Merhaba arkadaşlar,
Yavuz bey'in her ne kadar açıkça ifade etmiş olmasa da başlatmış olduğu "Her eve bir arcade kabin" kampanyası kapsamında yayınladığı (en ince ayrıntısına kadar yapılan anlatımlardan ben bunu anlıyorum

) son derece keyif alarak ve defalarca okumuş olduğum paylaşımları sonrasında ben de kendi çapımda birşeyler yapayım diye karar vermiş bulunmaktayım. Odamda koyacağım yere kadar belirledim (kapının yanında kimsenin oturmadığı, genellikle işten gelince çıkarılan giysilerin üzerine atılması amacıyla kullanılan tekli bir koltuk var, onu sepetleyeceğim

)
Sistemi her ne kadar orijinal bir kart alıp onun üzerine kurmak işin doğası gereği daha otantik olsa da ilk aşamada MAME tabanlı bir sistem kurmayı düşünüyorum. (Açıkçası keşke NEO-GEO dışındaki birkaç sistemin de, CAPCOM CPS gibi mesela, xxx-in-1 tarzı çoklu oyun kartuşları olsa da 2-3 arcade kartlı ve JAMMA selector'lı bir sistem kurup hemen tüm popüler oyunlara sahip olabilsek, bu durumda kesinlikle orijinal arcade kart yolunu seçerdim) Ayrıca ilk aşamada maliyet de biraz yüksek olacağı için hazır elimde MAME çalıştırabilecek bilgisayar komponentleri de varken onları da değerlendirmiş olurum diye de düşündüm. Sonuçta kurulu halde kabin ve parçalar elde olduktan sonra sistemi arcade kart takıp tamamen orijinal birşeye dönüştürmek çok da zor değil.
Bu kapsamda bir taraftan siparişlere başladım, diğer taraftan da internetten ve özellikle Yavuz bey'in çalışmalarından faydalanarak Unigraphics NX üzerinde bilgisayar modelini oluşturdum. Türkiye'den sipariş vermiş olduğum çin işi klasik jeton kapılarım bugün geldi

Malum, konu arcade olunca jeton atıp makinadan gelen böğürtüyü duymadan oyuna başlamak olmaz
Kasa olarak turuncu (ve yer yer siyah) renkli MDF-lam kullanmayı düşünüyorum. Açıkçası evde boya yapabileceğim bir alan ne yazık ki yok. Üstelik geçen sene camlatılmış balkonda yapmış olduğum hepi topu iki adet 13" araba jantını sprey boyayla boyama işlemi sonrasında sanki toz gibi balkonun tamamına farketmeden yayılarak temizlemesi beni bir gün uğraştıran fiyasko sonrasında, ve ailemin boya kokusu-tiner kokusu-benzin kokusuna karşı olan hassasiyetlerini de gözeterek beni boya işinden %95 oranında sıyıracak MDF çözümüne karar verdim. Fason kesim yapan bir yerde prizmatik parçaları tam ölçüsünde (sadece gönyeli kesim gerektiren kenarları hariç) kestireceğim. Yan panelleri de dış geometrisinde prizmatik kestirip detaylarını dekupaj testere+dremel kombinasyonuyla kendim halledeceğim. Özellikle bu aşamada MDF'yi fazla zarar vermeden, çatlatmadan kesebilmek amacıyla bosch'un fine clean cut serisi düz ve eğri kesim uçlarından sipariş verdim. Bu uçlar yavaş kesiyor ancak kesimin yüzey kalitesi çok daha iyi oluyor. Üstelik MDF kaplamasına da zarar verme olasılığı çok daha az.
Yan panelleri tek parça olarak taşıyacak SW veya koltukları yatabilen bir arabam olmadığı için ve ayrıca montaj kolaylığını da düşünerek kabini iki parçalı olarak yapmayı düşündüm. Yani üst kısım aslında bir bartop kabin gibi olacak tek başına montajı bittiğinde. Ancak evde böyle bir kabini koyacak yer zaten olmadığı için alt kısmını da yapacağım ve üst üste konularak birbirine bağlanacaklar. Alt kısım boş kalacağı için bu bölümü odamdaki dolap ihtiyacı ve sıkışıklığı da düşünerek atıl malzemelerin konulacağı 2-3 raflı bir dolap olarak üreteceğim. Muhtemelen kapakları görünüşü bozmaması açısından arkada olacak

Yani birşey almak yada koymak gerektiğinde kabini öne doğru çekmek gerekecek, bu sebeple alt kısımlara da 4 adet sarhoş teker (veya 2 düz 2 sarhoş) koymayı planladım. Önde ise olması gerektiği gibi jeton kapıları ve erişim kapakları yer alacak.
Kabin tasarımı olarak oldukça hoşuma giden NEO-GEO tasarımını baz aldım. Sadece 6 tuş olayı bu tasarımı biraz bozacak, ona da çok fazla takılmıyorum bu aşamada. Ayrıca kabin derinliğinin fazla olması odamda sıkıntı yaratacağı için ekranı biraz daha fazla yatırdım ve arka sınırları tam olarak ekranın bittiği yerde kestim. Kenarlara da siyah yumuşak T profil geçme yapacağım.
Gelelim kumandalara:Joystick ve buton seti için ebay'den vermiş olduğum siparişler umarım gümrüğe takılmazlarsa ay sonuna doğru elime ulaşmış olurlar. Bir set 2 happ joystick+14 happ buton siparişi ile farklı bir satıcıdan da 2 adet seimitsu ls32 çakması zippy joystick siparişi verdim. Her ikisiyle de bir süre denedikten sonra hangisi hoşuma giderse o joystickler ile devam etmeyi düşünüyorum. Ayrıca MAME sistem için gereken ekstra 4-5 tuşu da elimde yıllar önce NES için yaptığım kumandadan kalan happ çakması butonları kullanarak ayarlayacağım. (tabiki bu ekstra butonların çoğu, ayar menüsünü açan Tab ve servis menüsü F2 gibi, jeton kapısının yada kumanda panelinin altında gizli olarak duracaklar)
Joystick arayüzü için de önce her ne kadar IPAC2 düşündüysem de fiyatının biraz yüksek oluşu nedeniyle onun yarı fiyatına alabildiğim çin işi USB joystick encoder+kablo setinden sipariş verdim. Eğer performansında ve kullanımında sıkıntı görürsem IPAC2 ye geçeceğim.
Ve sistemin beyni:Bilgisayar olarak elimde daha önce kasası için aldığım SFF DELL GX270'den çıkma anakart ve üzerinde P4-2.26GHz işlemci ve yine eski bilgisayarlarımdan kalma ATI Radeon 9000 AGP ekran kartını kullanacağım. Anakart aldığımda arızalıydı, o dönem üretilen hemen her marka (Dell, HP, Compaq v.s.) bilgisayarda bulunan ve normalde piyasadaki en kaliteli kondansatörleri üreten Nichicon ve Rubycon marka kondansatörlerin belli modelleri, uzun süre fark edilemeyen seri bir üretim (daha doğrusu hammadde) hatası nedeniyle kısa bir kullanım süresi sonrası elektrolit sızdırarak ve şişerek normal ömürlerinden çok çok önce intihar ettiler

Tabi tek sorunumuz kondansatör olsun diyerekten hasarlı olan ve görünürde problemi olmadığı halde hasarlı modellerin aynısı olan tüm kondansatörleri değiştirdikten sonra anakart son derece sessiz ve stabil olarak çalışmaya başladı ve MAME projesine katılmaya hak kazandı

ATI ekran kartının arcade camiası için başka bir güzelliği daha var, onu da monitör kısmında anlatacağım.
MonitörProjeyi ilk tasarladığımda kabin derinliğini mimimumda tutmak ve sistemi basitleştirmek amacıyla sistemi LCD monitör baz alarak kurdum (ikinci el bir 20" 4:3 1600x1200 monitör alacaktım, 55 ekran CRT kadar görüş alanı sunuyor)) Bu amaçla haftalarca farklı farklı oyunlarda, farklı MAME sürümleri ve ayarlarında, ve farklı monitör ve ekran kartlarında onlarca farklı test gerçekleştirdim. Bu konuda aslında bilgisayarda MAME kullanmak isteyenler için bu ayarları ve aldığım sonuçları anlatan ayrıntılı bir yazı da yazacağım, ama şimdilik hızlıca şunlardan bahsetmek istiyorum:
1- LCD monitör doğası gereği kendi çözünürlüğünde çalıştırılmalı, yoksa görüntü ne yaparsanız yapın bulanık. Bu yüzden seçtiğiniz monitörün kendi çözünürlüğüne ayar yapmanız şart.
2- Directdraw modda integer scaling (yani oyun çözünürlüğünün tamsayı katları) dışında ölçekleme yapılırsa görüntü berbat. Tamsayı ölçeklendirmeler düzgün ancak piksel piksel görünüşten dolayı zerre arcade havası yok.
3- Direct3D ve OpenGL modlarda prescaling ayarı en az 3 olduğunda (daha fazlası fazla fark yaratmadığı gibi performansın canına okuyor) ddraw moddan farklı olarak görüntü ekrana her durumda tam olarak oturuyor, bilinear filtering açılırsa görüntü biraz yumuşatılarak keskin piksellerden de kurtuluyor ama yine arcade havası yok.
4- HLSL (direct3d için) ve GLSL (openGL için) adı verilen modlar devreye alınırsa ve ayarları da tutturursanız (ayarlar oynadığınız oyuna, monitörünüze, ekran kartınıza v.s. birçok değişkene bağlı, bu yüzden benim ayarlarım bir başka sistemde hiç ilgisiz sonuçlara sebep olabiliyor) arcade monitör'e en yakın sonuç alınıyor. Bu modların dezavantajı ise sağlam ekran kartı gerektirmesi. Normalde MAME sadece işlemci kullanıyor, grafik kartının fazla bir görevi olmaması sayesinde 10-15 yıl önceki bilgisayarlarda dahi çok rahat oyunlar çalışabiliyor, ancak HLSL/GLSL modları devreye girince işin boyutu değişiyor ve bir anda ekran kartı önem kazanıyor. En azından radeon HD3850-HD6570, geforce GT630 gibi bir seriden ekran kartı istiyor sistem. Ayrıca işlemciye binen yük de artıyor, P4 kurtarmaz oluyor.
Bu HLSL/GLSL konusu ile ilgili ayrıntılı bir yazı daha sonra yazacağım.
5- CRT bilgisayar monitörleri de 1. durum dışındaki tüm durumlarda LCD monitörden farksız. 1. durum da zaten ihtiyaç gerektirmiyor aslında, oyunu kendi çözünürlüğünde oynayamadıktan sonra (ki PC CRT monitörü de oyunların çözünürlük ve tarama hızlarına inemiyor) daha yakın bir çözünürlükte oynanıp oynanmaması birşeyi değiştirmiyor.
Bütün bunları değerlendirdiğimde mevcut P4 sisteme LCD monitör olayının yeterli arcade havası vermediğini, HLSL/GLSL kullanıldığında da mevcut sistemin yetmediğini ve en az 200-250 TL'lik bir harcama daha gerektirdiğini (En azından core2 serisi bir işlemci, ona uygun anakart ve ddr2 ram, yukarıda bahsettiğim modellerden bir ekran kartı), 20" 4:3 LCD monitöre de en az 140-150 TL para gideceğini hesaba kattım ve esas çözüm olan arcade monitörlerin de temiz ve ucuz olarak bulunabilme olasılığının zorluğunu düşünerek (yıllarca hergün 8-10 saat aralıksız çalışan ekranlardan ilk günkü performanslarını beklemek haksızlık olur, illa çok yıpranmamış olanlar vardır içlerinde ama bulmak mesele) 50-60 liraya bulunabilecek RGB scart girişli 55 ekran bir CRT televizyonda karar kıldım. Kabine televizyonu kasasını hiç açmadan yerleştirmeyi düşünüyorum (hem montaj hem de daha sonra olası taşınma ve televizyonun bir sebeple tamir gerektirmesi durumunda masaya alarak daha kolay arıza aranması durumunu da düşünerek). Bu sebeple hoparlörü yanlarda olan değil de altta olan ve bu sayede kenar çıkıntıları az olan bir model seçeceğim. Kumanda gerektirmeden elektrik verildiğinde açılma olayını ise devresinde biraz değişiklik /eklenti yaparak çözerim. Hoparlörü kabin üzerine aldıktan sonra dahili ses amplifikatörünü de kullanmayı düşünüyorum.
ATI radeon ekran kartı işte bu noktada devreye giriyor. CRTEmudriver adlı sürücüler sayesinde bu kart hemen hemen tüm arcade çözünürlük ve tarama hızlarını (15 kHz yatay, 50-60 hz dikey) destekliyor ve groovymame gibi bir MAME sürümü ile oyun başlar başlamaz ekranı otomatik olarak oyun çözünürlüğüne alıyor. Şu anda evde herhangi bir CRT televizyon kalmadığı için (hepsi yazlığa gitti

) deneme yapamadım, ancak horizontal sync sinyallerine osiloskopla baktığımda 15 kHz çıkış verdiğini doğruladım. Ayrıca radeon kartların bir başka güzelliği de hem sync polaritesi ayarlanabiliyor, hem de TV'nin ihtiyacı olan composite sync sinyalini üretip h-sync hattı üzerinden gönderebiliyor. Bu sayede herhangi bir ek devreye gereksinim kalmadan doğrudan RGB scartlı bir televizyonu sürebiliyorsunuz (ben yine de televizyonu korumak amacıyla yatay tarama hızının 16 kHz den büyük olduğu durumda tarama sintalini kesen ufak bir devre yapacağım, çünkü windows başlayana kadar geçen sürecin tarama hızının 15 kHz e düşürülmesinin BIOS modlama veya zaten BIOS'u modlanmış, ancak oldukça pahalı olan ArcadeVGA kartı satın almak dışında çözümü yok. Aslında bu modu yapan ATOM-15 adlı bir yazılım var, ancak daha güncel radeon kartları destekliyor sadece)
Şimdilik anlatıma noktayı koyuyorum. Malzemeler temin edilip üretim başladıkça paylaşım devam edecek

Fırsat bulabilirsem bu haftasonu TV işini ve MDF leri kestirme işlerini tamamlamayı düşünüyorum.
Eklenti: Modelde kullandığım manken 176 boyunda

Bunu da düşününce kabinin boyu biraz kısa mı kalmış ne? Altta 70mm yüksekliğinde tekerlek olacağını da düşünerek mankenin ayak hizasını kabinden 70mm aşağı aldım. Ayrıca kabine kasasıyla yerleştirdiğim TV'da daha önceden sahip olduğumuz ve kullanım kılavuzunu tesadüfen bularak üzerinden boyutlarını örnek olması açısından aldığım 51 ekran bir arçelik. Bu durumda yanlardan yaklaşık 3'er cm boşluk kaldı, yani benzer bir serinin 55 ekranı da rahat olur gibi. Aslında genişlik değil de tek sorun arka çıkıntı