arda
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.326


I'm *the* guy from Argleton


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #19 : Temmuz 10, 2009, 15:12:51 ÖS »

. Ayrıca eğer bugün Doom'un Browser'dan oynanabilen versiyonu (amatör bir kullanıcı tarafından bile) yapılabiliyorsa, 1-1,5 yıl sonra WOW'un da yapılır. Neden olmasın?


google O3D'yi boşuna mı duyurdu?

http://code.google.com/intl/tr-TR/apis/o3d/

browser tabanlı 3d oyunlar zaten gelmişti, daha da patlayacak. Tümden install işini kaldırıp, komple virtual machine üzerine yoğunlaştı piyasa. işlemciler de virtualization işini daha ciddi desteklerlerse browser üzerinden karantina altında güvenle çalışan ürünleri kullanıyor hale gelmemiz işten bile değil.

Şu anda bu olayın önündeki tek engel interpreted kodun compiled koda göre çok daha yavaş çalışmasıydı ama python vb. gibi diller bu algının karşısında dimdik durabiliyorlar.

Bence gazelle'i hiç küçümsememeli, ayrıca Google'ın halk yararına çalışan bir firma olmadığı da açık. Her gün yaptığınız aramaları kaydediyor, dünyadaki trendleri takip edip o alanlara yatırım yapıyor. Emin olun GoogleOS yeni bir bilgi toplama aracından başka birşey olmayacaktır. Tabii GOS'dan çıkan fork'lar belli bir yere kadar özgürleşecektir ama google'ın paracıklarıyla yapacağı main branch birsürü "privacy" tartışmasını beraberinde getirecektir.

Bu konularda alcofribas uzman aslında, belki post doktorasını google'ın bilgi toplama hamleleri üzerine yapmalıdır
Logged

Alpyre
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.237



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #20 : Temmuz 10, 2009, 15:31:12 ÖS »

Bence gazelle'i hiç küçümsememeli...

Küçümsüyorum çünkü yavaş(mış) ve (daha yeni ve hızlı işlemciler çıkıncaya kadar) daha hızlı olmayacak... Zaten Microsoft yazılımlarının yıllardır yaptığı da bundan ibaret... (benim de zırt pırt söylediğim bundan ibaret olmaya başladı... ne yapayım öyle sinir oluyorum ki dilime vuruyo demek ki...)

Her gün yaptığınız aramaları kaydediyor, dünyadaki trendleri takip edip o alanlara yatırım yapıyor.
Google'ın topladığı istatistiki bilgi. En çok hangi kelime aranmış, en çok hangi siteye tıklanmış gibi... ayrıca tabii ki de toplayacak... Dünyanın en popüler arama motoru olmanın ne anlamı var o halde? Benim mahremiyetime tecavüz etmediği sürece istediği istatistiki bilgiyi toplayabilir... hakkıdır...

Oysa Microsoft "güncelleme" yapıcam ayağına her gün kullanıcıların bilgisayarlarında hangi programlar olduğunu, ne kadar ve nasıl kullandıkları, hangi MP3'leri dinledikleri, hangi filmleri izledikleri vs vs gibi bilgileri onlardan habersiz toplamıyo mu? İşte bu mahremiyete tecavüzdür... Çünkü işin içinde kişisel bilgiler var...

Açıkçası bu konuda Google'a, Microsoft'tan çok daha itimat ediyorum...

Tabi bi Alcofribas'ın görüşlerini de almak lazım...
Logged

Alper
wizofwor
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 4.785


Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #21 : Temmuz 10, 2009, 16:15:26 ÖS »

Google'ın topladığı istatistiki bilgi. En çok hangi kelime aranmış, en çok hangi siteye tıklanmış gibi... ayrıca tabii ki de toplayacak... Dünyanın en popüler arama motoru olmanın ne anlamı var o halde? Benim mahremiyetime tecavüz etmediği sürece istediği istatistiki bilgiyi toplayabilir... hakkıdır...

Kazın ayağı tam da öyle değil. En çok hangi kelime aranmış, hangi siteye tıklanmış tarzı ististiki bilgileri her bir kullanıcı için ayrı ayrı tutuyor. Bunun yanınında gmail yazışmalarınız da taranarak içlerinden anahtar kelimeler ayıklanıyor ve elde edilen bilgiler veri tabanına ekleniyor. Ve bu bilgiler AdSense sistemini beslemek için kullanılıyor. Size ilgi alanlarınıza hitab eden reklamlar göstermek için.
Logged

witchdoktor
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 6.238



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : Temmuz 10, 2009, 21:01:56 ÖS »

Interpreted kodun natif kodun performansına ulaşması (gerçi dinamik recompiling, caching vb bir sürü teknolojiyle aradaki fark azaltılacaktır) muhtemelen bir 5-10 yıllık kayba yol açacak ama birçoğumuz zaten ChromeOS gibi OS'ları 'ana' OS'umuz olarak kullanmayıp, sanal makineler içinden çalıştıracağımız için yüksek performans gereken uygulamalar (encoding vb) için değil de gündelik ıvır, zıvırlar (ki zamanımızın çoğunu bunlar alır oldu) için kullanacağız. Bizler gibi, 'cycle' hesabı, optimizasyon üstüne optimizasyon zihniyeti taşıyan 'örümcek kafalı' nesiller bu işe biraz mesafeli davranacaktır ama çoğunluk için bunların pek önemi yok. Bilgisayarların çoğu browsing, medya oynatıcılığı, karşılıklı iletişim ve paylaşım amaçlı kullanıldığı için bu uygulamaların online olması kolay, ayrıca aşırı hız da gerektirmiyor (1080p/H.264/5.1 yüksek profilli videoyu dekode etme gibi işler için de sanal sistemler kullanmayı denerler mi bilmiyorum).

PS: Interpreted sistemler vb derken aklıma "TAOS'a ne oldu acaba?" diye bir düşünce girdi. TAOS, TAO Systems adında, 'eski Amiga programcısı' grup tarafından yazılan, 'sanal CPU' içeren, yazılımın host edilen her türlü OS üzerinde çalışabilmesini sağlayan bir sistemdi (kimilerine göre bir 'player'). Amiga Inc, bir işbirliği yaparak 'next-gen' OS olarak lanse ettiği bu sistemi (TAOS) lisanslayarak 'Amiga Operating Environment' adı altında bizlere tanıtmıştı. Hatta mutlak hedef, AmigaOS5 host'lu (AmigaOS4'e pek sıcak bakmıyordu) bir Amiga Operating Environment idi. Camia bunu pek de sıcak karşılamamıştı, çünkü stand-alone bir OS değildi, (development system vb) Linux üzerinde host ediliyordu. Amiga Inc bu sistemle cep telefonu vb taşınabilir sistemlere oyun üretmek dışında pek de birşey yapmadı. Az önce biraz google'layınca 2007 yılında TAO Systems'in satıldığını gördüm. Amma da uzaklaşmışım 'sözde yeni' Amiga dünyasından, bu haberi bile ıskalamışım. Bir zamanlar Amiga'nın geleceği olarak lanse ediliyordu.

« Son Düzenleme: Temmuz 10, 2009, 21:21:58 ÖS Gönderen: witchdoktor » Logged
witchdoktor
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 6.238



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : Temmuz 10, 2009, 22:46:44 ÖS »

Google'ın topladığı istatistiki bilgi. En çok hangi kelime aranmış, en çok hangi siteye tıklanmış gibi... ayrıca tabii ki de toplayacak... Dünyanın en popüler arama motoru olmanın ne anlamı var o halde? Benim mahremiyetime tecavüz etmediği sürece istediği istatistiki bilgiyi toplayabilir... hakkıdır...


Bu arada dünyada Google'ın en çok tartışılan yönü 'kullanıcı mahremiyetine tecavüz' konusu. Aralarında kardiyolog Mehmet Öz'ün kızkardeşinin de bulunduğu bir grup girişimci temelde buna atıfta bulunarak 'Cuil' adlı yeni bir arama motoru oluşturdular ve en önemli noktalarının kişisel mahremiyete saygı olduğunu vurguladılar. Bu yeni jenerasyon arama motoru ile Google'un en azından 3 katı sayfayı indekslediklerini iddia ediyorlar. Bakalım piyasada tutunabilecek mi?
Logged
Diabolic_Wizard
Üye
****
Mesaj Sayısı: 399



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #24 : Temmuz 11, 2009, 00:41:15 ÖÖ »

@Alpyre
Hangi gezegende yaşadığın hakkında en ufak bir fikrim yok, ama bir dahaki sefere cevap yazarken, cevap yazdığın mesajları tam olarak oku.
Ben, günümüzdeki ve ülkemizdeki internet altyapısının bu içler acısı hali devam ettiği sürece Google'ın bir rakibinin olamayacağını söyledim. Adamlar yanlış bri iş yapıyorlar, ne kadar saçma, hiç tutmaz bu falan demedim. Belki anlamadın ama buradaki sorun Google'da değil, internetin kendisinde. Anlıyorum, MS'e laf sokabilmek için her türlü yazılan şeyi çarpıtmaya çok açıksın ama dikkat et sonunda çarpılan sen olma.
MS mahremiyete tecavüz ediyorsa, Google beşinci orgazm sigarasını çoktan söndürmüş altıncı postaya girişmiştir. İstatistiki bilgi... Sevgilimle yazıştığım herşey Google arşivlerinde var mesela. Gezdiğim bütün siteler, bilgisayarımdan browser üzerinden iletilen ve alınan tüm veriler Google'da var (Chrome kullanıyorum). Tabii doğru bunların aynıları MS'te de var. Ben bundan şikayetçi değilim, saklayacak bir şeyim yok. CIA veya MOSSAD ajanı falan da değilim. Ama hem MS'e mahremiyeti şöyle şaapıyor deyip ondan sonra da Google'ı yüceltmek ya gayet bilinçli olarak yapılan saçma bir propaganda veya cahillik olabilir. Ben başka bir açıklamasını göremiyorum, belki sorun bendedir.

Remote desktop olayını açıklayayım. Kaç kişi böyle windows kurabilme bilgisine sahip demişsin. bilgisi olmasına gerek yok, çünkü bu şekilde hazırlanmış windows sürümleri gırla var tüm paylaşım sitelerinde. e-posta ile sisteme birşeyler bulaştırıyor olmak kullanıcının dangalaklığıdır. Web üzerinden kullanırsın e-postanı olur biter. 4,5 yıldır bir tek virüs bile bulaşmadı bilgisayarıma, ne anti virüs kullanıyorum ne firewall. Ayrıca remote desktop'ın hızı rahat rahat dizi seyredebilmek için yeterli. Sıkça yaptığım bri şey. Crysis asında hiç denemedim ama sonuçta sadece görüntü aktardığı için pek bir fark olmaması lazım.

Peki Alpyre cevap ver bakalım: Google'ın "istatistik" tutmak için senin hattında harcadığı bant genişliği ve ayrıca sürekli internette fink atacağını düşündüğümüzde bulaşması muhtemel trojan/sppybot'ların harcayacağı bant genişliğini düştüğümüzde, ben nasıl sadece internet üzerinden hem maillarıma bakıp hem de Lost'un yeni bölümlerini 720p olarak seyredeceğim?

Günümüzdeki internet bağlantı hızları ile normal bir bilgisayarda yaptığımız şeyleri doğrudan internet üzerinden yapmamız imkansız. Bir kısmını tabii ki yapıyoruz. Fakat bir kısmını ancak çok uzun zaman sonra yapmaya başlayabileceğiz. 1080p filmi nasıl seyredeceksin? Bu bile kendi başına 40 mbit data hızına gereksinim duyuyor. Doom'u web üzerinden oynanabilir yapmışlar. Büyük bir başarı değil bu. Kaç sene öncesinin oyunundan bahsediyoruz. Onu çalıştırmak için grafik işlemci bile gerekmiyor neredeyse. Çalışmak için baya sağlam grafik kartı gerektiren oyunlar ne olacak peki?

Play onlive projesi vardı, oyunları bir sunucu üzerinden çalıştırıp kullanıcılara sadeec görüntüyü gönderecekti. Tam bu dediğiniz şey. Fakat bunun gerçekleşmesi için o sunuculara bir kaç on bin adet son model grafik kartı bağlı olması gerektiği gibi, bir türlü çözülemeyen lag sorunu da var. Sonuçta proje rafa kaldırıldı. Şu anki teknoloji bunlar için yeterli değil.

Evet, Google geleceğe yatırım yapıyor ve geleceğin işletim sistemlerinin internet ile neredeyse tamamen bütünleşik olacağı konusunda hemfikirim. MS'in aptalca hantallığının yanında Google'ın dinamikliği uzun vadede kazanacaktır diyorum. Ama o zaman bu zaman değil. Daha o günleri görmemize çok var. Ve bu konuda ne Google'ın ne MS'in ne de bir başkasının yapabileceği bir şey yok. İnternet bağlantı hızlarının ortalama olarak 50-60 Mbit hızlarına gelmesi ve bunun çok yaygınlaşması lazım. Ayrıca kablosuz internetin her yerde hazır ve kesintisiz olarak çok ucuza veya tercihen bedava sunuluyor olması lazım. Bunler gerçekleştikten sonra evet, Google OS gayet işe yarar. Ama şu anda, hatta önümüzdeki 5-10 yıl için bir alternatif bile olamaz.
« Son Düzenleme: Temmuz 11, 2009, 00:48:58 ÖÖ Gönderen: Diabolic_Wizard » Logged

"The user is an important input hardware of a computer system"
Alpyre
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.237



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #25 : Temmuz 11, 2009, 03:33:51 ÖÖ »

@Diabolic_Wizard:
1)

Adamlar yanlış bir iş yapıyorlar, ne kadar saçma, hiç tutmaz bu falan demedim.
Ben de öyle birşey dedin demedim, madem öyle sen de benim yazdıklarımı daha dikkatli oku lütfen...

2)
Bilgisi olmasına gerek yok, çünkü bu şekilde hazırlanmış windows sürümleri gırla var tüm paylaşım sitelerinde.
4,5 yıldır bir tek virüs bile bulaşmadı bilgisayarıma, ne anti virüs kullanıyorum ne firewall.
Firewall kullanmıyorsun... 4.5 senedir... Ayrıca paylaşım sitelerinden program indiriyosun... tüm bunlara rağmen bilgisayarında hiiiç virüs yok... ve sen bunu AntiVirüs yazılımı olmadan biliyorsun... İşte buna içilir doğrusu... Şerefe!


3)
Peki Alpyre cevap ver bakalım: Google'ın "istatistik" tutmak için senin hattında harcadığı bant genişliği ve ayrıca sürekli internette fink atacağını düşündüğümüzde bulaşması muhtemel trojan/sppybot'ların harcayacağı bant genişliğini düştüğümüzde, ben nasıl sadece internet üzerinden hem maillarıma bakıp hem de Lost'un yeni bölümlerini 720p olarak seyredeceğim?
Ben buna iki şıkta cevap vermek istiyorum :
   a) Birincisi istatistik senin hattında tutulmaz... Sen Google'da birşey ararken Google'ın serverına "sorgu" (query) yaparsın. Google'daki bilgisayar da senin yaptığın "sorgu"yu kaydeder ve yerine getirir. Kaydedilen sorgu şahsa değil, ancak ip'ye göre kayıt edilir. Ne zaman hangi bilgisayardan, hangi bağlantı ve IP ile sorgu yaptığın bilinemeyeceği için bu bilgi sadece : hangi ülkede daha çok ne aramış, hangi saatlerde hangi şehirde daha çok ne aranmış gibi salt istatistiki sonuçlar elde etmek için kaydedilir. Bu tarz bir kayıt internet hızında yavaşlamaya sebep olmayacağı gibi mahremiyete tecavüz de değildir.
    b) Chrome OS'i neden sadece online çalışan bir işletim sistemi olarak düşünüyorsunuz ki? Unutmayın kendi sabit diskinizin de bir URL'i olacak, Chrome'dan yazıp ulaşabileceksiniz... ve iki gün önce indirdiğiniz Lost bölümünü Browser penceresinde bolca codec destekleyen bir FlashPlayer sayesinde, çevrimdışı seyredeceksiniz.
Sanırım bu b şıkkı ilerleyen paragraflarda yazdıklarına da yeterince basit bir cevap olmuştur...

Şu mahremiyete tecavüz olayını da biraz açayım:
   Ben oturma odamda, eşim, kardeşim, ailem ve hatta bir kaç arkadaşım arasında konuşurken bir an çok sinirlenip başbakana sövebilirim (offline iken)... Ama tutup da, kendi rızamla ve isteğimle aramış olduğum, 118'le ya da Garanti Bankası müşteri hizmetleriyle filan görüşürken başbakana sövmem (online iken)... Neden? Çünkü konuşmalarımın kaydedildiğini bilirim.

Birisinin oturma odama (mahkeme izni olmadan) dinleme cihazı koyması mahremiyetime tecavüzdür.

Google'da arama yaparken yaptığım aramaların kayıt altında tutulması mahremiyetime tecavüz değildir... Nitekim yapılan kayıttan haberim vardır. Ayrıca istatistiki amaçlı olduğunu bildiğim için de rahatsız olmam...

Ama birileri bilgisayarımda hangi programların kurulu olduğu, bunları ne sıklıkla kullandığım, hangi mp3'leri dinleyip, hangi filmleri izlediğimin çetelesini tutuyorsa... Bu mahremiyetime tecavüzdür... Oturma odama dinleme cihazı koymaktır...

Sevgilinle yazıştıkların Google arşivinde mi? Vah vah! Milyonlarca insanın yazıştıkları da MS arşivinde, çünkü sevgilileri Hotmail kullanıyo...

Bir defa bu tarz  bir hizmet sunacak kurumlar, mahremiyeti taahhüt ederler. Sen de bu taahhütnameyi okur, kabul edersin. Çiğnendiğini farkettiğin zaman yasal yollara başvurursun. Ben bu aşamada Google ve MS'den birinin, taahhütünde samimi olduğuna inanacaksam, pek tabii ki Google'a inanırım. Google en azından ben bakmadığım zamanlarda GMail hesabıma girip, kaldırdığım "e-posta'mı (reklam şirketleriyle) paylaş" kutusuna çek koymuyo...

Gerçi sen aslında bu konularda en az tasalanması gereken kişisin... Çünkü 4.5 yıldır antivirüs ve firewall kurmadığın bilgisayarında yazdığın herşeyi kimbilir hangi trojan, hangi keylogger ve hangi BDC kimlere kimlere gönderiyodur...
Logged

Alper
witchdoktor
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 6.238



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : Temmuz 11, 2009, 08:46:37 ÖÖ »

Ayrıca remote desktop'ın hızı rahat rahat dizi seyredebilmek için yeterli. Sıkça yaptığım bri şey. Crysis asında hiç denemedim ama sonuçta sadece görüntü aktardığı için pek bir fark olmaması lazım.

Bu arada Remote Desktop'un hızı yerel ağda bile klasik 350MB boyutundaki (~1200kbps bitrate) diziler için yeterli olmuyor. Çünkü remote video rendering için gereken bant genişliği sağlanamıyor. Ben yerel ağda sürekli RD kullanıyorum ama 624x352@24FPS dizilerde bile akıcı görüntü sağlayamadım. Ama ağ sürücüsü üzerinden oynatayım derseniz tabi ki mümkün (1200kbps'yi düşününce), zorlamayla 1080p bile oynatılabiliyor. Merak ettiğim net'ten RD ile 350MB'lık dizileri nasıl oynattığın.
Logged
wizofwor
Genel Yönetici
*****
Mesaj Sayısı: 4.785


Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #27 : Temmuz 11, 2009, 15:50:50 ÖS »

@Alpyre

Tutulan istatistikler kişi özel değil diyorsun ama bu sadece google'ın arama özelliğini kullanıyorsan geçerli. Eğer gmail, igoogle, blogger gibi zamazingoları kullanıyorsan google'a login oluyorsun demektir. İşin bitince logout olsan bile tarayıcına bırakılan çerezler ile kimlik bilgilerin tutulmaya devam ediliyor. Heleki google desktop, google toolbar, chrome gibi yazılımlardan birini kurduysan zaten halin harap demektir.

Toplanan istatistiki bilgilerin içersinde gmail yazışmalarının da olması başlı başına bir tartışma konusu.

Tüm bunları bildiğin halde niye google'ın servislerini kullanıyorsun dersen toplanan bilginin senin de dediğin gibi amaçlı kullanılacağına inandığım için. Ama kim daha çok bilgi topluyor dersen kesinlikle google.
Logged

Alpyre
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.237



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #28 : Temmuz 11, 2009, 19:17:40 ÖS »

Ama kim daha çok bilgi topluyor dersen kesinlikle google.
Kim daha çok bilgi topluyor diye bana sorarsanız eğer :
stratejik ortağı ve hissedarı Microsoft olan Facebook derim.

Hiç bir network Facebook kadar kişisel bilgiyi toplamamıştır... Önemli olan ise, bu verinin kullanıcıların kendi rızasıyla toplanmış olmasıdır. Neyseki bu bilgiler privacy policy ve yasalarla korunuyor. Benim itirazım, kullanıcı rızası olmadan toplanılan, ve şahsi bilgi içeren verilerdir.

Toplanan istatistiki bilgilerin içersinde gmail yazışmalarının da olması başlı başına bir tartışma konusu.

E-posta hizmeti veren bütün kurumların Mahremiyet Poliçesi (Privacy Policy) aynıdır. Çünkü Amerikan yasalarının izin verdiği çerçevede olmak zorundadır. Hepsinde eğer devlet görevlileri talep ederse, hesabınızdaki bilgileri vereceğiz yazar... (Gmail, Hotmail, Yahoo vs...) hepsinde yazar... Bunun tartışması hala sürmektedir.

Bunun dışında Google gmail yazışmalarınızı başkalarına okutmaz! İndeksleyip, istatistiki bilgiler elde edip reklam şirketlerine falan vermez... Eğer mahremiyet poliçesini okursanız böyle birşey yapmadıklarını da açıkça taahhüt ediyorlar...

Yaptıkları şudur...

Bir e-posta açtığınızda ekrana gelen metin, bir bot tarafından anahtar kelimeler için taranır. Bulunan anahtar kelimeler, yine bir bot tarafından reklam veritabanıyla karşılaştırılır ve sayfanızda okuduğunuz e-postayla ilgili reklamlar görüntülenir... Buna relevant-add sistemi deniyor. Bir benzeri Facebook'ta da var. Geçtiğimiz aylarda çok tartışma yaratmıştı, ama yasal olarak bir sakınca görülmedi... Çünkü Mahremiyet Poliçesinde, şahsi bilgileriniz reklamcı şirketle paylaşılmaz şeklinde bir ibare var. Nitekim sürecin tamamı botlar tarafından yürütülüyor ve elde edilen sonuçlar üçüncü şahıslarla paylaşılmıyor...

Ayrıca Amerikan yasaları e-posta adreslerini "Personally Identifiable Information" (Şahıs tanımlayan bilgi) olarak kabul ediyor. Bu yüzden (sizin haberiniz ve rızanız olmadan) tutulabilecek herhangi bir istatistik de e-posta adresi içeremez. Bu yüzden GMail ile ilgili duyulan kaygı ve tedirginlikler tamamen kuşkuculuktan ibaret.

Ama gel gelelim, Microsoft benim e-posta adresimi paylaşıma açıyor... Hatta ben seçenekler bölümünden kapatıyorum, o geri açıyor... Dava açsam, kullanıcı rızası var diyip işin içinden çıkacaklar...

Kısacası Microsoft'un dümenleri anlat anlat bitmez arkadaşlar...

Sizi bilmem ama ben, şahsi tecrübelerimin ışığında, Google'a her zaman Microsoft'a güvendiğimden daha fazla güveneceğim...
« Son Düzenleme: Temmuz 11, 2009, 19:21:12 ÖS Gönderen: Alpyre » Logged

Alper
Arda
Uzman
*****
Mesaj Sayısı: 2.326


I'm *the* guy from Argleton


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #29 : Temmuz 12, 2009, 19:04:05 ÖS »

Bugün sörf sırasında, tamamen rastlantısal ve alakasız olarak birkaç siteye denk düştüm ve dikkatimi çekti..

2006 yılında (yanılmıyorsam) pardus takımından (ve http://grou.ps ünlüsü) Emre Sokullu "Google bir os yapmak zorunda çünkü microsoft her yeni OS'da pazarın bir kısmını yiyor" yorumunu yapmış, hatta bu işi bayağı ileri götürüp varsayımlarda bulunmuş. İlk linkte varyasyonlar ve iş modeli üzerine tahminleri var. Google iş ilanları kısmını inceleyip,
"ne kadar çok linux kernel developer'ı var, hala adam arıyor, niye yahu?"
diye sormuş, senaryolar yaratmış.


http://www.readwriteweb.com/archives/googleos_what_to_expect.php

Burda ise linus torvalds'ın da linux tabanlı bir GoogleOS tasarımı için gugıla katılacağı varsayımında bulunmuş..

http://www.readwriteweb.com/archives/googleos_linus_torvalds.php

Tabii yıl 2006, millet yuh daha neler, google neden OS çıkarsın ki diyenler de olmuş:

http://ianmurdock.com/cloud/googleos-never-gonna-happen/

ian murdock boş adam değil, sun'ın yüksek kademelerinde şuanda, ayrıca debian'ın kurucusu (ipucu: Deb & ian). "Ian, bu sefer emre kazanmış gibi görünüyor, şiştin mi cicim?" demek istedim blog'da ama yorumlar kapalıydı

NEyse, ian'ı da çok severiz.. olur öyle...

ha bir de, geçen yıl, NYtimes'da googleOS zannedilen bir GoS işletim sistemi haberi çıkmış:
http://www.thinkgos.com/index.html
gos'un araç çubuğu komple google uygulamaları ile dolduğu için bayağı olay olmuş. Wallmart'ta satılınca da millet meraklanmış. Olayın GreenOS olduğu sonradan açığa çıkmış. Lakin bu ubuntu tabanlı GOS, google onaylı bir os imiş...
« Son Düzenleme: Temmuz 12, 2009, 19:16:21 ÖS Gönderen: Arda » Logged

Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: